İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/397 E. 2026/28 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/397
Karar No
2026/28
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/397 Esas KARAR NO : 2026/28

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, plastik endüstrisinde kullanılan ürünlerin alış-satışını yaptığını, davalı/borçlu şirket ile müvekkili arasındaki ticarete ilişkin 25.02.2023 tarihli 896.800,00-TL bedelli ve 24.03.2024 tarihli 1.121.000,00-TL bedelli iki ayrı fatura kesilmiş davalı taraf bu fatura borcuna ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, Şifahi yapılan görüşmelerde her seferinde kısa zamanda borçlarını ödeyeceklerini Söylemelerine rağmen her seferinde ödeme yapmaktan kaçındıklarını, Bu sebeple taraflarınca Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı/borçlunun başlatılan bu icra takibine 09.07.2024 tarihli dilekçeyle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve bu itiraz nedeni ile söz konusu takibin durdurulduğunu beyan ederek; borçlunun, icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamına ve alacağın tahsilini, yapılan icra takibine itiraz eden davalı/borçlunun, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan ticari iş gereği tutulan cari hesap uyarınca müvekkili şirketin davacıdan 444.012,26 TL tutarında alacaklı olduğunu, Davacı şirket yetkilisi, 26.04.2024 tarihinde kendi el yazısıyla cari hesap ekstresi üzerine "26.04.2024 ... Plastik Ltd. Şti. ile hesaplarda mutabıkız" şeklinde kayıt düşerek şirket kaşesi üzerine imza atmış ve taraflar arasında müvekkilin 444.012,26.-TL tutarında alacaklı olduğuna dair mutabakat sağlandığını, Davacı tarafından müvekkili şirkete 24.03.2024 tarihli ve 1.121.000,00.-TL bedelli fatura kesildiği iddia edilmişse de söz konusu fatura müvekkilinin kayıtlarında yer almadığını, müvekkili 24.03.2024 tarihli ve 1.121.000,00.-TL bedelli fatura gönderilmediği gibi bu faturaya ilişkin herhangi bir mal teslimi de yapılmadığını, Davalı tarafından ödenmediği iddia edilen 25.02.2023 tarihli ve 896.800,00.-TL bedelli faturanın ödemesi; .... Bankası'na ait 11.05.2023 tarihli, ... seri numaralı ve 3.451.500,00.-TL bedelli çek ile ödendiğini, Davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği 25.02.2023 tarihli faturanın cari hesaba işlenmesinden sonra taraflar arasındaki ticaret devam etmiş olup bu tarihten sonra onlarca cari hesap kaydının bulunduğunu beyan ederek; davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 2.017.800,00TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 18/12/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı ve davalı şirketler arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, - Davalı firmanın cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelerde 26.04.2024 tarihinde mutabakat yapıldığı ve bu mutabakata göre davacı firmanın davalı firmaya 444.012.26.-TL tutarında borcunun olduğu, - Davalı ... Plastik ve Kauçuk San. Tic. Ltd. Şti.” nin 2023/2024 yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, - Davalı firmanın cari hesap ekstresi ve yevmiye defter kaydında icra/dava konusu faturaların kayıtlı olduğu, Görüş ve kanaatine varılmıştır" şeklinde belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapılıp yapılmadığı, 1.121.000,00-TL'lik faturanın davalı kayıtlarında olup olmadığı, davalının davacıya 896.800,00-TL çekle ödeme yapıp yapmadığı, mal teslimi yapılıp yapılmadığı konularında konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda faturaya dayalı icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali istemine ilişki işbu davada alacağın varlığı ispat yükünün davacıda olduğu, buna rağmen davacının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, bilakis davacının borçlu konumunda bulunduğunun tespit edildiği, davalının delil olarak dayandığı mutabakatnamedeki davacı şirket adına atfen atılı imzaya davacı tarafından itiraz edilmesinin de sonucu değiştirmeyeceği, zira bu mutabakatname dikkate alınmasa dahi davalı tarafın borcunun bulunmadığının sahibi lehine delil vasfı bulunan davalı defter ve kayıtları ile ortaya konulmuş olduğu, bu bakımdan davacının davasını ispat edememiş olduğu kanaatine varılmış ve bu kanaat doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiş, bu yönde de aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Tarafların tazminat taleplerinin karşılıklı olarak REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 300.492,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/397, K. 2026/28, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-397-e-2026-28-k-f4a4f3a27afe