İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/523 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/523
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/523 Esas KARAR NO : 2026/10
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/06/2025 KARAR TARİHİ : 08/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Ticaret Limited Şirketi, kara, hava ve deniz taşımacılığında ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren saygın bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalı şirketin taşınmasını istediği yüklerin ... Havalimanına hava yoluyla taşınması husunda navlun sözleşmesi kurulmuş olduğunu, ekte sunulan mail yazışmalarında ayırıntılı olarak görüleceği üzere müvekkili ile davalı şirket arasında navlun ve navlun bedeline ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketin taşımasını istediği yükleri taşımış ve söz konusu yükleri ... Havalimanına ulaştırmış olduğunu, sunulan gümrük beyannamesi, yükleme talimatı, konişmento, evraklarında da görüldüğü üzere müvekkili sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetin karşılığı olan ve taraflarca navlun bedeli olarak kararlaştırılan tutarı davalı şirkete ... numaralı, 3.180,00 USD tutarlı, 14.06.2024 tarihli fatura ile fatura etmiş olduğunu, davalı şirketin söz konusu fatura bedeline süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmamış veya süresi içerisinde herhangi bir iade faturası düzenlememiş olduğunu, kaldı ki söz konusu faturanın ekte sunulan mail yazışmalarında da görüldüğü üzere davalı şirkete iletilmiş, davalı şirket tarafından da fatura bedelinin ödeneceği belirtilmiş olduğunu ancak davalı şirketin söz konusu fatura bedelini hiçbir şekilde ödememiş ve müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak kastıyla başlatılan icra takibine kötüniyetli bir şekilde itiraz etmiş olduğunu tüm bu nedenlerle Borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK m. 257 gereği ihtiyaten haciz kararı verilmesine, Öncelikle davalı tarafın yapmış olduğu yetki itirazının reddine, Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın tümden iptaline, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek yıllık faiz ile birlikte takibin kaldığı yerden devamına, Davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı bulunması sebebiyle davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 3.380,00-USD üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 17/11/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 3.380,00 USD alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 3.380,00 USD alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıla kadar USD vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranlarıyla faizi talep edebileceği, Dosyada bulunan taşıma ile ilgili evraklar ve yazışmalar incelendiğinde, dava konusu taşımanın yapıldığı, Booking (Rezervasyon) iptali sonrası oluşan masrafında davalı tarafından kabul edildiği" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davacının davalıdan navlun ve booking iptali alacağı olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıdan 3.380,00-USD asıl alacağının bulunduğunun tespit edildiği, takibe konu iki adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formu ile beyan edildiğinin tespit edildiği, Mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davalının faturaları BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu mallarının tesliminin gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bu kanaat doğrultusunda davanın kabulüne ve alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının İPTALİNE, 3.380,00-USD alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebinde diğer koşullar ile devamına, 2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile takibe konu asıl alacak toplamının %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.061,97-TL ilam harcından peşin alınan 1.707,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.354,44-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 105,00-TL posta masrafı, TL keşif harcı, 615,40-TL başvuru harcı, 1707,53-TL peşin harç olmak üzere toplam 15.427,93-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır