İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/429 E. 2025/809 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/429
Karar No
2025/809
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2023/429 Esas KARAR NO:2025/809

DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/09/2023 KARAR TARİHİ:24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin donatanı ve davalı ... Sigorta A.Ş’nin sigortacısı olduğu ... IMO no’lu Türk bandıralı “...” gemisi, 20.12.2012 tarihinde, ... ... Limanı’ndan hareket ettikten sonra saat 22:30 sularında ana makinesi riziko kapsamında arızalandığını, söz konusu rizikonun meydana gelmesinin akabinde davalı sigorta şirketine konu hakkında bildirimde bulunulduğunu ve bu çerçevede hasarın/zararın tespit edilerek sigorta tazminatının tespit edilmesi ve ödenmesi talep edildiğini, ancak olay tarihinden itibaren 5 ay gibi süre geçmesine rağmen hala rizikonun/ hasarın/sigorta tazminatının tespiti sağlanmadığından ve bu hususta müvekkili şirkete herhangi bir bilgi de verilmediğinden, müvekkili şirket tarafından .... Noterliği’nin 14.06.2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ...Sigorta A.Ş.’ne gönderildiğini, davalı tarafından bu süreçte ... Bankası A.Ş.’ye 858.000 USD’lik ve ... Den. Nak. Tic. Ltd. Şti.’ye 163.500 USD’lik iki kısmî ödeme yapıldığını, müvekkili şirkete ait ... IMO no’lu “...” gemisi bu süreçte tamir ettirilemediğini, tersanede atıl vaziyette bekletilmek zorunda kaldığını ve işletilemediğini, bahse konu dönemde gemi dava dışı ...Bankası A.Ş tarafından sağlanan finansman desteği ile satın alınmış olduğundan ve yine aynı bankanın gemi üzerinde ipoteği bulunduğundan, geminin sigortası bankanın kendi grup şirketleri bünyesinde bulunan ...Sigorta A.Ş’ye yaptırıldığını, davalının hasarın gerçekleştiği dönemde tespitleri hasar tespiti ve diğer bağlantılı süreçlerde yalnızca ...Bankası A.Ş ile iletişim kurmuş olup müvekkilinin hasar tespiti konusunda bilgilendirmediğini, davalı tarafça riziko ve hasar tespitine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve müvekkilini de herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine tarafımızca .... İcra Müdürlüğü’nün 2015/... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını ve takibe karşı yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen ... K. sayılı ve 23.12.2020 tarihli karara karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulduğunu, bunun üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/2801E 2022/8278K. sayılı 23.11.2022 tarihli kararı ile takibe konu mahkeme kararının onanmasına karar verildiğini, dosya halen karar düzeltme incelemesinde olmakla beraber verilen karar; davalı sigorta şirketinin poliçe hükümlerine aykırı hareket ettiğini ve sigorta tazminatını ödemekle yükümlü olmasına karşın bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu cihetle müvekkiline karşı haksız fiil işlediğini ispatladığını, 05.02.2015 tarihinde, .... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası tahtında sigorta poliçesi tahtındaki sorumlulukların yerine getirilmemesi nedeniyle haksız fiile dayalı olarak ... gemisinin bakım, tutum, idaresi ve gelir/ kazanç kaybı için 3.204.000,00.-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine de davalı sigorta şirketi tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, ancak devam eden süreçte müvekkili şirketin içerisinde bulunduğu mali güçlük nedeniyle dava harcı temin edilemediğinden itirazın iptali davası açılmadığını beyanla ikame edilen işbu belirsiz alacak davası çerçevesinde dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda dava değeri arttırılmak üzere şimdilik birlikte (HMK md. 107 muvacehesinde iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına maruz kalmaksızın dava değerinin arttırılması hakkı saklı kalmak kaydıyla) 41.000-USD'nin 03.02.2013 tarihinden fiili ödeme gününe kadar işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa ait Türk bayraklı “...” isimli gemisinin, müvekkili şirket tarafından 17.10.2012 başlangıç tarihli Tekne ve Harp Sigorta Poliçesi ile 3.500.000 USD bedelle sigortalandığını, davacı beyanına göre, sigorta konusu gemi 21.12.2012 günü ..., ...’daki ... Limanı’nda 1.400 MT hurda yükünün tahliyesini bitirip boş halde İstanbul’a hareket ettiğini, aynı gün 23.30 sularında ana makine arızası nedeniyle denizde hareketsiz kaldığını ve çekilerek ...’ya getirildiğini, hasar tespit çalışmaları sonrasında düzenlenen 19.09.2013 tarihli Ekspertiz Raporu ile poliçe kapsamında talep edilebilecek zararın 858.000 USD olduğu belirlendiğini, tespit edilen bu tazminat tutarı geminin ipotek alacaklısı ve poliçede ... olarak görünen ...Bankası A.Ş.’ye ödendiğini, geminin ...’ya çekilmesi için ise çeki firmasına 163.500 USD ödeme yapıldığını, davacı taraf, sigorta sözleşmesi kapsamında karşılanması gereken zararının ödenen tutardan daha fazla olduğu iddiası ile 1.299.068,USD USD ek tazminat talebiyle müvekkili aleyhine .... İcra Dairesi’nin 2015/... sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibin itirazları ile durması üzerine de .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayısında kayıtlı dosyasından itirazın iptali davası açtığını, mahkemece aktif husumet ehliyeti yokluğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay’ca görevsizlik nedeniyle bozulduğunu, takiben verilen görevsizlik kararı doğrultusunda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve dava 689.687,81 USD alacak yönünden kısmen kabul edildiğini, hüküm Yargıtay’ca onanmış olup dosya karar düzeltme incelemesinde olduğunu, davacı tarafın maliki bulunduğu bir taşınmaz mal bulunmadığı gibi, tek malvarlığı olan gemisini de 2021 yılında sattığını, bunun öncesindeki dönemde borca batık olduğu da, dosyaya sunduğumuz gemi sicil kaydı suretinden anlaşıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp görülmesi mümkün olmadığını, dava konusu hasarın 20.12.2012 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafça “eksik olduğu” iddia edilen tazminat ödemesinin de 06.11.2013 tarihinde yapıldığı ihtilafsı olduğunu, bu durum karşısında dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı ve davanın sırf bu nedenle reddinin gerektiğini, TTK m. 1409 gereği sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen poliçede “kazanç kaybı”nı ya da geminin olması gerekenden daha düşük bir bedelle satılmasına dayalı zararı kapsar bir teminat verilmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de davacıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının talebinin sigorta tazminatına ilişkin olmayıp; davalının haksız fiili nedeniyle zarara uğradığı iddiasına dayandığı; bu nedenle TBK m. 72/1 uyarınca talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının incelenmesi gerektiği; 2015 yılından, geminin yurtdışına satıldığı 2021 yılına kadar olan süreci kapsayan taleplerin değerlendirileceği; bu taleplerin bir kısmı bakımından TBK m. 72/1'deki iki yıllık alt sürenin dolmuş olacağı; ancak davacının 8 yıllık bir sürece yayılan taleplerini kalem kalem açıklayarak ortaya koymuş olmamasından dolayı, dosyada mevcut belge ve bilgiler çerçevesinde her bir alacak bakımından kalem kalem değerlendirme yapılmasının da mümkün olmadığı; Davalı sigortacının, davacı sigortalının talep ettiği tutarın tamamını ödememesinin ve davalı sigortacının, hasar ekspertizi sonucunda belirlenen tutarı ipotekli alacaklıya ödemesinin (bir davranış kuralına