İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/666 E. 2026/199 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/666
- Karar No
- 2026/199
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/666 Esas - 2026/199 T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/666 KARAR NO : 2026/199
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2024 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin TMSF yönetimindeki ... Holding bünyesinde faaliyet gösteren, sünger üretimi yapan ve ürettiği bu ürünleri ulusal ve uluslararası alanda satış ve pazarlaması ile iştigal eden bir işletme olduğunu, taraflar arasındaki ticari anlaşmaya göre davalıya ihraç kayıtlı faturalara istinaden mallar satıldığını, davalı tarafından ürün bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/35342 esas sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, tarafların ticari defterleri ve mutabakatlar incelendiğinde ödeme emrinde belirtilen borcun ortaya çıkacağını, toplam borcun 67.279,92 USD'lik kısmının ödenmeyen ürün bedeli 77.877,98 TL'sinin ise ihraç kayıtlı satışın gerçekleşmemesi nedeniyle KDV alacağı olduğunu belirterek, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/35342 esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının başlattığı icra takibinde alacağın cari hesaptan kaynaklı alacak olarak belirtildiğini, davalının davacıya cari hesaptan kaynaklanan bir borcu olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılından bugüne kadar devam ettiğini, davacının faturasını keserek teslim ettiği tüm ürün bedellerinin ödendiğini, taraflar arasındaki ihtilafın davalının yaptığı ödemelerin hesaba katılmamasından kaynaklandığını düşündüklerini, ödeme dekontlarını dosyaya sunduklarını belirterek davanın reddine, davacının haksız ve mesnetsiz başlattığı takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Mimarsinan Vergi Dairesi'ne. Bankası, Bankası, Bankası ve Bankası ve bankalarına, SGK'ya, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap olduğu görüldü. Mahkememizce davacı tarafın 2019-2024 yıllarına ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı iddiası, davalı savunması, tarafların ticari defterleri incelenerek, elektronik defter ibraz edilmesi halinde ibraz edilen e-defterlerin GİB sisteminden doğruluğu da sorgulanarak, defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, takibe konu cari hesap alacağı kapsamında davacının alacağı olup olmadığı, ödeme kaydı bulunup bulunmadığı, davalı tarafından iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, davalı tarafın faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edip etmediği, dava dilekçesi ekindeki mutabakatta incelenerek gerekçeli dayanaklı rapor alınmak üzere dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 03/07/2025 tarihli Mali Müşavir Bilirkişi raporundan özetle; Mutabakat mektubunun dikkate alınmaması USD Cinsinden Alacak davacı taraf takip talebinde davalıdan 67.279,92 USD alacak talep etmiş ve bu tutarı taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesaba (açık hesap) dayandırmıştır. Tarafımızca davacının davalıya düzenlenen USD faturaları incelenmiş ve davacının davalıya 892.556,41 USD fatura düzenlediği ve bu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalar yönünden taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri ve dosyaya sunulan ödeme belgeleri incelendiğinde davalının davacıya döviz cinsi faturalara karşılık 955.276,49 USD ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davacının davalıya düzenlediği ve tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan 892.556,41 USD fatura bedelinden 955.276,49 TL ödeme tutarı mahsup edildiğinde davacının davalıdan alacağı kalmamakta; aksine davalıya 62.720,08 USD borcu hesaplanmaktadır. Türk Lirası Cinsinden Alacak davacının Türk lirası cinsinden alacağı incelendiğinde davalıdan 01.05.2023 tarihli FSI2023...251 numaralı ve 77.877,98 TL bedelli fatura alacağı bulunmaktadır, ancak davalının davacıdan 62.720,08 USD alacağı olduğu için bu tutarı da söndürmektedir. Mutabakat mektubunun dikkate alınması USD Cinsinden Alacak davacı taraf dosya kapsamına taraflar arasında 30.11.2022 tarihi itibariyle mutabakat yapıldığı ileri sürülerek mutabakat mektubunu sunmuştur. Söz konusu mutabakat mektubunun tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalanıp imzalanmadığı bilinmemektedir. Mutabakat mektubunun tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalandığı kabul edilirse, mutabakat tarihinden sonraki fatura ve ödemeler ile mutabakat tutarının hesaplamada dikkate alınması gerekir. Yaptığımız incelemeye göre; mutabakat tarihinden sonra düzenlenen faturalar toplamı 53.202,95 USD olarak hesaplanmıştır. Davalının mutabakattan sonraki ödemesi ise 30.000 USD olarak tespit edilmiştir. Buna göre davacının mutabakattan sonraki işlemler dikkate alınacak olursa davacı davalıdan (44.076,97 USD * 53.202,95 USD - 30.000 USD =) 67.279,92 USD alacaklı olmaktadır. Türk Lirası Cinsinden Alacak Mutabakat tarihinden sonra düzenlenen 01.05.2023 tarihli FSI2023...251 numaralı ve 77.877,98 TL bedelli fatura da tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup bu fatura bedeli kadar da davacı alacaklı olmaktadır. Davacıda kayıtlı olmayan ödeme; Raporumuz içinde belirttiğimiz davalı tarafça yapılan ve davacıda kayıtlı olmayan 16.12.2019 tarihli 50.000 USD, 29.01.2020 tarihli 30.000 USD ve 20.04.2020 tarihli 50.000 USD ödemeler; davacı tarafça davalının grup şirketi olduğu belirtilen ... Factory ve Koubad Co şirketinin borçlarından düşülmüştür. Şöyle ki: 16.12.2019 tarihindeki 50.000 USD ödemenin 31.784 USD'si Koubad Co şirketinin borcundan; 18.208 USD'si Andac Factory şirketinin borcundan düşülmüştür. Söz konusu şirketlerin hesap ekstreleri raporumuz ekindedir. 29.01.2020 tarihli 30.000 USD ödeme, davacı tarafça Andac Factory şirketinin borcundan masraf kesintisi sonrası 29.992 USD olarak düşülmüştür. 20.04.2020 tarihli 50.000 USD ödeme, davacı tarafça Andac Factory şirketinin borcundan masraf kesintisi sonrası 49.992 USD olarak düşülmüştür. Mahkemece bu ödemelerin davalı talimatı ile diğer dava dışı şirket borçlarından düşüldüğü kanaatine varılması durumunda davacı davalıdan 892.556,41 USD fatura - (955.276,49 USD toplam ödeme - 130.000 USD Diğer şti Borcuna Mahsup) 67.279,92 USD ve 77.877,98 TL alacaklı olacağı yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce davacı tarafa yemin metnini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davacı tarafça yemin metninin ibraz edildiği görülmekle davalı şirket yetkilisi Tamer ...'ın hazır olduğu görülmüştür. Davalı şirket yetkilisi Tamer ...; HMK'nun 233. maddesine göre; " Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/35342 E sayılı takip dosyasına konu alacağa ilişkin taraflar arasında 30.11.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 44.076,97 USD alacaklı olduğuna ilişkin mutabakatname bulunmadığına, davalı şirket çalışanı olan Merve Akoğlu Ünlütabak'a davalı şirket adına mutabakatname imzalama konusunda yetki verilmediğine, dosyaya sunulan muvafakatnameye onay verilmediğine, ... Factory ve Koubad Co isimli şirketlerin davacı şirkete borçlarının davalı şirketin cari hesabından veya ödemelerinden mahsup edilmesi hususunda talimat ve onayın bulunmadığına, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/35342 E. sayılı takip nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin olarak yemininin alınacağı belirtilerek" yeminini eda ettiği, devamla: Davaya ve takibe konu edilen alacağa ilişkin herhangi bir borcumuz yoktur, davacı tarafça dosyaya fotokopisi sunulan mutabakatname şirket yetkilisi tarafından imzalanmış bir belge değildir, şirket çalışanımız Merve Ünlütabak'a şirket tarafından mutabakatname imzalama yetkisi verilmemiştir, şirketimizin yapmış olduğu ödemeler veya carisinden ... Factory ve Koubad Co isimli şirketlerin davacı şirkete olan borcundan mahsubuna ilişkin herhangi bir talimatımız veya onayımız bulunmamaktadır, beyanlarımın doğru olduğuna namusun şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum, şeklinde yemini eda ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK.da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika"olarak tanımlanmıştır. TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'. 27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir....." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir Somut olayda davacı taraf, taraflar arasındaki ticari anlaşmaya göre davalıya ihraç kayıtlı faturalara istinaden mallar satıldığını, davalı tarafından ürün bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/35342 E sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, tarafların ticari defterleri ve mutabakatlar incelendiğinde ödeme emrinde belirtilen borcun ortaya çıkacağını, toplam borcun 67.279,92 USD'lik kısmının ödenmeyen ürün bedeli 77.877,98 TL'sinin ise ihraç kayıtlı satışın gerçekleşmemesi nedeniyle KDV alacağı olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise, davacının başlattığı icra takibinde alacağın cari hesaptan kaynaklı alacak olarak belirtildiğini, davalının davacıya cari hesaptan kaynaklanan bir borcu olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılından bugüne kadar devam ettiğini, davacının faturasını keserek teslim ettiği tüm ürün bedellerinin ödendiğini, taraflar arasındaki ihtilafın davalının yaptığı ödemelerin hesaba katılmamasından kaynaklandığını düşündüklerini, ödeme dekontlarını dosyaya sunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/35342 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmıştır. Söz konusu takipte davalıdan 2.211.490,97 TL (67.279,92 USD karşılığı) ve 77.877,98 TL = 2.289.368,95 TL talepte bulunulmuştur. Mahkememizce dosyaya sunulan belgeler, ticari defterler bilirkişi marifetiyle inceletilmiş olup buna göre; davacının davalıya 2 adet Türk lirası cinsinden fatura düzenlediği ve bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan 23.12.2022 tarihli FSK...1275 numaralı 14.870,97 TL tutarlı fatura davalı tarafça 23.01.2023 tarihinde Yapı Kredi Bankası hesabından ödenmiş. olup bahse konu ödeme de tarafların ticari defterlerinde kayıtlıdır.