İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/800 E. 2025/863 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/800
Karar No
2025/863
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/800 KARAR NO : 2025/863 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu... plakalı aracın, ... Caddesinde 12.01.2024 tarihinde park halinde iken, davalı yan ZMMS sigortalısı dava dışı ...plakalı araç maliki ... aracını park etmeye çalışırken müvekkili aracına çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, İşbu maddi hasarlı trafik kazasında davalı yan nezdinde sigortalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde meydana gelen hasarın ve zararın tespiti için... Sigorta Ekspertizliği tarafından yapılan inceleme neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedelinin 59.424,83-TL olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelinin tespitine ilişkin ekspertiz raporuna 1.250,00-TL tutarında masraf yapıldığını, davalı sigorta şirketinin bahse konu kazaya ilişkin olarak yaptığını, müvekkilin aracında meydana gelen gerçek zarardan davalının sorumluluğu olduğunu belirterek yukarıda arz ve izaha çalışılan nedenlerden ötürü; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ekspertiz faturaları ile sabit yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı aracın kusurlu olması sebebi ile müvekkili şirketin kaza tarihi olan 12.01.2024 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 200.000,00-TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, davacı yanın talepleri karşılanmış olup işbu hususların gerçek dışı olduğunu, hasar kapsamında müvekkili şirket tarafından hasar ödemesinin 05/03/2024 tarihinde 13.680,00-TL olarak davacı vekili Av. ...'a ödendiğini, ek olarak hasar ödemesinin 29/02/2024 tarihinde 5.449,18-TL olarak ... Parça Ltd. Şti.'ne ödendiğini, (toplam ödeme 19.129,18 TL), değer kaybı ödemesi olarak 27/03/2024 tarihinde 2.500,00-TL olarak davacı vekili av...a ödendiğini, değer kaybı ödemesinin 29/07/2024 tarihinde 7.500,00-TL olarak davacı ...'ya ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru olmadığını, kazanın kaza tespit tutanağı yanlış tutulduğunu, daha önceki kazalarının kontrolünün şart olduğunu, talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğu bulunmadığını, KDV'ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerektiğini, davacı yanın hasar faturalarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiği, hasara ilişkin hesaplamalarda iskonto uygulanması gerektiği davacının faiz talebinin reddi gerektiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davacı ...nın nüfus kayıt örneği, 3-Davalı ...Anonim Şirketi nezdinde,... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 12/01/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak... T.C. Kimlik numaralı davacı ... tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, 4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ...plakalı aracın tramer kayıtları, 5-Dava konusu kazanın gerçekleştiği 12/01/2024 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plaka sayılı araçların trafik tescil ve ruhsat belgeleri, 6-Otomotiv alanında uzman bilirkişinin 06/05/2025 havale tarihli raporu, 7-Davacı vekilinin 26/05/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi, 8-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, 12/01/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...ya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin tazmini amacıyla davacı vekili tarafından ...plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketine yapılan başvuru neticesinde dava açılmadan önce onarım bedeline mahsuben ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye hasar onarım bedelinin kaza tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...nonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. 12/01/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, hasar dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; dava konusu trafik kazasının ...ç sürücüsü...n park halinde bulunan... plakalı araca çarpması suretiyle, ... plakalı araç sürücüsü ...ın %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmasına karar verilmiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde, dosyanın mahkememizce resen belirlenecek bir otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 12/01/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı... Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak; 12/01/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ve hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu belirlenerek, belirlenecek hasarın onarım bedelinden, dava açılmadan önce davalı... Anonim Şirketi tarafından hasar onarım bedeline mahsuben davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye hasar onarım bedeli tazminatının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, otomotiv alanında uzman bilirkişi 06/05/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; hasar, onarım ve kazanın uyumlu olduğunu, davaya konu ... plakalı, 2014 model,... 0.9 TCE 90 benzinli marka aracın hasar onarım bedelinin, 12.01.2024 kaza tarihi itibarıyla 34.020,69-TL yedek parça, 15.500,00-TL işçilik olmak üzere toplam 34.020,69-TL+KDV, KDV dahil 59.424.83-TL olduğunu, (İskontosuz, Orijinal parça bedeli ile), davalı tarafın dava öncesinde yaptığı, 05/03/2024 tarihli 13.680,00-TL ödeme ve 29/02/2024 tarihli 5.449,18-TL ödeme olmak üzere toplam 19.129,18-TL ödemenin, tespit edilen 59.424,83-TL bedelden mahsup edilmesi/düşülmesi durumunda, (59.424,83-TL-19.129,18-TL) kalan bakiye bedelin 40.295,65-TL olacağını, davaya konu aracın rayiç değerinin kaza tarihinde, yaklaşık ortalama 550.000-TL olması nedeniyle, onarım bedeli ile araç rayiç değeri kıyaslandığında, onarımın ekonomik olacağı, pert-total işlemi uygulanmasına gerek olmadığı, 1.250,00-TL ekspertiz hizmet bedelinin yargılama gideri ve makul gider olarak sayılıp sayılmayacağı hususunun hukuki bir konu olması nedeniyle değerlendirilmesi ve taktirinin mahkememize bırakıldığını mütalaa etmiştir. Davalı vekilinin otomotiv alanında uzman bilirkişinin 26/05/2025 havale tarihli ek raporuna karşı itirazlarının, mahkememizce araç üzerinde keşif yapılmasına karar verilmediği, bilirkişinin dosya içeriğindeki evraklar üzerinden inceleme yapmak üzere görevlendirildiği, onarım işlemlerinde yer verilen kalemlere ilişkin piyasa araştırması yapılmak suretiyle raporun tanzim edildiği anlaşılmakla reddine, sair itirazların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olmaları sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 26/05/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00-TL olarak belirttikleri bakiye hasar tazminatı bedeli taleplerini 40.295,65-TL'ye arttırdıklarını, ayrıca 1.250,00-TL ekspertiz ücretinin de yargılama giderleri içinde kabul edilerek davalı yana yükletilmesini beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 29/03/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 05/03/2024 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, bu kapsamda sigorta şirketinin dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru kapsamında 05/03/2024 tarihinde davacı tarafa ödemede bulunmakla belirtilen tarih itibarıyla temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur. (2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır: a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir. c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir. Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ...'nın nüfus kayıt örneği, davalı... Anonim Şirketi nezdinde, ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 12/01/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak... T.C. Kimlik numaralı davacı... tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı aracın tramer kayıtları, dava konusu kazanın gerçekleştiği 12/01/2024 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plaka sayılı araçların trafik tescil ve ruhsat belgeleri, otomotiv alanında uzman bilirkişinin 06/05/2025 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 26/05/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın, 12/01/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ....ya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin tazmini amacıyla davacı vekili tarafından.... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı...nonim Şirketine yapılan başvuru neticesinde dava açılmadan önce onarım bedeline mahsuben ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye hasar onarım bedelinin kaza tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının... plakalı araç sürücüsü ....'ın park halinde bulunan... plakalı araca çarpması suretiyle, ... plakalı araç sürücüsü...'ın %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde vuku bulduğu, kaza sonucunda davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, oluşan hasarın onarım bedelinin 59.424,83-TL olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline mahsuben davacı tarafa 19.129,18-TL ödeme yapıldığı, bu kapsamda bakiye onarım bedelinin 40.295,65-TL olduğu, davacı vekilinin tarihli 26/05/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00-TL olarak belirttikleri bakiye hasar tazminatı bedelini 40.295,65-TL'ye arttırdıklarını, ayrıca 1.250,00-TL ekspertiz ücretinin de yargılama giderleri içinde kabul edilerek davalı yana yükletilmesini beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 29/03/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 05/03/2024 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, bu kapsamda sigorta şirketinin dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru kapsamında 05/03/2024 tarihinde davacı tarafa ödemede bulunmakla belirtilen tarih itibarıyla temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını dava ve ıslah dilekçeleri çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hükmün tashihi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesinde; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re'sen veya tarafların talepleri üzerinde düzeltilebileceği belirtilmiştir. Her ne kadar mahkememizin 18/09/2025 tarihli... Karar sayılı hükmünün 1 numaralı fıkrasında ''.....kısmi ödeme tarihi olan 05/03/2022 tarihinden,'' denilmek suretiyle faiz başlangıç tarihinin 05/03/2022 olduğuna yönelik olarak karar verilmiş ise de, temerrüt tarihinin 05/03/2024 tarihi olduğu, bahsi geçen hatanın basit, açık ve anlaşılabilir maddi bir hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 304. maddesi gereğince 18/09/2025 tarihli.... Karar sayılı hükmünün 1 numaralı fıkrasında yer alan ''.....kısmi ödeme tarihi olan 05/03/2022 tarihinden,'' ibaresinin ".....kısmi ödeme tarihi olan 05/03/2024 tarihinden," olarak tashihine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Hasarın onarım bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 40.295,65-TL maddi tazminatın, poliçe limiti olan 170.870,82-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve kısmi ödeme tarihi olan 05/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacı...'ya verilmesine, 2-Davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti talebinin REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.752,59-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 672,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.652,99‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat ile bakiye 1.652,99‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 85,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.250,00-TL ekspertiz ücreti, 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 672,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.866,20‬‬-TLyargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2025

Katip... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

TASHİH ŞERHİ

18/09/2025 tarihli... Karar sayılı hükmünün 1 numaralı fıkrasında yer alan ''.....kısmi ödeme tarihi olan 05/03/2022 tarihinden,'' ibaresinin ".....kısmi ödeme tarihi olan 05/03/2024 tarihinden," olarak TASHİHİNE karar verilmiştir.11/06/2024

Katip ... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/800, K. 2025/863, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-800-e-2025-863-k-7bf0e4c9d0db