İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/742 E. 2025/74 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/742
- Karar No
- 2025/74
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/742 Esas KARAR NO : 2025/74 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 İzmir... Tüketici Mahkemesinin 10/07/2024 tarihli ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İzmir... Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25m2 küçük işyerinde kurulu tesisata ait elektrik bedelini yasal abone kaydı üzerinden her ay düzenli olarak ödediğini, kesin bir belge olmadığını sadece bir tutanak ile davalı tarafça davacı müvekkil hakkında 1.009,615 TL asıl olmak üzere kaçak elektrik kullanım cezası tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafça İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe başlanıldığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ile oluşturulan... soruşturma sayılı dosyasında borcun tespiti için alınan raporda 103.111,70 TL kaçak elektrik borcu olduğu tespit edildiğini, müvekkilin borcu ödediğini, davalı tarafça müvekkile hiçbir belgenin verilmediğini, müvekkilin sayaç okumasının yapıldığı tarihe kadar herhangi bir kaçak kullanımı söz konusu olmadığını, davalı tarafça yapılan kaçak enerji kullanımına ilişkin süre ve hesap yönteminin usulü uygun olmadığını bu nedenle borç miktarına (aslına-ceza faiz miktarları dahil olmak üzere) itirazını, borçlu olmadıklarının tespiti, icra dosyasının tahsilat cihetiyle her türlü işlemler yönünden yargılamanın sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili İzmir.. Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının dava dilekçesinde tahakkuk eden faturaya ilişkin tesisatın bulunduğu adreste 25 m2 bir dükkan işlettiği ve her ay düzenli bir şekilde faturasını ödediğini iddia ettiğini, iki dükkanı birleştirdiğini her iki dükkanda bulunan bir kısım elektrikli aletlerin kaçak enerji ile beslendiğinin tespit edildiğini,... nolu tesisatın bulunduğu adreste abonelik sözleşmesine aykırı olarak enerji sayaçtan geçmeden sıva altındaki branjman hattını yarıp harici 2 faz hat çekmek suretiyle, kaçak enerji ile elektrik tüketimi yaptığının müvekkil firma çalışanları tarafından 25/10/2023 tarihinde yerinde yapılan kontrollerle tespit edildiğini, tutanaklar ile kayıt altına alındığını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacının 08/06/2023 tarihinde "Döner, Ciğer, Kokoreç, Köfte Ve Kebapçıların Faaliyeti (Garson Servisi Sunanlar İle Self Servis Sunanlar Dahil; İmalatçıların Ve Al Götür Tesislerin Faaliyetleri İle Seyyar Olanlar Hariç)" faaliyetine başladığı, 24/11/2023 tarihinde işi terk ettiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 37. maddesi gereğince gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 173. ve 177. maddelerine istinaden 2023 takvim yılında "İşletme Hesabı Esasına" göre defter tuttuğu ve 2.sınıf tüccar olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu (2.sınıf tüccar) olduğu bildirilmiştir. Buna göre davacının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. İkinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davacının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmüştür. TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, davacının tacir olmadığı bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nederlerle: 1-Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/01/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza