İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/612 E. 2025/587 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/612
- Karar No
- 2025/587
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/612 KARAR NO : 2025/587
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlu arasında araç kiralama işine ilişik 30.06.2022 tarihinden bu yana süre gelen araç kiralama hizmeti üzerine anlaştıklarını, söz konusu araç kiralama hizmetinin ifa edildiğini borçlu şirket adına faturaların kesildiğini ancak davalı tarafından ödemelerinin yapılmadığını, davalının icra takibine de haksız itirazda bulunduğunu, Söz konusu faturaların; -01.10.2023 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 27.794,00 TL tutarında araç kiralama ve ----- yükleme, -01.11.2023 fatura tarihli ------- No'lu KDV dahil 27.169,00 TL tutarında araç kiralama ve ---- yükleme, -01.12.2023 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 22.809,00 TL tutarında araç kiralama ve ------ yükleme, -01.01.2024 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 31.986,00 TL tutarında araç kiralama ve ------ yükleme, -01.02.2024 fatura tarihli ---- No'lu KDV dahil 30.408,00 TL tutarında araç kiralama ve ----- yükleme, -04.03.2024 fatura tarihli ------- No'lu KDV dahil 15.553,00 TL tutarında araç kiralama ve ------ yükleme olduğunu, iş bu dilekçe ekinde sundukları davalının ------- konuşmalarından da anlaşılacağı üzere "Faturalandırılmış tahakkuk sonuçta Ödemesi mutlak takdim edilecek Bana 1-2 gün ver Itfn." " ------ şef görüştüm/bikaç ödemesi sarkmış halen/fazlalık farklı ile kısa sürede yapılır Bastıracağım ofise gidip bahane ve uzatma yanlış anlaşılmasın bastıracağım" şeklinde yazışmalar ile borcunu kabul etttiğini, davalının üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları üzerine İ.İ.K.nun 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek ---- İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı /borçlunun haksız itirazı nedeni ile alacağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra haksız inkar tazminatına mahkumiyetine, davalının üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları üzerine İ.İ.K.nun 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı/borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkilinin faaliyet adresinin bağlı bulunduğu yer yetkili ve görevli ilk derece mahkemesi olan ------ Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında süregelen bir ticari ilişkinin bulunmadığını, herhangi bir araç kiralama sözleşmesinin ikame edilmediğini, ancak müvekkilinin dışarıdan işlerini danışman olarak takip eden inşaat mühendisi kendi adına davacı firmadan araç kiralaması yaptığını müvekkilininde ilgili inşaat mühendisinin kendi işlerini takip ettiği zaman zarfında danışmanı lehine aylık araç kiralama bedelinin eksiksiz ödendiğini, davacının bu araca dair aylık araç kiralama bedellerinin tamamının kendisine ödenmiş olmasına rağmen daha araçta hasar ve arızaların oluştuğunu ve bunları giderdiğini iddia ederek hasarlarından dolayı davalı müvekkiline değişik tarihlerde 6 adet "araç kiralama ve ------ yükleme" faturası kestiğini ve müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin muhasebesi tarafından bu faturaların araç kiralama bedellerine ilişkin olduğunun düşünerek hataya düşüp bu faturaları teslim aldığını, daha sonrasında bu faturalarauın araç kiralama bedeline değil araçta oluştuğu iddia edilen hasar ve arızalara yönelik ve ilişkin olduğunun anlaşıldığını müvekkilinin bunlar için 09.02.2024 tarihinde düzenlenen ------ fatura nolu iade faturası, 02.02.2024 tarihinde düzenlenen ----- fatura nolu iade faturası ve 20.03.2024 tarihinde düzenlenen ------ fatura nolu iade faturası toplm 3 adet iade faturasını davacya ilettiğini, dava dilekçesindeki "-01.01.2024 fatura tarihli ----- No'lu KDV dahil 31.986,00 TL tutarında araç kiralama ve ----- yükleme, -01.02.2024 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 30.408,00 TL tutarında araç kiralama ve ------ yükleme, -04.03.2024 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 15.553,00 TL tutarında araç kiralama ve ------ yükleme" şeklinde talep edilen fatura borcuna yönelik iade faturalarını kestiğini, buna rağmen rağmen tekrardan davacı tarafından ----.İcra Dairesinin ------ Sayılı dosyasına konu edildiğini belirterek yetkisiz icra dairesinde açılmış olan işbu davanın usulen reddine, haksız ve mesnetsiz açılan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden hareketle; Davacı -------Şirketi 2023-2024 dönemleri yevmiye defteri kayıtlarında dava konusu 6 adet toplam 155.699,00 TL tutarlı faturaların davacı yevmiye defterine kaydedildiği, Davac------Şirketi 2024 dönemi mali kayıtlarına göre 27.03.2024 tarihinde 15.533,00 TL Borç bakiyesiyle 30.09.2024 tarihinde kadar alacağının 15.533,00 TL devam ettiği, Davacı Mali kayıtlarına göre 30.09.2024 tarihi itibariyle Davacının, Davalıdan 15.533,00 TL alacağı olduğu,Davacının yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu ve defter berat raporlarının bulunduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı -----vekilinin 02.05.2025 tarihli e-postasında: "Merhabalar ------ Bey Ben tarafıma göndermiş olduğunuz 17 nisan tarihli ilk maili ve buğun iletmiş olduğunuz ikinci maili ------ şirketinin şu anki yetkililerine ilettim. Devamında onlarla ve özellikle muhasebesiyle iletişim de kurmaya çalıştım. Ancak şirketin şu an faal durumda olmadığını ve faaliyetini yürütemediğini belitti şu anki yetkilileri. Şirketin muhasebe kayıt ve belgelerine ulaşmalarının da mümkün olmadığını tarafıma ilettiler. Bu nedenle------ait belge ve evrakların tarafımdan temin edilmesi mümkün değildir. Saygılarımla..." şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ------ Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; davacı ------ davalı ile ilgili bazı defter kayıtlarının sehven hatalı yapılmış olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunup bulunmadığı konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davacı ----- incelenen 2023 ve 2024 kayıtlarına göre, davalı ------ 171.318, TL alacaklı olduğu, ancak incelenen defterlerindeki kayıtlarında muhasebesel hata olup olduğu, 31.12.2023 tarihli 77.772,- TL'nin ödeme alınmadığı halde sehven ödeme kaydı içerdiği, 30.09.2023 tarihli 18.135.- TL - 26.02.2024 tarihli 201.606,- TL - 01.11.2024 tarihli 155.785,- TL tutarların ise sehven borçlandırma kaydı içerdiği; Davacının davalıya kestiği e-faturaları davalı şirkete merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği, tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait davalının Ba formları ile davacının Bs formlarında mutabık oldukları; Davacının 01.02.2024 tarihli ------ numaralı faturasına karşı davalının kestiği 02.02.2024 tarihli ----- ve 09.02.2024 tarihli ------- numaralı iade faturalarının süresinde düzenlendiği ancak davalı tarafından davacının söz konusu fatura toplamı olan 30.406.- TL'na karşılık toplamda 264.000,- TL tutarında 2 adet iade faturası kestiği; Davalının 04.03.2024 tarihli LMN ---- ve ------ nolu davacı faturalarına karşılık süresinde iade faturası düzenlenmediği (19 ve 82 gün sonra düzenlenmiş) ile davacının 2 fatura toplamı 47.519,- TL'na karşılık davalının 53.927,- TL tutarında iade faturası kestiği; Davalı tarafından davacıya kesilen iade faturalarının davacının incelenen defter kayıtlarında yer aldığı; Davalının davacıya kestiği 23.03.2024 tarihli ------ numaralı 53.927,- TL tutarlı iade faturasına karşılık davacının aynı tutarda süresinde 27.03.2024 tarihli ------ numaralı iade faturasını kestiği ve davalı şirkete merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği; Davalı ------ vekilinin 02.05.2025 tarihli e-postasında belirttiği nedenden dolayı davalı -------kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf Kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Davacı kayıtlarındaki muhasebel hatalı işlemler ile davalının davacıya kestiği iade faturaları dikkate alınmadığında davacının davalıdan 137.564,- TL alacaklı olacağı; Davacı kayıtlarındaki muhasebel hatalı işlemler dikkate alınmadığında davacının davalıya 126.436,- TL borçlu olacağı;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacı yan 01.10.2023 fatura tarihli ----- No'lu KDV dahil 27.794,00 TL tutarında araç kiralama ve --- yükleme, 01.11.2023 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 27.169,00 TL tutarında araç kiralama ve --- yükleme, 01.12.2023 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 22.809,00 TL tutarında araç kiralama ve --- yükleme, 01.01.2024 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 31.986,00 TL tutarında araç kiralama ve ----- yükleme, 01.02.2024 fatura tarihli ------ No'lu KDV dahil 30.408,00 TL tutarında araç kiralama ve ---- yükleme, 04.03.2024 fatura tarihli ------- No'lu KDV dahil 15.553,00 TL tutarında araç kiralama ve ----- yükleme açıklamalı faturalara istinaden alacak talebinde bulunduğu, davalı yanca ticari defter ve kayıtları incelemeye sunmadığı, davacı yanca sunulan ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde bir kısım muhasebe hataları da nazara alınarak yapılan inceleme ve hesaplama neticesinde davacının davalıdan 137.564,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının takip ve davaya konu ettiği e-faturaları davalı şirkete merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği, davalının söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, faturaların BS-BA formlarına konu edildiği, takibe konu faturalardan 2 tanesinin davalı yanca 19 gün ve 82 gün olmak üzere süresinden sonra iade faturası düzenlediği anlaşılmıştır. Mahkememizce 02/04/2025 günü yapılması istenilen defter incelemesine 13/03/2025 tarihli ara karar ile karar verildiği, davalı yana inceleme gün ve saatinin tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ------ gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 137.564,00 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişilerin ayrı ayrı davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafından açık hesap ilişkisine konu e-faturaların merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, tarafların söz konusu faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği, takip ve dava konusu edilen alacak tutarına dayanak faturanın davalı tarafından süresinde iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını 137.564,00 TL asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,------- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin ------ Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 137.564,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 137.564,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.396,99 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 1.880,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.516,54 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.880,45 TL peşin harç toplamı 2.308,05 TL ile 15.974,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 18.282,05 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,88 ve red 0,12 oranına göre hesaplanan 16.088,20 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.168,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 432,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 18.135,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.