İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/502 E. 2025/717 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/502
- Karar No
- 2025/717
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/502 Esas KARAR NO : 2025/717
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taze meyve ve sebze toptan satışı yapan .... adlı işletmenin sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete toplam 27.530,45 TL tutarında toptan sebze ve meyve satışı gerçekleştirdiğini, ancak davalı şirketin müvekkilinin satış işlemine konu olan sebze ve meyveleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde kendisine teslim etmesine rağmen satış konusu malların bedelini müvekkiline ödemediğini ve temerrüte düştüğünü, davalı şirketin satış sözleşmesine konu malların karşılığı olan bedelleri ödememesi üzerine müvekkilinin davalı şirketten olan alacağını tahsil amacıyla 19/12/2022 tarihinde davalı şirket aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'ne tevzilenerek ... Esas numarası ile sıra kaydının yapıldığını, davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibi hakkında düzenlenen Örnek No:7 ödeme emrinin davalı şirkete tebliği üzerine davalı borçlu şirket tarafından icra takibine konu borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı borçlu şirketin dava konusu icra takibine haksız itirazı üzerine ticari davalarda arabuluculuk dava şartının yerine getirilmesi için taraflarınca yasal süresi içerisinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve arabuluculuk anlaşamama tutanağı tanzim edilerek taraflarca imzalandığını, davalı borçlunun icra müdürlüğünde vaki olan itirazının müvekkilinin alacağının tahsilini engelleme maksadıyla ileri sürüldüğünü, ilgili faturalar sebebi ile davaya konu borcun sabit olup işbu borcun ödendiğine dair ispat yükünün karşı tarafa ait olduğundan borçlu şirketin faturaların ödendiğine ilişkin belge sunması gerektiğini iddia ederek; davalı borçlunun itirazının haksızlığının tespiti ile itirazının iptaline ve durdurulan takibin devamına, dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında fatura alacağından kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ...., borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 31.063,43-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 02.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 03.01.2023 tarihli dilekçesi ile borca, faize ve takibin tüm fer’ilerin itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 04/01/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görüldü. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ile Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı hususunun bildirildiği görülmüştür. Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bayrampaşa ve Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2022 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, icra takibine konu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 14/05/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacının 2022 yılı ticari defterlerin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.554,63 TL alacağının bulunduğu, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 10 adet toplamda 27.530,45 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu, Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2022 yılı BA formlarında davalının davacıdan 30 adet toplamda 76.335,07 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, bu itibarla davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen takip konusu alacağı oluşturan 10 adet toplamda 27.530,45 TL bedelli faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, davacı ... takip dayanağı yapmış olduğu faturalar davalı ... BA formunda beyan edilmiş olmakla birlikte davalı ... mezkur faturaların bedelini ödemiş olduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı, her ne kadar davacı ... ticari defterlerinde takip konusu faturaların kaydına rastlanmamış ise de tarafların BA-BS formlarının uyumlu olması ve takip konusu fatura içeriğinin davalı ... teslimi hususunda herhangi bir itirazın da bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı ... takip dayanağı faturalardan dolayı 27.530,45 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği, neticeten, davacı ... takip tarihi itibari ile davalı ... 27.530,45 TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki toptan sebze ve meyve alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2022 yılı ticari defterlerin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.554,63 TL alacağının bulunduğu, Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2022 yılı BA formlarında davalının davacıdan 30 adet toplamda 76.335,07 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, bu itibarla davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen takip konusu alacağı oluşturan 10 adet toplamda 27.530,45 TL bedelli faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, her ne kadar davacı ... ticari defterlerinde takip konusu faturaların kaydına rastlanmamış ise de tarafların BA-BS formlarının uyumlu olması ve takip konusu fatura içeriğinin davalı ... teslimi hususunda herhangi bir itirazın da bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı ... takip dayanağı faturalardan dolayı 27.530,45 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği hususlarının tespit edildiği, takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış ancak davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak davanın kısmen karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 27.530,45-TL asıl alacak üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (5.506,09-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.880,60-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 155,32-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 1.297,68-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 155,32-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.010,52-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.362,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 5.638,42-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 723,58-TL'sinin davacı üzerine bırakılmasına, 5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.765,15-TL'sinin davalıdan; 354,85-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 27.530,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; davanın kabul ve red miktarları itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır