İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/640 E. 2025/970 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/640
Karar No
2025/970
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/640 Esas KARAR NO : 2025/970 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;13/01/2023 ve 16/02/2023 tarihli faturalar ile müvekkili ile davalı taraf arasında ticari alım -satımın gerçekleştiğini, davalının bu kapsamda kalan borcunu ödemediğini ve takibe konu borca işlemiş faiz ve tüm ferileriyle birlikte haksız itirazda bulunduğunu ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, davacı müvekkilinin alacağını haksız bir şekilde sürüncemede bıraktığını, davalı tarafın takibe konu borca itirazının haksız ve kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, takibe konu alacağın likit alacak olduğunu, miktarının da davalıca gayet iyi bir şeklide bilindiğini,bu hususun cari hesap ekstre ve ticari defterlerin incelemesinde netice göreceğini, takibin durması üzerine 15/08/2023 tarihinde dava şartı olan zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, başvuru sonucu görüşme yapılmadığından anlaşmama olarak belirlendiğini ve sürece son verildiğini belirterek davamızın kabulü ile itirazın iptaline ve İzmir... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı numaralı dosya üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %20 sinde aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ticari işlerde mevduatta uygulanan en yüksek temerrüt faizine hükmedilmesine, cari hesap özetinin mahkememiz tarafından getirilmesine, arabuluculuk Kanunun madde 18/A-11 uyarınca vekalet ücretinin yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, huzurdaki davanın İİK'ya göre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde genel mahkemede itirazın iptali davası açılması gerektiğini, davacının takibin durduğunun görülmesi üzerine diyerek davayı süresinde açmış gibi gösterdiğini, dava ise 29.07.2024 gibi 1 yılı geçmiş bir süre zarfında açıldığını, davanın süresinde açılmadığından bahisle reddinin gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, alacağın likit olmadığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, ayrıca müvekkili tarafından ödemelerin yapıldığını, davacının da ticari defterlerinin incelenmesinin gerektiğini belirterek davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan 2 adet faturadan bakiye kalan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 2 adet faturadan kaynaklanan işlemiş faiz ile toplam 11.006,86-TL 'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Ön inceleme celsesinde de belirtildiği üzere takip dosyasına yapılan itiraz sonucu, itiraz dilekçesi davacı/alacaklıya tebliğ edilmediğinden ve itiraz dilekçesinin tebliği ile bir yıllık hahdüşürücü süre işlemeye başlayacağından (İİK m. 67/1) davanın süresi içerisinde açıldığı görülmekle esasına geçilmiştir. Davacı vekili, lazer kesin çelik ürünlerinin davalının talebi ile teslim ediliğini ve faturaların düzenlendiğini, teslim edilen ürünlere karşılık kısmi ödeme yapıldığını ancak bakiye alacağın ödenmediğini iddia etmekte, davalı vekili ise davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacının da ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ödemelerin yapıldığını ve alacağın likit olmadığını savunmaktadır. Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek üzere kesin mehil verilmiş ve tarafça bildirilen adresler sonucu Bilirkişiden alınan 25/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre,"Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; -Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2023 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2023 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER VE KAYITLARINDA; -Davacının ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtları... numaralı hesapta izlediği, -Davacının davalıya KDV dahil toplam 16.698,80-TL olan iki adet fatura düzenlendiği, -Davalının 22.05.2023 takip tarihinden sonra 18.07.2023 tarihinde bir adet işlem ile 5.000,00-TL ödeme yaptığı, -Davacı ticari defter kayıtlarına göre 22.05.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu edilen 2 adet faturadan kaynaklı olarak 16,698,80-TL alacaklı olduğu, davalının 18.07.2023 tarihli ödemesinden sonra alacak bakiyesinin 11.698,80-TL'ye düştüğü, takipte talep edilen asıl alacak tutarının ise 10,547,80-TL olduğu, HMK 26. Maddesi taleple bağlılık ilkesi gereğince takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, -Kemalpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemenize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davalıya BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların 1 belgede KDV Hariç 12.000,00-TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de (25.01.2021 tarihinde 31375 Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Kanunu Genel Tebliği (Sıra No :396 )'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği (Sıra No:523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-belge (e-faturave e-arşiv fatura ) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dahil edilmeyecek sistem otomatik olarak dahil edecektir. DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; -Davalı vekili tarafından Sayın Mahkemeye sunulan 09.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde davalı ticari defterlerinin ..... Mah. ... Sok. No:... Kemalpaşa/İZMİR adresinde bulunduğunu beyan edilmiştir. Beyan edilen adresin İl dışında olması nedeniyle tarafımca davalı vekili ile 03.02.2025 tarihinde iletişime geçilmiş ve bilirkişi görevlendirilmesi kapsamında incelemeler ile ilgili bilgi verilerek davalı firmadaki ilgili kişinin iletişim bilgisi talep edilmiştir. Davalı firmanın yetkilisi olan...nün telefonu davalı vekili tarafından iletilmiş olup,...'nün yurt dışında olduğu, inceleme için bilirkişiliğimizden süre talep edilmiştir. -11.02.2025 tarihinde davalı yetkilisi... ile görüşülmüş firmanın 2023 yılında E defter mükellefi olduğu bilgisi üzerine kendisinden elektronik ortamda tutulan ticari defterleri istenmiştir. -Davalı yetkilisine defaatle talebin iletişmiş olmasına rağmen geri dönüş olmaması üzerine davalı vekili ile yeniden iletişime geçilmiş bu kez tarafıma davalının ticari defterlerinin sayın mahkemeye sunulan adres yerine SMMM...'e ait Alsanck İzmir adresindeki büroda olduğu beyan edilmiştir. Bilirkişiliğimizce ... ile iletişime geçilmiş ancak kendisi, davalı 2022 defterlerine iade ettiğini 2023 E defterlerinin ise kendisinde bulunmadığı belirtilmiştir. -24.03.2025 tarihinde bu kez davalının beyan ettiği ... Kemalpaşa İzmir 'de bulunan adrese gidilmiş ancak beyan edildiği üzere Kemer Yanı sok tarafımca tam aramalara rağmen bulunamamıştır. Bunun üzerine Armutlu Jandarma Karakol Komutanlığı'na giderek belirtilen adres konusunda yardım talep edilmiş ancak Jandarma Komutanlığı'nca da adres bulunamamış (bu isimde bir sokak olmadığı bilgisi ) akabinde 85. Yıl Mahalle Muhtarlı ile iletişime geçilmiş ve sokak firma konumu konusunda yardım talep edilmiş fakat muhtarlıkça da adresin bilinmediği tarafıma iletilmiştir. Daha sonra davalı vekili ile telefon görüşmeme de adresin hatalı olup olmadığı sorulmuş ve davalı tarafından bilirkişiliğimize konum bilgisinin paylaşılması talep edilmiştir. Davalı vekili firma sahibini aradığını ancak ulaşamadığını belirterek bir süre daha beklememi talep etmiş, ancak daha sonra davalı asile ulaşılamadığından ticari defterleri ibraz edemediklerini belirtmiştir.Detaylıca belirtiğim nedenlerden dolayı yaklaşık 2 ay boyunca ticari defterlerin ibrazı tarafımdan talep edilmişse de davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinden ötürü inceleme yapılamamıştır. -Davacının T.C. İzmir... İcra Dairesi...esas sayılı takipte 459,06-TL işlemiş faiz talebi olduğu görülmekte ise de dava dosyası içinde davacı tarafından davalıya gönderilmiş, davalıyı temerrüte düşüren bir ihtarname bulunmadığından temerrüt başlangıç tarihi tespit edilmemiş ve işlemiş faiz talebine ilişkin bilirkişiliğimizce bir hesaplama yapılmamış olup takdiri Sayın Mahkemenize aittir."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Mahkememizin 08/05/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara karar gereği Kemalpaşa Belediyesi'ne aynı adres için yeniden müzekkere yazılarak bildirilen adresin kroki üzerindeki yerin mahkememize gönderilmesi istenmiş ve Kemalpaşa Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yazılan müzekkeremize cevap verilmiş olmakla; Bilirkişiden alınan 10/07/2055 tarihli ek rapor sonuç kısmına göre; "İNCELEME VE DEĞERLENDİRİLMELER; Bilirkişiliğimizce 10.07.2025 tarihinde Kemalpaşa Belediyesinden gelen müzekkere cevabına istinaden davalının adresine gidilmiş ,davalı firma yetkilisi... ile görüşülmüş olup davalı firma yetkilisi, davaya konu 2023 yılına ait ticari defterlerinin kendilerinde bulunmadığını, eski mali müşavirlerinde olduğunu ancak kendisinden teslim alamadıklarını bu yüzden bilirkişi incelemesi için ibraz edemediğini belirtmiştir. Olayla ilgili tutanak takdirlerinize sunulmuştur. Belirtilen nedenlerle ve davalı ticari defterlerinin ibraz edilmemesinden dolayı 25.03.2024 tarihli kök raporumuzda yaptığımız aşağıdaki tespitlerde değişikliğe gidilecek ya da eklenecek bir hususu bulunmadığını sayın mahkemenin takdirlerine arz ederim. 25.03.2024 TARİHLİ KÖK RAPORUMUZDA İNCELENEN DAVACIYA AİT DEFTER KAYITLARINDA; *Davacının ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtları 120.01.071 numaralı hesapta izlediği, *Davacının davalıya KDV dahil toplam 16.698,80-TL olan iki adet fatura düzenlediği, *Davalının 22.05.2023 takip tarihinden sonra 18.07.2023 tarihinde bir adet işlem ile 5,000,00-TL ödeme yaptığı, *Davacı ticari defter kayıtlarına göre 22.05.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu edilen 2 adet faturadan kaynaklı olarak 16.698,80-TL alacaklı olduğu, davalının 18.07.2023 tarihli ödemesinden sonra alacak bakiyesinin 11.698,80-TL'ye düştüğü, takipte talep edilen asıl alacak tutarının ise 10.547,80-TL olduğu HMK 26. Maddesi taleple bağlılık ilkesi gereğince takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir. Somut olayda; takip dayanağı iki adet faturadan birinin davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiği, davalının ticari defterlerinin bulunduğu adreste davalı şirket temsilcisinin de imzasının bulunduğu tutanak ile sabit olduğu üzere ticari defterlerin bulunmadığı bu hali ile verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defterlerin ibrazın kaçındığı sonucuna varılarak; 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklikte gözetildiğinde davacı tarafın iddiasını ispatladı ve takibe dayanak faturalardaki eseri davalının eksik iş ve ayıp savunması da bulunmadığından teslim ettiği, davalının teslime karşılık ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğine yönelik delil sunmadığı kanaatine varılarak davanın asıl alacak üzerinden kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı takip talebinde faiz isteminde bulunmuş ise de, açıkça TTK' nun 1530. Maddesine dayanılmadığı ve TBK' nun 117. Maddesi gereği borçlunun temerrüte düştüğüne yönelik bir delil dosya arasında bulunmadığı görüldüğünden faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU' nın 18/A-11. maddesinde, " Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." Hükmü amirdir. Somut olayda kabul edilen bedel talep edilen bedelin yarısını geçtiğinden lehe olan durum uygulanarak davacı yararına orantı kurularak yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 10.547,80 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ( 459,06 TL) reddine, 2-Davalının sorumlu olduğu 10.547,80 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 2.109,56.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 720,52 TL karar ve ilam harcının yatan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 292,92 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 427,60 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 95,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.095,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 6.799,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.547,80 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 459,06 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin kabul red oranı nazara alınarak 130,13 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 2.989,87 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/640, K. 2025/970, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-640-e-2025-970-k-791dfe548666