İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/621 E. 2025/500 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/621
Karar No
2025/500
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/621 KARAR NO : 2025/500

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın, müvekkilİ şirketten kozmetik ve kimyevi madde satın almış ve bedelini ödemediğini, buna ilişkin davalının; 28.02.2024 tarihli ----- seri nolu, 63.495,00-EUR, 16.02.2024 tarihli ----- seri nolu, 4.065,00-EUR Fatura ve cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunduğunu, ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosya ile ödeme emri gönderildiğini, davalı firmanın 17.07.2024 tarihinde borca, faizine ve fer’ilerine ve yetki ye haksız ve mesnetsiz olarak itirazda bulunduğunu, bu hususta ----- Adliyesi Arabuluculuk Bürosunu ---- Büro Dosya No ve ------ arabuluculuk numarası ile Arabulucuk yoluna başvurulduğunu ancak söz konusu toplantılarda anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın borcunu ifa etmemiş ödememiş, kötü niyetli bir şekilde hiçbir hukuki dayanak olmaksızın itirazda bulunarak müvekkilinin haklı alacağını engel olmaya çalışmakta olduğunu, takip konusu cari hesap ekstresi, faturalar ve birbirini destekler nitelikte ki ticari defterler borcun varlığını ispatlar nitelikte olduğunu, tüm bu nedenlerle----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra dosyasında asıl alacağın tahsil anındaki kuru üzerinden, itirazının kaldırılmasını ve icra takibinin devam edilmesine, haksız itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkilİ şirket arasında herhangi bir mal alışverişi bulunmadığından işbu dava konusu takibe itiraz etmek zarureti hasıl olduğunu, takibin dayanağı belgelerde yer alan fatura konusu mallar hiçbir zaman müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle takip konusu borcu, faizi ve sair tüm ferilerini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafından öne sürülen taleplerin haksız olduğu sayın mahkemenizce yapılacak inceleme sonucunda da açığa çıkacağını, ayrıca davacı taraf dilekçesinde; TTK m.21 olan ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü öne sürmek suretiyle müvekkili şirketin yasal süre içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, madde uyarınca düzenleyen lehine bir karinenin mevcut olduğunu ve ispat yükünün taraflarına ait olduğunu iddia etmekte olduğunu, ancak davacının bu iddiasının mesnetsiz olduğunun Yargıtay Kararı - ----- HD-------sayılı kararlarında açıkça görülmekte olduğunu, sonuç olarak; müvekkili şirketin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin cari hesaplarında yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını tüm bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce; ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, ------ Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davacı ve davalı şirketlerin 2024 yılı BA/BS formları ayrı ayrı celp edilmiş, ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden istenilerek incelenmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılmak suretiyle, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıya satıldığı iddia edilen faturaya mal bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Mahkememizce -----. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyası celp edilerek, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir. Söz konusu icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 17/07/2024 tarihinde icra takibine girişildiği, davacı-alacaklı tarafından toplam 67.512,23 Euro'nun davalı-borçludan tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalı-borçluya 22/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı-borçlunun da yasal itiraz süresi içerisinde 17/07/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği, buna bağlı olarak icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğu, takibin durdurulması kararının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının yasal süre içersinde bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen mallara karşılık düzenlenen faturalardan kaynaklanan 67.512,23 Euro alacağının tahsili amacıyla başlatılan -----. İCra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiği ve davacı vekilinin de yine yasal süresi içerisinde mahkememizde itirazın iptali talepli işbu davayı açtığı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını savunduğu, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelemesine karar verildiği, ticari defter incelemesinin yapıldığı 17/03/2025 tarihinde davacı defterlerini sunmuş, usulüne uygun ihtarlı tebligata rağmen davalı tarafın ise incelemeye katılmadığı ve defterlerini sunmadığı, SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan ve Mahkememizce de hükme esas alınan 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın 2023-2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının takibe konu ettiği cari hesabı oluşturan faturaların, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının BA formundan anlaşıldığı üzere, iş bu faturaların davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, iş bu faturalar için davalının kısmi ödeme yaptığı, iş bu faturalara davalının yasal süresi içinde itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve ayıp ihbarında bulunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 67.512,23 Euro alacaklı olduğu kanaat ve tespitlerinin belirtildiği görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde her iki yanın ticari defterlerine delil olarak dayandığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarını 17/03/2025 tarihi saat 14.00'da yapılacak incelemede sunmaları için HMK'nın 219. ve 222. maddelerine göre sunmaları için kesin süre verildiği aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarını içeren 05/02/2025 tarihli ara kararın 10/02/2025'de davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bilirkişinin raporunu hazırlaması için ticari defter incelemesinin yapıldığı 17/03/2025 tarihinde davacı defterlerini sunmuş, davalı ise incelemeye katılmamış ve defterlerini sunmamıştır.Sonuç itibariyle; usulüne uygun yapılmış tebligata rağmen davalı tarafın, bilirkişi incelemesinin yapıldığı tarihte kendi defterlerini sunmadığı, ticari defter ve kayıtların incelenebilmesi hususunda gerekli ihtarı içeren 05/02/2025 tarihli ara kararın gereğini yerine getirmeyen davalı tarafın, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK'nun 222/3. md anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK'nun 222/3'. maddeye göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle 67.512,23 Euro asıl alacağını kanıtladığının kabulü ile ---- İCra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına dair karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen 67.512,23 Euro asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si icra inkar tazminatının davalının tahsiline dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. maddeleri gözetilerek dava öncesi ödenen arabuluculuk ücreti zorunlu giderlerinin yargılama gideri olarak kabul edilmesi ve davada haksız çıkan taraftan alınarak Hazineye gelir yazılmasına karar verilmesi gerektiğinden, Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk zorunlu yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına ilişkin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle) : 1-Davanın kabulü ile davalı borçlunun ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 67.512,23 Euro asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 173.743,92 TL nisbi harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile bakiye 144.311,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 29.921,19 TL dava açılış masrafı ile 8.156,50 TL yargılama masrafından ibaret toplam 38.077,69 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 339.780,88 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/621, K. 2025/500, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-621-e-2025-500-k-0a3a5b9ec938