İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/624 E. 2025/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/624
- Karar No
- 2025/569
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/624 Esas KARAR NO : 2025/569
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/08/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....... plakalı aracı ile davalı şirket için kargo dağıtımı yaptığını, bu durumun fatura kaydında da vurgulandığını, kargo dağıtımından kaynaklanan alacaklarının ödenmesi için 12.12.2023 düzenleme tarihli ...... sayı ve 100.000,00 TL bedelli e-fatura düzenlediğini ve bahse konu faturayı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirdiğini, davalı tarafın, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde bahse konu faturalara itiraz etmemiş olup, faturaların davalı şirketin ticari defterine kaydedildiğini, müvekkilinin fatura bedellerinin ödenmesi için şifahen başvurularının sonuçsuz kalması üzerine 15.03.2024 tarihinde Bakırköy ...... Noterliği ...... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete alacağının ödenmesi için ihtarname göndermişse de, herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek öncelikle tensiple birlikte İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına yazı yazılarak davalı şirkete ait tüm kayıtların istenilmesini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 12.12.2023 tarih ve ...... sayılı fatura için 100,00 TL'nin temerrüt tarihininden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, müvekkili tarafından noterden davalıya çekilen ihtar masrafının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasındaki kargo dağıtım işi nedeniyle davacı tarafından düzenlenen 12/12/2023 tarihli fatura nedeniyle davacı tarafın alacaklı olduğu iddiası ile alacağın tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce taraflara ait Ba-Bs formları, SGK kayıtları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında kargo dağıtımından kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda fatura kesildiği ve fatura bedelinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. -Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. -Dosyada mevcut vergi dairesi kayıtları, ticari odası kayıtlar ve diğer belgelerin incelenmesinde; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, uyuşmazlık tarihi itibariyle işletme esasına göre defter tuttuğu, bu haliyle Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşılamadığı ve bu nedenle tacir sıfatının bulunmadığı görülmektedir. -Yine yukarıda yer verildiği şekilde davacı gerçek kişinin tacir vasfına sahip olmadığı Mahkememizce kabul edilmiş ancak taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlık nedeniyle ticari davanın varlığı kabul edilerek Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişi tevdi edilmiş, düzenlenen 05/12/2024 tarihli raporda özetle; dava konusunun, davacının davalıya yaptığı taşıma hizmeti faturasından dolayı alacaklı olduğu iddiası ile huzurdaki alacak davasını açtığı tespit edildiği, taraflardan davacı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye geldiği, ticari defterlerini incelemeye sunduğu, davacının işletme defteri ile Gelir vergisi beyannamesinin gelir gider bakiyelerinin uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının e beyan sistemine tabi işletme defterini usulüne uygun tuttuğu ve lehinde delil niteliğine haiz olduğu tespit ve kanaatine varıldığı, fatura üzerinde fatura bedelinin peşin olarak alındığına dair herhangi bir açıklama, şerh, not, ibare görülmediğinden faturanın “açık fatura” olduğu kanaatine varıldığı, davacı işletme defterinde davalıya yaptığı satışı defterine usulünce kaydettiği, vergi dairesine ticari defteri ile beyan ettiği tespit edildiği, işletme defterleri kayıt nizamına göre yapılan satışlar hasılat olarak kaydedileceği, diğer harcama ve alımlar gider kısmına kaydedileceği, müşterilerden yapılan tahsilatlar işletme defterlerine kaydedilmediği, bu nedenle işletme defterinin incelenmesi ile davacının davalıya KDV dahil 100.000,00 TL tutarında Satış faturası düzenlediği tespit edilebildiğini ancak karşılığında bir ödeme alıp almadığı işletme defterinin incelenmesi ile tespit edilemediği, davalı tarafından davaya cevap verilmediği, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz, dekont vesair ödemeyi tevsik edici mahiyette bir belge dosyaya sunulmadığı, dolayısı ile davacının davalıya düzenlediği 12.12.2023 tarih ve ...... numaralı fatura nedeni ile 100.000,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalıya 15.03.2024 tarihinde Bakırköy ....... Noterliğinden ..... yevmiye numaralı bir borç ödeme ihtarnamesi gönderildiği, ihbarnamenin davalı adresinde davalı çalışanına teslim edildiği, davalı tarafından da ihtarnameye cevap verilmediği dosya kapsamından tespit edildiği, davacı tarafın işletme defteri mükellefi olduğu işletme beyan defteri tuttuğu ve VUK ilgili maddeleri gereğince BA-BS bildirimi yapma yükümlülüğün olmadığı sebebiyle davacının BA-BS bildirimde bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafın ise 2023 yılı 12 ayında davacı ....... 'dan bir adet Belge ile (KDV HARİÇ) 83.333,33 TL alım yaptığı hususunda BA beyanında bulunduğunun tespit edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. -Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağının 100.000,00-TL olarak davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. -Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) -Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura bedelinin 100.000,00-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. -Davalı tarafın takibe konu fatura alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın ıslah dilekçesi doğrutusunda kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Sabit olan 100.000,00 TL alacağın 27/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan 2.134,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.696,40- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 2.134,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 594,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.022,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ....... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2025
Katip ..... e-imzalıdır
Hakim ..... e-imzalıdır