İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/580 E. 2025/577 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/580
- Karar No
- 2025/577
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/580 Esas KARAR NO : 2025/577
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/06/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/07/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın personel taşıma alanında hizmet verdiğini, davalı tarafında hizmet verdiği firmalardan biri olduğunu, davalıya 02.05.2023 işe başlama tarihli sözleşme kapsamında davalının ..... AŞ’ne vermeyi taahhüt ettiği personel taşıma hizmetine istinaden ..... plakalı araç ile hizmet verildiğini, davalıya ...... A.Ş. bağlamında ..... Mahallesi ..... servis bölgesinde "...... AVM - Cendere - Kağıthane - Bauhaus - Gültepe - Çeliktepe - Sanayi Mahallesi - Hamidiye Mahallesi" güzergahında 12.10.2023 tarihine kadar hizmet verildiğini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafın 31.08.2023 tarih, ...... fatura nolu 31.460 TL bedelli, 30.09.2023 tarih, ...... fatura nolu 30.030 TL bedelli, 12.10.2023 tarih, ...... fatura nolu 10.725 TL bedelli faturalarının ödemesi yapılmadığını, faturalardan kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle davalıya Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacak likit olduğu için davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretimizin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen ekte mevcut Personel Taşımacılığı Sözleşmesi madde 33 gereği yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlendiğini, söz konusu maddede;"33.İş bu sözleşme 32 maddeden ibaret olup, tarafların özgür iradesi ile düzenlenen bu sözleşme hükümlerine uymayan İSTANBUL MAHKEME ve icra dairelerinin selahiyetini peşinen kabul ve taahhüt eder" hususlarına yer verildiğini, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu takibe dayanak faturaların müvekkili şirkete ilk kez ödeme emri ile birlikte tebliğ edildiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, yalnızca fatura düzenlenmiş olmasının ve/veya faturanın ticari defter ve belgelere işlenmiş olmasının işleyen tarafı borç altına sokmayacağını, faturanın bir tarafı borç altına sokabilmesi için fatura konusu hizmetin yerine getirilmiş olması gerektiğini, davacı şirketin herhangi bir hizmet sağlamadığını, davacı yanın müvekkili şirket ile akdedilen personel taşıma sözleşmesinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, akdedilen Personel Taşımacılığı Sözleşmesi madde 27 "Araç sürücüsü servis anında veya başka bir zamanda aracın arızalanması veya herhangi bir nedenle servis yapamayacak olması halinde servis yetkililerine haber vererek, 2.Bir Araç Temin Etmek Ve Personelin Zamanında Yerine Ulaşmasını Sağlamamak Zorundadır." ifadesi ile düzenleme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının işbu madde uyarınca müvekkili şirket tarafından defaten yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı yanın işbu maddeye aykırı bir şekilde sözleşmeyi feshetmiş, bildirim sürelerine uymamış, personel taşıma işine devam edemeyeceğini beyan etmiş, sözleşme süresi dolmadan işi bırakmış olduğunu, davacı yanın haksız ve bildirimsiz şekilde sözleşmeyi feshederek personel taşıma işine devam etmemesi üzerine davacı yerine taşıma işini yapacak personel bulana kadar taksi ücreti ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davacı yerine alınan personele de maalesef daha yüksek ücret ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafın işbu yükümlülüklerini ihlal etmesinin şirketi maddi anlamda zor duruma düşürmesine rağmen kendisine hak etmiş olduğu bütün ödemelerini yaptığını, davacı yanın müvekkili ile akdedilen personel taşımacılığı sözleşmesini ihlal etmesine müteakip müvekkil şirket tarafından davacı yana Bakırköy ...... Noterliği, 16/10/2023 Tarihli, ...... Yevmiye Numaralı ihtarname keşide edilerek davacı yanın müvekkil şirketi uğratmış olduğu zarar nedeniyle ilgili hak edişlerinin ödenmeyeceği kendisine bildirildiğini, açıklanan nedenlerle yetki itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise esas incelemesine müteakip davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile 3 adet faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, İBB Ukome kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 72.215,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "3 