İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/886 E. 2026/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/886
Karar No
2026/176
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/886 KARAR NO : 2026/176

DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin 03/10/2025 harçlandırma tarihli Bakırköy Nöbetçi Asliye Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin davalı firmanın çalışanı olarak davalı nezdinde 27.09.2023-31.07.2025 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin 2025 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin maaşı ödenmediğini, Müvekkilinin 3 aylık maaşı ödenmediği gibi 31.07.2025 tarihi itibariyle müvekkilinin işten çıkarıldığını ve müvekkilinin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı da ödenmediğini, bu sebeple bahsedilen maaş alacağı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı işçilik alacakları için davalı hakkında Büyükçekmece İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyasıyla iflas yoluyla adi takip başlatıldığını, İflas Yoluyla Adi Takipte Ödeme Emri davalının UETS adresine 23.09.2025 tarihinde okundu sayılarak tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından 7 günlük ödeme süresi içerisinde icra dosyasına ödeme yapılmadığını ve itiraz da edilmediğini, icra takibinin de bu şekilde kesinleştiğini, bu nedenle de 1 yıllık süre içerisinde iş bu davayı ikame ettiklerini, müvekkilinin sıradan bir işçi olup asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalıştığını, bu haliyle adli yardım taleplerinin bulunduğunu, İİK 159 gereği de davalının tüm mal varlıkları hakkında ödeme emrine itiraz etmediği de göz önüne alınarak öncelikle tensiben muhafaza tedbirlerinin uygulanmasını talep ettiklerini, adli yardım talebinin kabul görmemesi halinde dahi müvekkilin maddi durumu göz önüne alınarak tedbirlerin teminatsız bir şekilde gerçekleştirilmesini tedbirler kapsamında da Ticaret Sicil Gazetesi, İstanbul Ticaret Odası ve ilgili kurumlara müzekkere yazılması talep olunmakla, anılan sebeplerle tensiben adli yardım talebinin kabulüne, İİK 159 gereği davalının tüm mal varlıkları hakkında teminatsız olarak muhafaza tedbirlerinin uygulanmasına ve infazına, tensiben İİK 161 gereği davalının malları hakkında iflas dairesi tarafından defter tutulmasına, davanın kabulü ile davalının iflasına yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 03/11/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan tüm iddia ve taleplerin reddinin gerekir olduğunu, müvekkili firmanın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. ....... K. Sayılı ve 26.01.2023 tarihli kararı ile de; .... Moda Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine, borçlu şirket tarafından konkordatoya tabi borçların, konkordatonun tasdiki tarihinden sonra 1 yıl ödemesiz olmak üzere 2 yılda 3 aylık dönemler halinde 31/03/2024, 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025 vadelerinde olmak üzere toplamda 8 taksitte ..... Moda Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine karar verildiğini, müvekkili şirket içerisinde bulunduğu mali istikrarsızlık nedeniyle borçlarını ödeyemediğini, tüm borçlarını ödeyebilmek için gayret gösterdiğini, tasdik edilen konkordato projesi kapsamında son taksit hariç tüm ödemelerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, yine müvekkili şirket işçilerinin hak etmiş olduğu alacakları da ödeme konusunda gayretli ve iyi niyetli davrandığını, bu durumun da müvekkil şirketin iyi niyetli olduğunu gösterdiğini beyan ederek, anılan sebeplerle avanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava; İİK.nun 156 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış kesinleşmiş iflâs yoluyla takipten dolayı takip borçlusu davalının iflâsı istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ..... Esas sayılı iflas yoluyla takip dosyası celp edilerek incelenmiştir. Dosya kapsamından; davacı tarafından 16.09.2025 tarihinde 189.006,16 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine iflas yoluyla adi takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalının UETS adresine 23.09.2025 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 7 günlük süre içinde borca itiraz edilmediği ve ödeme de yapılmadığı, böylece takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.

İİK’nın 158. maddesinin birinci fıkrasının göndermesiyle aynı Kanun’un 166/2. maddesi uyarınca iflas talebi usulüne uygun şekilde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve tirajı yeterli gazetede ilan edilmiş, ilan örnekleri dosyaya sunulmuş, iflas talebine üçüncü kişilerce müdahale veya itirazda bulunulmuştur. Davacı tarafından 70.000,00 TL iflas avansı yatırılmıştır. Davalının ticaret sicil kayıtları celp edilmiş; şirketin sicil kaydının faal olduğu, muamele merkezinin mahkememizin yargı çevresi içinde kaldığı tespit edilmiştir. Tarafların gösterdiği deliller toplanmış; ayrıca davalı vekilince dayanak yapılan Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı konkordato dosyası ile bu dosyanın devamı niteliğindeki yargısal süreçler taraf beyanları kapsamında değerlendirilmiştir. Uyuşmazlık; iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve takibin kesinleşmesi karşısında, davalı şirket hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş konkordatonun tasdiki kararının bulunmasının, İİK’nın 156 ve devamı maddelerine dayalı iflas istemine engel oluşturup oluşturmadığı; ayrıca depo kararı şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve sonuç olarak davalının iflasına karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 156 ve devamı maddelerine dayalı, kesinleşmiş iflas yoluyla takibe bağlı iflas istemine ilişkindir. İİK’nın 156. maddesi uyarınca, ödeme emrindeki sürede borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı, bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. Aynı düzenlemenin devamında, iflas isteminin ilanı, diğer alacaklıların itiraz hakkı ve borçluya depo emri verilmesine ilişkin usul açıkça gösterilmiştir. Kanun koyucunun kurduğu sistemde, iflas yoluyla adi takipte borçlu ödeme emrine süresinde itiraz etmez ve takip kesinleşirse, ticaret mahkemesi artık takip hukukunun vardığı bu kesinleşmiş sonucu esas almak durumundadır. Mahkemenin bu aşamadaki incelemesi; takibin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, iflas talebinin ilan edilip edilmediği, borçluya borcun depo edilmesi veya ödenmesi için gerekli usuli imkanın tanınıp tanınmadığı ve buna rağmen borcun yerine getirilip getirilmediği yönlerindedir. Somut olayda iflas yoluyla adi takibin kesinleştiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirket, ödeme emrine süresinde itiraz etmemiş, yasal sürede borcu da ödememiştir. Bu nedenle takip kesinleşmiş; davacı, İİK’nın 156. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içinde işbu davayı açmıştır. İflas istemi de İİK’nın 166/2. maddesi çerçevesinde ilan edilmiş ve ilana rağmen herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Davalı taraf savunmasını esasen, müvekkil şirket hakkında daha önce verilen ve kesinleşen konkordatonun tasdiki kararına dayandırmıştır. Gerçekten de konkordato, borçlunun belirli bir ödeme planı dahilinde borçlarını ödemesini öngören, alacaklılarla borçlu arasında mahkeme tasdikiyle hüküm ve sonuç doğuran özel bir cebri icra kurumu niteliğindedir. Ne var ki konkordatonun tasdik edilmiş olması, borçlunun her türlü yeni borcu bakımından mutlak ve sınırsız bir koruma sağlamaz. Konkordatonun hukuki etkisi, tasdik kapsamına giren ve projede öngörülen şekilde yapılandırılmış borçlar yönündendir. Buna karşılık tasdik kararından sonra doğan ya da konkordatoya tabi olmayan borçlar bakımından borçlu şirket, genel hükümler çerçevesinde sorumluluğunu sürdürür. İşçilik alacakları ise niteliği, doğum zamanı ve konkordato kapsamına dahil olup olmama durumu itibarıyla ayrıca değerlendirilmesi gereken alacaklardandır. Dosya kapsamındaki savunmada, davacı işçinin talep ettiği ücret ve tazminat alacaklarının somut olarak konkordato projesi kapsamında kaldığı, konkordatoya tabi borçlardan olduğu veya tasdik planı içerisinde yeniden yapılandırıldığı yönünde açık ve denetlenebilir bir veri ortaya konulmamıştır. Davalı taraf, genel olarak konkordato tasdik kararına ve bu karar uyarınca yapılan taksit ödemelerine dayanmış ise de, işbu davaya dayanak oluşturan işçilik alacaklarının hukuki statüsünü, bunların konkordato rejimi içinde değerlendirilmesi gerektiğini ve iflas yoluyla takip yapılmasına neden engel oluşturduğunu somutlaştırmamıştır. Bu haliyle konkordato tasdik kararı, eldeki davada iflas istemini kendiliğinden hükümsüz kılan veya takip hukukunun kesinleşmiş sonucunu bertaraf eden bir defi olarak kabul edilemez. İİK’nın 158. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, borçlu takibe usulünce itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri yerinde görülmemişse mahkeme borçluya yedi gün içinde borcunu faiz ve icra masrafları ile birlikte ödemesi yahut bu miktarı mahkeme veznesine depo etmesi için süre verir; borçlu buna uymazsa ilk oturumda iflasına karar verilir. Dosya kapsamı, kesinleşen icra takibi, usulüne uygun ilan, yatırılan iflas avansı, davalı şirketin aktif ticari sicil kaydı ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda iflas isteminin kanuni koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı şirket, kesinleşen takip konusu borcu kanunun aradığı şekilde ödememiş; dosya içeriği itibarıyla iflas talebini bertaraf edecek nitelikte usuli veya maddi bir savunmayı da somut ve ispatlı biçimde ortaya koyamamıştır. Davacının ileri sürdüğü alacak, iş ilişkisine dayalı ücret ve feshe bağlı işçilik alacaklarından kaynaklanmaktadır. İşçi alacaklarının, özellikle ücret alacağının sosyal ve ekonomik mahiyeti gözetildiğinde, borçlu şirketin sadece “iyi niyetli ödeme gayreti içinde bulunduğu” yönündeki savunması iflas isteminin reddi için yeterli değildir. İflas hukuku bakımından belirleyici olan, borcun kanunda öngörülen usule uygun şekilde ödenmiş veya mahkeme veznesine depo edilmiş olmasıdır. Sübjektif iyi niyet veya gelecekte ödeme niyetinin varlığı, kesinleşmiş iflas takibinin sonuçlarını tek başına bertaraf etmez. Bu itibarla; kesinleşmiş takibe, usulüne uygun ilan ve yargılama sürecine rağmen, davalı şirket tarafından borcun kanuni şartlarda ifa edilmediği anlaşıldığından, İİK’nın 158. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının iflasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ...... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi ".... Mahallesi ... Sokak No:32/4Esenyurt/İstanbul " olan ..... MODA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 26/02/2026 günü saat: 10:27 itibariyle İFLASINA, 3-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 4-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİMDE BULUNULMASINA, 5- İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, 6- İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA,

7-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 8-Davacı tarafından ödenen 615,40- TL Başvurma Harcı, 87,50-TL vekalet harcı ile 615,40-TL Peşin Harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan 12 tebligat+posta masrafı olan 487,50-TL, bir ilan masrafı 4.536,00-TL, 70.000,00 TL iflas avansı olmak üzere toplam 75.023,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan 100,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 26/02/2026

Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/886, K. 2026/176, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-886-e-2026-176-k-524e1a1cc936