İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/606 E. 2026/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/606
- Karar No
- 2026/160
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :...
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av....
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davacı müvekkili şirket aleyhine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden 30/04/2023 vadeli, 200.000,00-TL bedelli çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkili tarafından teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararıyla işbu tedbirin kabul edildiğini ve gerekli teminat yatırıldığını, arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen son tutanak tarihi dikkate alındığında, menfi tespit davasının süresi içinde açıldığını, davaya konu çekin arka yüzündeki ciro zinciri incelendiğinde, müvekkilden sonra "... Çelik San. Tic. Ltd. Şti."nin ve ardından davalı takip alacaklısı ...’nın yer aldığını, müvekkilinin çek bedelini kendisinden sonra gelen cirantaya ödediğini, bu ödemenin davalının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, banka kayıtları ve dekontların celbini talep ettiğini, çekte yer alan imzalar incelendiğinde, müvekkilinden sonra gelen şirket kaşesi üzerindeki imza ile davalının cirosundaki imzanın aynı kişiye (...’ya) ait olduğunu, bu durumun bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceği bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca çek bedelinin ödendiği tarihte şirket yetkilisi ile davalı arasındaki whatsapp yazışmalarında bizzat davalı ... tarafından o dönem çekin yetkili hamili olan "... Çelik San. Tic. Ltd. Şti."ye ait banka iban bilgisinin müvekkile mesaj yoluyla gönderildiğini ve müvekkil tarafından da bu iban numarasına çek bedelinin ödendiğini, davalının kullanımında olan ve müvekkil şirket yetkilisi ile görüştüğü GSM numarasının müvekkilin çek bedelini ödediği ... Şirketi'ne ait olan sosyal medya hesabında belirtilen numara ile aynı olduğunu, bu hususta da bilirkişi incelemesi talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davacı, çekin davalı tarafından kötü niyetle ve ağır kusurla iktisap edildiğini, çek bedelinin ödendiğini ve müvekkilin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen çek yönünden borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "davanın ciro silsilesine göre yanlış kişiye yöneltildiğini, husumetin ...’ya değil ... Şirketi’ne yöneltilmesi gerektiğini, ciro silsilesinin atlanamayacağını, müvekkilin çeki bankaya ibraz ettiğinde karşılıksız kaldığını, davacının sunduğu dekontlarda alıcının ... Şirketi olduğu ve müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın menfi tespit değil istirdat davası olması gerektiğini, icra dosyasına ödeme yapıldıktan sonra menfi tespit davası açılamayacağı ve davacının hukuki yararının bulunmadığını ayrıca ispat yükünün davacıda olduğunu, sunulan whatsapp mesajları ve GSM numarasının müvekkile ait olmadığını, instagram üzerinden takipleşmenin hukuken delil niteliği taşımadığını açıklanan bu nedenlerle davanın reddi davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasının, Kayseri CBS ... soruşturma sayılı dosyasının soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. ... Katılım Bankası A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davacıya ait hesabın 05/05/2023 tarihli hesap özetinin celp edildiği görüldü. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... ... San. Tic. Ltd.Şti(VNO:...) 'nin yetkilisinin ve ortaklarını gösterir ticari sicil kayıtları ile davalının bu şirketle herhangi bir organik bağı bulunup bulunmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celp edildiği görüldü. Türk Telekom Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş'e, Turkcell Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş'e, Vodafone Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş'e yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Kayseri Genel İcra Dairesine müzekkere yazılarak ...esas sayılı dosyasındaki Halk Bankası Kayseri Şubesine ait 30/04/2023 tarihli ... seri nolu 200.000,00 TL bedelli çek aslının mahkememiz kasasına alındığı görüldü. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra davacı tarafın iddiasına konu yazışmaların geçtiği telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilgisayar mühendisi bilirkişi ...ç'ın 20/02/2025 tarihli raporunda özetle; YAPILAN İNCELEME Cep telefonundaki kayıtlar incelendiğinde telefon üzerinde [TELEFON] numaralı “..." olarak tanımlı WhastApp uygulamasının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan görüşmelerin telefonda "...Zeynal Bey" ismi ile kayıtlı ...numaralı telefon ile davacı tarafından sunulan telefonda bulunan ... numaralı “...” olarak tanımlı WhastApp kullanıcı arasında görüşme kayıtları bulunduğu anlaşılmış ve tüm kayıtların döküm görüntüleri sunulmuştur. Davacı tarafın sunmuş olduğu cep telefonundaki kayıtlar incelendiğinde sunulan telefon üzerinde bulunan WhatsApp görüşme kayıtları dökülmüş ve ekte görüntüleri sunulmuştur. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Mahkememiz 19/06/2025 tarihli duruşmasında soruşturma dosyası ve dosya kapsamında alınan beyanlar dikkate alındığında dava konusu çekin davalı tarafından ... adına imzalanarak kendisine ciro ettiği anlaşılmış ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilmesine karar verildiği görüldmüştür. Davacı vekilinin 11/11/2025 tarihli yemin metnini sunduğu, davalı tarafın yemin edasını yerine getirmesi amacıyla Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, talimatın ikmal edildiği davalı ...'nın yemin edasını yerine getirdiği görüldü, okundu dosyasına konuldu. Davalı vekilinin 20/11/2025 tarihli yemin metnini sunduğu, davacı şirket yetkilisine ihtaratlı tebligat çıkarıldığı, tebliğ mazbatasının döndüğü görüldü, davacı şirket yetkilisi ...'nun duruşmaya gelmediği yemin edasını yerine getirmediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Davacı taraf davalı şirket tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasında başlatılan takipte takibe dayanak çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında uyuşmazlık, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasında ve bu takibe dayanak yapılan ve davacının ciranta olarak yer aldığı çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında davacı taraf bu çek dolayısıyla davalının talebi doğrultusunda davalıdan önce gelen ciranta olan ... Makinaya ödeme yaptığını bu nedenle çek dolayısıyla davalıya borçlu olmadığını iddia etmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir "gayeye" ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır. Bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. (Reha Poroy, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 11. bası, s.237 v.d.) Seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Eş söyleyişle "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Mal kaydı bulunan bonoda borçlu alacaklıdan mal almadığını iddia, alacaklıda borçluya mal vermediğini kabul ederse borçlunun iddiası sabit olmuştur. Lehdarın bedelin para olarak verildiği iddiası ise, ispatı kendisine düşen bir husustur (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. bası, Ankara, 1997, s 1007 v.d.). Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 tarihli, ...1 Esas ve... Karar sayılı ve 05/02/2019 tarihli,...sayılı emsal ilamlarında da benimsenmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, davacı borçlu, takip konusu senet dolayısıyla ... Makinaya davalının talebi doğrultusunda ödeme yaptığını iddia etmiş olup dosya kapsamında bulunan ödeme kayıtları, davalı ile davacı şirket yetkilisi arasında yer alan mesaj kayıtları dikkate alındığında davacı tarafından davalının talebi üzerine ... Makinaya senet borcu için toplam 150.000,00 TL ödendiği anlaşılmıştır. Bna göre be bakiye 50.000,00 TL 'nin ödendiği iddiası yönünden ispat yükünün davacı tarafa, ...'ya yapılan 150.000,00 TL ödemenin takip konusu çek borcuna istinaden kendi bilgisi dahilinde yapılmadığı hususunu ispat yükünün ise davalı tarafta olduğu anlaşılmış mahkememizce her iki tarafa da yemin delili hatırlatılmış ve her iki tarafın da yemin deliline başvurduğu anlaşılmıştır. Davacının yemin teklifi üzerine davalının bakiye 50.000,00 TL'nin ödenmediği hususunda yemin eda ettiği buna göre davacı tarafın 50.000 TL lik ödemeyi yaptığını ispatlayamadığı ve avalı tarafın da yemin deliline dayanmış olması ve bunun davacı şirket yetkilisine usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı şirket yetkilisinin yemin eda için duruşmaya gelmediği buna göre davalı tarafın ... Makinaya yapılan 150.000 TL ödemenin dava konusu çeke istinaden kendi bilgisi dahilinde yapılmadığını ispat etmiş olduğu anlaşılmakla yeminin kesin delil oluşu da nazara alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, dava açılmadan önce icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı alınmış olması dikkate alınarak İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (40.000,00-TL) inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine ve yine İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/286 Değişik İş/Esas... D.İş/Karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın reddine, 2-İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (40.000,00-TL) inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 3-İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 4.624,59-TL ve 348,37-TL tamamlama harcı toplamı 4.972,96-TL harçtan mahsubu ile artan 4.240,96-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır