İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/934 E. 2025/1141 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/934
Karar No
2025/1141
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/934 KARAR NO : 2025/1141

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ----- plaka nolu aracın sahibi olduğunu, müvekkilinin bu aracı 15/06/2021 tarih ve --- numaralı fatura ile davalı şirketten satın aldığını, davalılardan birinin satıcı konumunda olduğunu diğerinin ise yurt dışından aracı alarak ülkeye getiren sağlayıcı konumunda olduğunu, müvekkilinin aracı satın almadan önce gerekli incelemeleri yaptığını, gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, araçta hiçbir ayıbı fark etmediğini, hasarların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, tarafların aracın müvekkile satımında ağır kusurlu olduğunu, dava konusu araçta sürekli olarak şanzıman ısı uyarısı arızasının ve aracın kalkışlarda ve seyir halinde iken titreme ve tekleme yapması arızasından kaynaklı olarak müvekkilinin çeşitli zamanlarda ----- yetkili servisi olan ------başvurduğunu, aracın rutin bakımlarının yetkili serviste yapıldığını, aracın motor blokunda çatlak olduğunun anlaşıldığını, araçta arıza meydana geldiğinde müvekkilinin aracı yetkili servise götürdüğünü, yapılan onarımlara rağmen şanzıman probleminin devam ettiğini, aracın tekleme probleminin başladığını, müvekkilinin aracını defalarca yetkili servise götürmüş olmasına rağmen aracın tam ve kalıcı bir onarımının sağlanamadığını, müvekkilinin 229.925,51 TL ödeme yaptığını, motor çatlağının motor bloğu üzerinde olmasının bunun ancak imalat esnasında meydana gelen malzeme hatasından kaynaklı olduğunu gösterdiğini, motor bloğunun genel olarak aracın yüksek ısı ve mekanik zorlamalarına maruz kaldığı en önemli parçası olduğunu, söz konusu gizli ayıbın nedeninin tespiti amacıyla ---.Sulh Hukuk mahkemesinin ---- Karar sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, alınan rapora göre araçta meydana gelen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını, makine mühendisi bilirkişisinden alınan uzman mütalaasına gire ise bu arızanın gizli ayıp niteliğinde üretim hatasından kaynaklanan bir arıza olduğunu, aracın ----- model olduğunu, 0 km olarak yetkili bayinden alındığını, bakım ve onarımlarının sürekli olarak yetkili serviste yaptırıldığını, motor blok çatlağının oluşmasının araçta su eksikliğinin aşırı olduğu, ısınmanın aşırı derecede artmasından kaynaklandığını, bu durumun müvekkilinin dava konusu aracı yüksek devrili kullanmasından ve aracın hararet yapmasından kaynaklanabileceğini, aracın yüksek devirli kullanılmasının otomatik vites olması itibariyle mümkün olmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, 229.925,51 TL onarım masrafının avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline verilmesini, HMK m.107 kapsamında 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı ---- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın husumet yönünden yanlış açıldığını, müvekkilinin davacı tarafın kullanımında bulunan aracın üreticisi konumunda olmadığını, müvekkilinin yalnızca ------- marka araçların Türkiye'deki yetkili satıcılarından ve servislerinden biri olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin araçların üretim süreçleri, üretim hataları veya imalat aşamalarında herhangi bir sorumluluk taşımadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı4nın ihbar yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, dava konusu aracı satıcı firmadan teslim aldıktan sonra iddia ettiği ayıpların ortaya çıkığını ileri süren davacının bu iddialarını öncelikle satıcı firmaya derhal bildirmesi gerektiğini, davanın taraflar arasında gerçekleştirilen ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının iddia ettiği ayıplarla ilgili olarak süresi içinde bir ihbar gerçekleştirmediğini, söz konusu davanın esastan reddi gerektiğini, davacının aracında meydana gelen arızanın gizli yapı niteliğinde olduğunu ve kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını iddia ettiğini, mahkeme tarafından alınan delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda da söz konusu arızanın tamamen kullanıcı hatasından kaynaklanığını açıkça ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere aracın motor bloğunda meydana gelen çatlama