adet fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Tarafların iddia ve savunmaları ile takip dayanağı fatura ve belgeler nazara alındığında somut olayda davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalı şirket adına taşıma işi yapıldığını ancak ticari ilişki kapsamında fatura borçlarının ödenmediğini iddia etmekte iken davalı tarafın, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve sözleşmeye itirazı bulunmayıp söz konusu taşıma işi nedeniyle davalının edimlerini yerine getirmediğini, haksız yere sözleşmeyi feshettiğini, davacı yana borcunun bulunmadığını iddia ettiği görülmektedir. -Davalı tarafın cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmede yetkiye ilişkin hüküm bulunduğunu ve bu kapsamda İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin iş bu davada ve icra takibinde yetkili olduğunu iddia ettiği görülmektedir. -Davacı tarafın davalı tarafça sunulan sözleşmedeki imzayı inkar ettiği, bunun yanında sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü halinde dahi davacı gerçek kişinin ticari işletme kaydının bulunmadığı, celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davacı tarafın uyuşmazlık tarihi itibariyle işletme esasına göre defter tuttuğu, bu haliyle Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşılamadığı ve bu nedenle tacir sıfatının bulunmadığı görülmektedir. Buna göre tacir olmayan davacı tarafından yetki sözleşmesi yetkili mahkeme ve icra dairelerinin kararlaştırılamayacağı anlaşılmakla, davalı tarafın yetkiye ve dava şartına ilişkin iddiaları Mahkememizce yerinde görülmemiştir. -Yine yukarıda yer verildiği şekilde davacı gerçek kişinin tacir vasfına sahip olmadığı Mahkememizce kabul edilmiş ancak taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlık nedeniyle ticari davanın varlığı kabul edilerek Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki taşıma işi kapsamında davacı tarafın sözleşme kapsamında üstlendiği edimi yerine getirdiğini ispat külfeti bulunmaktadır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen14/12/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Takibe konu edilen davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılında 3 adet ve KDV dahil 72.215,00 TL tutarlı satış faturasının olduğu, davacı tarafın 72.215,00 TL fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına “SERVİS TAŞIMACILIĞI” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-arşiv fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, takibe konu edilen faturalara karşı davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılında 3 adet ve KDV dahil 72.215,00 TL tutarlı iade faturasının olduğu, faturaların açıklama kısmına “İADE” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-arşiv fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların sadece davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu 2023 yılı ağustos, eylül ve ekim aylarına ilişkin 3 adet satış faturasının olduğu, davacı tarafın 2023 yılında işletme esasına göre defter tuttuğu için iş bu faturaları BS Formu ile beyan etme zorunluluğunun olmadığı, davalı tarafın 2023 yılında iş bu faturaların tamamını ilgili oldukları aylarda BA Formu ile beyan ettiği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılı ekim ve kasım aylarına ilişkin 3 adet iade faturasının olduğu, davalı tarafın 2023 yılına ait dosya muhteviyatına ağustos, eylül ve ekim aylarına ilişkin BS-BA Formu beyanlarının sunulduğu, buna göre ekim ayına ait 1 adet iade faturasının davalı tarafın BS Formu ile beyan edildiği, kasım ayına ait 2 adet faturanın BS Formu ile beyan edilip edilmediğinin ilgili aya ait BS-BA Formları dosya muhteviyatına sunulmadığından tespit edilemediği ancak sunulmuş olsa dahi davacı tarafın 2023 yılında işletme esasına göre defter tuttuğu için iş bu faturaları BA Formu ile beyan etme zorunluluğunun olmadığı, davalı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 01.05.2023 tarihli sözleşmede, işe başlama tarihinin 02.05.2023 tarihi, iş bitim tarihinin ihale bitimine kadar olduğu, sözleşmeye konu aracın ...... plakalı araç olduğu, sözleşmede davalı tarafın sözleşmeyi düzenleyen, davacı tarafın araç sahibi/şoförü konumunda yer aldığı, iş bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı, Davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan Bakırköy ...... Noterliğinin 17.11.2023 tarihli ihtarnamesinde, davalı tarafın düzenlediği iade faturalarına itiraz ettiği, Davalı tarafından dosya muhteviyatına sunulan Bakırköy ....... Noterliğinin 16.10.2023 tarihli ihtarnamesinde, davalı tarafın davacı tarafa “tarafınız ile şirketimiz arasında işe başlama tarihi 02.05.2023, iş bitim tarihi ihale bitimine kadar olan (31.12.2023) sözleşmeye aykırı hareket ederek haber vermeksizin iş akdini yerine getirmeyip, şirketimizin kamu ihalesi ile aldığı taşımacılık işini zarara uğrattığınız tespit edilmiş olup, ihalesini aldığımız (...... A.Ş.) kurumundan şirketimize konu ile alakalı ceza bedeli yansıtılmıştır. Bu sebeplerden dolayı firmamızda oluşan hakkedişlerinizi ödemeyeceğimizi ihtar en bildiririz” denildiği, mahkemenin müzekkeresinde yazılı ve davaya konu olan ....... plakalı aracın ...... numaralı ihale kapsamında davalı ...... Seyahat Servis Araç Kiralama Pers. Ve Tur. Ltd. Şti. ile “2023 yılı personel servisi hizmet alım işi” kapsamında yapılan sözleşme muvacehesinde ..... Ürünleri AŞ’ye 02.05.2023-11.10.2023 tarihleri arasında hizmet verdiğinin tespit edildiği, davacı tarafın 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin işletme usulüne göre tutulduğu, işletme defterinin tek düzen hesap planına haiz olmadığından taraflar arasında cari hesap ilişkisinin muhteviyatı gereği tutulamadığı/takip edilemediği, bu nedenle taraflar arasındaki borç alacak bakiye durumunun tespitinin mümkün olmadığı ancak davacı tarafın takibe konu faturaları ticari defterlerine kayıt ettiği, davalı tarafın iade faturalarını kayıt etmediği, davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.05.2023 tarihli 21.898,10 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 09.11.2023-31.12.2023-01.01.2024 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 420,00 TL borçlu olduğu, Davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan takibe konu ettiği ve ticari defterlerinde kayıtlı 3 adet fatura karşılığında 72.215,00 TL alacak talebinin olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 420,00 TL borçlu olduğu, taraflar arasında 71.795,00 TL tutarında farkın olduğu, iş bu farkın davalı tarafın ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak 71.795,00 TL tutarlı kayıt işlemi yaptığı, iş bu kayıt işlemlerinin 72.215,00 TL tutarının kendi lehine, 420,00 TL tutarının davacı taraf lehine olduğu, 420,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın 31.05.2023-08.09.2023 tarihleri arasında cari hesabında davacı taraf lehine yaptığı 420,00 TL tutarlı kayıt işleminden ibaret olduğu, iş bu tutarın nedeninin davacı taraf lehine davacı tarafın düzenlediği ve dava dışı olan 70.087,50 TL tutarlı faturaya karşılık kendi lehine 69.667,50 TL tutarlı ödeme ve iade faturası kayıt işlemi yapmasından kaynaklandığı, 72.215,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait 3 adet ve KDV dahil 72.215,00 TL tutarlı iade faturası kayıt işleminden ibaret olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın düzenlediği ve takibe konu ettiği 3 adet ve KDV dahil 72.215,00 TL tutarlı satış faturasına karşı düzenlenen iade faturaları olduğu, faturaların sadece davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın 2023 yılında işletme esasına göre defter tuttuğu için BA Formu ile beyan edilmediği/edilemeyeceği, davalı tarafın düzenlediği iş bu iade faturası kayıt işlemlerinin gerekçesine/içeriğine ait durumları ve iddialarını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 72.215,00 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir. -Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı görülmüştür.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. -Bu kapsamda tarafların ticari defter kayıtlarının takibe dayanak her bir fatura yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. -Davacı tarafın takip dosyasında 3 adet faturanın takibe konu edildiği görülmektedir. Yine bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere iş bu faturaların davalı tarafın ticari defterlerine işlendiği ancak iş bu faturalar karşılığında iade faturaları düzenlendiği görülmektedir. -Davalı tarafın cevap dilekçesindeki iddialarının incelenmesinde iade faturalarının dayanağının; davacı tarafın haksız şekilde sözleşmeyi feshettiği, bildirim sürelerine uymadığı, personel taşıma işine devam edemeyeceğini beyan ettiği, sözleşme süresi dolmadan işi bırakmış olduğu, davacı yanın haksız ve bildirimsiz şekilde sözleşmeyi feshederek personel taşıma işine devam etmemesi üzerine davacı yerine taşıma işini yapacak personel bulana kadar taksi ücreti ödemek zorunda kaldığı, ayrıca davacı yerine alınan personele de maalesef daha yüksek ücret ödemek zorunda kaldığı iddialarına dayanmaktadır. -Mahkememizce taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanak olan, asıl hizmetin verildiği ..... A.Ş. Kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, ilgili kurumdan "..... plakalı aracın verdiği hizmet kapsamında kurumunuz tarafından davalı ..... Seyahat Servis Araç Kiralama Personel ve Turizm Ltd. Şti.'ne sözleşme kapsamında cezai şart tahakkuk ettirilip ettirilmediği, yine davalı şirket tarafından ...... plakalı araç ile yapılan taşımalar yönünden ilgili şirkete bir eksiklik ya da ihtaratın bulunup bulunmadığı hususlarında araştırma yapılarak ivedi olarak Mahkememize bilgi verilmesinin istenmesine" karar verilmiştir. - ..... A.Ş. Tarafından gönderilen müzekkere cevabının incelenmesinde; "müzekkerenizde yazılı ve dava dosyasına konu..... plakalı araç ile ilgili taşıma izninin taraflarınca verilmediği, bununla birlikte ..... plakalı aracın ...... nolu ihale kapsamında ..... Servis Araç Kiralama Personel ve Turizm Ltd. Şti. ile “2023 Yılı Personel Servisi Hizmet Alım İşi” kapsamında yapılan sözleşme muvacehesinde Şirketimize 02.05.2023-11.10.2023 tarihleri arasında hizmet verdiği tepsit edilmiştir. İlgili araca ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile birlikte talep edilen aracın sürücüsüne ilişkin belgeleri bilgilerinize sunuyoruz." şeklinde cevap verildiği, yine bu hususta yazılan güncel tarihli müzekkereye " ...... plakalı aracın verdiği hizmetler kapsamında, kurumumuz tarafından adı geçen firmaya sözleşme hükümleri doğrultusunda herhangi bir cezai şart tahakkuku yapılmamış, ayrıca firmaya yönelik herhangi bir eksiklik ya da ihlal gerekçesiyle ihtar veya tutanak düzenlenmediği " şeklinde cevap verildiği görülmüştür. -Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına ..... A.Ş.'de 02.05.2023-11.10.2023 tarihleri arasında taşıma hizmetinin verildiği, iş bu taşıma hizmeti kapsamında asıl iş sahibi tarafından herhangi bir cezai şart tahakkuku yapılmadığı, ihlal veya eksiklik tespit edilmediği görülmektedir. -Buna göre her ne kadar davalı tarafça davacı yanın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında edimlerini yerine getirmediği, sözleşmeyi haksız olarak feshettiği iddia edilmiş ise de mevcut bilgi ve belgelere göre davacı tarafın taşıma hizmetini eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalı yanın hizmetin eksik ve/veya ayıplı olarak ifa edildiğine ilişkin ihtarname dışında bir belgeyi dosyaya ibraz etmediği, bu konuda mevcut bir tutanak ya da belgenin bulunmadığı, davacının haksız olarak işten el çektiği ve bu kapsamda 3. Kişilerden hizmet alındığına ilişkin bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla davalı tarafın iade faturaları yönünden iddialarını ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. -İşbu kabul doğrultusunda davacının takip konusu ettiği 3 adet fatura yönünden takibin haklı sebebe dayandığı, iş bu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki fatura içeriği edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının davacı tarafça ispat edildiği Mahkememizce kabul edilmiş, buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu fatura bedellerini ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Her ne kadar davacı tarafça davalının sunmuş olduğu yazılı sözleşmedeki imza inkar edilmiş ise de taraflar arasındaki faturalar ve diğer belgeler ile davacı alacağının sabit olduğu, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişkinin her iki tarafından kabulünde olduğu sabit olduğundan bu hususta ayrıca imza incelemesi yapılmasına lüzum görülmemiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ticari defter kayıtlarıyla sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 14.443,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.933,01-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 872,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.060,83- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 872,18-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 280,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.707,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2025
Katip ...... e-imzalıdır
Hakim ..... e-imzalıdır