İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/779 E. 2026/399 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/779
- Karar No
- 2026/399
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/779 Esas - 2026/399 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/779 KARAR NO : 2026/399
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 29/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı ile kurulan ticari ilişki sonucu davalının, davacı şirketin satış ve pazarlamasını yapmış olduğu boya ve benzeri ürünleri değişik tarihlerde satın aldığı; cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan borcunun ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine.... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı; davalının icra takibine yapmış olduğu yetkiye ve borca itiraz üzerine İcra Dairesince icra takibinin durdurulmasına karar verildiği; davacı şirketin ticari defter kayıtlarında ve belgelerde taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden kesilen faturaların ve davalının borcunun olduğunun sabit olduğu; davalı her ne kadar İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmişse de icra takibine konu alacağın satım akdinden kaynaklı para alacağı olduğu ve Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi ile HMK'nın 10. maddesi uyarınca alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer İcra Dairesi ve mahkemesinin yetkili olduğu; bu nedenle davalının İcra Dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın yersiz olduğu; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğu ve anlaşma sağlanamadığı; davalı borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi nedeniyle yüzde yirmi inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği beyan edilmiş olup; borçlunun .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline; davalının, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ....'a usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte; yargılama sürecinde davalı vekili tarafından sunulmuş bulunulan sair beyanları kapsamında özetle; davalı müvekkilinin davacı şirkete borcu olduğuna dair davacıya ait defter kayıtlarından başkaca bir delil bulunmamakta olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Esas Sayılı Dosyası Sureti. .... Başvuru Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Taraflar Arasındaki Ticari İlişkiye İstinaden Düzenlenen 87 Adet E-Arşiv Fatura. Davacı Şirkete Ait 2021, 2022, 2023 ve 2024 Yıllarına İlişkin Ticari Defter Kayıtları, Beratları ve Muavin Defter Dökümleri. .... 11/11/2024 Tarihli Cevabi Yazısı. .... Müdürlüğünden Celp Edilen Davalı....a Ait 2021, 2022 ve 2023 Yıllarına İlişkin Form Ba ve Form Bs Bildirimleri. S.M. Mali Müşavir .... Tarafından Düzenlenen 17/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı Raziye Ruh'a ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan; Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen ticari satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 18.142,01.-TL asıl alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından Mahkememize yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları hususunda Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, davalı ile aralarında mevcut bulunduğu iddia edilen ticari satım sözleşmesi doğrultusunda, kendilerine satılan mallardan kaynaklı ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ve davalı aleyhine, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından Mahkememize, yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmakla birlikte; yargılama sürecinde davalı vekili tarafından sunulmuş bulunulan sair sözlü/yazılı beyanları kapsamında özetle; davalının, davacı şirkete borcu olduğuna dair davacıya ait defter kayıtlarından başkaca bir delil bulunmamakta olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemesi : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. S.M. Mali Müşavir .....Tarafından Düzenlenen 17/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun onaylanmış ve tutulmuş olduğu; davalı tarafın ticari defter ve kayıtları dosya kapsamında bulunmadığından karşılaştırma yapılamadığı; davalı adına .... Dairesinden gelen Ba/Bs formlarının dökümü ile davacının ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında davalı yönünden 2021 dönemine ait 12 adet fatura karşılığında 17.956,57.-TL KDV hariç alış yapıldığının görüldüğü; 2022 dönemine ait 54 adet fatura karşılığında 120.564,80.-TL KDV hariç alış yapıldığının görüldüğü; 2023 döneminde işi bırakma/ticari faaliyete son verildiğinin görüldüğü; davacı yönünden 2021 dönemine ait 16 adet fatura karşılığında 24.054,75.-TL KDV dahil satış yapıldığının görüldüğü; 2022 dönemine ait 64 adet fatura karşılığında 165.607,76.-TL KDV dahil satış yapıldığının görüldüğü; 2023 dönemine ait 7 adet fatura karşılığında 38.914,50.-TL KDV dahil satış yapıldığının görüldüğü; mevzuat uyarınca elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dahil edilmemesi sebebiyle davacı firmanın e-arşiv fatura kullanması nedeniyle Temmuz 2021 dönemi dahil olmak üzere Ba/Bs formlarını boş verdiği, dolayısıyla davacı ile davalı Ba/Bs formlarının örtüşmediği ve tam karşılaştırılamadığı; taraflar arasında herhangi bir mal teslim belgesinin ve cari hesap anlaşmasının bulunmadığı; açık hesap şeklinde ticari ilişkinin devam ettiği ancak davacı şirket için yapılan incelemede onaylanmış herhangi bir mutabakat kaydının ve borç ikrarı ile ilgili belgenin bulunmadığı ve dava tarihi itibariyle davacının 18.142,01.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği hususları rapor edilmiştir. 17/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 23/06/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "bilirkişi raporunda her ne kadar mal teslim belgesinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmişse de bu görüşün kabul edilemez olduğu; müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturaların e-fatura olduğu ve davalının kayıtlarına intikal ettiğinin sabit olduğu; davalının BS/BA formlarında da müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun görülmekte olduğu" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 09/07/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "davalı müvekkilinin davacı şirkete borcu olduğuna dair davacıya ait defter kayıtlarından başkaca bir delil bulunmamakta olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Bilirkişi raporuna taraflarca sunulmuş olan itiraz beyanları detaylı bir şekilde incelendiğinde; davacı vekilinin, raporda her ne kadar mal teslim belgesinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmişse de düzenlenen faturaların e-fatura olduğu ve bizzat davalının Vergi Dairesine sunduğu Form Ba kayıtlarına intikal etmesi sebebiyle alacağın ispatlanmış olduğu yönündeki itirazının, "Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında faturanın alıcı tarafından Form Ba beyannamesi ile vergi dairesine mal alışı olarak bildirilmesinin faturaya konu malların usulüne uygun olarak teslim alındığına ve borcun varlığına dair kesin bir karine teşkil edeceği" kabul edildiğinden yerinde görülmüş; buna karşılık davalı vekilinin, müvekkilinin davacı şirkete borcu olduğuna dair davacıya ait defter kayıtlarından başkaca hukuken geçerli hiçbir delil bulunmadığı ve fatura muhteviyatının kendilerine teslim edilmediği yönündeki itirazının ise, "bilirkişi raporunun içeriğinde davanın çözümünde sadece davacı kayıtlarının incelenmesiyle yetinilmeyip bizzat davalı adına Yüreğir Vergi Dairesinden celp edilen resmi Form Ba evraklarının da detaylıca incelendiği ve bu resmi bildirimlerde davalının 2021 ile 2022 yıllarına ait uyuşmazlık konusu faturaları mal alışı olarak devlete beyan ettiğinin tartışmasız bir biçimde tespit edilmiş olması hususu dikkate alındığında", itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmış; tarafların itiraz beyanlarının hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir. ii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce, bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; raporda sunulan mali verilerin davanın ispatına elverişli sağlam bir zemin sunulduğu; rapor kapsamında belirtilen verilerin, dosya içerisinde yer alan Form Ba ve Form Bs dökümleri ile davacı şirket tarafından sunulan ticari defter kayıtları ve e-arşiv faturalarındaki verilerle uyumlu olduğu; uyuşmazlığın çözümünde etkili olan ticari defterler, faturalar, resmi vergi dairesi bildirimleri vb. tüm delillerin eksiksiz olarak irdelendiği ve raporun herhangi bir çelişki barındırmadığı anlaşılmakla; söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; uyuşmazlığın, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında toplanan deliller, ticari defterler, 87 adet e-arşiv fatura sureti, vergi dairesi kayıtları ve mali müşavir bilirkişi raporu bütünüyle değerlendirildiğinde; davacının ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 64. ve devamı maddelerine uygun olarak tutulduğu, davalının ise defterlerini incelemeye ibraz etmediği; bununla birlikte, uyuşmazlığın çözümünde en kritik delil olan ve ilgili vergi dairesinden celp olunan Form Ba/Bs dökümleri incelendiğinde; davacı tarafından düzenlenen e-arşiv faturalarının, bizzat davalı tarafından mal alışı olarak ilgili resmi kuruma beyan edildiği sübut bulmuştur. Faturaya konu emtianın teslim alındığına dair fiziki bir sevk irsaliyesi veya mal teslim belgesi üzerinde davalının imzası bulunmasa dahi; faturanın alıcı tarafından Form Ba ile vergi dairesine mal alışı olarak bildirilmiş olmasının, faturaya konu malların usulüne uygun olarak teslim alındığına ve borcun varlığına dair kesin bir karine teşkil etmesi ve borcun ödeme yoluyla sona erdiği hususunun davalı tarafından ispat edilememiş olması hususları birlikte dikkate alınarak; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bunun yanı sıra; İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu ve dava konusu alacağın hesaplanabilir (likit) bir alacak olduğu anlaşıldığından; davalının, dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yönelik yapılan itirazın iptaline, 18.142,01.-TL asıl alacak üzerinden takibin DEVAMINA, 2) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 3.628,40.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.239,28.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 811,68.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL peşin harç, 427,60.-TL başvurma harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 850,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.850,00.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 18.142,01.-TL üzerinden) takdir edilen 18.142,01.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 15/05/2026
..... ¸ ¸ Gerekçeli Karar