aykırılık şeklinde) hukuka aykırılık teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği; davacının, davalı sigortacının, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili ile uygun illiyet bağı içinde zarara uğradığının ortaya konulamamış olması karşısında, haksız fiilin unsurlarının gerçekleştiğinin ispatlanamadığı; sigortacı ile sigortalının tazminat tutarı üzerinde anlaşamamasından kaynaklanan uyuşmazlık sürecinin yargılama yoluyla çözümlenmesinin sigorta poliçesine aykırı bir eylem olarak da değerlendirilemeyeceği; Davacı zararının; Gemisinin çalışamadığı 05.02.2015 - 15.08.2021 tarihleri arasındaki 2393 güne (341 hafta) isabet eden net gelir kaybı bakımından 824.723 USD, Geminin kondisyonundaki kötüleşme nedeniyle emsallerinden daha ucuza satılması nedeniyle 1.305.000 USD olduğu, Gemi sicilindeki seferden men kararları nedeniyle geminin zaten çalıştırılamayacağı hususunun Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 16/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda:Davacının tamiratı gerçekleştiremediğinden gemiyi işletemediği, bu nedenle kar mahrumiyeti, bakım/ tutum giderleri, olduğundan daha düşük fiyata satma zorunda kaldığı ve benzeri zararların doğduğu iddiasının temelini tamiratın gerçekleştirilememesi olgusunun oluşturduğu, ancak tamiratın, 689.687,81 USD lik sigorta tazminatının zamanında ödenseydi dahi gerçekleştirileceğinin ispat edilememiş olması karşısında, bakım/ tutum giderleri, kar mahrumiyeti talebi ile geminin tamirinin gerçekleştirilememiş olmasıyla bağlantılı tüm tazmin taleplerinin dayanaksız olacağı, davacının faizle karşılanamayan aşkın zararın tazmini talebinde bulunduğu, davacının talebinin 689.687,81 USD lik bedel zamanında ödenseydi uğramayacak olduğu zararın tazminine ilişkin olduğu, 689.687,81 USD lik bedel zamanında ödenseydi dahi, mahkeme kararına konu hasar bedeli dikkate alındığında davacının bu bedel ile tamiratı gerçekleştiremeyecek olduğundan, geç ödeme ile davacının iddia ettiği zarar arasında illiyet bağının olmadığı, tamiratın gerçekleştirilememesi ile geç ödeme arasında illiyet bağının varlığının davacı tarafından ispat edilemediği, tamirin gerçekleştirilememesi ile geç ödeme olgusu arasında illiyet bağı olmadığından tamirin gerçekleştirilememesinden doğan diğer zarar kalemlerine ilişkin, bu kapsamda bakım/ tutum giderlerine, kar mahrumiyeti talebi ve benzeri geminin tamirinin gerçekleştirilememiş olmasıyla bağlantılı diğer tüm tazmin taleplerinin de dayanaksız olduğu, geminin tamiratının gerçekleştirilememesinden doğan aşkın zarara ilişkin talebin zamanaşımı süresinin 07.02.2023’de dolduğu, davanın açıldığı tarih olan 26. 09. 2023 tarihi dikkate alındığında ilgili talebin zamanaşımına uğradığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dava; davalı sigorta şirketi nezdinde, Tekne ve Harp Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan gemide 20.12.2012 tarihinde meydana gelen hasar bedelinin geç ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan zararların tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ve tarafların beyanına göre, davacının donatanı olduğu Türk bayraklı “...” isimli geminin olay tarihi olan 20.12.2012 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde 17.10.2012 başlangıç tarihli Tekne ve Harp Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, tarafların sigorta tazminat tutarı üzerinde anlaşamamasından kaynaklanan uyuşmazlık sürecinin yargılama yoluyla çözümlenmesinin sigorta poliçesine ve genel hükümlere aykırı bir eylem teşkil edip etmediği hususunda toplanmaktadır. Davacı sigortalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... E. sayılı icra dosyasında davalı sigorta şirketi aleyhine başlattığı 30.1.2015 tarihli icra takibi ile; “20.12.2012 tarihinde poliçe konusu ... IMO numaralı ... gemisinde meydana gelen hasar sonucu ortaya çıkan 2.207.068 USD zarardan borçlu tarafından ödenen 858.000 USD ve muafiyet tutarı olan 50.000 USD'nin mahsubundan sonra kalan 1.299.068 USD hasar tazmin ödemesinin muacceliyet tarihinden itibaren %66 oranında faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği” anlaşılmaktadır. ... Sigorta'nın 12.2.2015 havale tarihli itiraz dilekçesi ile takip durmuştur. İtirazın iptali davası, 8.5.2015 tarihinde açılmıştır. Taraflar arasındaki P-...-1 numaralı Tekne Sigorta Poliçede ...Bankası A.Ş. ... Şubesi, "..." olarak gösterilmiştir. Tarafların beyanları ve gemininTUGS kaydından, ... Bankası'nın ... gemisi üzerinde 17.2.2009 tescil tarihi ile 4.500.000 USD alacağı teminen 1. sırada ipotek hakkı sahibi olduğu; bu ipoteğin 8.3.2016'da dava dışı ... Petrol Ürünleri'ne, 20.10.2016'da ise dava dışı Kerem Satoğlu'na devredildiği; anılan iki devrin 1.12.2016'da sicile şerh edildiği anlaşılmıştır. ...Bankası ... Şubesi'nin ...Sigorta'ya hitaben düzenlenmiş cevabi yazısında, 858.000 USD sigorta bedelinin sigortalıya ödenmesine ... sıfatıyla muvafakat etmedikleri ve ödemenin bankaya yapılmasını talep ettikleri görülmektedir. Yukarıda bahsedilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... E. sayılı icra takibi ile ilgili davacının İstanbul 17. ATM'de açtığı itirazın iptali davası sonucunda verilen ...sayılı karar ile; “sigorta tazminatını talep hakkının sigorta poliçesinin lehdarı ve ipotek alacaklısı olan ...Bankası'na ait olduğuna, sigorta tazminatı alacağının 7.2.2013 tarihinde muaccel olduğuna, olay tarihi itibarıyla sigorta poliçesinin lehdarının ...Bankası olduğuna; davacının sigorta şirketine karşı talep ve dava hakkının ipoteğin temlik edildiği dava dışı ... Petrol'ün muvafakati ile doğduğuna; hasar bedelinin 1.650.375 USD olduğuna; bundan ipotek alacaklısına ödenen 858.000 USD ile muafiyet tutarı olan 100.000 USD ve sovtaj bedeli olan 2.688 USD'nin indirilmesinden sonra kalan 689.687,81 USD'nin davalıdan tahsiline; koşulları oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine” hükmedilmiştir. Karar, Yargıtay 11. HD'nin E. 2021/2801, K. 2022/8278 sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay 11. HD'nin E. 2023/1823, K. 2023/7305 sayılı kararı ile, tarafların karar düzeltme taleplerinin reddine hükmedilmiş ve böylelikle Sayın Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası beliritlmiş olan 23.12.2020 tarihli hükmü, 12.12.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyada mevcut .... İcra Dairesi'nin 2015/... E. sayılı dosyasındaki belge ve bilgilerden, dosya borcunun 6.2.2023 tarihinde tamamının ödenmiş olması nedeniyle infazen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta davalı vekili zaman aşımı itirazında bulunmuş olduğundan, bu noktada öncelikle davanın hukuki niteliğinin tespit edilmesi gerekmektedir. HMK m. 33 gereği, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. Rizikonun meydana gelmesinden sonra yukarıda açıklanan süreçte, özellikle davalı sigortacının sigorta tazminatı ödeme talebini reddetmemiş olması, hasar ekspertizi sonucunda belirlenen tutarı ipotekli alacaklı bankaya ödemesi, tazminatın tutarına ilişkin uyuşmazlık sonucunda davacının icra takibi başlatması; takibin itiraz üzerinde durması sonucu açılan itirazın iptali davasında ödenmesi gereken tazminat tutarının mahkeme kararı ile belirlenmesi ve buna ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi; söz konusu tutarın icra dosyası kapsamında ödenerek dosyanın infazen kapatılması; mahkemenin dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve likit olmadığını