İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/26 E. 2026/21 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/26
- Karar No
- 2026/21
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/26 Esas KARAR NO : 2026/21
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.01.2025 tarihinde saat 07.30 sıralarında İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi .... üzerinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile takip mesafesine uymayarak, davacı şirkete ait ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, araç sürücüsü ile araç sahibinin meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirtilerek; davacıya ait aracın uzun süre tamirde kaldığı ve bu süre boyunca kullanılamadığını, bu nedenle araç mahrumiyet zararının doğduğunu, zararın miktarının ancak bilirkişi incelemesiyle belirlenebileceğini gerekçesiyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden bilgi ve belge istenilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davalılara ait ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına, araç devredilmiş ise davalıların taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz ve tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava sigorta uyuşmazlığından kaynaklanan Ticari Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuğa tabi olduğunu, ancak somut olayda davacı tarafça, davalı müvekkil ile ilgili zorunlu dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmamış ve huzurdaki işbu dava açıldığını, bu sebeple davacı müvekkil ile ilgili olarak dava şartı olan, ticari dava şartı zorunlu arabuluculıuğun yerine getirilmemesinden dolayı, davalı müvvekkil açısından işbu davanın usulden reddi gerektiğini talep etmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ve yapılan değişiklik sonucu menfi tespit ve istirdat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Davacı tarafından ... yönünden davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı tespit edilmiş olup bu davalı yönünden dosya tefrik edilerek işbu esasa kaydedilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcı ile 732,00TL başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.