İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/873 E. 2026/59 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/873
- Karar No
- 2026/59
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/873 KARAR NO : 2026/59
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 31/10/2024 tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili şirketin, ..... Holding A.Ş’nin iştiraki olup, holdingin ve şirketin temsil ve imama yetkili olan yönetim kurulu başkanı olan ..... 'ın 18.10.2024 tarihinde gözetim altına alındığını, 18.10.2024 tarihinde İstanbul ..... Sulh Ceza Mahkemesinin ..... Sorgu sayılı dosya üzerinden verilen kararla tutuklandığını, tutuklama tedbirinin halen devam ettiğini, şirketi temsil ve ilzamla yetkili olan şirket yetkisilisinin tutuklanmasına ilişkin bilgilerin basında da yer aldığını, bu haberle birlikte hem tedarikçiler hem de bankalar nezdinde tereddüt ve riskli algısı oluşmuştuğunu, nitekim işletmenin devamlılığı için sürekli kredi kullandıran bankaların tutuklama haberini aldıktan sonra tüm kredilerini dondurduğunu, bu durumun şirketin finans akışını son derece olumsuz etkilediğini, yapılan mali inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, müvekkili şirketin, mali yapısının bozulduğunu ve işletme sermayesinin yetersiz kaldığını, vadesi gelen ödemeleri yapabilmesi için gerekli nakit fonlarını sağlayamadığını, satıcılara olan borçlarının ve kullanılan banka kredilerinin ödenememesi riski ile karşı karşıya kalınması ile müvekkillerinin borç ödeme acziyeti içerisinde olduğunu, bu nedenlerle konkordato tasdik talebimizin kabulüne, tensip kararı ile birlikte, İİK 287. maddesi muvacehesinde müvekkili şirketler ve davacı şirket ortağı hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato tekliflerine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkili şirketler ve davacı şirket ortağına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine, mahkemece geçici mühlet kararı verilmesi halinde kararın verildiği tarih ile konkordato tasdiki veya konkordato talebinin reddine dair kısa kararın verileceği tarih arasındaki süre ile sınırlı olmak üzere ve müvekkillerinin düzenlediği çeklerin bankalara ibraz edilmesi halinde bu çeklere "karşılıksızdır" kaşesi yerine, "konkordato tedbir şerhi" kaydının düşülmesine, müvekkilleri tarafından müstakbel alacağın temliki sözleşmelerinin İİK 294 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine, müstakbel alacağın temliki sözleşmelerinin İİK 294 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine, bankalara tahsil ve/veya teminat için verilen çeklerin ve/veya tahsil edilen bedellerin müvekkillerine iadesine, şirketlerin büyüklüğü, çalışan sayısı ve usul ekonomisi göz önünde bulundurarak komiser tayinine ve gerekli sürecin yürütülmesine, yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlular vekilince süresinde tamamlanması üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür. Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır. Konkordato komiserleri ...... tarafından mahkememize sunulan 27/01/2025 tarihli raporunu özetle ; ..... KİMYA'nın su bazlı ve dijital boyaların alım ve satımı; ......'nun ise araç kiralama faaliyetinde bulunduğunu, şirketlerin sahip olduğu satış ağları, teknolojik altyapıları, demirbaşları, stokları, taşıtları, makine, cihaz, teçhizatları ve personeliyle faaliyetlerine devam ettiklerini, 2024/Ağustos-Kasım dönemlerinde ortalama istihdam edilen personel sayıları yönünden ..... KİMYA’nın 7, .....’in 1 personeli bulunduğunu, geçici mühlet sonrasında istihdam seviyesinin korunduğunu, her iki şirketin de vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi, SGK ve personel borcu bulunmadığını, personel maaşları, vergi ve SGK ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını, geçici mühlet tarihli (04.11.2024) bilançolar ile 30.11.2024 tarihli son bilançolar mukayese edildiğinde gerek büyüklükte ve gerekse bilanço kalemlerinin dağılımında önem arz eden bir değişim olmadığı, şirketlerin geçici mühlet aldıkları tarihten (04.11.2024) son mali tabloların düzenlendiği tarihe (30.11.2024) kadar geçen sürede satış ve kârlılık alanlarında makul ve kabul edilebilir bir performans gösterdiği, şirketler için sunulan revize projelerde, konkordatoya tabi adi borçların; projenin Mahkeme tarafından tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere, 36 eşit taksitte, aylık periyotlar halinde, anapara için bir defaya mahsus %25 ilave faiz hesaplayarak ödeneceğinin belirtildiği, şirketlerin öne çıkan konkordato kaynaklarının, işletme faaliyetinden elde edilecek kâr, alacak ve alacak senetlerinin tahsili, stokların optimum seviyeye düşürülecek şekilde azaltılarak buradan sağlanacak gelirler olduğu, şirketlerin kaynak teminine yönelik çalışmalarına devam etmekte ve somut adımlar atmakta oldukları, şirketin mali durumlarının iyileşmesi ve konkordato projelerinin kabul ve tasdik ihtimali bulunduğu, şirketlerin mali durumlarını iyileştirmek için revize projelerde öngördükleri tedbirlerin yeterli göründüğü, şirketlerin faaliyetlerine devam etmeleri halinde alacaklıların, alacaklarını tahsil etmelerinin gerçekçi bir ihtimal olarak göründüğü, kesin mühlet dönemi boyunca komiser onayıyla doğacak bütün borçların ve imtiyazlı alacaklıların alacaklarının ödenebilecek durumda olduğu, konkordato projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktarın borçlu şirketlerin iflâsları halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, şirketlerin sahip olduğu satış ağları, teknolojik altyapıları, demirbaşları, stokları, taşıtları, makine cihaz ve teçhizatları, personeli ile faaliyetlerine devam ettikleri, istihdam seviyelerini korudukları, geçici mühlet aldıkları tarihten son mali tabloların düzenlendiği tarihe kadar satış ve kârlılık bakımından gösterdikleri makul performansları, personel ve vergi-SGK borçlarının bulunmadığı, sunulan konkordato kaynaklarının gerçekçi ve gerçekleşebilir olmaları, satış artırma ve maliyetleri düşürmeye yönelik azami çaba içinde olmaları hususları birlikte dikkate alındığında, borçlu şirketlerin konkordato kapsamında borçlarını ödemelerinin ihtimal dâhilinde olabileceği ve nihai olarak borçlu şirketlere kesin mühlet verilebileceği, alacaklı sayıları ve alacak tutarları dikkate alındığında, kesin mühlet verilmesi durumunda, takdiri tamamen Mahkemeye ait olmak üzere, her iki şirket yönünden de alacaklılar kurulu oluşturulmasının zorunlu olmadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Konkordato komiserleri ...... tarafından mahkememize sunulan 30/12/2025 tarihli raporunu özetle ; ..... İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ yönünden, Borçlu şirketin konkordato projesinin İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bendinde öngörülen çoğunlukların hiçbirini sağlayamadığı ve kabul edilmediği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tablodaki gibi olduğu, bu hâliyle Kanunun 305/c maddesinde belirtilen tasdik şartının gerçekleşmediği,
TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI VE ORANI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMLARI 4 KİŞİ (%11,11) 6.680.207,44 TL (%7,18)
Bazı alacaklılar adına iltihak süresinde oy kullanan vekilin, aynı konkordato dosyasında borçlu (davacı) şirketin de vekili olduğunun tespit edildiği, borçlu şirket vekili sıfatını haiz olan avukatın aynı konkordato dosyasında alacaklı vekili olarak hareket etmesinin ve konkordato toplantısında oy kullanmasının menfaat çatışması olarak değerlendirildiği, bu vekâlet ilişkisine dayanılarak kullanılan oyların hesaplamalarında dikkate alınmadığı, yukarıda gösterilen tablonun bu şekilde oluşturulduğu, bununla birlikte, herhangi bir tereddüde meydan vermemek adına, kullanılan bu oyların kabul edildiği durumun esas alınarak da borçlunun 302’nci madde karşısındaki durumunun ayrıca değerlendirilerek hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada borçlu şirketin konkordato projesinin İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bendinde öngörülen çoğunlukların yine hiçbirini sağlayamamış olduğu ve teklifin kabul edilmediğinin tespit edildiği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tablodaki gibi olduğu, bu hâliyle Kanunun 305/c maddesinde belirtilen tasdik şartının gerçekleşmediği,
TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI VE ORANI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMLARI 9 kişi (%25) 24.145.295,21 TL (%25,95)
Somut olayda borçlu şirketin “Konkordato teklifinin kabulü ile konkordatoya tabi borçların tamamını %25 faizi ile ödeyecektir. Borç ödemesi konkordato projesinin tasdikini takiben aydan itibaren başlamak üzere 3 yıl içinde 36 ay eşit taksitler halinde yapılacaktır.” şeklindeki konkordato teklifinin kabul edilmediği, borçlu şirketin konkordato projesinin, İİK’nın 302’nci maddesinde öngörülen çoğunluk şartlarını sağlayamadığı ve kabul edilmediği, bu nedenle, borçlu şirketin durumunun 305’inci maddesinin (a), (b), (d), (e) bentleri kapsamında değerlendirilmediği, rehinli alacaklılarla İİK’nın 308/h maddesine konu edilen bir anlaşma ve müzakere yapılmadığı, şirketin, “aktiflerin işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 31.10.2025 tarihli bilançosuna göre özkaynakları (eksi) - 16.466.168,29 TL, aynı tarihli “aktiflerin muhtemel satış fiyatı” esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançosuna göre özkaynakları (eksi) - 3.411.035,15 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla borçlu şirketin varlıklarının borçlarını karşılamaya yetmemekte olup hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, ..... HİZMETLERİ VE TAŞIMACILIK ANONİM ŞİRKETİ yönünden, Borçlu şirketin konkordato projesinin, İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bendinde öngörülen çoğunlukların hiçbirini sağlayamadığı ve kabul edilmediği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tablodaki gibi olduğu, bu hâliyle Kanunun 305/c maddesinde belirtilen tasdik şartının gerçekleşmediği,
TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI ve ORANI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMLARI 0 0
Bazı alacaklılar adına iltihak süresinde oy kullanan vekilin, aynı konkordato dosyasında borçlu (davacı) şirketin de vekili olduğunun tespit edildiği, borçlu şirket vekili sıfatını haiz olan avukatın aynı konkordato dosyasında alacaklı vekili olarak hareket etmesi ve konkordato toplantısında oy kullanmasının menfaat çatışması olarak değerlendirildiği, bu vekâlet ilişkisine dayanılarak kullanılan oyların hesaplamalarında dikkate alınmadığı, yukarıda gösterilen tablonun bu şekilde oluşturulduğu, bununla birlikte, herhangi bir tereddüde meydan vermemek adına, kullanılan bu oyların kabul edildiği durum esas alınarak da borçlunun 302’nci madde karşısındaki durumu ayrıca değerlendirilerek hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada borçlu şirketin konkordato projesinin İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bendinde öngörülen çoğunlukların yine hiçbirini sağlayamamış olduğu ve teklifin kabul edilmediğinin tespit edildiği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tablodaki gibi olduğu, bu hâliyle Kanunun 305/c maddesinde belirtilen tasdik şartının gerçekleşmediği,
TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI ve ORANI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMLARI 5 kişi (%27,78) 482.987,40 TL (%0,89)
Somut olayda borçlu şirketin “Konkordato teklifinin kabulü ile konkordatoya tabi borçların tamamını %25 faizi ile ödeyecektir. Borç ödemesi konkordato projesinin tasdikini takiben aydan itibaren başlamak üzere 3 yıl içinde 36 ay eşit taksitler halinde yapılacaktır.” şeklindeki konkordato teklifinin kabul edilmediği, borçlu şirketin konkordato projesinin, İİK’nın 302’nci maddesinde öngörülen çoğunluk şartlarını sağlayamadığı ve kabul edilmediği, bu nedenle, borçlu şirketin durumunun 305’inci maddesinin (a), (b), (d), (e) bentleri kapsamında değerlendirilmediği, rehinli alacaklılarla İİK’nın 308/h maddesine konu edilen bir anlaşma ve müzakere yapılmadığı, şirketin, “aktiflerin işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 31.10.2025 tarihli bilançosuna göre özkaynakları 24.358.457,52 TL, aynı tarihli “aktiflerin muhtemel satış fiyatı” esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançosuna göre özkaynakları 60.869.415,27 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla borçlu şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Konkordato, borçlarını vadesinde yerine getiremeyen veya mali durumu itibarıyla borçlarını zamanında ifa edememe tehlikesi bulunan bir borçlunun, borcun belirli şartlar altında ödenmesi hususunda alacaklılarıyla uzlaşmaya varması ve bu uzlaşmanın yetkili asliye ticaret mahkemesinin tasdiki ile hukukî sonuç doğurması suretiyle işlerlik kazanan bir çözüm mekanizmasıdır. Türk Hukuk Kurumu tarafından yayımlanan Türk Hukuk Lûgatı’nda da konkordato; borçlunun alacaklılarıyla yaptığı ve mahkeme onayıyla geçerlilik kazanan bir hukukî düzenleme olarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar konkordato kavramına 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nda açık bir tanım verilmemiş olsa da, doktrinde konkordato; dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket eden bir borçlunun, belirli bir zaman aralığı içinde mevcut adi borçlarının tamamına ilişkin olarak alacaklıların kanunda öngörülen nitelikli çoğunlukla rızasını alması ve bu irade açıklamasının mahkemece onaylanması suretiyle meydana gelen, borçlunun borcun bir kısmından kurtulmasına ve/veya borcun ödeme koşullarının borçlu lehine değiştirilmesine imkân tanıyan, haciz ve iflâs gibi borçlu açısından ağır sonuçlar doğuran klasik cebrî icra yollarının yerine ikame edilmiş toplu nitelikte bir icra yöntemi olarak kabul edilmektedir. Konkordato kurumu bakımından çeşitli ayrımlar yapılmaktadır. Bu ayrımlardan ilki, konkordatonun mahkeme dışında veya mahkeme içinde yapılmasına göre yapılan ayrımdır. Mahkeme içi konkordato ise içeriği itibarıyla vade konkordatosu, tenzilat konkordatosu ve karma konkordato olmak üzere üç farklı türde karşımıza çıkmaktadır. Buna göre, borçlunun borcunun tamamını ödemeyi taahhüt ettiği ve bu amaçla alacaklıların borçluya ödeme süresi tanıdığı yahut borcun taksitlendirilmesine rıza gösterdiği durumlarda vade konkordatosu söz konusu olmaktadır. Borçlunun borçlarının yalnızca belirli bir oranını ödeme taahhüdünde bulunduğu ve alacaklıların da kalan kısımdan feragat ettiği hâllerde tenzilat konkordatosu gündeme gelmektedir. Hem vade uzatımı hem de borç indirimi unsurlarını birlikte içeren konkordato türü ise karma (bileşik) konkordato olarak adlandırılmaktadır. Yapıldığı zaman bakımından ise, iflâsa tabi olmayan borçlular ile iflâsa tabi olmakla birlikte henüz iflâsına karar verilmemiş borçlular hakkında yapılan konkordato iflâs dışı konkordato; iflâsına karar verilmiş borçlu tarafından teklif edilen konkordato ise iflâs içi konkordato olarak nitelendirilmektedir. Konkordato hakkında yapılan bir diğer ayrım ise adi (alelade) konkordato ile mal varlığının terki suretiyle konkordato ayrımıdır. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda, borçlunun mali durumunun düzeltilmesi veya işletmenin faaliyetine devam etmesi hedeflenmemektedir. Bu konkordato türünün iki farklı şekilde uygulanabileceği kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara devretmesi ve alacaklıların da borçlunun mal varlığını paraya çevirerek elde edilen bedelden alacaklarını tahsil etmeleridir. İkinci durumda ise, belirli vadelerde alacaklılara ödeme yapılması şartıyla, borçlunun mal varlığının tamamının veya bir kısmının üçüncü bir kişiye devredilmesi söz konusu olmaktadır. Bu ihtimalde alacaklılar, alacaklarını borçlunun mal varlığının üçüncü kişiye devrinden sağlanan bedel üzerinden tahsil etmektedir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu, borçlarını belirli koşullarla ödemeyi değil, mal varlığının aktifine ilişkin tasarruf yetkisini alacaklılara veya üçüncü kişiye bırakmayı teklif etmektedir. Bu konkordato türünde, niteliğine aykırı düşmediği sürece adi konkordatoya ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir. Mahkeme içi adi konkordato, 2004 sayılı Kanun’un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 285’inci maddesinde konkordatoya başvurabilecek kişiler “herhangi bir borçlu” şeklinde ifade edilmiştir. Bu düzenleme karşısında, tacir olup olmadığına bakılmaksızın tüm gerçek kişiler ile tüzel kişilerin konkordato talebinde bulunabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte, konkordato talep etme yetkisi yalnızca borçluya tanınmamış; iflâs talebinde bulunma hakkına sahip olan her alacaklıya da, gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato sürecinin başlatılmasını isteme imkânı verilmiştir. Konkordato talebinde bulunan borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlu hakkında konkordato talep eden alacaklı; bir nüsha hâlinde düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve Kanun’un 286’ncı maddesinde sayılan diğer belgelerle birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini talep eder. Asliye ticaret mahkemesi, 286’ncı maddede öngörülen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunu tespit ettiği takdirde, borçlu hakkında derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verir ve bir kişiden veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser ya da komiserler kurulunu görevlendirir. Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı süre boyunca ve mühlet hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde, komiserin gözetimi altında olmak kaydıyla, 7101 sayılı Kanun ile değiştirilen 2004 sayılı Kanun’un 297’nci maddesinde öngörülen sınırlar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarruf etme yetkisini kural olarak sürdürür. Asliye ticaret mahkemesi, komiserin veya borçlunun makul ve haklı gerekçelere dayanan talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir ve bu suretle geçici mühlet süresi toplamda beş aya çıkarılabilir. Geçici mühletin ilan edilmesi ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren alacaklılar, ilandan başlayarak yedi gün içinde, borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler. Geçici mühlet süresi içerisinde mahkeme, borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya çağırır. Bu süreçte geçici komiser, duruşmadan önce hazırladığı raporu mahkemeye sunar. Mahkeme, yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır. Konkordatonun başarıyla sonuçlanmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu aşamada gerekli görülürse geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir yahut geçici komiserlerin görevlerine devam etmelerine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. Geçici mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı kanaatine varılması durumunda ise borçluya kesin mühlet verilmez ve konkordato talebinin reddine karar verilir. Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına veya kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar Kanun’un 288’inci maddesi uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir. Özel ve güçlük arz eden hâllerde kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı ay daha uzatılabilir. Mahkeme, kesin mühlet süresi içerisinde uygun gördüğü bir zamanda, yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret öngörülmemek ve tek sayıda olmak şartıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturabilir. Bu durumda, alacaklıların hukukî nitelikleri itibarıyla farklı alacaklı sınıfları ile varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun biçimde temsil edilir. Bu konuda komiserin görüşü de alınır. Kesin mühlet süresi içinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin tüm işlemleri yürütür. Bu kapsamda; aktif ve pasifin tespiti, aktif defterlerinin tutulması ve değer takdirlerinin yapılması, alacakların bildirilmesi amacıyla ilan yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara ilişkin kabul veya ret beyanlarının alınması, çekişmeli alacakların oylamaya katılıp katılmayacağı hususunda mahkemeden karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısının gerçekleştirilmesi ve oylama sonuçlarının tutanak altına alınması, alacakların geçerliliğinin borçlunun ticari defterleri incelenerek tespiti ve oluşan kanaatin mahkemeye sunulacak raporda belirtilmesi işlemleri yerine getirilir. Akabinde dosya, konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere asliye ticaret mahkemesine sunulur. Mahkeme, duruşma gününü ilan eder, komiseri dinler ve gerek görürse bilirkişi incelemesi yaptırarak tasdik veya ret yönünde karar verir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 305’inci maddesinde, konkordato projesinin tasdik edilebilmesi için gerekli şartlar sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Buna göre; adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların elde edebileceği muhtemel miktardan fazla olması, mal varlığının terki suretiyle konkordatoda ise paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılatın veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiyede elde edilebilecek bedelden yüksek olması gerekmektedir. Ayrıca teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması, konkordato projesinin Kanun’un 302’nci maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, imtiyazlı alacakların yeterli teminata bağlanması ve yargılama giderleri ile harcın mahkeme veznesine yatırılmış olması şarttır. Mahkeme, konkordato projesini yetersiz görmesi hâlinde kendiliğinden veya talep üzerine gerekli düzeltmelerin yapılmasını isteyebilir. Kanun’un 302’nci maddesinde belirtilen çoğunluk sağlanmaksızın alacaklılar tarafından kabul edilen bir konkordato projesinin tasdiki mümkün değildir. Alacaklıların kabulü, tek başına konkordatonun tasdik edilmesi sonucunu doğurmaz. Konkordatonun tasdik edilebilmesi için Kanun’da öngörülen tüm şartların bir arada ve eksiksiz şekilde gerçekleşmiş olması gerekir. Mahkeme, bu şartların oluşup oluşmadığını re’sen araştırmakla yükümlüdür. Bu genel açıklamalar çerçevesinde, konkordatonun tasdik şartlarının somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 302’nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, konkordato projesi; kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısından fazlası ya da kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imzalanmış olması hâlinde kabul edilmiş sayılır. Somut olayda, borçlular tarafından sunulan konkordato projesinin alacaklılar toplantısında bu çoğunlukla kabul edilmediği, dolayısıyla Kanun’un 305’inci maddesinde düzenlenen şartlardan (c) bendinde yer alan koşulun sağlanamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca iflâsa tabi borçlu ..... Kimya İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespit edildiğinden, diğer tasdik şartları değerlendirilmeksizin konkordato talebinin reddine, borçlular hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasına, mühlet kapsamında alınan tüm tedbirlerin hükümle birlikte sona erdirilmesine ve borca batık durumda bulunan borçlu ..... Kimya İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin iflâsına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve bu doğrultuda hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere: A-)1-Borçlu ...... Hizmetleri ve Taşımacılık A.Ş. hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİNE, B-)1-Borçlu ....... KİMYA İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİNE ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi ".... MAH...... SK NO:14 BAHÇELİEVLER/İSTANBUL " olan ........ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin 22/01/2026 günü saat: 11:25 itibariyle İFLASINA, 2-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 3-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİLMDE BULUNULMASINA, 4-İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, 5-İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA, 6-İİK'nın 308/2.maddesi uyarınca iflas tasfiyesinin BASİT TASFİYE usulüne göre YAPILMASINA, C-Konkordato komiser heyetinin görevine son VERİLMESİNE, D-Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte tüm borçlular yönünden KALDIRILMASINA, E-İİK'nın 289/son maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verildiği hususunun Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE, F-Konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin bugün itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na BİLDİRİLMESİNE, 7-Alınması gerekli 732,00 x 2 = 1.464,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 855,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 608,80-TL harcın davacılardan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 8-Davacıların yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacılar vekili ile bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, diğer alacaklıların yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.22/01/2026
Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye..... ¸e-imzalıdır Katip .... ¸e-imzalıdır