değerlendirerek icra inkar tazminatı talebini reddetmesi, bu kararın Yargıtay tarafından onanması ve karar düzeltme talebinin reddi ile kesinleşmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, hasar ve tazminat tutarları konusunda sigortacı ile sigortalının anlaşamamasının; davalı sigortacının, davacı sigortalının talep ettiği tutarın tamamını ödememesinin ve davalı sigortacının, hasar ekspertizi sonucunda belirlenen tutarı ipotekli alacaklıya ödemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğinden söz etmek mümkün değildir. Bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinin kusurlu ve hukuka aykırı bir fili ile uygun illiyet bağı içinde zarara uğradığı söylenemeyeceğinden haksız fiilin unsurlarının gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Sigorta tazminatı bir para borcu olduğundan, para borcunun zamanında ifa edilmemesi nedeniyle sigortalının uğradığı iddia ettiği zararının tazmini, kural olarak temerrüt faiziyle sağlanmaktadır. Bu nedenle borçlu/ sigortacının temerrüde düştüğü andan sigorta tazminatının ödendiği ana kadar işleyen temerrüt faizini talep edebilecektir. Dava, ne sigorta tazminatına ne de sigorta tazminatının zamanında ödenmemesi nedeniyle temerrüt faizinin ödenmesine ilişkindir. Davacının talebi sigorta tazminatının zamanında ödenmemesi nedeniyle temerrüt faiziyle de karşılanamayan zararların tazmin edilmesine ilişkindir. Davacının talebi göz önüne alındığında HMK'nın 33. maddesi gereği yapılan nitelendirmede, bu talebin temerrüt faizini aşan nitelikte zararın tazminine yönelik aşkın zararın (munzam zarar) tazmini niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Aşkın zarar TBK m.122'de ;"Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiştir. Aşkın zarar borca aykırılığa ilişkin gecikme tazminatının özel bir görünümü olarak karşımıza çıkmaktadır. Gecikme tazminatına ilişkin zamanaşımı TBK m. 146’daki genel zamanaşımı süresi olup, 10 (on) yıldır.Geç ödeme olgusu sigorta tazminat alacağı bakımından en erken temerrüt tarihinde oluşacağından, faizle karşılanamayan aşkın zarar da en erken ilk bu anda doğacak ve muaccel olacaktır. Sigorta tazminatının miktarının daha sonra mahkeme kararıyla faiziyle birlikte belirlenmesi aşkın zararın miktarının tespitine etki etmekte ancak doğmuş olan aşkın zararın varlığına ve buna ilişkin talebin zamanaşımı süresinin başlamasına etki etmemektedir. TBK m. 114/2 atfıyla uygulanacak olan TBK m. 50/2 zararın miktarının tam olarak belirlenmesini davanın açılması için bir zorunluluk olarak aramamaktadır. Dava konusu olay nedeniyle aynı tararlar arasında İstanbul 17. ATM'nin.... sayılı dosyasında görülüp kesinleşen davanın gerekçeli kararında; sigorta tazminatı alacağının 07.02.2013 tarihinde muaccel olduğu kabul edilmiştir. TTK m. 1472/f.4 gereğince davalının bu tarihte temerrüde düştüğü belirlidir. Geminin tamiratının gerçekleştirilememesi olgusuna dayanan aşkın zarar talebi TTK m. 1472/f.4 gereği, en erken sigortacının temerrüt tarihi olan 07. 02. 2013’de muaccel olacağından 10 (on) yıllık zamanaşımı süresi de bu tarihte başlayıp 07.02.2023’de dolmuş olacaktır. Bu nedenle davacının talebinin 26. 09. 2023 olan dava tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığı kanaatine varıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın zamanaşımı nedeni ile REDDİNE, 2-Peşin alınan 19.086,84 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 18.471,44 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 173.679,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025

Başkan .. ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/429, K. 2025/809, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-429-e-2025-809-k-9220e1d5009a