kullanım koşullarına aykırı davranışlar neticesinde oluştuğunu, üretimden ya da imalattan kaynaklanan bir kusur bulunmadığını savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı sebebiyle garanti kapsamı dışında kalan araca ilişkin davanın usul yönünden reddi gerektiğini, 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun gereğince binek otomobiller için öngörülen garanti süresi 2 yıl veya 60.000 km sınırı (hangisi önce sona ererse) olarak belirlendiğini, ancak müvekkili tarafından araç km sınırının 80.000 km olarak belirlendiğini, araç garanti süresinin sona ermesinden itibaren +5 yıl onarım güvencesi sunulduğunu, dava konusu aracın ----- model ve 116.102 km'de olduğunu, bu doğrultuda aracın garanti süresinin iş bu dava tarihi itibariyle sona erdiğinin görüldüğünü, öncelikle zamanaşımı ve garanti süresinin dolması sebebiyle iş bu davanın reddi gerektiğini, dava konusu aracın üretim kaynaklı ayıplı olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin şirket kayıtları incelendiğinde tüketicinin ---- kayıtlarına göre ------ yetkili servislerinde: 15k, 30k, 45k, 60k, 75k, 90k periyodik bakımlarının mevcut olduğunu, 100k km’yi araç geçip garanti bittikten sonra tüketicinin 105k km periyodik bakım kaydının ------ servislerinde kayıtlı olmadığını, başka bir serviste yapılmış olabileceği dolayısıyla motora konan yağ, yağ filtresi vb. gibi motor ile ilgili yapılan işlemlerin bilinmediğini, şikayete konu olan arızanın 116.102km’de 24.07.2024 tarihinde olduğunu, işbu motor arızasında 105k bakımında kullanılan yağ filtresi, motor yağı cinsi tipi, ------ standart önerilen yağ olup olmadığının şüpheli olduğunu, motor bloğunun çatlamasına 105k bakımında yapılan işlemlerin sebep olabileceği tespit edildiğini, davacının taleplerinin objektif iyi niyet kurallarının dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, araç üzerinde meydana gelen hasarın olup olmadığının tespitinin gerektiğini, aracın yasal garanti süresinin sona ermesi, araçta üretimsel nitelikle herhangi bir ayıp olmaması nedeniyle iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak; davanın müvekkili yönünden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER : ------. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü. Davacı vekili tarafından 03/11/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 19/05/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸(...) ¸¸¸¸¸¸¸¸¸(...) ¸¸¸¸

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı ----satın aldığı, ithalatçısı davalı ----- plakalı ---- yakıtlı otomatik vites ---- model ------ markalı aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle hasar onarımından ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zararının giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasıdır. Davanın davalı ----- yönünden TBK md 227 atfı ile TBK 112 temelli ve davalı ------ yönünden haksız fiil hükümleri temelli tazminat davası olduğu, zamanaşımı def'inde bulunan davalı ----- yönünden alacağın TBK 72 uyarınca "zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı", davacının (iddiasına göre) aracın gizli ayıplı olduğunu dolayısıyla tazminat hakkı bulunduğunu -----sayılı dosyasına ibraz edilen 24/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile öğrenmiş sayılması gerektiği, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar iki yıllık sürenin dolmadığı, bu sebeple (var ise) alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varıldığından, davalı ------Şirketi'nin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından 03/11/2025 tarihinde "229.925,51 TL onarım masrafının avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, 46.500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesine," talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz edildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca "(1)Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde (...) (2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114/2. maddesi uyarınca "Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır."“…Gerçekten taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğreti ve uygulamada yapımcı ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile yapımcının sözleşme dışı da sorumlu tutulabileceği benimsenmektedir. Türk Hukukunda yapımcının sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de bu konuda Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrası (Yeni TBK’de haksız fiil hükümleri) hükmünün uygulanması mümkündür. Sözü edilen fıkra hükmünde belirtildiği gibi ‘kusuru ile diğer bir kimseye zarar ika eden kişi o zararın tazminine mecburdur.’ açıklamasına yer verilerek tazminat talebinin kusurlu sorumluluk ilkelerine göre çözüleceğini kabul etmiştir. Aynı kararda, “…Bir imalat, normal şartlar altında ve normal kullanma halinde, zarar vermeye elverişli ise, kural olarak ortada kusurun (hatanın) varlığını kabul etmek gerekir. Böyle bir malı piyasaya süren yapımcı tehlike yaratmış demektir. Yapımcı bu tehlikenin gerçekleşmesini önlemek için gerekli önlemleri almamışsa, zararın gerçekleşmesi halinde bunu tazmin ile yükümlü olur…” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.02.2002 tarihli-----sayılı kararı) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının davalı ----- satın aldığı, ithalatçısı davalı ------ Şirketi olan otomobilin üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle hasar onarımından ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zararının giderilmesi amacıyla açılan tazminat davası olduğu, davanın davalı ---- yönünden taraflar arasındaki satım sözleşmesine, davalı ---- yönünden haksız fiile dayandığı, yukarıda atıf yapılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, dava konusu aracın üretimden kaynaklı olarak gizli ayıplı olduğu hususunun sabit olduğu, raporda ---- SHM'nin -------delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile çelişkili kısımların gerekçesiyle açıklandığı, bu yüzden tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor tesisine gerek bulunmadığı, yine davacı tarafça aracın sıfır olarak alınması, düşük kilometrede arızanın baş göstermesi ve hasarın kullanım hatasından kaynaklandığına dair bir delil bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporuna itibar edilebileceği, tüm bu sebeplerle aracın üretimden kaynaklı olarak gizli ayıplı olduğu, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca davacının bundan doğan müspet zararını TBK 112 kapsamında talep edebileceği, bu kapsamda davalı ------ satış sözleşmesinden kaynaklı olarak yukarıda atıf yapılan ayıptan kaynaklanan sorumluluk ilkelerine göre, diğer davalının da üreticinin imalatının ayıplı olması ve zarara yol açması nedeniyle, kusurlu ve hukuka aykırı fiile davacıya vermesi nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olduğu, davalı satıcının üretimden kaynaklanan ayıbı bilmese dahi bundan sorumlu olduğu, davalıların sorumluluğunun TBK 41 vd ve TBK 114 atfı ile TBK 61 uyarınca müteselsilen olduğu, bu kapsamda bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının onarım masrafına ilişkin 229.925,51 TL ve araç mahrumiyetine ilişkin 46.500,00 TL zararının bulunduğu, davalı üreticinin sorumluluğunun haksız fiile dayanması nedeniyle TBK 117 uyarınca haksız fiil tarihinde (ayıplı üretim tarihinde) temerrüte düştüğü, davalı satıcının TBK 112 uyarınca tazminat borcu yönünden temerrüte düşmesi için ihtar şartı bulunduğu, somut uyuşmazlıkta takip tarihinden önce davalı ----- temerrüte düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihi itibariyle temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği, yine tarafların tacir olması ve alacağın ticari iş kapsamında kalması nedeniyle tespit edilen tazminat alacağının avans faiz oranı üzerinden hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, onarım masrafına ilişkin 229.925,51 TL ve araç mahrumiyetine ilişkin 46.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (276.425,51 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 18.882,62 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.928,27 TL peşin harç ve 792,40 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.161,95 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 4.416,67 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı, 792,40 TL tamamlama harcı ve 7.060,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 12.356,57 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (276.425,51 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı -- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/934, K. 2025/1141, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-934-e-2025-1141-k-06ec8e964b05