Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1169 E. 2025/1234 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1169
Karar No
2025/1234
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1169 - Karar No:2025/1234 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1169 KARAR NO : 2025/1234

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2023 NUMARASI : 2021/504 E-2023/539 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile karşı taraf yüklenici ... Grup İmalat İnşaat Gıda Turz. Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında Ankara Yenikent Sincan Cezaevi Lojmanları inşaatını şartnameye uygun olarak anahtar teslimi 960 adet duş kabini ve 960 adet duş teknesi imalatları ve montajı için 20/04/2019 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesinde montaj başlama tarihi 30/06/2019, işin teslim tarihi 02/09/2019 olarak, sözleşmenin 9. maddesinde taşeron tarafından yapılan imalat ve montajların eksik ve kusurlu olması halinde bu kusurların bir tutanakla belirleneceği ve taşeronun 10 gün içinde bu eksik kusurları tamamlayacağı belirlendiğini, taraflar arasında 23/12/2019 tarihli düzenlenen tutanakta da yapılan tüm imalatların 1 yıl garantisi olduğunun belirtildiğini ve imza altına alındığını ancak ekte sundukları listeden de anlaşılacağı üzere, blok ve mahallerde duşakabinlerle ilgili ayıplı imalatlar ve eksiklikler tespit edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmesine karşın, yüklenici taraf edimini ayıplı şekilde gerçekleştirdiğini, lojmanlardaki mahallerde bulunan duşakabinlerin imalat ve montajının eksik ve gizli ayıplı olduğunun Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Lojmanları Site Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın kendilerine bildirimde bulunması üzerine haberdar olunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 477/1 maddesine göre "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder." hükmü gereğince müvekkil şirketin gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz karşı tarafa Ankara 9. Noterliği'nin 07/12/2020 tarih ve 19409 yevmiye nolu ve Ankara 9. Noterliğ'nin 26/02/2021 tarih ve 05686 yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksikliklerin giderilmesi aksi takdirde nama ve hesabına eksikliklerin giderileceği ihtarında bulunduğunu, söz konusu gizli ayıplar nedeniyle karşı taraf sözleşmeye aykırı davranarak işi eksik ve hatalı teslim ettiğini müvekkilinin sözleşmeden ve gizli ayıptan kaynaklanan haklarının temini için delil tespiti talebinde bulunması üzerine; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/25 Değişik İş dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, anılan dosyaya sunulan 19.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda; ''Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti ile 09/03/2021 günü saat 14.00 de ve takiben 11.03.2021, 12.03.2021, 15.03.2021, 19.03.2021, 16.04.2021 tarihlerinde yapılan keşif ve incelemelerde şu verilere ulaşılmıştır: Ayıplı ve eksik olanların belirlenmesi için kontrol edilen duş tekne ve kabinleri, 24 Blok, 480 daireden oluşan Yenikent Sincan Cezaevi Lojmanlarında her dairede 2 adet olmak üzere 960 adettir. Dairelerin bir kısmının henüz oturulmuyor olması, bir kısmının ise oturanların evde olmamaları nedeniyle kontrol ve tespiti yapılamamıştır. Dairelerde kullanılmakta olan duş teknesi + duş kabinlerinin montaj işçiliğinde gerekli hassasiyetin gösterilmemiş olmasına bağlı olarak, bir kısım dairelerde tekne duvar birleşim yerlerinden ve kapı altı alüminyum çıta ile tekne arasından su kaçağı olduğu, 18 adet dairede kabin kapaklarında düşme problemi, 4 adet dairede kabin camlarında müdahale olmadan kendiliğinden kırımla problemleri olduğu tespit edilmiştir. Bir kısım dairelerde oturanlar, kendi imkanları ile su sızıntısını gidermek için silikon çektiklerini ancak duşakabini bir süre kullandıktan sonra sızıntının tekrar başladığını ifade etmişlerdir. (Kullanılan silikonun uygun olmaması ve/veya çıtanın üzerinden silikon yapılmış olması nedeniyle problemin çözülemediği anlaşılmıştır.) Bir kısım dairelerde, daire sakinleri evde olmadıkları, uygun olmadıkları ya da dairenin kullanılmıyor (boş) olması nedenleriyle tespit yapılamamıştır. Tüm daireler için eksik ve ayıplı işlerin detaylı listesi ekte verilmiştir. Eksik ve ayıplı imalat nedeniyle kullanılamayan duşa kabin yoktur. Ancak, kullanım sonrası banyo zeminine su birikmesi nedeniyle kullanıcıların çoğunun şikayetçi oldukları, her kullanım sonrası banyo zemininde biriken suyu kurulamak zorunda kaldıkları hususu tespit edilmiştir. Bir kısım dairelerde duş teknesinden sızan suyun tekne altından yer süzgecine doğru akıp gittiği bu nedenle banyoda su birikmesi olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, bu tür su kaçırmalar da ayıplı imalat olarak değerlendirilmiştir. Tespit edilen ayıp ve eksik imalatın giderilmesi için gerekli malzeme ve işçiliğin tespiti konusunda piyasada bu işle iştigal eden firmalardan teklifler alınmıştır. Duş teknelerinin duvara temas ettiği bölümlerini tamamen silikon ile doldurup daha sonra kenar çıtalarının yerleştirilmesi şeklindeki uygulama ile sızdırmazlık garantili olarak işin yapılması gerekmektedir. Duş Kapısı altında alüminyum troblemin de sökülüp yeniden silikonla yapıştırılacağı, kapı ayarlarının yapılacağı koşullarıyla, Su sızıntılarının giderilmesini sağlayacak kaliteli silikon malzeme ve işçilik tutarı olarak, piyasadan alınan tekliflerin ortalaması, bir adet duşa kabin için 115,00-TL+KDV olarak tespit edilmiştir. Sonuç; Tespit konusu eksik ve ayıplı yapılmış duş teknesi ve duş kabinlerinin montajlarının şartname ve teknik gerekliliklere uygun yapılmamış olmaları nedeniyle su kaçırmakta olduğu tespit edilerek, fotoğraflanmış ve video kaydı yapılmıştır. Video kaydı CD olarak Rapor ekinde verilmiştir. Duşa kabinin içinden dışarıya (kabin altına veya kapak önüne) Su kaçağı olduğu tespit edilen daire sayısı 298'dir (iki yüz doksan sekiz). Birçok dairede de evde olmadıkları için tespit yapılamamıştır.Tespit yapılamayan duş kabinlerinde benzer sorunların olma ihtimali bulunmaktadır. Tespit Yapılabilen problemli duş kabinlerinde problemin giderilmesi için yapılması gereken malzeme ve işçilik harcamasının 34.270-TL+KDV olduğu, bununla birlikte, evde olmadıkları için tespit yapılamayan dairelerde de aynı problemin bulunma ihtimalinin çok yüksek olduğu ve işin kesin kabulüne engel olmaması için tüm dairelerde duş kabinlerinin su yalıtımının tekniğine uygun olarak yapılmasının mutlaka gerekli olduğu kanaatindeyim." dair tespitte buulunulduğunu, 960 adet duş kabininin tamamında su yalıtımı için çıtaların sökülerek duvar tekne arasına silikon dolgu yapılması, kapı altı çıtasının sökülerek silikon dolgu yapılıp tekrar yerine monte edilmesi işlerinin bedelinin 960x115,00TL=110.400 TL olacağının anılan rapor uyarınca davalı tarafa eksik ve ayıplı imalat nedeni ile malzeme işçilik bedeli olarak 34.270 TL ve eksik ve ayıplı imalat nedeni ile montaj bedeli olarak 110.400 TL toplamda KDV dahil 170.710,60 TL tutarlı MSR2021000000005 nolu, 02/06/2021 tarihli fatura düzenlenerek gönderildiğini, davalı tarafça bu faturaya itiraz edilmesi üzerine, anılan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla Ankara 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/9028 sayılı icra takibi yapıldığını fakat bu takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafça icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini savunarak, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olup, davanın reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında alt taşeron sözleşmesi bulunduğunu, davacı tarafça mail yolu ile farklı tarihlerde ayıplı duşakabinlerin bulunduğu blok ve daire numaraları müvekkile bildirildiğini, bildirilen ayıpların müvekkil tarafından giderildiğini, bunun üzerine davacı tarafından ayıpların giderildiğine dair listenin müvekkile mail yolu ile gönderildiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 19409 yevmiye numaralı, 07/12/2020 tarihli ihtarname ile 15 duşakabinde su kaçağı olması, 2 duşakabin kapağının raydan çıkması ayıplarının olduğunu bildirerek ve ayıpların giderilmesi talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilince Akyurt 2. Noterliği'nin 39191 yevmiye numaralı, 25/12/2020 tarihli ihtarname ile bahsi geçen toplam 17 adet duşakabinin bulunduğu blok ve daire numaralarının ve lojman kullanıcılarının isim ve telefon numaralarının bildirilmesi halinde söz konusu ayıpların giderileceğinin bildirildiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 26681 yevmiye numaralı, 29/12/2020 tarihli ihtarname ile 17 adet duşakabin ile ilgili bilgilerin bildirilmeyeceğinin ihtar edildiğini, müvekkilinin ise Akyurt 2. Noterliği'nin 00834 yevmiye numaralı, 20/01/2021 tarihli ihtarname ile ayıplı duşakabinlerin bilgisinin bildirilmesi halinde ayıpların giderileceğini tekraren ihtar ettiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 05686 yevmiye numaralı, 26/02/2021 tarihli ihtarname ile ayıplı duşakabinlerin hangi blokta ve dairede bulunduğu ve lojman kullanıcılarının isim ve telefon numaralarının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilince, bildirilen duşakabinlerdeki ayıpların giderildiğini ve ilgili lojman kullanıcılarından ayıpların giderildiğine dair imzalarını içerir yazılı beyanlarının Akyurt 2. Noterliği’nin 04136 yevmiye numaralı, 18/03/2021 tarihli ihtarname ile davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 08003 yevmiye numaralı, 26/03/2021 tarihli ihtarname ile mahkeme ve esas numarası bilgisi bildirilmeksizin delil tespiti başvurusu yapıldığını, bu doğrultuda 298 adet duşakabinin ayıplı olduğunun bildirildiğini, 31/03/2021 tarihine kadar ayıpların giderilmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnamenin müvekkiline 30/03/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin ise Akyurt 2. Noterliği’nin 05279 yevmiye numaralı, 05/04/2021 tarihli ihtarname ile 1 gün içerisinde 298 adet duşakabinin ayıplarının giderilmesinin mümkün olmadığını, gerekli bilgilerin bildirilmesi halinde 298 adet duşakabindeki ayıpların giderileceğini bildirdiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 09088 yevmiye numaralı, 09/04/2021 tarihli ihtarname ile ayıplı duşakabinlerin bulunduğu blok ve daire numaraları, lojman kullanıcılarının isim ve telefon numaraları ve delil tespiti başvurusu yapılan mahkeme ve esas numarası bilgisi bildirilmeksizin 13/04/2021 tarihi itibariyle ayıpların giderilmesi için iş başı yapılmasının talep edildiğini, müvekkilinin ise Akyurt 2. Noterliği’nin 06213 yevmiye numaralı, 16/04/2021 tarihli ihtarname ile; duş teknelerinin montajına başlamadan önce davacı şirketin şantiye sorumlularına defalarca kez duş teknelerinin su giderlerinin bağlanacağı pis su giderlerinin inşaat atıkları veya moloz gibi başka şeyler tarafından tıkanmış olabileceği, bu nedenle borulardaki tıkanmaların kontrol edilmesini ve duş teknelerinin ve duş kabinlerinin duvarla birleşen yerlerine silikon çekileceği için inşaat pisliğinden arındırılmasını talep ettikleri halde ve duş teknelerinin altında kalan zemin fayanslarının birçoğunda derz yetersizliğinin olduğunu beyan ettikleri halde müvekkilin beyanlarının görmezden gelindiği, davacı tarafça "Sana ne kardeşim, sen montajını yaptır çek git, su da sızdırırsa başka problem de çıkarsa o bizim sorunumuz" denildiği, 298 adet duşakabini kullanan lojman sakinlerinin blok, daire, isim, soyisim ve telefon numaralarının bildirilmesi halinde ayıpların giderileceği davacı tarafa ihtar edildiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 09928 yevmiye numaralı, 22/04/2021 tarihli ihtarname ile belirtilen süre içerisinde ayıpların giderilmediği, tespit edildiği iddia edilen 144.670-TL+KDV tutarındaki bedelin ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilince, Ankara 3. Noterliği'nin 04844 yevmiye numaralı, 29/04/2021 tarihli ihtarname ile 298 adet duşakabinin ayıplı olduğunun ilk kez 26/03/2021 tarihinde bildirildiği ve hayatın olağan akışına aykırı olarak bir gün içerisinde ayıpların giderilmesinin beklendiği, daha sonraki ihtarnamelerde ise ayıplı duşakabinlerin bulunduğu blok ve daire numarası bildirilmeksizin müvekkilin iş başı yapmasının talep edildiği, müvekkilin hangi duşakabinlerde ayıp olduğunu bilmesinin ve öğrenmesinin mümkün olmadığı, ayıplı duşakabinlerin hangi blok ve dairede bulunduğu ve lojman kullanıcılarının isim ve telefon numaralarının bildirilmesi üzerine bildirilen ayıpların müvekkilce giderildiği göz önünde bulundurulduğunda, müvekkilin iş başı yapamamasının sebebinin 298 adet duşakabin hakkında gerekli bilgilerin bildirilmemesi olduğu, 298 adet duşakabin hakkında gerekli bilgilerin bildirilmesi halinde müvekkilin uygun süre içerisinde ayıpların tamamını gidereceğinin ihtar edildiğini, davacı tarafça Ankara 9. Noterliği’nin 12145 yevmiye numaralı, 02/06/2021 tarihli ihtarname ile 144.670-TL+KDV tutarındaki bedelin ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Son olarak müvekkilce Ankara 3. Noterliği'nin 06397 yevmiye numaralı, 07/06/2021 tarihli ihtarname ile müvekkilin ayıplı olduğu iddia edilen duşakabinlerin nerede bulunduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi Covid-19 salgını nedeniyle lojman kullanıcılarını arayıp randevu almaksızın ayıpları tespit etmesi ve gidermesinin de mümkün olmadığı, eksiklerin bildirilmesine müteakip işlerin tamamlanacağı defalarca bildirildiği halde eksiklerin bildirilmemesi nedeniyle MSR2021000000005 Nolu 02/06/2021 tarihli fatura uhdesinde yapılan işlerin kabul edilmediği ve faturaya itiraz ettikleri, ilgili fatura karşılığı bir borçlarının olmadığı ihtar edildiğini, davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu uyarınca yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip, ayıp ihbarında bulunmadığını, dolayısıyla davacının ayıba bağlı haklarının ortadan kalktığını, davacının yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu düşünülse bile; ihtarlardan da görüleceği üzere müvekkilinin iyi niyetli olarak ayıplı duşakabinler hakkında gerekli bilgilerin verilmesi ile birlikte ayıpların tamamını giderdiğini ve ayıplı olduğu iddia edilen diğer duşakabinler hakkında gerekli bilgiler verilmesi halinde de ayıpların kendileri tarafından giderileceğini sürekli olarak ihtar edildiğini ancak davacı tarafça ihbar yükümlülüğüne aykırı davranılarak ve ayıplı olduğu iddia edilen duşakabinlerin hangi blokta ve dairede bulunduğu, lojman kullanıcısı kişilere ait bilgiler bildirilmediği ve ayıpların giderilmesi için makul bir süre verilmediği, bu hususun davacı taraf ihtarlarında samimi olmadığını gösterdiğini, davacı tarafın müvekkilinin hangi dairelerdeki duşakabinlerin ayıplı olduğunu bilmesi ve öğrenmesi mümkün olmadığı halde, 480 adet daireyi kapı kapı gezip ayıplı duşakabinleri tespit ederek ayıpları gidermesi beklentisi ile mi söz konusu ihtarları müvekkiline gönderdiğini, ayrıca, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde müvekkil tarafından yapılan imalat ve montajların eksik ve kusurlu olması halinde bu kusurların bir tutanakla belirleneceği ve müvekkilin 10 gün içinde bu eksik ve kusurları tamamlayacağı hükmü yer alduğunu ancak davacı tarafın müvekkiline gönderdiği ihtarnamalerden de görüleceği gibi ayıplı olduğu iddia edilen 298 adet duşakabinde yer alan kusurlar bir tutanakla belirlenmediği ve müvekkiline kusurları gidermek üzere 1 gün gibi komik bir süre verildiğini, bu husus davacı tarafça sözleşmeye aykırı davranıldığı gibi gerekli bilgiler ve yeterli süre verilmeksizin ihtarlar gönderilerek TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını gösterdiğini, ayrıca kötü niyetli olarak icra takibinde bulunulması ile davacı tarafın haksız kazanç elde etme saiki ile hareket ettiği açıkça ortada olduğunu, davacı tarafça Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/25 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığını ancak bu rapora taraflarınca itiraz edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 10.02.2010 tarih ve 2010/13-26 Esas, 2010/73 Karar sayılı kararında "Karşı taraf, delil tespiti yolu ile alınmış olan bilirkişi raporuna itiraz ederse, delil tespitini yapmış olan mahkemenin, aynı bilirkişiden ek rapor istemesi gerekir. Aksi halde, itiraza uğramış olan bilirkişi raporu, davada delil olarak kullanılamaz." denildiğini, bilirkişi raporunda dairelerin bir kısmının henüz oturulmuyor olması, bir kısmının ise oturanların evde olmaması nedeniyle 960 duşakabinin tamamında kontrol ve tespit yapılamadığını, bilirkişi raporunda 298 adet duşakabinde su kaçağı olduğunun tespit edildiği belirtilerek ve tespit yapılamayan duşakabinlerde benzer sorunların olma ihtimalinin bulunduğunun ileri sürülerek 960 duşakabin üzerinden hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporu ile 212 adet duşakabinde arıza olmadığını, 450 adet duşakabinin bulunduğu dairelere ise girilemediğinin belirtildiği halde, 960 duşakabinin tamamının problemli olduğu varsayımı ile hesaplama yapıldığını ve bilirkişi raporu tarafından hatalı olarak hesaplanan bedelin üzerinde icra takibi başlatıldığını, diğer taraftan söz konusu bilirkişi raporu ile 298 adet duşakabinde su kaçağı olmasının nedeninin müvekkilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına yönelik herhangi bir inceleme yapılmadığını, duşakabinlerde su kaçağı olması, müvekkilinin kusurundan değil, giderlerde inşaat artıklarının birikmesinden kaynaklandığını ancak bilirkişi tarafından bu husus göz ardı edilerek rapor oluşturulduğunu duşakabinlerde su kaçağı olmasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığı, davacının görevini gereği gibi yapmamasından kaynaklandığına ilişkin fotoğraflar mevcut olup delil dilekçesi ile sunduğunu, dolayısıyla, söz konusu bilirkişi raporunun; 212 adet duşakabinde arıza olmadığının tespit edilmiş olmasına ve 450 adet duşakabinin bulunduğu dairelere girilemediğinin belirtilmiş olmasına rağmen 960 duşakabinin problemli olduğu varsayımı ile hesaplama yapılması, problemli olduğu tespit edilen 298 adet duşakabinin su kaçırmasında müvekkilin kusurunun olup olmadığına yönelik herhangi bir inceleme yapılmaması nedenleriyle eksik ve hatalı olduğu konusunda hiçbir kuşku olmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmemekle birlikte, bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin üzerinde icra takibi başlatılması hukuka aykırı olduğu gibi vicdana da aykırı olduğunu, davacı tarafça reeskont faiz talep edilmesinin de hatalı olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 27/09/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacı ticari defterlerinin VUK ve TTK’da belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak tutulmuş olduğu, defterlerde yer alan kayıtların belgeye dayandığı, davacı ticari defterlerinin taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümünde delil niteliği taşıyacağı, davalı ticari defterlerinin VUK ve TTK’da belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak tutulmamış olduğu, davacı yanca ödenmiş olan bir kısım tutarların ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğu, bazı kayıtların dayanak belgelerinin mevcut olmadığı, davalı ticari defterlerinin taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümünde delil niteliği taşımayacağı, yerinde inceleme yapılması halinde işin teslim edildiği 23.12.2019 tarihi ve bilirkişi tespit raporunun düzenlendiği, 19.04.2021 tarihi itibariyle imalatların durumunun belirlenmesinin mümkün olmayacağı, imalatların garanti süresinin bittiği 24.12.2020 tarihinden sonra geçen sürede dava konusu duş teknelerinin ve duş kabinlerinin kullanımından kaynaklı arıza ve hasarlarını oluşabileceği veya lojmanları kullananlar tarafından oluşan hasarların onarılabileceği, dolayısıyla yerinde yapılacak olan inceleme sonucunda sağlıklı bir değerlendirmenin yapılamayacağı düşünüldüğünden, yerinde inceleme yapılmayarak 19.04.2021 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edilen hususların esas alınarak değerlendirme yapıldığı, 19.04.2021 tarihli bilirkişi tespiti raporu dikkate alındığında, dava konusu imalatta kullanıma bağlı olarak ve usulün uygun gözden geçirme sonucu fark edilemeyecek, gizli olarak tanımlanabilecek ayıpların mevcut bulunduğu, davacı tarafından Ankara 9. Noterliği’nin 26.03.2021 tarih ve 08003 Yevmiye no’lu ihtarnamesi ile imalatların ayıplı olduğunun davalıya bildirildiği, davacı tarafından TBK 477/3 kapsamında sonradan ortaya çıkan ayıplarla ilgili olarak davalıya gecikmeksizin bildirim yapılıp yapılmadığı hususunda nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu imalatların ayıplı olduğunun kabulü halinde; davalı tarafından yapılan ayıp ve eksik işlerin bedelinin tespit tarihi olan 19.04.2021 tarihi itibariyle; 34.20 TL (davalı tarafından yapılan ayıp ve eksik işlerin bedeli) + 6.16,60 TL (KDV=34.270 TL *0,18) 40.438,60 TL olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 24 Mart 2021 tarih ve 31433 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Mimarlık Ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2021 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ" de yer alan yapı birim maliyetleri 03.09.2021 dava tarihi itibariyle geçerli olduğundan, davalı tarafından yapılan ayıp ve eksik işlerin bedelinin dava tarihi itibariyle de KDV dahil 40.438,60 TL olduğu,

17/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle, kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerini değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği, birbirleri ile uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu dikkate alındığında, ayıp ihbarının usulüne uygun yapılmadığı gibi söz konusu ayıp iddiasına ilişkin mevcut durumun nedeninin kesin olarak ispat edilemediği ve bilirkişi raporunda değinildiği üzere, dava konusu duş teknelerinin ve duş kabinlerinin kullanımından kaynaklı arıza ve hasarların oluşabileceği veya lojmanları kullananlar tarafından oluşan hasarların onarılabileceği, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; bilirkişi heyetine 21.01.2022 tarihli celsede verilen ara kararla "... Taraf defterleri ve yapılan işin olduğu yerde incelenerek dava konusu sözleşme kapsamında davalı tarafından yapılan işin ayıp ve eksik olup olmadığınım ve ayıp ise giderimi için yapılacak gider konusunda rapor düzenlenmesi" görevi yükletildiğini, lakin raporda 19.04.2021 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edilen hususlar esas alınarak değerlendirme yapılmıştır şeklinde salt varsayımlarla yerel mahkemenin tanımlamış olduğu görevin dışına çıkılarak eksik inceleme yapıldığını, yerinde inceleme yapılmadan, salt dava dışı tanzim edilmiş bilirkişi tespit raporu esas alınarak tanzim edilmiş işbu bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda yapılmış olan hesaplamanın da hatalı olduğunu, 02.06.2021 tarihli 170.160 TL'lik fatura düzenlendiği ancak karşı tarafça itiraza uğradığı hususunun bilirkişi raporunda yer almadığını, bu bedelin müvekkil tarafından fiilen harcanan bedel bu olup, dosya kapsamında sunulan tutanaklarla yapılan işler ve tarihlerinin görüleceğini, yansıtma faturasının itiraza uğramış olması, o işin yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini, ihtarname silsilesinden de anlaşılacağı üzere davalı yüklenici de söz konusu ayıpları kabul ettiğini, defaatle talep etmiş olmalarına rağmen yerel mahkemece bilirkişi heyetine somut uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi dahil edilmediği gibi mevcut olan bilirkişi heyeti tarafından kök rapora itirazlarının da dikkate alınmadan ek rapor oluşturulduğunu, bilirkişi heyetince söz konusu ayıpların 'kullanım sonrası ortaya çıkan gizli ayıp' olduğu ifade edilmiş olsa da sonuç kısmında ayıpların 'kullanım nedeniyle' oluşmuş olabileceği varsayımıyla yerinde inceleme yapılmayacağına karar verildiğini, bilirkişi raporlarının kendi içerisinde de çelişkiler barındırdığını, dava dışı idarenin işin gereği yapılmadığını yazılarında belirttiğini, müvekkil şirketin ayıp ve eksikleri giderdiği sırada işlemleri denetlediğini ve giderildiğine ilişkin imzalı tutanak düzenlendiğini, müvekkil şirketçe ayıp ihbarı usulüne uygun olarak süresinde yapıldığını, mahkeme kararı incelendiğinde ise salt "müvekkil şirketçe ayıp ihbarının usulüne uygun yapılmadığı" ifade edildiğini lakin ayıp ihbarına ilişkin usulüne ne şekilde aykırılık teşkil edildiğinin izah edilmediğini, uyuşmazlığa konu ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğunu, davalı yüklenici tarafından ayıp kabul edilmişse de ayıbın giderilmesinin sürüncemede bırakıldığını ve yapılmadığını, ayıpların müvekkil şirket tarafından giderildiğine ilişkin dava dışı Site Yönetimi tarafından tutulmuş imzalı tutanaklar dosyada mevcut olduğunu, kesin delil niteliği taşıyan usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini, müvekkil şirketin takipte haksız olduğu kabulünde dahi kötüniyetli olmadığı açık olup, yerel mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı taşeron tarafından eksik ve ayıplı imalat yapıldığı iddiasına dayalı davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme ve dosya kapsamı itibariyle 960 adet konuta ilişkin duş kabini ve duş teknesi yapımına yönelik sözleşme imzalandığı ihtilafsızdır. Davalı tarafça davaya dayanak olarak davadan önce Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/25 Değişik iş dosyasıyla yaptırdığı tespite dayanmış olup, tespit dosyasında 298 adet konut yönünden inceleme ve değerlendirme yapıldığı, inceleme yapılmayan diğer dairelerde de aynı eksik ve ayıpların olabileceği kabul edilerek 960 daire üzerinden ve tespit tarihi itibariyle her bir dairedeki eksik-ayıp giderim bedelinin piyasa rayiciyle 115 TL + KDV olacağının belirtildiği, eldeki davanın bu tespite dayalı açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere, eser sözleşmelerinden kaynaklanan hukuki ilişkilerde eksik işler teslim tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresi içinde herhangi bir ihtar veya uyarıya gerek olmaksızın, ayıplı işler ise ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren makul sürede bildirilmek suretiyle yine zaman aşımı süresinde talep edilebileceği, iş sahibi tarafından makul sürede bildirilmemiş olsa dahi bildirilen ayıbın yüklenici tarafından kabul edilerek giderileceği yönünde beyanda bulunulması durumunda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirilmeksizin ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerekecektir. Tüm bu açıklama ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davadan önce yapılan tespit raporunun davalıya tebliğ edildiği, davacının 09.04.2021 tarihli ihtarına davalı tarafça verilen 16.04.2021 tarihli cevabi ihtarda ayıp ihbarının kabul edildiği, verilen sürenin makul olmadığı, eksik ve ayıpların 30 gün içinde giderileceği yönünde beyan ve kabulünün bulunduğu dikkate alınmak suretiyle ve tespit raporuyla sadece 298 adet daire üzerinden inceleme ile ayıp ve eksiklere ilişkin tespitin yapılmış olmasına, fazlasına ilişkin davacının iddiasını yasal delillerle kanıtlayamamış bulunmasına, yine yerleşik içtihatlarda piyasa rayiciyle belirlenen giderim bedeline KDV dahil olduğundan, ayrıca KDV hesabı yapılmaksızın 115 TL/daire bedel üzerinden 298 daireye ilişkin 34.270,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilke ve içtihatlara aykırı şekilde hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle, davalı borçlunun Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2021/9028 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 34.270,00 TL üzerinden iptali ile, bu miktar asıl alacak üzerinden takibin devamına, yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötüniyet tazminat taleplerinin reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih ve 2021/504 Esas, 2023/539 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın kısmen kabulüne, -Davalı borçlunun Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9028 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 34.270,00 TL üzerinden iptali ile bu miktar asıl alacak üzerinden takibin devamına, -Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötüniyet tazminat taleplerinin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.340,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.061,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 279,21 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.061,77 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 8.000 TL bilirkişi ücreti, 75,00 TL tebligat gideri ile 45,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.179,30 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına (%20,07) göre takdiren 1.641,58 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 34.270,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.055,07 TL'sinin davacıdan, bakiye 264,93 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 11-HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden; 12-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 13-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00 TL tebligat masrafı ile 150,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 918,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1169, K. 2025/1234, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1169-e-2025-1234-k-53afe0e6d7c0