İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/582 E. 2026/756 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/582
- Karar No
- 2026/756
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/582 Esas KARAR NO :2026/756
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:01/10/2024 KARAR TARİHİ:29/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;15.07.2024 tarihinde saat 23.30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek ...yönetimindeki ... plakalı araca ve ardından emniyet şeridinde seyir halinde olan müvekkil ... yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kazanın ardından müvekkilin ...Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını, 20/07/2024 tarihli adli tıpçı mütalaasına göre müvekkilde ... sol trasver ... kaynaklı kalıcı hasar oluştuğunu, olaya ilişkin ... Şehit ... Polis Merkezi Amirliğinde 2024/... sayılı tahkikat dosyası ile şikayetçi olunduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı bulunduğunu, davalı kuruma 24.07.2024 tarihinde tazminat talebiyle başvurulduğunu ancak talebin reddedildiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 02.09.2024 tarihinde 2024/... başvuru numarası ve 2024/... arabuluculuk numarası ile tamamlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, müvekkilin kaza tarihinde 32 yaşında olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 28.000,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 28.300,00 TL tazminatın başvuru tarihi olan 24.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ... Şehit ... Polis Merkezi Amirliğindeki tahkikat dosyasının celbini, ...Şehir Hastanesinden tedavi evraklarının istenmesini, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmasını, aktüerya hesap bilirkişisi incelemesi yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davacı tarafından 15.07.2024 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucunda uğramış olduğu iddia edilen zarar kalemlerinden daimi maluliyet, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri olmak üzere belirsiz alacak davası olarak toplam 28.300-TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihi olan 24.07.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edildiğini, başvuru konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili müvekkili şirkete hukuka uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartının dava şartı olup davanın usulden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirkete, 30.11.2023 - 30.11.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .../0 numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalandığını, işbu poliçelerden dolayı sorumluluğunun sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitinin bildirilmesinin davayı iddiaları kabul anlamına gelmediğini, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden oluşması gerektiğini, kusur yönünden müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini, davanın usulden reddini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte davanın reddini, davanın işletene ihbarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zararın davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.000,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 28.300,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu, yargılama esnasında davacı vekili tarafından davalı ile anlaşmış olmaları sebebiyle işbu davadan feragat ettiklerine dair 18/08/2026 tarihinde beyan dilekçesinin sunulduğu, yapılan incelemede davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu, davalı vekili tarafından feragate karşı beyan dilekçesinin sunulduğu ve davacıdan herhangi bir vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş olduğu görüldü. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi ile 6100 Sayılı HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." şeklindeki düzenlemeleri bir bütün olarak olarak değerlendirilmek suretiyle davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 2/3 oranındaki 488,00 TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 60,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine ödenmesine, 5-Tarafların vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır