İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1122 E. 2025/1023 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1122
- Karar No
- 2025/1023
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1122 Esas KARAR NO : 2025/1023 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı Şirket tarafından, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Bu neden ile tarafımızca işbu davayı açma gerekliliği doğmuş olup, bu kapsamda aşağıdaki açıklamaları Sayın Mahkemenizin takdirine sunmaktayız. Müvekkil Şirket ile Davalı Şirket, Davalı Şirketin Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesinde bulunan şantiyede kullanılmak üzere birim fiyatı 6.000,00.-TL'den (KDV Dahil birim fiyatı ise 7.200,00.-TL) 50 adet Kalıp Ayırıcı Yağ Varilinin alım-satımı konusunda anlaşmışlardır. Anlaşmaya istinaden Müvekkil Şirket tarafından bahse konu mal, Davalı Şirkete teslim edilerek üzerine düşen yükümlülük yerine getirilmiştir. Akabinde ise 03.07.2024 tarihli ve ...numaralı Fatura tanzim edilerek Davalı Şirkete gönderilmiş ve söz konusu faturadaki bedelin ödenmesi talep edilmiştir. Müvekkil Şirket tarafından, anlaşma şartlarına uygun olarak düzenlenmiş olan faturaya karşı Davalı Şirket tarafından herhangi bir itiraz edilmemiştir. Bununla birlikte, Davalı Şirket tarafından 150.000,00.-TL'lik kısmî ödeme yapılmış ancak bakiye kısım olan 210.000,00.-TL ödenmemiştir. Kalan meblağın ödenmesi adına Davalı Şirket ile yapılan şifahî görüşmelerden netice alınamamıştır. Bu nedenle de tarafımızca, Davalı Şirket aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Fakat söz konusu icra takibine karşı Davalı Şirket tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilmesi sonucunda takip durmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu çerçevede, icra takibine yapılan itirazın çözüme kavuşturulması adına 02.12.2024 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosu’na... başvuru numarası ile tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. Fakat bu noktada da uyuşmazlık çözüme kavuşturulamamış olup, arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Anılan sürece ilişkin olarak Arabuluculuk Son Tutanağı'nın e-imzalı hâli işbu Dava Dilekçemizin ekinde Sayın Mahkemenizin takdirine sunulmaktadır. Bahse konu icra takibinde iki tane alacak kalemi bulunmakta olup, bunlardan birisi 360.000,00.-TL bedelli faturanın bakiye kısmı olan 210.000,00.-TL'lik fatura alacağı, diğer ise ödenmeyen meblağ için TTK'nin 1530. maddesinin 4. fıkrasında belirtilmiş olan "Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır." hükmü uyarınca işletilmiş olan 26.787,95.-TL ticari temerrüt faizidir. Takip sonrası faiz için de yine TTK'nin 1530. maddesine göre temerrüt faiz işletilmesi takip talebinde yer almıştır. Davalının itirazları haksız ve hukukî temelden yoksundur. Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımaktadır. Fatura alacağı likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş ve Müvekkil Şirket mağdur olmuştur. Bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına da hükmedilmesini talep etmekteyiz. Yukarıda izah edilen nedenler ile fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden ve takibin durmasına sebep olan Davalı Şirketin itirazının iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı ödemesine karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile Sayın Mahkemeniz tarafından re'sen nazara alınacak sebepler ışığında; davamızın kabulü ile Davalı/Borçlu Şirketin İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin TTK'nin 1530. maddedeki ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında; Davalı Şirketin takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini vekâleten saygılarımla arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın usulününe uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermediği görüldü. Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan bir adet faturadan bakiye kalan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 03/07/2024 tarihli fatura dayanak gösterilerek toplam 236.787,95 TL alacak üzerinden ilamsız takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturaya konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, davalı süresi içerisinde mahkememize bilgi vermediğinden davacı ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Bilirkişiden alınan 25/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Davacı firma ekte sunulan 10.07.2024 tarihli olarak fatura düzenlemiş ve davalı firma fatura tutarı 360.000,00 kadar borçlandırılmıştır. Davalı firma 02.10.2024 tarihinde davacı firmanın banka hesabına 150.000,00 ödeme yapmış ve ticari defterlerinde kaydetmişlerdir. Davalı firmanın 31.12.2024 tarihinde davacı firmaya 210.000,00Tl borçlu olarak devrettiği tesbit edilmiş ve cari extresi dosya ekinde yer almaktadır. Davalı ve davacı firma arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı firmanın düzenlemiş olduğu faturada sevk irsaliyesi düğzenlenmemiştir. Yukarıda belirttiğimiz görüş ve kanaatlerimi belirten iş bu raporumuz 2 sayfa ve suret olarak tanzim ve imza edilerek yüce Mahkemenin takdirlerine arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir. Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilen 1 adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu bir adet faturanın davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 210.000,00 TL borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin 2018/2293 Esas, 2019/4962 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve satım sözleşmesine ile takibe konu faturaya ilişkin davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının ürünleri teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, inkar edilmeyen 150.000,00 TL' lik ödemenin mahsubu sonucu davacının 210.000,00 TL alacaklı olduğu, açıkça TTK' nun 1530. Maddesine dayanıldığından ve TTK' nun 1530. Maddesine göre faturanın alınmasından sonra 30 gün için ödeme yapılmaması halinde alıcının mütemerrit sayılacağı ve satıcının faize hak kazanacağı açıkça düzenlendiğinden mahkememizce resen faiz hesabı yapılmış ve talep edilen faiz miktarı daha düşük kaldığından talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne, kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının sorumlu olduğu 236.787,95 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 47.357,59.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 16.174,98 TL karar ve ilam harcının yatan 2.859,81 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 13.315,17 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.859,81 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 2.160,00 TL posta ve diğer giderler ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.447,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır