İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/701 E. 2025/746 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/701
- Karar No
- 2025/746
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/701 Esas KARAR NO :2025/746
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/11/2024 KARAR TARİHİ:31/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı araç ile 12/04/2019 ile 05/09/2019 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, müvekkilinin işletme hakkına sahip olduğu köprü ve otoyollardan ihlalli geçişler gerçekleştirdiğini, alacaklarının tahsili için .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlattıklarını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin idare veya idarenin yerine bu kamu hizmetlerini işleten şirketle, kamu hizmetini kullanmasının akabinde; ... aracılığı ile ödemesi gereken bedeli ya geçiş esnasında yada yetersiz bakiye ikazının hemen akabinde ilgili tutarı otoyolu kullandığı süre boyunca yatırdığını, müvekkilinin bu hizmetleri sürekli kullandığı için ... hesabına yüklü miktarlar yatırdığını, yetersiz bakiye ikazıyla karşılaştığında hesabına hemen yükleme yaptığını, uzun yıllar köprü ve otoyolları kullanırken yetersiz bakiye ikazı ile uyarılan müvekkilinin uyarı ikazı olmayan bu yeni sistemi kullanırken kaçılmaz olarak hataya düştüğünü, ödeme yaptıkları düşüncesi ile bu kamu hizmetlerinden yararlandığını, Kamu hizmetleri ücretini zamanında ödediğini düşünen müvekkilinin sistem üzerinde fark ettiği kaçak geçişleri, öğrendiği tarihten itibaren 15 günlük ödeme süresi içerisinde iyi niyetli olarak ödemek istemiş fakat davalı tarafça kaçak geçiş ücreti adı altında hukuka aykırı olarak kesilen bedellerin ödenmesinin zorunlu olduğunu sadece geçiş ücretini ödemenin mümkün olmadığının müvekkiline belirtildiğini, müvekkiline herhangi bildirim yapılmadan cezaların kesildiği ve bu cezalara faiz işletildiğini, ancak, temerrüt şartı yerine getirilmediğinden faiz işletilemeyeceğinden bu yönden de davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davalının işleteni olduğu aracın davacının işlettiği otoyoldan geçiş ücretlerini ödemediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; davacının işletmekte olduğu otoyoldan davalıya ait ... plakalı aracı ile 12.04.2019 - 05.09.2019 tarihleri arasında yapmış olduğu ihlalli geçişlerin bedelini ödememesi sebebiyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asgari %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçlunun borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğu görülmekle esas girilmeden önce icra dairesinin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiş olup bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki dava da öncelikle bu itiraz incelenerek doğru bir şekilde karar verilmelidir. Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2004 tarih, ... sayılı ilamı da bu yöndedir. İlâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahındaki icra dairesidir. Diğer yandan ihlalli geçişin yapıldığı para cezasına konu eylemin gerçekleştirildiği yerdeki icra dairesi de özel olarak yetkilidir. İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyetteki ihlalli geçiş ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takiplerine yönelik açılan itirazın iptali davalarında yetkiye ilişkin uyuşmazlığa çözüm getiren Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23461 Esas, 2021/9283 Karar Sayılı, 29/11/2021 Tarihli BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİNİN KESİN NİTELİKTEKİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ KARARI 'nda "İlamsız icra takibi yalnız para alacakları için geçerli olacağından, uyuşmazlığın giderilmesi istemlerine konu davaların dayanağı icra takiplerinin de para alacağına ilişkin olduğunda kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davalarına konu alacak, işletmeci/hizmet sağlayıcı şirketler tarafından işletilen köprü, otoyol ve tünellerden geçiş yapan araç sahiplerinin yaptığı iddia edilen ihlalli geçişten kaynaklı para alacağıdır. Takip, davacı/alacaklının seçimine göre hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır. Alacaklı/işletici, yerleşim yeri olan icra dairesinde de takip yapabilecektir. (Dairenin 2021/18400 esas, 2021/5855 karar sayılı ve 30/09/2021 tarihli, 2021/18402 esas, 2021/5876 karar sayılı ve 30/09/2021 tarihli kararları da aynı yöndedir)" şeklindeki açıklama ile davacının yerleşim yerinde de icra takibine geçebileceği belirtilmiş olduğundan somut olayda davacı şirketin merkez adresinin yargı çevremiz içerisinde kaldığı görülmekle icra dairesinin yetkili olduğu, aynı gerekçe ile mahkememizin de kanaatine varılmakla davalının yetki itirazlarının reddine karar verilmiş, dosyanın esasına girilerek yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında davacı vekili tarafından mahkememize sunulan ihlalli geçiş görüntüleri uyarınca ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen aracın söz konusu geçiş tarihleri itibariyle tescil bilgileri, HGS/OGS bilgileri ...'den ve Karayolları Genel Müdürlüğünden celp edilmiş, davacı tarafından sunulan ihlalli geçiş listesi ve buna ilişkin görüntüler karşılaştırılmak sureti ile mükerrer talep olup olmadığı her bir geçiş bakımından ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya karayolları geçiş ücretleri konusunda uzman bilirkişiye be 1 icra hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdii edilmekle bilirkişi tarafından hazırlanan rapor dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından hazırlanılarak mahkememize sunulan raporda özetle; Davacı, davalının ... plaka sayılı araçları ile 2.361 adet ihlâlli geçiş yaptığını iddia etmiş ve bu geçişe ait geçiş bilgileri ile ihlâlli geçişlere ait geçiş görüntülerini dava dosyaya sunmuştur. Davacı tarafından, dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş listesi ile dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş görüntüleri bire bir kıyaslanarak 2.361 adet geçişe ait tüm geçiş görüntülerinin CD içerisinde dava dosyasına sunulduğu tespit edilmiştir. ... plaka sayılı 2012 model ...marka MİNİBÜS cinsi aracın 31.12.2018 tarihinden itibaren davalı ... adına kayıtlı olduğunu, Davaya konu ... plaka sayılı aracın ücret ödenmeksizin geçişler yaptıkları iddia edilen 12.04.2019 ile 05.09.2019 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. ... plaka sayılı araca ait 2.361 adetlik geçiş anında geçiş ücretlerini karşılayacak araç plakasına tanımlı OGS üyeliğinin olmadığı tespit edilmiştir. ... plaka sayılı araca ait 2.361 adetlik geçiş anında geçiş ücretlerini karşılayacak araç plakasına tanımlı ... numaralı HGS ürünü olduğu tespit edilmiştir. ... plaka sayılı araç plakasına tanımlı ... numaralı HGS otomatik ödeme talimatının olmadığı tespit edilmiştir. Önceki geçişler için tahsil edilmiştir, kaydı tespit edilmiş olup önceki geçişlerin dava konusu geçişler (mükerrer geçişler ve geçiş sonrası geçiş ücreti tahsil edilmiş geçişler) olmadığı tespit edilmiştir. ... plaka sayılı araca ait 2.361 adet geçiş için araç plakasına tanımlı ... numaralı HGS ürününün geçiş anında ilgili geçişlerin geçiş ücretlerini karşılayacak uygun bakiyesi olmadığı ve geçiş sonrası 15 gün içinde de hesap bakiyesinin uygun hale getirilmediği görülmektedir. Sonuç bölümünde bu geçişler “ihlâlli geçiş” olarak belirtilmiştir. ... plaka sayılı araca ait 2.361 adetlik “ihlâli” geçiş için: Geçiş ücret: 10.378,70 TL + İhlalli geçiş cezası (geçiş ücretinin 4 katı): 41.243,20 TL olmak üzere Genel Toplam: 51.557,15 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı otoyol işletmecisinin talep ettiği aşağıda detaylı hesaplaması yapılmış olan işlemiş faiz ve işlemiş faiz KDV tutarı eklendiğinde davacı otoyol işletmecisinin davalı taraftan talep edebileceği tutar: 51.557,15-TL geçiş ücreti, 27.359,14-TL işlemiş faiz ve 4.924,64-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 83.840,93-TL olduğu, Takibin açıldığı gün olan 11.12.2022 tarihi itibarıyla icra dosyasındaki borç miktarının 94.082,54-TL olduğu, 17.05.2023 Tarihinde yapılan 10.000,00-TL ödeme TBK.100.maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edildikten sonra bakiye 94.230,71-TL borç kaldığı, Dava tarihi itibarıyla icra dosyasındaki borç miktarının 130.769,00-TL.olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30. Maddesinin "Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlâli" başlığı altında yer alan ve dava tarihi itibari ile yürürlükte olan "(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (6) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, İşletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir. (7) Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşi fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez." şeklindeki düzenlemesi somut olaya uygulanması gereken mevzuattır. Yargılama esnasında ..., ... A.Ş.'ye yazılan müzekkereler ile dava konusu aracın HGS/OGS kayıtlarına ilişkin celp edilen belgeler, davacı şirketi nezdinde tutulan listeler ve görüntüler karşılaştırılmak sureti ile hazırlanan denetime elverişli rapor göz önüne alındığında Karayolları Trafik Kanununu hükümleri uyarınca davalının araçların işleteni konumunda olduğu, davalının usulüne uygun olarak ücretli yollardan geçiş ücretini ödeyeceği HGS/OGS gibi kartlarını taşıtta bulundurmasına rağmen geçişten sonraki yasal süreç içerisinde ödemelerini gerçekleştirmemiş olduğu, bakiyelerini uygun hale getirmediği, işbu hali ile davacının icra takibinde davalıdan takip tarihi itibari ile 51.557,15-TL geçiş ücreti, 27.359,14-TL işlemiş faiz ve 4.924,64-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 83.840,93-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup bu miktar üzerinden yapılmış olan kapak hesabında davalı tarafından takipten sonra yatırılmış olan 10.000,00 TL'nin ödeme tarihi itibari ile borcun ferilerini karşılayıp karşılamadığı, asıl alacaktan düşülmesi gereken miktar olup olmadığına yönelik olarak yapılan hesaplama uyarınca ödeme tarihi itibariyle TBK.100.maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edildikten sonra bakiye 94.230,71-TL borç kaldığı, görülmüş olup bu kapsamda dava değerinin takip çıktısı üzerinden olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Nitekim davacı vekiline talep sonuçlarını açıklamak için verilen süre kapsamında "İtirazın iptaline konu .... İcra Müdürlüğü ... esaslı icra dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz borcun tamamına ilişkin olup (borca itiraz talebi ektedir) , dava dilekçemizin netice-i talep kısmında ilgili icra dosyasına yapılan itirazın tamamının iptalini istemekle irademizin icra dosyasına yapılan itirazın 84.221,65TL üzerinden iptaline ilişkin olduğu ortaya koyulmuştur. " şeklinde beyanda bulunarak eksik harcın yatırılmış olduğu görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarih ve 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı "... Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının eldeki işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu, dosyaya celp edilmiş olan tüm deliller ve sunulan beyan dilekçeleri uyarınca davacının davasının 51.557,15-TL geçiş ücreti, 27.359,14-TL işlemiş faiz ve 4.924,64-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 83.840,93-TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 51.557,15 TL'nin %20'si oranında olan 10.311,43 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 51.557,15-TL geçiş ücreti, 27.359,14-TL işlemiş faiz ve 4.924,64-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 83.840,93-TL üzerinden kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, -Davalının icra takibinden sonra ancak işbu davadan önce yapmış olduğu 17/05/2023 tarihli ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında TBKm.100 hükmü uyarınca mahsubuna 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 51.557,15 TL'nin %20'si oranında olan 10.311,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 5.727,17-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 846,42-TL, tamamlama harcı olarak alınan 170,78-TL harcın toplamı olan 1.017,20 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.709,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken başlangıçta peşin olarak yatırılmış olan 846,42-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 170,78-TL harcın toplamı olan 1.017,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 575,90-TL ( başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 290,00-TL, bilirkişi ücreti: 11.000,00-TL olmak üzere toplam: 12.712,32-TL yargılama giderinin %99,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 12.648,76-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 380,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL'nin %99,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 3.104,40-TL'sinin davalıdan alınarak, 15,60TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır