İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/787 E. 2026/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/787
Karar No
2026/154
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/787 Esas KARAR NO: 2026/154 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/11/2024 KARAR TARİHİ: 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- adına kayıtlı ----tarihinde saat gece 01:00 sularında, ------- istikametine doğru yasal hız sınırları içerisinde seyir halindeyken önüne aniden köpek çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin olayın şokunu atlatır atlamaz yola devam ederek iki dakikalık yol mesafesindeki ----- kadar gidebilmiş, tutanak tutmuş ve hemen --- yetkili servisini aradığını, işbu kazadan sonra çekici yardımıyla --- servisine giden araç için gerekli tüm parçalar ---------servisinden satın alınarak onarımı gerçekleştiğini, işbu onarım bedelinin; tampon ızgarası, sensör yuvası, park sensörü, tampon braketi, ön tampon, ön panjur , tampon alt ızgarası, radyatör, ilave soğutucu ,klima kondansatör, ön panel,braket , manşon , manşon ,sabitleme pimi, kauçuk burç,kauçuk burç uç, klima borusu , klima alt borusu, klima üst borusu , kapama eleman ,tampon kablo hattı,kapak ,hava klavuzu , tespit bandı , klima gazı , sol ön davlumbaz ,kürek bakaliti sol, tampon alt muhafaza , kurtarıcı değişimleri ve işçilik bedeli ile -------olduğunu, müvekkilinin işbu bedelin tamamını ödediğini, hal böyle iken müvekkili davalı şirketçe meydana getirilen haksız fiil ile kendisinin ödemek zorunda kaldığı işbu zararın tazmini için huzurdaki davayı ikameti ikame ettiğini,------- olmak üzere iki ayrı görevli şirket yönetiminde olduğunu, haksız fiil neticesinde olan kazadan doğan maddi zarardan, kazanın -----etabında meydana gelmesi sebebiyle -----sorumlu olacağını, davanın kabulü ile ------ maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat bedelinin haksız fiil tarihi olan --- tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazımız bulunmaktadır. huzurdaki davanın husumet itirazımız kapsamında usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu vakıa ise davacı tarafından dosyaya ibraz edilen tutanaklarda belirtildiği üzere -------- iki dakikalık mesafe uzaklıkta... ” gerçekleştiğini, bahsi geçen alan müvekkil şirketin işletiminde bulunan otoyol güzergahında olmadığını, diğer bir anlatımla söz konusu kaza müvekkil şirketin işletmekte olduğu otoyolda gerçekleşmediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkil şirkete yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, doktrinde davada tarafların taraf sıfatına sahip olmaması durumunda dava konusunun esası hakkında inceleme yapılarak karar verilemeyeceği, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin açıklamalar şu şekilde olduğunu, bu halde müvekkil ------ huzurdaki dava kapsamında muhatap olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, bahsi geçen alanda çalışma yürüten tüzel kişinin başka bir kuruluş olması sebebiyle husumet itirazımızın bulunduğunu, -------yazılacak müzekkere ile de iddia edilen kazanın meydana geldiği otoyolun işletmesinden hangi kuruluşun sorumlu olduğu açıkça ortaya çıkacağını, işbu kazanın hiçbir şekilde sorumluluk sahasında meydana geldiğini kabul etmemekle birlikte müvekkil şirket tarafından işletilmekte olan otoyolda müvekkil şirket gerekli tüm önlemleri almakta, üzerine düşen yükümlülükleri titizlikle yerine getirdiğini, nitekim davacı zararını ve müvekkil şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmekte, otoyolun işletmesini azami dikkat ve özeni göstererek yürüttüğünü, bu kapsamda yol çevresi dayanıklı ve mukavemetli çitlerle çevrilmiş olup otoyol gerek 7 gün 24 saat esası ile çalışan devriye ekipleri gerek kameralar aracılığı ile düzenli olarak izlenmediğini, bahsi geçen önlemler kapsamında herhangi bir sorun tespit edilmesi halinde ilgili devriye ekiplerince derhal müdahale edilmediğini, kaldı ki davacı tarafından müvekkil şirketin kusuruna ilişkin somut açıklamalar yapılmadığını, hangi yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirtilmemiş, bu konuda soyut ve hukuki dayanaktan yoksun ifadeler kullanılmakla yetinildiğini, nitekim hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesinde de açıkça “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” denilmiş olup ispat yükü zarar görenin üzerinde bırakıldığını, buna rağmen davacı müvekkil şirketin kusurlu olduğunu gösterir somut bir delil ortaya koyamadığını, kaldı ki kimi durumlarda yükümlülükler tam ve eksiksiz olarak yerine getirilse dahi zararın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, dolayısıyla söz konusu vakıanın meydana geldiği otoyolda hayvanların toprağı kazmak suretiyle çitleri aşarak otoyola çıkmaları, şehir içinden toplanılan başı boş köpeklerin otoyol kenarlarına bırakılmaları gibi durumlarda, ani kazaların meydana gelmesi kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirket tarafından bu gibi durumlara hızlı müdahale edebilmek için otoyol çevresindeki hayvanlar toplanarak barınaklara götürülmekte, kameralar vasıtası ile otoyola yaklaşan canlıların tespit edilmesi halinde devriye ekipleri tarafından müdahale edilmediğini, söz konusu kazanın müvekkil şirketin kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını iddia etmek açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, işbu kazanın hiçbir şekilde sorumluluk sahalarında meydana geldiğini kabul etmemekle birlikte yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davacının iddia ettiği zarar ile müvekkil şirketin faaliyeti arasında nedensellik bağı kurulamadığını, işbu kazanın hiçbir şekilde sorumluluk sahalarında meydana geldiğini kabul etmemekle birlikte davaya konu aracın kaza tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, zararın tazminat talebine konu olması için, zararın talep edilen karşı tarafın eyleminden doğması gerektiğini, dolayısıyla hasar kalemlerinin söz konusu olay neticesinde meydana geldiğinin de ispatı gerektiğini, bu olguda ispat yükünün “HMK Madde 190: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” uyarınca karşı tarafa ait olduğunu, ayrıca bu olgunun ispatında yaklaşık ispat değil tam ispat koşulu aranmadığını, bu olayda ise karşı tarafın hasarının kaza tarihinden önce mevcut olup olmadığının bilinmediğini, davacı taraf tazminat talebinde bulunulabilmesi için araçta daha önce kaza meydana gelmemiş olması, bir başka ifadeyle aracın hali hazırda hasara uğramamış olması gerekmediğini, davacı tarafın iddiasına göre kaza öncesine kadar kazaya konu araç üzerinde herhangi bir hasar bulunmadığını, davacılar tarafından davaya konu aracın evvel tarihli hasar kaydına ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından iddia olunan hasarın kaza tarihinden daha önce veya sonra gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmediğini, dolayısıyla söz konusu aracın kaza öncesi hasarsız olup olmadığı bilinmediği ve ispat edilmediği gibi dava konusu tazminat talebi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, huzurdaki dava bakımından müvekkili şirketin tazminat ile yükümlü olduğu yönündeki iddialar haksız ve dayanaktan yoksun olmakla birlikte, davacı tarafın taleplerine konu kalemler haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, usule ilişkin itirazları uyarınca davanın usulden reddine,Aksi takdirde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, davalının işlettiği otoyolda davacının aracının önüne köpek çıkması sonucu gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;Davalının husumet itirazının davalı şirketin işletmesini yaptığı -------- arasında meydana geldiğinden yerinde olmadığı, Mahkememizce yazılan müzekkereler ve dosya kapsamı itibariyle davaya konu kazaya ilişkin kamera kaydının bulunmadığı, ------- yazılan müzekkereye yanıt verildiği, belirtilen kaza ve sonrasına ilişkin kaza sebebi ile servis kaydının olmadığının bildirildiği, davacı vekilinin onarım yapan ustanın dinlenmesine dair talepte bulunduğu, davacı vekilinin tanık dinletme isteminin tanığın bizzat olaya ilişkin görgüsünün olmaması nedeni ile ve tanık ile ispat edilebilecek nitelikte olmaması nedeni ile reddine karar verildiği, davacı vekiline varsa tanıklarını bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarına karar verildiği ve ihtaratın yapıldığı, olaya ilişkin görgüsü olan tanık sunulmadığı, davacı taraf dava konusu hasarın davalının işlettiği otoyolda belirtilen şekilde gerçekleştiği hususunu ispatlayamamıştır. Belirtilen sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 4.360,71-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 3.628,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.13/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/787, K. 2026/154, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-787-e-2026-154-k-c6ee56a35a9b