İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/896 E. 2026/191 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/896
Karar No
2026/191
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/896 Esas KARAR NO:2026/191 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/12/2024 KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında gıda tedarikine ilişkin iş ilişkisi mevcut olup, Müvekkili gıda maddeleri tedarikçisi olduğundan davalı tarafa gıda maddeleri satışı yapmış, Bu iş ilişkisinden dolayı davalıya ürün tedarik edildikçe fatura kesilmiş ancak davalı faturaların bir kısmını ödememiş olduğunu, Davalı adına kesilen faturalar tahsil edilemeyince davalı aleyhinde ilk olarak -------dosyası ile takip başlatılmış ancak bu takibe davalı ödeme emrine borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz etmiş, İtiraz edilen icra takibi, ödeme yapılmayan faturaların yer aldığı cari alacağa ilişkin olup ödenen ve ödenmeyen meblağlar müvekkil şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtlarında mevcut olduğunu, Ayrıca teslim edilen her faturanın sevk irsaliyesi bulunmakta olup faturalarda yer alan tüm mallar davalıya teslim edilmiş, Bu aşamada davalının faturalara da itirazı olmamış, Müvekkilinin alacağının varlığı ve ulaştığı meblağ müvekkilin ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle de anlaşılacağını, m-üvekkili şirket satışı yapılan mallara ilişkin faturaları ve sevk irsaliyelerini davalıya göndermiş, TTK m.1530 "(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır, Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda " fıkrası gereğince mal ve hizmet tedarikinde faturanın borçluya gönderilmesinden itibaren 30 günlük süre sonunda borçlu mütemerrit olur ve faiz bu tarihten itibaren işlemeye başlar. “ şeklindeki yasal düzenleme gereğince icra takibinden önce işletilen faizin de yasalara uygun olduğunu, Müvekkilinin alacağı likit olmakla davalının borca ilişkin itirazı yasal dayanaktan yoksun ve Müvekkilinin alacağı muaccel olup davalı borçlunun mütemerrit olduğunu İşbu dava öncesi dava şartı arabuluculuk süreci yürütülmüş ancak taraflar arasında anlaşma olmamış olduğunu ileri sürerek, ------ sayılı dosyaya yapılan itirazın ilişkin yapılan itirazın ----yönünden TTK m.1530 hükmünce fatura tarihinden 30 gün sonrasından faizi hesap edilerek iptaline ve takibin devamına, Haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz eden davalı taraf aleyhine alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını, Dava açılırken de dava dilekçesi ile birlikte sadece iki sayfa cari hesap ekstresi sunulmuş olup hukuki delil olarak dava dilekçesinde faturalar gösterilmemiş, Yani davacı fatura deliline dayanmamış ve takip talebinde de faturaya dayalı olarak icra takibi yapmamış olup, Bu nedenle sonradan sunulan faturaların delil olarak dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, Davacı tarafından sunulan faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş, müvekkili şirkete faturanın tebliğ edildiğini ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, Somut olayda davacı tarafından ----- tarihli dilekçe ile sonradan sunulan faturalar “e-Fatura” olarak düzenlenmiş olup ayrıca e-posta üzerinden ya da kağıt çıktı alınarak alıcısına iletilmesi gerekmekte olduğunu, Ancak sunulan faturalarda yer alan mail adresi -------- müvekkiline ait olmayıp, ayrıca faturalarda teslim tarihi bulunmadığından, faturaların şirkete teslim edilmemiş ve geçersiz olduğunu, Davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir fatura tebliğ edilmemiş, Kaldı ki müvekkili şirketin davacı ile iş bu fatura öncesinde veya sonrasında ticari ilişkisi mevcut olmayıp, ayrıca davacı şirket ile herhangi bir yazılı ya da sözlü bir anlaşması da bulunmamakta olduğunu, Faturanın TTK m.21’deki madde hükümleri doğurabilmesi için muhatap tarafından alınmış olması ve bu hususun da belgelendirilmesi gerekip, TTK m.21/f.2’deki ifade ‘‘aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde’’ şeklinde ve bu ifadenin anlamı sekiz günlük itiraz süresinin faturanın karşı tarafın eline geçtiği tarihten itibaren başlayacağı olduğunu, Faturanın alıcıya nasıl gönderileceği TTK’da düzenlenmemiş olup uyuşmazlık halinde faturanın gönderilmiş olduğunu bunu iddia eden kişi ispatlamalı, Faturanın karşı tarafa gönderildiğinin ispat edilememesi veya hiç gönderilmemiş olması durumunda bu belge ancak düzenleyen açısından bir belge niteliğinde olacağını, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen fatura ticari defterlere işlenemeyeceği gibi içeriğine vakıf olunamayan faturaya da itiraz edilememiş olduğunu, Müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen mallar teslim edilmemiş olup, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, Faturalarda belirtilen mallar müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçilmiş, nitekim bu aşamaya kadar imzalı irsaliyelerin de dosyaya sunulmamış olduğunu, Davacı taraf, müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşmesel ilişkiyi, malın teslim edildiğini veya hizmetin görüldüğünü ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunması halinde temel borç ilişkisinin ispatı bu sözleşmeyle mümkün olacak, faturaya itiraz edilmemiş olsa dahi, fatura tek başına taraflar arasında daha önce müştereken kararlaştırılmış sözleşmenin şartlarını değiştiremeyeceğinden uyuşmazlığın çözümünde esas alınacak olan taraflar arasındaki yazılı sözleşme olup, taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmamakta olduğunu, Somut olayda takip tarihinden önceki dönem için işlemiş faiz talep edilmiş ancak müvekkili şirket temerrüde düşürülmemiş olup, bu sebeple davacının faiz talebinin reddi gerekmekte olduğunu savunarak, Fazlaya dayalı hak ve itirazları saklı kalmak kaydıyla; Davanın reddine, Temerrüdün oluşmaması nedeniyle faiz talebinin reddine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Takibin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.----sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Davacı Şirketin, 38.912,23 ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında; Davalı Şirketin Sayın Mahkemece kararlaştırılan Gün ve Saatte Ticari Defter ve Kayıtlarını ve/veya başkaca bir bilgi/belge ibrazında bulunmayarak, Davacı Şirketin Usul ve yasaya uygun tutulmuş Ticari Defterlerinde mevcut bulunan 38.912,23 TL Alacak Bakiye mevcudiyetinin aksini ispat edemediği,Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip Talebindeki gibi ----- ASIL ALACAĞI bulunduğu" yönünde beyanda bulunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): ------ Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 38.912,23 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Davacı tarafta dava açılırken icra takibinde talep etmiş olduğu faize ilişkin talepte bulunmadığından faize ilişkin karar verilmemiştir. Davacı taraf dava dilekçesi ile TTK m.1530 hükmünce fatura tarihinden 30 gün sonrasından faiz talep etmiş ise de, alacağın cari alacaktan kaynaklanması sebebiyle TTK m.1530 hükmünce faiz hükümleri uygulanamayacağından davacı lehine avans faizine hükmedilmiştir. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 38.912,23 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Asıl alacak olan 38.912,23 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 2.658,09 TL harçtan peşin alınan 451,04 TL harcın mahsubu ile 2.207,05 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 451,04 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 5.076,00 TL olmak üzere toplam 6.564,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 38.912,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.24/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/896, K. 2026/191, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-896-e-2026-191-k-c46d0e83007d