İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/882 E. 2025/1428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/882
- Karar No
- 2025/1428
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/882 Esas KARAR NO : 2025/1428
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 25/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından davalı ...ne cari hesap alacağına ilişkin olarak 28.05.2024 tarihli, Kadıköy .... Noterliğinin .... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak davalı ihtarnameyi dikkate almadığını, bu yüzden davacı tarafında; 13.06.2024 tarihinde, 9.441,63 TL takip çıkışlı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe haksız biçimde itiraz edildiğinden mütevellit müdürlükçe takibin Durdurulmasına karar verildiğini, taraflarca itirazın iptali ve alacağın tahsili hususunda arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını belirerek davacı vekili davanın kabulünü, itirazın iptalini, haksız bir biçimde borca itiraz eden davalının alacak miktarının %20’sinden az olmaması kaydı ile inkâr tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davalı arasında 31.01.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki ticari ilişki bu tarih itibari ile başladığını, tarafların ticari ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen davacı 28.05.2024 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile 115.774,85 EURO ve 9.528,99-TL alacağı bulunduğu haksız iddiası ile herhangi bir dayanağı olmaksızın alacak talebinde bulunduğunu, davalının bu şekilde bir borcu bulunmadığını, davacının keşide ettiği dayanaksız ihtarın kabulü mümkün olmadığını, davacı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 115.774,85-EURO alacağı olduğu iddiası ile yine herhangi bir dayanak belge sunmaksızın alacağın tahsilini talep etmiş ise de işbu takip müvekkilinin itirazı üzerine durmuş ve davacının başvurduğu arabuluculuk süreci de anlaşmama ile sonuçlandığını, icra takibi akabinde davacı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 9.528,99-TL alacağı olduğu iddiası ile yine herhangi bir dayanak belge sunmaksızın alacağın tahsilini talep etmiş ise de işbu takip müvekkilinin itirazı üzerine durmuş ve davacının başvurduğu arabuluculuk süreci de anlaşmama ile sonuçlandığını, bu süreç sonrasında davacı haksız olarak 114.825,71 EURO (4.214.608,79 TL) bedelli fatura düzenleyerek faturayı müvekkiline gönderdiğini ancak söz konusu fatura -gerçek bir borca dayanmadığından iade edildiğini, davacı herhangi bir dayanağı olmayan 9.528,99 TL bedelli icra takibine yapılan hukuka uygun itirazımızın iptalini, müvekkilinin borcu bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olmadığını belirterek davalı vekili davanın reddini, davacı yanın %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan açık cari hesaba dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 9.258,99-TL asıl alacak ve 182,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.441,63-TL olduğu, davalı (borçlunun) 14/06/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-İnegöl Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/11/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2023 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 3-Çorlu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 26/11/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 4-Bursa Defterdarlığı'nın 22/11/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ilgili ... Metalürji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin kurumlar vergi beyannamesi getirtilmiştir. 5-Çorlu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 22/11/2024 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; ilgili ...'nin 2023 yılı 1, 2, 9, 10, 11. aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 6-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 23/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı ve Davalı 2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 12/06/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 3.269.669,16 TL Alacaklı oldukları, 30.06.2024 tarihli kur farkı tahakkuku sonrasında davacının davalıdan 4.076.514,23 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 12/06/2024 tarihi itibariyle, davalının davacı yana 125.508,91 TL Borçlu oldukları tespit edilmiş olduğu, tarafların cari hesap bakiyeleri arasında icra takip tarihi olan 12/06/2024 tarihi itibariyle (3.269.669,16 TL-125.508,91 TL) 3.144.160,25 TL fark olduğu, bu farkın 3.144.159,70 TL’sinin davacı ticari defterlerinde davalı yana fatura edilmeden, davalı yanın kur farkı tahakkuku kaydı yapılarak borçlandırılmış olmasından 0,55 TL’nin de kuruş farklarından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, İşbu kur farkı tahakkukları dışında taraflar arasında fark olmadığı tespit edilmiş olduğu, davacı yan tarafından davalı yana fatura edilmeden yapılmış kur farkı tahakkuk tutarı dikkate alınmazsa icra takip tarihi olan 12/06/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan (3.269.669,16 TL- 3.144.160,25 TL) 125.508,91 TL Alacaklı olacakları hesaplanmış olduğu, davalı ticari defterlerine göre de davalının davacı yana icra takip tarihi olan 12/06/2024 tarihi itibariyle 125.508,91 TL Borçlu oldukları, tarafların ticari defterleri arasında Faturalar ve ödemeler yönünden farklılık olmadığı, ancak davacı yan tarafından sadece 9.528,99 TL Alacağı için icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı yan tarafından davalı yana 28.05.2024 tarihinde Kadıköy ..... Noterliği ve ..... yevmiye numarası ile konusunun “ 115.774,85 EUR ve 9.528,99 TL borcun işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi” olan ihtarname gönderilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, İşbu ihtarnamenin davalı yan’a E-Tebligat ile 28.05.2025 tarihinde gönderilmiş olduğu ve davalı yan tarafından 30.05.2024 tarihinde okunmuş olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı yan ticari defterlerinde ve sunulu belgelerle 115.774,85 EUR alacağı olup olmadığına dair bir tespit yapılamamış olduğu, Davacı yan tarafından Talimat ile Çorlu adresinde yerinde inceleme talebi olduğu, ancak sunulu E-Defterler üzerinden inceleme yapılabildiği, Davacı yan tarafından 115.774,85 EUR için değil sadece 9.528,99 TL Alacağı için icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı yan 12/06/2024 tarihli icra takibinde 9.258,99 TL Alacağına 182,64 TL işlemiş faiz talep etmiş olduğu, Davacı yan tarafından davalı yana gönderilen ihtarname tebliğ tarihi olan (28.05.2024+5 gün) 02.06.2024 tarihine 3 gün süre eklenerek 05.06.2024 tarihinden 12.06.2024 icra takip tarihine kadar işlemiş faiz 85,23 TL olarak hesaplanmış olduğu, işlemiş faiz dahil davacı alacağının (9.258,99 TL+85,23 TL) 9.344,22 TL olarak hesaplanmış olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %48 ve değişen oranlarda Ticari Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 9.258,99-TL asıl alacak ve 182,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.441,63-TL olduğu, davalı (borçlunun) 14/06/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu, takip dayanağının cari hesap olarak belirtildiği anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, yukarıda deliller kısmında özetine yer verildiği üzere bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu anlaşılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Davaya konu icra takibinin dayanağı açık hesaba dayalı cari hesap alacağı olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, takip tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 3.269.669,16-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 125.508,91-TL borçlu olduğu, cari hesaplar arasındaki farkın, davacının fatura düzenlemeksizin davalıyı kur farkı tahakkuku açıklamasıyla 3.144.159,70-TL borçlandırmasından kaynaklı olduğu, bu kur farkı tahakkukları dışında tarafların kayıtları arasında fark olmadığı, davacının takip talebindeki alacak talebinin zaten açık hesap alacağına dayalı olduğu, kur farkı alacağı dikkate alınmaksızın değerlendirme yapıldığında, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 125.508,91-TL alacaklı olduğunun, her iki tarafın birbirine uygun ticari defter kayıtları ile ispatlanmış olduğu, zira bizzat davalının ticari defter kayıtlarından da davalının davacıya takip tarihi itibariyle 125.508,91-TL borçlu göründüğü, tarafların ba-bs bildirimleri arasında fark olmadığı, sonuç olarak, her iki tarafın ticari defter kayıtları ile takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 125.508,91-TL alacaklı olduğunun ispatlandığı, davacının icra takibindeki ve davadaki talebinin ise, 9.258,99-TL asıl alacak olduğu, buna göre davacının talebi ile bağlı kalınması gerektiği, davacının takip tarihinden önce davalıya ihtarname gönderdiği ve davalıyı temerrüte düşürdüğü, buna göre, ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle davalının 05/06/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, bu tarihten icra takip tarihine kadar geçen sürede işlemiş faizin 85,23-TL olduğu anlaşılmakla, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.258,99-TL asıl alacak, 85,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.344,22-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından cari hesap ve ticari defter kayıtlarıyla sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.258,99-TL asıl alacak, 85,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.344,22-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, -Kabul edilen asıl alacağın (9.258,99-TL'nin) %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 638,30-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 210,70-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.065,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 5.012,83-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 37,08-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 3.562,92-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 9.344,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 97,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır