İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/702 E. 2024/702 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/702
- Karar No
- 2024/702
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/702 Esas - 2026/601 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/702 Esas KARAR NO: 2026/601
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 YAZIM TARİH : 22/07/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin inşaat olmak üzere birçok yapım işi ile iştigal eden köklü ve kurumsal bir şirket olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki anlaşmaya istinaden müvekkili şirket tarafından takibe de konu edilen fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafından müvekkili şirkete bir ödeme gerçekleştirmediğinden davalı aleyhine .... Esas sayılı icra dosyası ile alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 03.05.2024 tarihli borca itiraz dilekçesi ile icra takibine ve fer'ilerine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, ... tarafından borca itirazın kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, Arabuluculuk sürecini anlaşamama ile sonuçlandığını, Müvekkili şirket tarafından davalı-borçlu şirket ile yaptıkları anlaşma gereği usul ve yasalara uygun olarak 28.02.2024 tarihli, 317.000,40 TL bedelli ve ... no'lu fatura düzenlendiğini, borçlunun, 317.000,40 TL müvekkile borçlandığını, Ancak edimin yerine getirilmesinin müvekkili şirket tarafından defaatle talep edilmesine rağmen, borçlu tarafından hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, bahse konu borca ilişkin olarak, .... E. sayılı dosyasıyla borçlu hakkında icra takibine başlanmak zorunda kalındığını, İlamsız ödeme emrinin, davalı tarafa tebliğ edilmesi üzerine, borçlu vekili, ....E. sayılı dosyasına sunduğunu, 03.05.2024 tarihli itiraz dilekçesinde; “Böyle bir borçları olmadığını” ileri sürerek haksız ve mesnetsiz olarak değerlendirdikleri takibin durdurulmasını talep ettiklerini, Davalı tarafın itiraz dilekçesinde her ne kadar icra takibine konu edildiği gibi bir borcu bulunmadığını iddia etmişse de dilekçe ekinde sunulan ve takip talebi ekinde de sunulan faturada davalının ödenmemiş borcu bulunduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde ve yine .... tarafların Form BA/BS'lerinin celbi halinde söz konusu faturanın karşılığının ödenmemiş olduğunu ve müvekkilinin takip tarihinde takibe konu miktar kadar alacağı olduğunun açıkça tespit edileceğini, tüm bu sebeplerle davalının dava konusu itirazında haksız olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, Yine borçlunun yapmış olduğu borca itirazda hiçbir sebep ileri sürmemesi de asıl maksadının yargılama süresini uzatmak ve bu borçtan kaçınmak olduğunu da açıkça ortaya koymakta olduğunu, Açıklanan ve re ’sen nazara alınacak sair nedenlerle; Fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile; Davanın kabulüne, itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, itiraz sonucunda davacı yanın itirazın kaldırılması davasını açmış bulunduğunu, Davacı yanın dilekçesinde Davalı ile aralarında Hizmet sözleşmesi olduğunu, davalının şantiye sahasında çalışma yaptığını, ayrıca çalışmaları gösterir fotoğraflarının ve tanıklarının olduğunu iddia ettiğini, Ancak müvekkili şirket ile davacı yan arasında hiçbir zaman ne sözlü nede yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu işi kendi alt taşeronuna ihale ettiğini, Davacı ile Alt taşeron arasındaki hizmet sözleşmesinden müvekkilin bilgisi dahi olmadığını Müvekkilinin taraflar arasında yapılan sözleşmeye dahil olmadığını, Davacı yanın alt taşerona iş yaptığını ve hizmetinin karşılığını almadığından sanki davacı ile davalı arasında bir hizmet sözleşmesi varmış gibi müvekkili şirkete fatura gönderdiğini, Alt taşeron ile davacı arasındaki iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü ve sorumlusunun müvekkili şirket olmasının mümkün olmadığını, İspat yükü ile ilgili genel kural Medeni Kanununun 6. Maddesinde yer aldığını, Bu hükme göre Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, İtirazın iptali davalarının yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğunu, İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait. (HMK. M.190) olduğunu, HMK nın 191 maddesinde ispat yükü kendisinde olmayan tarafın ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabileceğini bu durumda ispat yükünün yer değiştirmeyeceği belirtildiğini, açıklanan nedenlerle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine Davacı/alacaklının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile birlikte vekâlet ücretinin karşı tarafa karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... Esas sayılı dosyası, Tarafların ticari defter ve kayıtları, .... ve .... cevabi yazıları, Bilirkişi incelemesi. 08.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1- Davacının 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin E defter olduğu, defterlerin açılış ve kapanış berat onaylarının süresi içinde yapıldığı, Envanter Defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Söz konusu inceleme dönemine ilişkin davacının defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK 222.maddesi kapsamında ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
2- Davacı .... AŞ’nin 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davacının takip ve dava tarihi itibari ile davalıdan 217.000,40 TL Alacaklı olduğu, 3- Davacının Davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürdüğüne ilişkin olarak dava dosyası içeriğinde herhangi bir belgenin olmadığı, takip öncesinde işleyen faiz talebinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu teslim etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Dava, dava tarafları arasında mevcut ticari ilişki gereğince tanzim edildiği ve davalı tarafından ödenmediği iddia edilen faturanın konu edildiği .... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Künyesi yazılı takip dosyası uyap sisteminden dosya arasına alındığı, takip dosyası incelenmekle, Takibin 19.04.2024 tarihinde harçlandırılarak açıldığı, takip talebinde alacak açıklaması olarak FATURA 28/02/2024 (28.02.2024 TARİHLİ ... FATURA no lu 317.000,40 TL LİK Tİcari Fatura FATURA VE MÜVEKKİL ŞİRKET KAYIT VE DEFTERLERİ) 317.000,40 TL açıklamasının yazılı olduğu, takibe dayanak belge olarak takibe konu edilen fatura suretinin sunulduğu, borçlu tarafından yasal süresinde sunulan itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edilmekle işbu itiraz sebebiyle icra dairesince 03.05.2024 tarihinde tanzim edilen tensiple takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz evrakının alacaklıya tebliğine dair tebliğ mazbatasının takip dosyası arasında bulunmadığı, Bu halde 21.10.2024 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde olduğu, takip dosyasına ödenen 1.688,86-TL peşin harcın mahsubu ile davada harcın tamam olduğu, görüşme yapılarak tanzim edilen anlaşamamaya ilişkin 10.06.2024 tarihli arabululucuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulduğu görülmüş ve işin esasına girilmiştir. Faturaya konu işin iş makinesi kirası olduğu, davacı vekilince iş makinesinin operatörlü olarak kiraya verildiğinin beyan edilmesi karşısında ihtilafın hukuki değerlendirmesinin mahkememiz görevi dahilinde olduğu kabul edilmiştir. İhtilafın çözümü noktasında, takip dosyasın uyap sisteminden dosya arasına alınmış, dava taraflarının kayıtlı oldukları ... müzekkere yazılarak takip dosyasına konu edilen faturaya ilişkin ba-bs formları celp edilmiş, ticari defter ve kayıtlar hususunda bilirkişi incelemesine esas beyanda bulunulması için usulüne uygun ihtarat içerir süre verilmiş, davalının hukuki dinlenilme hakkının korunması amacı ile süre verilmesine ilişkin ara kararı içerir 10.02.2025 tarihli duruşma tutanağı davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafından ticari defter ve kayıtlara ilişkin beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Eksikliklerin ikmali ile dosya vergi idaresinden celp edilen kayıtlar ile davacının ticari defter ve kayıtları da incelenmek sureti ile rapor tanzimi için mali müşavir bilirkişiye teslim edilmekle sunulan 08.12.2025 tarihli raporda "davacının ticari deftelerinin e defter olduğu, defterlerin açılış ve kapanış berat onaylarının süresi içinde yapıldığı, davacı şirketin 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip ve dava tarihi itibariyle 217.000,40-TL alacaklı olduğu, davacının davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürdüğüne ilişkin dava dosyası içerisinde herhangi bir belgenin olmadığı, takibe konu edilen kdv hariç 264.167,00-TL bedelli faturanın her iki tarafça defterlere işlenerek ... beyan edildiği" yönünde tespitler yapıldığı görülmüştür. Her ne kadar raporun sonuç kısmında davacının takip ve dava tarihi itibariyle 217.000,40-TL alacaklı olduğu yazılı ise de rapor içeriğinden anlaşıldığı üzere sonuç kısmında maddi hata yapıldığı, davacının davalıdan 317.000,40-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça yasal süresinde sunulduğu tespit edilen cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olduğu görülmekle yemin delilinin hatırlatılması mahiyetinde davalı tarafa 15.05.2026 tarihli celse ara kararı oluşturulmuş ve ihtar yerine geçmek üzere davalı tarafa tebliğ edilmişse de yemin hususunda beyanda bulunulmadığı görülmekle ara karar gereği yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldıkları kabul edilmiştir. Davalı tarafından yasal süresinde sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinde her ne kadar faturaya konu iş sebebi ile taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığını beyan etmişse de, sözleşmeye konu işi taşeronuna ihale ettiğini beyan etmesi, davacı tarafından tanzim edilen faturayı ticari defterlerine işlemiş olması hususları nazara alındığında aralarında sözleşme ilişkisi bulunduğunu kabul etmek gerekmiştir. Dosya kapsamı nazara alınarak, davalı tarafından kabul edilen ve kayıtlara işlenen fatura sebebi ile davacıya borçlu bulunduğu, yapılan itirazın takibi geciktirmek kastı ile yapılmış olduğu, davacının takibe konu edildiği gibi davalıdan 317.000,40-TL alacaklı olduğu, ancak takip öncesi faiz istemini haklı kılacak, davalının temerrüdüne ilişkin delil tevsik edilmediği kanaati hasıl olmakla davanın kısmen kabulü ile davalının likit alacağa karşı ileri sürdüğü itiraz sebebi ile icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 317.000,40-TL asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibin aynı şartlarla devamına, Kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 63.400,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 21.654,30-TL harçtan, peşin alınan 4.079,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.574,84-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma, 4.079,46-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.507,06-TL harcın kabul ve red oranına göre takdir olunan 4.229,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın kendi üzerine bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 490,00-TL tebligat ve posta gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.490,00-TL yargılama giderinin kabul ve red miktarına göre takdir olunan 6.060,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın kendi üzerine bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 50.720,06-TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 20.772,21-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 3.378,60-TL'nin davalıdan tahsili, 221,40-TL'sini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. .... (E DURUŞMA)'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .... Hakim .... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.