( Davalı tarafça ödemesi yapılan 14.870,97 TL bedelli bu fatura ve ödeme tutarı sonuca etkili olmadığı için aşağıdaki hesaplamaların dışında tutulmuştur.) Davacının davalıya Türk lirası cinsinden düzenlediği bir diğer fatura 01.05.2023 tarihli FSI2023...251 numaralı ve 77.877,98 TL bedelli olup davacı takip talebinde bu fatura bedelini talep etmektedir. Davacı taraf bahse konu faturanın ihraç kayıtlı satışın ihracatının gerçekleşmesinden kaynaklanan KDV alacağı olduğunu belirtmektedir. Davacının takip ve dava konusu yaptığı bu fatura tarafların ticari defterlerine kayıtlıdır. Bu faturalara yönelik davalının bir ödemesi bulunmamaktadır. Davacının davalıya düzenlemiş olduğu USD cinsinden faturalar toplamı 892.556,41 USD olup bu faturaların tamamı tarafların ticari defterlerinde kayıtlıdır. Taraf defterleri faturalar yönünden birbirini teyit etmektedir. Davalının davacıya 955.276,49 USD ödeme yaptığı bu ödemeler içinde yer alan ve 16.12.2019 tarihindeki 50.000 USD ödeme, 29.01.2020 tarihli 30.000 USD ödeme ve 20.04.2020 tarihli 50.000 USD ödeme davacıda kayıtlı değildir. Ancak söz konusu ödemelere ilişkin banka dekontları mevcuttur. Davacının davalıya düzenlediği faturalar ile davalı ödemesi karşılaştırıldığında davacının davalıdan USD cinsinden alacağı kalmamakta; aksine fazla tahsilattan kaynaklanan (892.556,41 USD fatura - 955.276,49 USDödeme =) 62.720,08 USD borcu hesaplanmaktadır. Davacının davalıdan Türk lirası cinsinden olan alacakları incelendiğinde 01.05.2023 tarihli FSI2023...251 numaralı ve 77.877,98 TL bedelli faturadan alacağı bulunduğu ancak davalının davacıdan 62.720,08 USD alacaklı olduğu için bu alacağın da söndürülmüş olacağı açıktır. Hemen burada açıklanması gereken bir diğer husus mutabakat meselesidir; davacı tarafça dosyaya sunulan mutabakat mektubu incelendiğinde 30.11.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 44.076,97 USD alacaklı olduğunun belirtildiği görülmektedir. Ancak mutabakattaki imza davalı tarafça kabul edilmemektedir. Her ne kadar davacı vekiline mutabakat mektubu aslını dosyaya sunmak üzere süre verilmiş ise de sözkonusu belgenin mail ortamında düzenlendiği dolayısıyla belge aslının bulunmadığı bu itibarla imza incelenmesi yapılmasının mümkün olmadığı görülmektedir. Davacı tarafça mutabakat mektubu belgesinin davalı şirket çalışanı olan Merve Akoğlu Ünlütabak'ın şirket uzantılı mail hesabı olan [EPOSTA] adresine gönderildiği belirtilmekte olup Merve Akoğlu Ünlütabak SGK kayıtlarına göre davalı şirket çalışanı ise de ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre Merve Akoğlu Ünlütabak'ın davalı şirket yetkilisi olmadığı, davalı şirket tarafından adı geçen kişiye böyle bir yetki verilmediğinin belirtilmesi nedeniyle mutabakat mektubuna itibar edilmemiştir. Bu durumda davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı gözetilerek yemin hakkı hatırlatılmış olup davacı yemin deliline dayanmıştır. Her ne kadar davacı vekilince yemin metni sunulmuş ise de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/920 E. 2018/10852 K. Sayılı emsal ilamı dikkate alınarak davacı tarafça sunulan yemin metninden yararlanılarak yemin sorusu mahkememizce hazırlanmış olup davalıya HMK'nun 233. maddesine göre; " Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/35342 E sayılı takip dosyasına konu alacağa ilişkin taraflar arasında 30.11.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 44.076,97 USD alacaklı olduğuna ilişkin mutabakatname bulunmadığına, davalı şirket çalışanı olan Merve Akoğlu Ünlütabak'a davalı şirket adına mutabakatname imzalama konusunda yetki verilmediğine, dosyaya sunulan muvafakatnameye onay verilmediğine, ... Factory ve Koubad Co isimli şirketlerin davacı şirkete borçlarının davalı şirketin cari hesabından veya ödemelerinden mahsup edilmesi hususunda talimat ve onayın bulunmadığına, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/35342 E. sayılı takip nedeniyle borçlu olunmadığına" yönelik yemin yöneltilmiş olup davalı şirket yetkilisinin yemini usulüne uygun olarak ifa ettiği gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ayrıca yasal şartlar mevcut olmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN REDDİNE, Yasal şartlar mevcut olmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 27.649,86-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 27.222,26-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 15,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1.Maddesi uyarınca 338.511,65-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/02/2026
Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır