İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/676 E. 2026/210 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/676
Karar No
2026/210
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2026/210

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/01/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Antalya ... Tüketici Mahkemesi'nin ... tarih ve .../... E, .../... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... dan araç satın aldığını, satın aldıktan sonra araçta değişik problemler meydana geldiğini, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle davaya konu ... plakalı ... marka ... ... adı olan ... model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, buna karar verilmemesi halinde ücretsiz onarım seçimlik hakkının kabulü ile belirsiz alacak niteliğinde olmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...-TL onarım bedelinin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından süresinde süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, dava dilekçesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, garanti süresinin dolduğunu, eksik harcın tamamlatılmasının gerektiğini, davacının terditli talebinin bulunmadığını, gerekli yasal koşulların oluşmadığını, bu nedenlerle davacı tarafın tüm iddia ve talepleri ile haksız ve ve hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesini ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin aracın satışını gerçekleştiren bayi olduğunu, aracın üretimi ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle dava görevsiz mahkemede ikame edildiğinden öncelikle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı ile; Davacı tarafından davaya konu araç ... tarihinde saat: ...'da Adliye binası önüne getirildiğinde naip hakim ... ... tarafından keşif icrasına, bir otomotiv mühendisi, bir makine mühendisi ve bir hukukçu bilirkişinin re'sen seçilmesine karar verilmiş olup, Mahkememizce bilirkişi heyetince düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporu özetle: "SONUÇ: Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; 1- Davaya konu olan ... plakalı, ... model, ... marka,...- ... tipindeki otomobilin yapılan incelemesinde, sol ve sağ ön göğüs kısımlarındaki deri bölümlerinde dikiş noktalarından ayrılarak öne doğru deformasyon olduğu, derinin bütünlüğünün bozulmadığı, dikiş kısımlarındaki atmalardan kaynaklı zamanla güneş ışığı ve soğuk havalarda genleşme ve büzüşme etkisi nedeniyle form bozukluğu olduğu, bu durumun oluşmasında kullanıcı hatası olmadığı ve fabrikasyon imalat hatası olduğu, araçtakı bu ayıbın araç satın alınıp kullanılırken ki zaman sürecinde ortaya çıktığı, bu sebeple satın alım esnasında tespitinin mümkün olmadığı bu sebeple ayıplı olduğu ve ayıbın türünün gizli ayıp olduğu, 2-Araçtaki ayıbın ön göğüs değişikliği yapılarak giderilmesinin mümkün olduğu; aracın ... ve çevresinde yetkili servis olan ... ... (...) den şase numarası ile yapılan sorgulamada rapor tarihi itibariyle ön göğüs ve işçilik bedelinin KDV dahil ... TL. Olduğu, 3-Söz konusu araçtaki ön göğüs değişiminin yetkili serviste orijinal parça ile yapılması halinde değer kaybının olmayacağı, 4-Araçtaki ön göğüsün değiştirilmesi halinde, ön göğüs torpido bölümünün ana gövdeden ayrılma ihtimalinin oluşup oluşamayacağının tespitinin veya değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, sonuçta imalat esnasında bazı seri üretim parçalarında sorunlar olabileceği, ancak bu hatalı üretimin tüm ürünlerinde olacağı anlamına gelmeyeceği, ancak o ürünün kullanımı esnasında tespitinin mümkün olabileceği, 5-Dava konusu aracın motorlu araç piyasasındaki dönemsel dalgalanmalar da dikkate alınmak suretiyle marka, model, kilometre, teknik özellikler, hasar geçmişi v.b emsal özellikleri dikkate alındığında güncel piyasa rayicinin ... TL olarak değerlendirildiği, söz konusu aracın mevcut ayıbının giderilmesinin mümkün olduğu ve yedek parça ve işçilik bedelinin de rapor tarihi itibariyle KDV dahil ... TL olduğu, aracın onarım bedelinin, araç değerinin (... TL. / ... TL.) %8,5'ine karşılık geldiği, 6- Ayıbın mahiyeti, değer kaybının olmaması, aracın değeri ve onarım bedeli arasındaki oran dikkate alındığında hakkaniyet gereği onarım bedelinin mi yoksa misli ile değişim seçeneğinin mi uygun olacağı hususunda nihai takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olacağı, "husunda görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı ile; Dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile; tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor tanzimi istenmesine, ayrıca araçtaki hasar ve tamirat bedellerinin ve yine araç değerinin raporun düzenlendiği tarihe göre değil dava tarihindeki piyasa rayici esas alınarak belirlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, Mahkememizce bilirkişi heyetince düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporu özetle: ... Plakalı Otomobilin Kasko değer oranlarına göre Dava Tarihi (...) İtibariyle 2. El Piyasa değeri: A= ... plakalı otomobilin ... ... kasko değeri : ... TL. B= ... plakalı otomobilin dava tarihi (...) kasko değeri : ... TL. C= ... plakalı otomobilin ... ... tarihi 2. El piyasa değeri : ... TL. Kasko değer oranlarına göre dava tarihi değeri: (...)*... = (.../...)*... = (... TL.) ... TL. Bu hesaplamaya göre ... plakalı otomobilin, dava tarihi (...) itibariyle 2. El piyasa değerinin ... TL. civarında olduğu," hususunda görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Davacı vekilinin ... tarihli dava değeri artırım dilekçesi özetle: "1-Her ne kadar dava dilekçesi ile davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, buna karar verilmemesi halinde, terdiden, ücretsiz onarım bedelinin tazmini talep edilmişse de, davaya konu ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik terditli talebimizden vazgeçiyoruz. Dava dilekçesi ile terdiden talep olunan ücretsiz onarım bedelinin davalılardan tazminini talep etmekteyiz. 2-Bilirkişi raporu ile aracın dava tarihi itibariyle onarım bedelinin ... TL olduğu yönünde tespitte bulunulmuştur. Dava dilekçesi ile talep olunan onarım bedelinin tazmini talebini, bilirkişi raporu doğrultusunda, bedel arttırım yoluyla arttırıyoruz. Buna göre müvekkil davacının, ayıplı araç satımı nedeniyle ücretsiz onarım bedeli aralığında ... TL'nin, ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı tanığı ... ...'ın ... tarihli beyanında:" Ben ... A.Ş de servis müdürü olarak çalışmaktayım, davaya konu aracın satın alımından itibaren 2 yıl garanti süresi vardır, davacı bize başvurduğunda garanti süresi dolmuştu, aracın ön göğüs bölümünün kaplamasında deri kabarma şikayeti vardı, zaten orijinal deridir, biz kullanıcı hatası olabileceğini de düşündük, değiştirmeyi teklif ettik, maliyet bilgisi verildi, iskonto sağlandı ancak kendisi aracı tamir ettirmek istemedi, onarımdan vazgeçti dediğim gibi ücreti mukabili onaracaktık ancak kabul etmedi, dava açmayı tercih etti, kendisi garantiden değiştirilmesini talep etti, ücret vermek istemedi, ancak başvuru tarihi itibariyle garanti süresi dolduğu için ücret istedik, o da bu davayı açtı," demiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, davalı ... A.Ş tarafındar ithal edilen, davalı ... A.Ş tarafından ... tarihinde davacıya satılan ... marka aracın ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişimi, buna karar verilmemesi halinde terdiden onadırım bedelinin tazminine ilişkindir. Her iki davalı cevap dilekçesinde zaman aşımı savunmasında bulunmuştur. Davalı ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak davaya konu aracın satış tarihinden bu yana servis kayıtları ve iş emirleri temin edilerek dosya içerisine alınmıştır. Araç üzerinde bilirkişi heyeti ile yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor, araç ruhsat ve fatura bilgileri, servis kayıtları ve iş emirleri, tanık beyanı ile tüm dosya mündericatının tetkikinden; aracın ... tarihinde satın alınmasından sonra ilk servis kaydının ... tarihinde aracın ön göğüs kısmındaki deri atması ve ... bakımı için açıldığı, bakımın yapıldığı, deri atması için işlem yapılmadığı, ... tarihinde ... km de tekrar servise geldiği deri kısmında kalkmalar var, tespit ve onarım için müşteri istek formu oluşturulduğu, servis tarafından fiyat verildiği, işlemin yapılmadığı, ... tarihinde ve ... tarihinde aynı şikayetlerle gelindiği, garanti süresi geçtiği için davalı ... ... tarafından ücreti mukabili onarım teklifinin davacı tarafından kabul edilmediği anlaşılmıştır. Taraflara aracın garanti belgesini sunmaları için süre verilmiş, davacı vekili garanti belgesine uluşamadıklarını, ancak müvekkilinin garanti süresini 2 yıl olarak hatırladığını beyan etmiş, davalı ... vekili Araç Teslim Formu örneğini, davalı ... ... vekili Araç Teslim Formu ile ... Garanti Kılavuzunu dosyaya sunmuş, tetkikinden; aracın garanti süresinin 2 yıl olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/5982 Esas, 2015/15327 Karar sayılı ilamı). Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir. TBK'nın 231. maddesine göre; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşına uğrar. Bu kapsamda; aracın ... tarihinde satın alındığı, davanın satış tarihinden 3 yılı aşkın süre geçtikten sonra açıldığı, ilk ayıp şikayetinin de aracın satışından yaklaşık 2,5 yıl sonra yapıldığı, bu halde dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiği ve garanti süresinin de dolduğu sabittir. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zaman aşımından yararlanamaz. Yine Ticari satışlarda da satıcı alıcıyı aldatmışsa bu zamanaşımından yararlanamaz. (19.HD.12.2.2008, E. 2007/11897 K. 2008/1114 sayaılı emsal kararı). Yasalardaki bu hükümlere göre, ağır kusuru, hilesi, kandırması nedeniyle iki yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamayacak olan satıcıya hangi zamanaşımı süresi uygulanacağı, hile durumunda satıcıya karşı açılacak davalarda zamanaşımının ne olacağı yasalarda açıklanmamış ve bu boşluk öğretide yapılan yorumlarla doldurularak BK m.125’deki (TBK m.146’daki) on yıl olacağı sonucuna varılmıştır. Ancak somut uyuşmazlıkta davalı satıcının ağır kusuru veya hilesi iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre davalıların zaman aşımı savunması yerinde görülerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, 6- Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı ... A.Ş ile Davalı ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 10/03/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/676, K. 2026/210, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-676-e-2026-210-k-3f826cb7c4e6