İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/877 E. 2026/17 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/877
- Karar No
- 2026/17
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/877 KARAR NO : 2026/17
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket ile Davalı Şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğu; bu sebeple aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğu; Müvekkili Şirketin muhasebe kayıtlarında, Davalı Şirketin 9.038,73-TL Müvekkil Şirkete cari hesap bakiye alacağından doğan borcu bulunduğu; cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borcun Davalı Şirket tarafından ödenmediği ve borcun muaccel hale geldiği; Müvekkili Şirketin mezkür alacağını borçludan istediği ancak Davalı Şirketin ödememe konusunda ısrarcı olduğu; Bunun üzerine, Müvekkili Şirket adına Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak zorunda kalınarak Müvekkili Şirket tarafından Davalı Şirketin kendisine ödemesini talep ettiği tutar kapsamında 9.038,73-TL tutarlı ödeme emri gönderildiği; davalı Şirket vekilinin 19.04.2024 tarihli İtiraz Dilekçesinde, Müvekkil Alacaklı Şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiği ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiği; ancak yapılan bu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğu; Şöyle ki; borçlu tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen borçlarından bakiye kalan Müvekkil Şirketin alacağına konu faturaların; 1- ..... Belge No'lu 10.474,20-TL tutarlı, 2- ..... Belge No'lu 28.740,80-TL tutarlı, 3- ........ Belge No'lu 379,50-TL tutarlı, 4- ..... Belge No'lu 506,00-TL tutarlı, 5- ..... Belge No'lu 632,50-TL tutarlı, 6- ..... Belge No'lu 21.905,73-TL tutarlı, olmak üzere toplam 6 adet fatura olduğu; sunmuş oldukları belgelere istinaden Müvekkili Şirketin bakiye 9.038,73-TL alacağının bulunduğu aşikâr olup Borçlu tarafından Müvekkil Şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı; Müvekkili Şirketin, Davalı Şirket ile yaptığı her ticari işlem sonunda Borçlu Şirkete fatura kestiği ve bu faturaları borçlu şirketin muhasebesine gönderdiği; tarafların her ikisi de tacir olduğundan İlgili uyuşmazlık yönünden dava şartı olan zorunlu arabuluculuk safhasında Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ..... Arabuluculuk Numarası ile Davalı tarafla anlaşmak için görüşmeler yapılsa da bu sürecin ANLAŞAMAMA ile sonuçlandığı; müvekkili Şirketin, Davalı Şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığı, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasının talep edildiği; Takip konusu yapılan alacağın, belgelere dayanmakta olup borçlu açısından likit ve muayyen bir borç olduğu; Ayrıca yukarıda da bahsedildiği üzere Davalı Şirketin icra takibi başlatıldıktan sonra yapmış olduğu ödemenin borcunu kabul eder mahiyette olduğu; Davalı şirketin itirazının sadece müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olup, İİK m.67 uyarınca icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğu; (TC. Yargıtay 11. HD 2022/4756 E., 2024/732 K., 05.02.2024 T.) davalı tarafından yapılan bu haksız itirazın taraflarınca kabulü mümkün olmayıp, dosya kapsamında gerekli tahkikatın yapılması ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği belirtilerek haklı ve hukuka uyarlı davalarının kabulüne ve Müvekkili Davacı tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün..... Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine Davalı tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın işbu davaya konu edilen kısmı itibariyle iptali ile işbu takibin devamına, takip konusu likit borca haksız, takibi geri bıraktırma kastıyla ve kötü niyetle itiraz eden Davalının İİK. m.67 gereği 020'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, tüm yargılama giderlerinin, avans faizi ve yasal vekâlet ücretinin Davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/12/2024 tarihli raporda özetle, taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığı, mahkeme kararına istinaden taraf vekilleri iletişime geçilmiş olup davalı vekilince dava konusu telefonların 17.12.2024 tarihinde davalı tarafın faaliyet gösterdiği ... Mahallesinde bulunan .... AVM 2. Kat ..... dükkanına getirileceği söylenmiştir. Davacı vekiline de bilgi verilerek ilgili tarihte belirtilen adrese gidilmiştir. Davalı tarafça dava konusu edilmiş olan telefonların dükkanda olmadığı, bulunamadığı veya şehir dışında olabileceği tarafıma söylenmiştir. Bu nedenle dava konusu edilmiş olan telefonlarda herhangi bir teknik inceleme yapılamadığı, taraflar arasında imzalanan 30.09.2022 tarihli cari hesap mutabakatının tarafların kabulünde olduğu ve söz konusu mutabakat mektubu çerçevesinde davacının davalıdan 30.09.2022 tarihi itibariyle 1.751.586,00 TL alacaklı olduğunu tespit edildiği, tarafların 30.09.2022 tarihinden sonraki cari hesap kayıtları karşılaştırıldığında davacı yasal defter kayıtlarında yer alan bir kısım ödeme ve faturaların davalının yasal defter kayıtların yer almadığının görüldüğü, raporumuz “Değerlendirmeler” başlığı altında yapılan detaylı açıklamalar çerçevesinde söz konusu ödeme ve faturalardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı neticede davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği asıl alacak tutarının 1.249.691,35 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça alacağın ödenmesi ile ilgili olarak davalıya gönderilmiş herhangi bir ihtarnameye rastlanılmamış olup davalının icra takip tarihine kadar temerrüdü oluşmadığından icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı, heyetimiz teknik üyesi tarafından yapılan incelemelerde; “dava konusu edilmiş olan telefonlarda herhangi bir teknik inceleme yapılamamıştır.” şeklinde tespitte bulunulduğu dolayısıyla heyetimizce somut olayda ayıbın varlığı ile ilgili değerlendirme yapılamadığı fakat taraflar arasındaki mutabakat metninde ise İade edilen ürünler içerisinde kusma ve açılmayan cihazlar bulunmakta, Burak bey bu cihazların bilgi ve tutarını liste olarak hazırlayıp bu cihazlar için ..... Teknoloji A.Ş yönetim olarak görüşülerek kararlaştırılacaktır.” şeklinde açıklama yer aldığı, zira, davalının, davacı ile iletişime geçtiğinde “bakamadığım cihazlar var bakarak bildireceğim” şeklinde cevap aldığını ileri sürdüğü, bu noktalardan hareketle ayıbın varlığı noktasında nihai takdirin mahkememize ait olduğu, “(-) Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına ve öğretiye göre, alıcı yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı halde, satıcı ihbar süresi geçtikten sonra alıcının bildirdiği ayıpların varlığını kabul etmiş ve bunların giderilmesi taahhüdünde bulunmuş ise, artık bu ayıplardan dolayı tekeffül altında bulunduğu; dolayısıyla, alıcının, ancak süresi içinde ihbarda bulunmuş olması koşuluyla kendisine tanınan, Borçlar Kanunu'nun 202. maddesindeki seçimlik hakları, süresinde bir ihbarı bulunmamasına rağmen, satıcının bu kabul ve tekeffülü nedeniyle kullanabileceği kabul edilir (..)” şeklindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı ile birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu telefonlardaki ayıbı kabul ettiği ve bunların giderilmesi taahhüdünde bulunduğu sonucuna varılır ise ayıp ihbar süresinin kaçırıldığının gündeme gelmeyebileceği, mahkememizce somut olayda ayıbın varlığının değerlendirilmesi halinde davalının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayıplı malların tamamını uhdesinde tutuyorsa ve kullanmadıysa ürünlerin tamamını iade etmesi gerektiği; davalı, ayıplı ürünlerin bir kısmını kullanıp belli bir kısmını kullanmadıysa kullanmadığı kadarını iade etmesi, kullandığı kısım için ise davacının talep ettiği miktardan ayıp kadar tenzilat yapılması gerektiği; davalı ürünlerin tamamını kullandı ise davacının talep ettiği tutardan ayıplı ürün miktarınca tenzilat yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 15/11/2025 tarihli raporda özetle, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2023 — 2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkememizin takdirinde bulunduğu; davalı şirketin davaya cevap dilekçesi sunmadığı; dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği Erzurum Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimatın bila ikmal döndüğü anlaşılmakla hukuki yorum ve nihai takdirin mahkememize ait bulunduğu; ..... E. Sayılı dosyasında 16.04.2024 Tarihinde başlatılan icra takibi ile 9.038,73 TL tutarında toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (Yıllık e 51,75 (Ticari) değişen oranlarda) faizi ile tahsili talebinin olduğu; borcun sebebi olarak 03.04.2024 Cari Hesap Alacağı 9.038,73 TL nin gösterildiği; dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgelerin tetkiki neticesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlendiği görülen ve toplam bedeli 62.638,73 TL bedele esas 6 adet faturanın davacı şirket ticari defterlerinde zamanında ve usulüne uygun olarak davalı adına borç, anılan faturalar karşılığı yapılan 53.600,00 TL (20.000,00 TL * 600,00 TL * 10.000,00 TL * 15.000,00 TL * 8.000,00 TL olmak üzere) tahsilatın alacak kaydedilmesi ile mahsubu ardından davalı borç bakiyesinin takip ve dava tarihi itibarıyla icra takibine konu edilen 9.038,73 TL olduğunun görüldüğü; ancak hiç şüphesiz davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun kayıtlı olması, alacağın varlığını ispata tek başına yeterli olmayıp, anılan faturalar ve içeriği Mal / hizmetin davalı yana tebliğ ve tesliminin ispatının gerektiği; davalı şirket tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığı, dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defterlerinin ibraz edilmediği dolayısıyla takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti yapılamadığı; bu kapsamda mahkememiz tarafından tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkereler ile dava dosyasına celbi sağlanan BA BS Formlarının tetkiki neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas 6 adet faturadan 3 adedinin davalı şirket tarafından davalı şirket tarafından BA Formu ile beyan edildiğinin sabit olduğu; hukuki yorumu tamamen mahkememize ait olmak üzere, Yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda, davalı tarafın dava konusu faturaları ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki malların teslim edilmiş/alınmış olduğunu göstereceği hususu gözetilerek, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023 yılında düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas 6 adet faturadan 3 adet fatura ve içeriği mal/hizmetin davalı şirket tarafından teslim ve tebliğ alındığının anlaşıldığı; (Tablo-1) davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen sair 3 adet faturanın ise BA BS Formu beyan sınırı altında kaldığı, bu aşamada anılan faturalarla sevk irsaliyelerinin karşılaştırmalı tetkiki neticesinde detayı Tablo-2 ile arz edildiği üzere anılan faturalar ile sevk irsaliyesi içeriklerinin uyumlu olduğu, irsaliyelerin altında taşıyıcı bilgilerinin bulunduğu davacı şirket tarafından davalı şirket adına Ağustos 2023 döneminde düzenlenen ve toplam bedeli 1.518,00 TL bedele isabet eden 3 adet fatura içeriği mal/hizmetin de davalı yana teslim edildiğinin değerlendirildiği; neticeten davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 16.04.2024 tarihinde Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile tahsili talep edilen 9.038,73 TL tutarında alacağı olduğu; mahkememizce davacının davasının kabulü halinde davacı şirketin davalı şirketten 9.038,73 TL tutarın tahsilini talep edebileceği; ihtarla temerrüde düşürülmeyen asıl alacak tutarına takip tarihine kadar faiz hesabının yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller : dava dilekçesi, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Yenikapı Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Kazım Karabekir Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2024/4214 sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..... Giyim Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ..... Moda Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 9.038,73 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava,bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu-davalının itirazının İİK 67 uyarınca iptali ve icra inkar istemine ilişkindir. HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılması gerekir. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir(Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2017 tarih, 2016/3858 Esas ve 2017/2944 Karar sayılı İlamı - Yargıtay 11. HD'nin 07/02/2017 tarih ve 2015/12365 Esas - 2017/648 karar sayılı ilamı - Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2016 Tarih, 2015/5491 Esas ve 2016/506 Karar sayılı ilamı). Davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla talimat yazılmış olup defterlerin davalı tarafça ibraz edilmediği, mahkememizce davacı defterleri incelenerek düzenlenen 15/11/2025 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Somut olayda; davacı tarafça bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup incelenen davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,davacı kayıtlarına göre davacı tarafça davalıyı 6 adet fatura düzenlendiği,3 adetinin BA-BS sınırının altında kaldığı, sınırın üstünde olan 3 faturanın davacı ve davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ayrıca alacağın dayanağı cari-açık hesabın konusunu oluşturan faturaların mevcut olması nedeni ile HMK 220 uyarınca davacı lehine delil teşkil edeceği anlaşıldığından davanın kabulüne ve takibe konu likit olan alacağa davalı tarafça haksız itiraz edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile 1-Davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi .... Esas esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Devamına karar verilen 9.038,73-TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın likit olması nedeniyle 9.038,73-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 427,60.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 304,4.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ve 427,60.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 180,00 TL posta masrafı olmak üzere 4.180,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.038,73 .-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 2024 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 40.000,00-TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır