İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/648 E. 2026/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/648
- Karar No
- 2026/665
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/648 Esas KARAR NO : 2026/665 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026
I.İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki mevcut olup davacı şirketin söz konusu ticari ilişkide üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmesine rağmen davalı tarafından ödenmesi gereken borcun ödenmediğini, bunun sonucunda, davalı borçlu şirketin davacı şirkete ekte sunulan ve satış faturalarını gösteren cari hesap ekstresine göre toplam ... TL borcu bulunduğunu, davalı şirkete yapılan tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan icra takibine, borçlu şirket tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olup takibin haksız itiraz sonucunda durduğunu, davalı borçlu yanın, davacı şirkete borçlu olduğunu bilmekte, yapılan görüşmelerde de bunu kabul ettiğini, bununla birlikte, davalı borçlu şirket tarafından davacı şirket adına haksız ve kötü niyetli olarak ... tarih, ... nolu KDV dahil ... -TL bedelli bir adet temel fatura tanzim ettiğini, işbu faturanın davacı şirkete ulaşması üzerine, davacı şirket tarafından anılı faturaya ilk olarak ... tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı itiraz portalı üzerinden itiraz işlemi gerçekleştirildiğini, ... tarihinde ise taraflarınca İzmir ... . Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, görüldüğü üzere, davacı şirketten hiçbir alacağı bulunmamasına, hatta borçlu olmasına rağmen davalı şirket tarafından haksız şekilde düzenlenen temel faturaya, yasal süresi içerisinde GİB üzerinden ve ihtarname keşide etmek suretiyle itirazların yapıldığını, fatura içeriğinin hiçbir şekilde kabul edilmediğinin bildirildiğini, davalı şirketin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin tüm faiz ve ferileri ile devamına, davalı hakkında alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğunu iddia ettiğini, ancak davacının ileri sürdüğü borç rakamının ... tarihli cari ekstre bakiyesi olduğunu, bu tarihten sonra taraflar mutabık olunmakla birlikte, davalı tarafın ... tarihinde arabulucuya başvurduğunu, sonrasında da davanın açıldığını, davacının ... ile ... tarihleri arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı işlemlerini cari ekstresinde göstermediğini, söz konusu tarihler arasında davacı lehine olan kayıtların cari ekstrede gösterilmemesinin davacının kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, ilgili kayıtların gösterilmesi halinde davalının borçlu olmadığının sabit olduğunu, davacı taraf alacaklı görünmek için bu yola başvurduğunu, usulsüz kayıt ve beyanlarıyla haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, ... tarihinde davalı tarafından ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı fiyat farkı içerikli fatura kesildiğini, bu fatura davacının cari hesap ekstresinde gösterilmediğini, ayrıca ... tarihinde davalı tarafından ... TL ... hesabından davacı tarafın ... Bankası hesabına havale yapıldığını, bu ödemenin ... vadeli ... seri nolu .müşteri çekine İstinaden yapıldığını, karşılığı ödenen bu çekin iade edilmemiş ve çek yasal yükümlülük tutarı olan ... TL de Bankadan tahsil edilmiş olmasına rağmen mükerrer olarak taraflarından da alındığını, bu nedenle çek ile ilgili keşideci aleyhine icra takibi yapılamadığını ve hak kaybına uğranıldığını, davalının borcunu ödemekten imtina ettiğini, icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini ileri süren davacının kendisinin kötü niyetli hareket ettiğini ve arabulucuya başvuru öncesinde davalıca yapılan ödemeyi cari ekstresinde göstermemekle birlikte dava dilekçesini verdiği tarih olan ... tarihi itibariyle de cari ekstresinde güncel durumunu sakladığını, ayrıca davalının iyi niyetli hareket ettiğini fiilen de göstermiş olup davacı ile dava sürecinde olmasına rağmen borcu karşılığında vermiş olduğu ticari ilişkilerden kaynaklanan müşteri çeklerinin keşideciler tarafından ödenmemesi ve karşılıksız kalmasını müteakip davacı tarafı mağdur etmemiş, 3. kişilerin karşılıksız çeklerinin bedellerini ödemeye devam ettiğini, ... tarihinde ... TL — .... tarihinde ... TL daha ödeme yapmış olup, ödeme dekontlarının da ekte sunulduğunu, davalıya gönderilen İzmir ... .Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtara, Antalya ... .Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye numarası ile cevap verildiğini, buna göre davalı cevabında: Söz konusu itiraza konu olan faturanın taraflarca üzerinde anlaşılmış bir “fiyat farkı” faturası olduğu, mal ticaretine konu olmadığı ve gönderilen İzmir ... .Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname içeriğini kabul etmediklerini , fatura ve borca ilişkin yasal yollara başvuru haklarının saklı olduğunun iletildiğini, davalının davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, delillerin incelenmesi neticesinde haklılıklarının sabit olacağını, özellikle tarafların ticari defter ve kayıtlarının, muhasebe kayıt ve belgelerinin incelenmesi sonucunda karşı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun görüleceğini, işbu sebeplerle davanın reddini, % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası, Alınan ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporu, Alınan ... tarihli mali müşavir bilirkişi ek raporu, IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ Dava cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davaya konu tarihli Antalya Genel İcra dairesinin ... /... esas numaralı dosya alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, İcra takibindeki alacak talebinin ... -TL olduğu, işlemiş faiz talebi olmadığı, takibe yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, arabuluculuk aşamasında bir anlaşma sağlanamaması üzerine itirazın iptali davası açıldığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, defterler ibraz edilmiş, mali müşavirce inceletilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmüne amirdir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satması karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının ... takip tarihine tarihine değin ... -TL alacaklı olduğu, davalının ise ... tarihli ... -TL fiyat farkı faturası kapsamında davacıdan bakiye alacağı olduğunun kayıtlandığı, tarafların defter kayıtlarındaki farklılığın ... tarihli ... -TL fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, davalının fiyat farkı kesilmesine esas vakıa ve ticari dayanakları sunamadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide fiyat farkı faturası düzenlenmesi şeklinde ticari teamül olup olmadığı yönünde yapılan bilirkişi incelemesinde de bu yönde yerleşik bir faturalaşma olmadığı, cari hesap ilişkisinin devamında davalı tarafından düzenlenip davacı ticari defterlerine kaydedilen ... tarihli ... -TL bedelli fiyat farkı faturası bulunmasının fiyat farkı faturası düzenlenmesi şeklinde ticari teamülün varlığını kanıtlamayacağı, ... tarihli ... -TL fiyat farkı faturasının hangi farktan kaynaklandığının açıklanamaması ve davacı tarafından bu faturasının iadesinin haklı oluşu nazara alınarak, davacının ticari defter ve belgeler itibarı ile davalıdan ... -TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, davanın kabulüne karar verilmiştir. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/08/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır