İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/577 E. 2025/566 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/577
- Karar No
- 2025/566
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/577 KARAR NO : 2025/566
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, Elektrostatik toz boya ve yaş boya öncesi yüzey işlem kimyasalları (Yağ Alma Kimyasalları, pasivasyon, nano kaplama kimyasalları, fosfat kaplama, kromatlama kimyasalları) boya koagülasyon kimyasalları ve özel kaplama kimyasalları ile metal yüzey işlemleri sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu. Davacı davalı şirkete ----- nolu 16.05.2023 tarihli 3.191,61 TL bedelli, ------ nolu 17.05.2023 tarihli 8.206,99 TL bedelli, ------ nolu 23.05.2023 tarihli 2.050,88 TL bedelli faturalar ile ürün satışı yaptığını ve ürünleri teslim ettiğini. Davalı şirket iş bu faturaları ticari defterlerine işlediğini ancak davacıya ödeme yapmadığını. Davalı taraftan faturalardan kaynaklanan 12.309,62 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, Davalı şirketin alacağımızı ödememesi üzerine tarafınca ------ İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra dosyası ile faturalardan kaynaklanan bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla 26.07.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin 12.309,62 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte devamına karar verilmesini, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, her türlü yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar davalından olan şirketin son alınmış olan 12.309,62 TL fatura bedelinin cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, faturaların e-fatura olduğunu elektronik ortamdan tebliğ edildiğini, fatura içeriğindeki malların teslimine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığını, Davacı tarafından malın teslimine ilişkin herhangi bir delil olmadığından taleplerin reddi gerektiğini, Davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmamakta olup, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiası gerçek dışı olup, taraflar arasında alım satım ilişkisi olduğundan dahi bahsedilemez. Davacı taraf söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini. Davalı şirkete fatura içeriğinde belirtilen mallar teslim edilmemiş olup, söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlü olduğunu, Sayın Mahkemece de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü beyan ederek; Davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.-----İcra Müdürlüğü'nün----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 31.01.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın;-----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları.’’ Tespit edilmiştir. Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul) Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, Faturaların İncelemesi, DEFTER İNCELEMESİ (USUL): DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirket tarafından inceleme günü ibraz edilen 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği 2023 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. -DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Sayın Mahkeme 31.01.2025 tarihli celsesinde, ‘’HMK md.222 uyarınca, Tarafların 2023 yıllarına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına, ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına, karar verildiği, Davalı taraf incelenemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı defter incelemesi yapılamamıştır.
HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan 2023 yılı ----- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir; Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 16.05.2023 tarihli ----- seri no.lu faturası ile başladığı. Davacının 16.05.2023 tarihinden 23.05.2023 tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 13.449,48 TL tutarlı satış yaptığı, 1.139,86 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 08.06.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 12.309,62 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı Hesap İncelemesi: Davalı taraf incelenemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı defter incelemesi yapılamamıştır. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ------ döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Sayın Mahkeme 31.01.2024 tarihli celsesinde ‘’Tarafların 2023 yılına ait BA-BS formlarının gönderilmesinin istenilmesi’’yönünde karar vermiştir. Davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 05.02.2025 tarihli yazı cevabından, davacının 2023 yılı BS ve BA formlarını dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davalı şirkete 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 11.397,86 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ----- Dairesi 05.02.2024 tarihli yazı cevabından, davalının 2023 yılı BS ve BA formlarını dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 11.397,86 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faturaların İncelenmesi: Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan deliler arasında takip konusu alacağı oluşturan 3 adet faturalar bulunmaktadır. Söz konusu fatura aşağıdaki gibi incelenmiştir. Takip konusu cari hesap alacağı oluşturan 16.05.2023 tarihli ----- seri no.lu 3.191,61 TL tutarlı, 17.05.2023 tarihli ----- seri no.lu 8.206,99 TL tutarlı ve 23.05.2023 tarihli ------ seri no.lu 2.050,88 seri no.lu tutarlı faturaların Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, İlgili faturaların temel fatura senaryosu olarak düzenlenmiş olması sebebiyle davalı tarafın bu faturaları KABUL/RED işlemi uygulayamadığı, Ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmamaktadır. Temel faturalara; Noter aracılığı ile Taahhütlü Mektupla, Telgrafla, Güvenli Elektronik İmza Kullanılarak Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi ile itiraz edilebilir. Diğer bir ifade ile temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itiraz edilebilmesi imkanı bulunmaktadır. Dosya kapsamında davalının faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içeresinde itirazda bulunduğunda dair dayanak belge bulunmamaktadır. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 26.07.2024 tarihli takipte 12.309,62 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip sonrasında yılık %48 ve değişen oranlarda TTK.1530. Madde ye göre faiz ile tahsilini talep etmiştir. Mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir. Faiz oranının taraflarca sözleşmede belirlenmediği veya geçersiz sayıldığı durumlarda ise, uygulanacak faiz oranı, TTK m. 1530/7 uyarınca, ----- Bankası tarafından her yıl Ocak ayında yapılan ilana göre belirlenir. Faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az %8 fazla olmalıdır. Şeklinde olduğu. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamında, taraflar arasında imzalanmış mal tedarik sözleşmesine bulunmamakta olup, takip sonrasında işleyecek faiz oranı hakkında Takdir Sayın Mahkemenindir.
S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile davacı tarafından ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı adına yürütülen ------ Kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 16.05.2023 tarihli ------ seri no.lu faturası ile başladığı. Davacının 16.05.2023 tarihinden 23.05.2023 tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 13.449,48 TL tutarlı satış yaptığı, 1.139,86 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 08.06.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 12.309,62 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak bakiyesini oluşturan 16.05.2023 tarihli ------ seri no.lu 3.191,61 TL tutarlı, 17.05.2023 tarihli ------ seri no.lu 8.206,99 TL tutarlı ve 23.05.2023 tarihli ------ seri no.------ seri no.lu tutarlı toplam 13.449,48 TL tutarlı faturalarının Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2023 yılı BA formunda gözüken, 3 adet 13.449,48 TL tutarlı faturalara, davalının Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içeresinde itirazda bulunduğunda dair dayanak belge bulunmamaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takip konusu alacak bakiyesini oluşturan 3 adet 13.449,48 TL tutarlı faturaların, e.fatura olduğu, GIB sistemi üzerinden davalı tarafa teslim edildiği, dosya kapsamında davalının faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içeresinde itirazda bulunduğundan. İlgili faturalarının miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kesinleştiğinin ve faturalara olan mal ve hizmetin davalı tarafa teslim edildiğine karina oluşturduğun kabulü halinde; 26.07.2024 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 12.309,62 TL alacaklı olduğu. Dosya kapsamında, taraflar arasında imzalanmış mal tedarik sözleşmesine bulunmadığından, takip sonrasında işleyecek faiz oranı hakkında Takdir Sayın Mahkemenin olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 12.309,62 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2-----İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 12.309,62 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 12.309,62 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 840,87-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 413,27-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 12.309,62 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 5.481,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL peşin harç toplamı 5.908,60-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.