İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/642 E. 2026/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/642
- Karar No
- 2026/122
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/642 Esas KARAR NO : 2026/122
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından, ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri üzerine itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, davacı şirketin davalı şirketten davacı şirketin fabrikasının tüm elektrik aksamları ile ilgili 2023 Temmuz ayında hizmet aldıklarını, bu hizmete istinaden 18/07/2023 tarihinde 75.000 TL havale, 31/07/2023 tarihinde 20.000 TL havale, 02/08/2023 tarihinde 10.000 TL havale ve 25/08/2023 tarihinde 97.000 TL çek olmak üzere toplam 202.000 TL ödeme yapıldığını, fakat söz konusu hizmetin ayıplı ve eksik yerine getirildiğini, davalıyı defaten yapılan işin eksik ve hatalı olduğunu uyarılmasına rağmen davalının işbu duruma cevaz vermediğini, fabrikada ana kompakt şalter ve makine kondaktöründe ile ilgili ufak çaplı yangın çıktığını, davacının derhal dava dışı 3. şahıs firmaya (... Tic. Ltd.Şti.) tamirat yaptırdığını, bu tamirat ile ilgili 7.433,74 TL ödeme yapıldığını, akabinde yine fabrikada elektrik tesisatı ile ilgili yine dava dışı 3. Şahıs bir şirkete 27/12/2023 tarihinde durum tespiti yaptırıldığını, bu tespitte işbu dilekçe ekinde bulunan eksiklikler tespit edildiğini, söz konusu eksiklikler için davacı dava dışı 3. şahıs firmadan (.... Elektrik ve Su Tesisat Malzemeleri) fatura içeriğinde bulunan malzemeler satın alınıp gerekli tamiratlar yaptırdığını, bu iş için 48.000,00-TL ödemenin davacı tarafından yapıldığını, davalının eksik ve hatalı iş yaptığını ve söz konusu eksikliklerin ve hataların giderilmesi için toplam 55.433,74 TL harcandığını, işbu bedelin davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, eksik ve ayıplı işten kaynaklanan zarar ve alacağın tahsili istemi başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun ... olduğu, 244.000,00-TL yapılmayan iş bedelinin tahsili istemi ile icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmeye istinaden davacının zarar ve alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; ''...1. Davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 2. Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, 3. Davacının davalıya 202.000,00TL ödeme yapmış olmasına mukabil, davalının (dosyaya sunulu bs formları da incelenmek suretiyle davacı adına yalnızca) 100.000,00TL fatura düzenlemiş olduğu nazara alındığında davacının 03.01.2024 takip tarihi itibariyle davacının 102.000,00TL davalıdan asıl alacağı olduğu, 4. Ancak davacı takip alacaklısı dava dilekçesinde 55.433,74TL talep etmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi gereği, takibe 55.433,74 asıl alacak yönünden devam olunabileceği, 5. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 03.01.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının yıllık %44,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı taraf, davalı taraftan aldığı hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu ve bu nedenle dava dışı firmalara iş yaptırmak durumunda kaldığını iddia etmektedir. Buna göre; davacı taraf, davalıdan almış olduğu hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu ve bu nedenle katlanmak zorunda kaldığı giderleri ispat etmekle mükelleftir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirketten almış olduğu hizmetin eksik ve ayıplı olması nedeni ile dava dışı firmaya yapmak zorunda kaldığı 55.433,74-TL'lik ödeme yönünden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali istemi ile işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. İşbu davada davacı tarafın davalıdan aldığı hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup, dosya kapsamında davacının bu iddiasını destekleyecek mahiyette bir delil bulunmamaktadır. Davacı vekiline; davalı tarafından düzenlenen faturayı ve faturanın tebliğine ilişkin belgeleri ile davalı tarafa ayıplı hizmetin bildirimine ilişkin kayıtları sunması için verilen kesin süre içerisinde kayıtlar sunulmamış, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olması ve davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline başvurmuş olması nedeni ile ayıp iddiasına yönelik tanıklarını bildirmek için verilen kesin sürede de davacı tarafça tanık listesi sunulmamıştır. Mahkememizce yapılan defter incelemesine yönelik bilirkişi incelemesinde davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olacağı değerlendirilmiş ise de, davacı tarafa ait defter ve kayıtlarda davalı tarafça düzenlenen faturaların iade edildiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı tarafça düzenlenmiş bir adet .... numaralı ve 100.000,00-TL bedelli faturanın yer aldığı ve bu faturanın davalı tarafın BS bildirimlerinde yer aldığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan incelemede, davacının eksik ve ayıplı ifa iddiasını ispatlayacak mahiyette bir delil sunamadığı, davalının eksik ve ayıplı ifası nedeni ile zarara uğradığını ispat edemediği, davacının açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İspatlanamayan davanın REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan 8.102,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza