İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/692 E. 2026/159 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/692
Karar No
2026/159
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/692 Esas KARAR NO : 2026/159

DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılar arasında, ... adresindeki işletmesinde Franchıse Alan, Franchıse Veren'in " ..." tabelası ve markası altında yine Franchıse Veren'den aldığı tatlı ve diğer ürünleri bu sözleşme hükümleri çerçevesinde satmak üzere FRANCHISE SÖZLEŞMESİ düzenlendiğini, davalıların taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine uymadıklarını, davalıların sözleşmeye aykırı durumlarının kendilerine bildirildiğini ancak eksikliklerin giderilmediğini, sözleşmeye aykırılığın devam ettiğini, bu aykırılıkların halk sağlığına verdikleri zarara, aylık 3500 müşteri kaybına, markanın ticari değer ve itibar kaybına neden olduğunu, davalıların imzaladıkları sözleşmenin en önemli maddelerine uymadıklarını, davacının fesih bildiriminin hukuka uygun ve haklı olduğunu, bu sebeplerle müvekkili tarafından taraflar arasında imzalanan Franchıse Sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca cezai şart alacağının tahsili amacı ile ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin İran uyruklu olup neredeyse hiç Türkçe bilmediğini, Türkçe olarak hazırlanmış bir metin içeriğini okuyup anlayabilecek yorumlayabilecek bir yeterliliğinin katiyen bulunmadığını, davalı müvekkilinin yeterince Türkçe bilmemesinden ve Türkçe dilini okuyamamasından faydalanarak işbu davaya dayanak kılınan sözleşmenin hükümlerine davalı müvekkili tarafından uyulmadığı hususunda dava dilekçesinde yer alan iddiaların her biri ise haksız, gerçeğe aykırı ve somut delilden yoksun olduğunu, bu nedenle itirazın iptali davasının reddine ve haksız ve kötü niyetli takip yapan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Franchise sözleşmesinin davalı ..., diğer davalı ... ve davacı ... tarafından imzalandığını, Davalının müvekkilinin ilk defa franchise sözleşmesi imzaladığını, Tacir olmadığından ticari işlere hakim olmadığını ve bu sebeple franchise sözleşmesinin ... ile imzalanması gerekirken müvekkili ... ile imzalanması konusunda yanılgıya düşürüldüğünü, Müvekkilinin ortağı olduğu şirket adına işlem yaptığını düşünerek sözleşmeyi imzaladığını, zaten ticari işletmenin de ... ve davacı tarafından işletildiğini, Bu sebepten ötürü asıl sözleşmenin kanuna, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olduğundan hükümsüz olduğunu, davacının banka hesap hareketleri incelendiğinde tüm para transferlerinin ... İthalat İhracat Limited şirketi ile yapıldığının görüleceğini, her ne kadar sözleşmenin davalıların yanılgıya düşürülerek kendi adlarına imza edilmiş ise de aslında sözleşmenin diğer tarafının ... isimli şirket olduğunun aşikar olduğunu, davacının dilekçesinde; fesih bildirimini davalılara mail yoluyla yaptığını belirttiğini, sözleşmenin diğer tarafının ... İthalat İhracat Limited Şirketi olduğunu kabul edersek mail yoluyla yapılan fesih bildiriminin hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, davacının bizzat denetim yapmasını da kabul etmemekle birlikte raporun diğer tarafça da imzalanması yahut imza karşılığında tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, zorunlu unsur olan imza hususuna uyulmadığından dolayı denetim raporunun da hükümsüz olduğunu, bu nedenlerle; usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20' sinden aşağı olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, ... 2. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, franchise sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının davalılardan cezai şart talep edip edemeyeceği ve miktarı hususlarındadır. ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine franchise sözleşmesinden kaynaklanan 100.000,00 TL cezai şart alacağının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Tanıklar dinlendikten sonra mahkememizin 16/12/2025 tarihli ara kararı ile,"... Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelemenin 20/01/2026 günü saat 14:05'de mahkememiz kaleminde yapılmasına, bilirkişi olarak mali müşavir, ticaret mevzuatından kaynaklı hesaplama uzmanı bilirkişi ve sektör bilirkişisi-gıda mühendisi bilirkişilerin seçilmelerine, taraf vekillerine inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının ihtarına, taraflara tebligat çıkatrılmasına, çıkartılacak tebligata "inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının ihtar edilmesinin" şerh düşülmesine, bilirkişilerden ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, franchise sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının davalılardan cezai şart talep edip edemeyeceği ve miktarı hususlarında rapor düzenlemesinin istenmesine, her bir bilirkişiye ayrı ayrı 7.000,00-TL olmak üzere toplam 21.000,00-TL ücret takdirine, iki haftalık kesin süre içerisinde masraf yatırılmadığı taktirde bilirkişi incelemesinden vazgeçileceğinin ve dosyanın mevcut delil durumuna göre değerlendirileceğinin davacı vekiline ihtarına (davacı vekiline iş bu ara kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına)..." karar verildiği ara kararın davacı vekiline 21/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmüştür. Bilirkişi incelemesi yapılmadan uyuşmazlığın ve talep edilen miktarların tespiti mümkün olmadığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcının peşin yatırılan 1.207,75 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan bakiye 475,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacının ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/692, K. 2026/159, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-692-e-2026-159-k-3215d6e16d06