İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/630 E. 2026/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/630
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/630 Esas KARAR NO : 2026/46

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin pandemi döneminde tıbbi maske üretimi ile iştigal eden, üretilen bu maskeleri ve maske kullanımında kullanılan her türlü hammaddenin ithalat ve ihracatı ile iştigal eden bir firma olduğu, bu üretim sürecinde hasıl olan ihtiyaç nedeni ile üretim kapasitesinin arttırılmasına ihtiyaç duyan müvekkilinin bu sebeple yurt dışında mukim bir firmadan ekli gümrük beyannamelerinden de görülebileceği üzere toplam 4 partide 4 ayrı ... Ful Otomotik Maske Üretim Makinesi ithal etmiş ve ve yine partiler halinde devreye almış olduğunu, ilgili Gümrük Beyannamelerinden de görülebileceği üzere bu makinelerin Sanayi Bakanlığı'nın düzenlemiş olduğu Yatırım Teşvik Belgesi ve KDV İstisna Belgeleri ile ithal edilmiş olup bu makineler ile ilgili herhangi bir KDV ödemesi gerçekleşmemiş olduğunu, müvekkili bir süre bu makineler ile üretimine devam etmiş, ancak gerek Türkiye gerek dünya çapında pandemi etkilerinin azalması ile üretilen bu maskeler ihtiyacın azalması doğal olarak makinelerin işlevsiz kalmasına sebep olmuş bu nedenle bu son ithal edilen 4 adet makine müvekkili şirket yetkililerince satışa çıkartılmış, davalı şirket bu makinelere talip olmuş ve yine ekli 06/06/2022 tarih ve ..... sayılı 800.000.-TL'lik fatura ile davalıya satılmış olduğunu, ancak makineler teşvikli makineler olduğundan sadece satış olmamış, diğer yandan Sanayi Bakanlığı nezdinde Yatırım Teşvik ve KDV İstisna belgeleri de davalıya devredilmiş bu şekilde satış işlemleri gerçekleştirilmiş olduğu, makine ve belgeler devredilmesine rağmen müvekkilinin defalarca işlem bakiyesini talep etmiş olmasına rağmen, işlerin durgunluğu ve ekonomik kriz gibi bahanaler ile ödeme yapılmamış ancak makinelerin çalıştırılmaya devam edilmiş olduğu, bunun üzerine taraflarınca, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası nezdinde icra takibi yapılmış, bu takibe süresinde "böyle bir borç bulunmadığından" gerekçesi ile itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, takibe konu borcun tahsili için işbu davayı açma zaruretimiz doğmuş olduğunu, açıkladıkları hususlar dairesinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı bulunması sebebi ile %20'den aşağı olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası 2-Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23/07/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin karşılaştırmalı alış/satış analizi getirtilmiştir. 3-Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/08/2024 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin B formları getirtilmiştir. 4-Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 26/06/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı. 5-SMMM bilirkişiden rapor aldırılmıştır. 16/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; 1-) Davacının 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, 3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 09/10/2023 tarihi itibariyle, davacının davalı yandan 800.000,- TL Alacaklı oldukları, 4-) Davacı tarafından davalı yana 06.06.2022 tarihinde içeriği Birim Fiyatı 200.000 TL’den 4 ADET OTOMATİK ... VE ... MASKE ÜRETME MAKİNASI, Toplam tutarı 800.000,-TL olan ... numaralı E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davacının icra takibine ve dava konusu alacağının işbu fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, İşbu E-Arşiv Faturasının üzerinde irsaliye yerine geçer açıklaması olduğu, İşbu Fatura içeriği ürünlerin davalı yana teslimine ait imzalı bir belge görülmemiş olduğu, 5-) Taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye ve Davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 6-) T.C. SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’ye 26/06/2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısı ekinde sunulu belgede; 4 adet otomatik ... ve ... maske üretme makinesinin 06.06.2022/44 tarih sayılı fatura ile ... Medikal Ürünler İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına devir işleminin yapıldığı açıklanmış olduğu, ancak, ekinde bulunan davacı alacağını oluşturan Faturanın .... Medikal firmasına değil, davacı yan tarafından davalı ...’ne 06.06.2022 tarihli, toplam tutarı 800.000,-TL olan ..... numaralı E-Arşiv Faturasının düzenlenmiş olduğu görülmekte olduğu, Firmalar arasında bağlantının anlaşılamamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 7-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 09/10/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %31,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 800.000,00-TL asıl alacak olduğu, davalı (borçlunun) 19/10/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu, takip dayanağının 06/06/2022 tarihli fatura alacağı olarak belirtildiği anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.

İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

Somut olayda, davacı taraf davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun ödenmediğini iddia etmektedir.

Bu kapsamda, davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturaya konu ürünleri davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim ettiğini ispat külfeti bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir. (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

Mahkememizce tarafların ticari defteri incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi, yukarıda özetine yer verilen raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.

Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacağının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, tarafların bağlı oldukları Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından Mahkemeye gönderilmiş olan BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, davacı alacağını oluşturan 800.000,00-TL tutarlı E arşiv faturasının, davacının BS, davalının BA bildiriminde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalının sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan ve takibe konu 800.000,00-TL fatura bedelinin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.

Davalı tarafın takibe konu alacağı ödediğini, yazılı belge ile ispat edemediği anlaşıldığından, davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından ticari defter ve vergi müdürlüğü kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 800.000,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 54.648,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 9.662,00-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 44.986,00-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 9.662,00-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.089,60-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 7.830,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 126.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/630, K. 2026/46, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-630-e-2026-46-k-0c01eea84587