İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/778 E. 2026/109 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/778
Karar No
2026/109
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/778 Esas KARAR NO : 2026/109 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, tekstil yıkama işiyle iştigal olduğunu, sektörün önde gelen ve bilinen firmalarından olduğunu, davalı firmanın ise tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı firma arasındaki anlaşma gereğince müvekkili firmanın, davalı firmadan gelen tekstil ürünlerini yıkaması konusunda anlaşıldığını, davalı taraf ile müvekkili arasındaki yıkama ilişkisi kapsamında belirtilen ürünlerin tamamı müvekkili şirket tarafından davalı şirkete tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen bütün sorumlulukları tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ancak, davalı taraf üzerine düşen hiçbir sorumluluğu yerine getirmediği gibi müvekkili şirketin yıkama işinden dolayı doğan alacağını da müvekkiline göndermediğini, işbu tekstil ürünlerinin yıkama hizmetine ilişkin olarak müvekkili tarafından fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafla işbu fatura alacağının ödenmesine ilişkin olarak yapılan tüm yazılı ve görüşmeler neticesinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bundan mütevellit davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile işbu fatura alacağına istinaden ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın söz konusu takibe yine kötüniyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin alacağı fatura alacağından kaynaklandığından ve fatura alacağı da İİK anlamında likit bir alacak olması sebebi ile likit alacağa itiraz eden borçlunun İİK madde 67 mucibince itiraz etmiş olduğu meblağ üzerinden % 20 icra- inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, neticede işbu sebeple davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız, usul ve yasaya aykırı itirazın iptali ile likit alacağa bağlı, takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden davalının asıl alacak üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, faiz, masraflar ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle açılan icra takibi haksız ve kötü niyetlidir ve davacının, gerçekte olmayan bir alacağı tahsil etmek istediğini, müvekkili şirketin, fatura alacaklısı olarak görünen davacıya, Bakırköy ... Noterliği' nin 23/02/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ekinde iade edilen 21/02/2024 tarihli ve ... fatura numaralı 11.332,20 TL bedelli, 21/02/2024 tarihli ve ... fatura numaralı 8.954,40 TL bedelli, 21/02/2024 tarihli ve ... fatura numaralı 26.670,60 TL bedelli, 21/02/2024 tarihli ve TSK ... fatura numaralı 1.014,00 TL bedelli, 21/02/2024 tarihli ve ... fatura numaralı 17.277,00 TL bedelli e-faturalara konu herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle ihtarnamede belirtilen söz konusu faturalara itiraz ettiğini, yine aynı şekilde, müvekkili şirket tarafından düzenlenerek davacıya tebliğ edilen 20/02/2024 tarihli ... numaralı 11.332,20 TL bedelli, 20/02/2024 tarihli ... numaralı 8.954,40 TL bedelli, 21/02/2024 tarihli ... numaralı 26.670,60 TL bedelli, 21/02/2024 tarihli ... numaralı 17.277,00 TL bedelli ve 21/02/2024 tarihli ... numaralı 1.014,00 TL bedelli faturalara haksız yere davacı tarafından itiraz edildiğini kabul etmediklerini bildirdiklerini, müvekkili şirket tarafından 25/10/2023 tarihinde verilen sipariş üzerine davacı yana teslim edilen 429 adet sweat niteliğinde ürün yapılan yıkama işlemi neticesinde kullanılmayacak ölçüde ayıplı hale geldiğini, söz konusu ayıba davacının yanlış uygulamaları sebep olduğunu, bahse konu ürünlerin 184 adet kadar olan kısmı ise halen tamir edilecek denilerek davacı uhdesinde tutulduğunu, 1/3/2024 tarihinde taraflarınca ilgili ürünleri teslim almak için gönderilen personele ise hem ürünler iade edilmediğini hem de sözlü ve fiziksel şiddet uygulandığını, müvekkils aleyhine takip başlatıldığını, icra takibinin açıkça kötü niyetli olarak başlatılmış bir takip olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya teslim edilen ve toplam değeri 11.583 Euro' yu aşan 429 adet sweat niteliğinde ürünlerin ayıplarının giderilmediğini, ürünlerin tamamının taraflarına ayıpsız teslimi gerçekleşmemiş olduğundan icra takibine yapmış oldukları tüm itirazlarımızı tekrar ettiklerini, neticede haksız ve hukuka aykırı açılan itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalarla ilgili başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 03/06/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 63.230,00-TL cari hesap bakiye alacağı, (İstenen: Yıllık TTK 1530. Madde temerrüt) olmak üzere 4.749,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.979,61-TL alacak yönünden 21/02/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap bakiye alacağı gösterildiği, davalı tarafından 26/02/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, 429 adet sweat in yıkama sonucu ayıplı hale gelip gelmediği, bu ayıbın gizli-açık niteliğinde olup olmadığı, ayıbın usulüne uygun ihbar edilip edilmediği, davacının tahsili gereken alacak miktarının olup olmadığı var ise miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli/açık ayıp niteliğinde olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, iade faturasının içeriğinin de incelenmesi bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davalının davacının yıkama işlemi esnasında 429 adet s-shirt ürününün ayıplı hale geldiğini ve zararının oluştuğunu iddia ettiği, bilirkişi incelemesine 50 adet ayıplı s-shirt ürününün sunulduğu, ayıplı olduğu iddia edilen (429 – 50 =) 379 adet s-shirtün ayıplı olduğunun ispata muhtaç olduğu, 50 adet s-shirtün tamamının ürünü oluşturan kol-beden-cep-kapüşon kumaşları arasında renk tonu farklılığı hatası bulunduğundan ayıplı olduğu, bu hatanın kumaş kanat farkından veya metolamaya dikkat edilmeden yapılan dikim işleminden kaynaklanan bir hata olduğundan yıkama işlemini yapan davacıya kusur yüklenemeyeceği,2. Bilirkişi incelemesine sunulan 50 adet s-shirtten 2 adedinde ürünü oluşturan kumaş parçaları arasındaki renk tonu farklılığı haricinde ayrıca boya abrajının bulunduğu, 2 adet kapüşonlu s-shirtün davacının yıkama işlemi esnasında ayıplı hale geldiği, ancak tekstilde yıkama işlemleri esnasında oluşan ayıplar nedeniyle %3 fire kabul edildiğinden, davacının yaptığı yıkama işlem miktarları dikkate alındığında 2 adet ürünün fire kapsamında kaldığı, davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği, 3. Dosya kapsamı, taraf beyanları, ticari defter ve belgeler ile teknik bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Teknik bilirkişi incelemesi ile davalı tarafça ileri sürülen 429 adet ürünün tamamının ayıplı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, incelemeye sunulan ürünlerde tespit edilen ayıpların büyük kısmının kumaş/dikim kaynaklı olduğu ve yıkama hizmeti ile illiyet bağı bulunmadığı, yıkama işlemine bağlanabilir nitelikte yalnızca 2 adet üründe boya abrajı bulunduğu, bu miktarın ise tekstil sektöründe kabul edilen %3 fire oranı içerisinde kaldığı, bu nedenle davacıya kusur izafe edilemeyeceği teknik olarak tespit edilmiştir. 4. Bu tespitler doğrultusunda, davalı tarafın ayıp iddiasına dayalı olarak ileri sürdüğü zarar, iade faturası, karşı alacak, takas ve mahsup savunmalarının mali dayanağı bulunmadığı, söz konusu iade faturalarının cari hesapta dikkate alınmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. 5. Davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, defter kayıtları ile dayanak belgelerin birbirini teyit eder nitelikte olduğu, bu haliyle HMK 222 kapsamında delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. Davacı defter kayıtlarına göre; Davalıya düzenlenen toplam fatura tutarının 117.391,80 TL olduğu, Davalı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 54.161,00 TL olduğu, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 63.230,80 TL tutarında net alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir. Takip tarihine kadar işlemiş faiz :4.749,61 TL Olarak Hesaplanmıştır " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesinde açık yemin deliline davalı tarafa yemin metnini sunmak üzere süre verilmiş, davalı tarafça yemin metni süresinde ibraz edilmemiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Davalı taraf ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiş olup ayıp iddiası bakımından da ispat yükü davalı üzerindedir. Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; cari hesaptan kaynaklı faturaya dayalı takip başlatılmış olup, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına, davalının ayıp iddiası bakımından da ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ayıp iddiası bakımından, mahkememiz duruşma salonunda tekstil mühendisi bilirkişi ile faturaya konu ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davalı vekilince ürünler hazır edilmiştir. Düzenlenen raporda yıkama işlemi esnasında 429 adet s-shirt ürününün ayıplı hale geldiğini ve zararının oluştuğunu iddia ettiği, bilirkişi incelemesine 50 adet ayıplı s-shirt ürününün sunulduğu, ayıplı olduğu iddia edilen (429 – 50 =) 379 adet s-shirtün ayıplı olduğunun ispata muhtaç olduğu, 50 adet s-shirtün tamamının ürünü oluşturan kol-beden-cep-kapüşon kumaşları arasında renk tonu farklılığı hatası bulunduğundan ayıplı olduğu, bu hatanın kumaş kanat farkından veya metolamaya dikkat edilmeden yapılan dikim işleminden kaynaklanan bir hata olduğundan yıkama işlemini yapan davacıya kusur yüklenemeyeceğinin tespit edildiği, tekstilde yıkama işlemleri esnasında oluşan ayıplar nedeniyle %3 fire kabul edildiğinden, davacının yaptığı yıkama işlem miktarları dikkate alındığında 2 adet ürünün fire kapsamında kaldığı, bu nedenle de davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği tespit edilmiş olup davalı tarafın ayıp iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle kendisine yemin delili hatırlatıldığı, yemine başvurulmadığından davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı kabulü gerekmiştir. Tarafların ticari defter ve belgeleri bakımından yapılan incelemede; davalının ayıp iddiasının ispatlanamadığı, davalı tarafın ayıp iddiasına dayalı olarak ileri sürdüğü zarar, iade faturası, karşı alacak, takas ve mahsup savunmalarının mali dayanağı bulunmadığı, söz konusu iade faturalarının cari hesapta dikkate alınmasının bu nedenle mümkün olmadığı, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, defter kayıtları ile dayanak belgelerin birbirini teyit eder nitelikte olduğu, bu haliyle HMK 222 kapsamında delil niteliğine haiz olduğu, davacı defter kayıtlarına göre; davalıya düzenlenen toplam fatura tutarının 117.391,80 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 54.161,00 TL olduğu, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 63.230,80 TL tutarında net alacaklı bulunduğu tespiti karşısında davacının takipte asıl alacak bakımından davasını ispatladığı bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 63.230,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, - TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 12.646,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.319,24-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 821,03-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.498,21-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 821,03-TL peşin nispi harç, 148,30-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.396,93-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.720,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 93,01'i olan 11.830,87-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.348,36-TL'sinin davalıdan, 251,64-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 4.749,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026 Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/778, K. 2026/109, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-778-e-2026-109-k-9725863e013c