İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/684 E. 2025/423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/684
- Karar No
- 2025/423
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/684 Esas KARAR NO : 2025/423
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, reklam ve ilanını portalında yayınlamak isteyen davalı şirket ile ... tarihinde ... sayılı sözleşme imzaladığını, sözleşme kapsamında borçludan 19.01.2023 ve 21.02.2023 tarihlerinde 23.528,00 TL ödeme sağladığını, bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13. icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibindeki borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, sözleşmenin 12 aylık taahhütlü üyelik sözleşmesi olduğunu, 12 aylık taahhütlü süre içinde herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşmenin ilgili maddesi hükmünce; katılım bedeli ve 12 aylık üyelik taahhüdü karşılığında yapılan tüm indirimler toplamının müşterinin sözleşmeyi onayladığı tarihten itibaren 12 ay içinde sisteme kaydettiği kredi kartından 12 ay taahhütlü aylık üyelik bedelinin herhangi bir taksitinin tahsil edilememesi durumunda müşteriye kalan tutar üzerinden fatura edileceği, müşterinin bu tutarı 7 (yedi) iş günü içerisinde ...'a ödeyeceği, müşterinin sisteme kayıtlı kredi kartını iptal etmesi, internet ödemelerine kapatması, kredi kartının kullanım süresinin dolması gibi nedenlerden kredi kartının geçersiz olması durumunda ...'a yeni kart bilgilerini yazılı olarak bildirileceği, yeni kredi kartı bilgilerini ...'a bildirmenin müşterinin sorumluluğunda olduğu, yeni kredi kartı bilgilerinin ...'a bildirilmemesi durumunda taahhütlü üyelik kapsamında yapılan tüm indirimlerin müşteriye fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, bu hüküm gereğince davalıya yararlandığı indirimler ve katılım bedelinin ayrıca fatura edildiğini, müvekkili şirketin davalının .... ve... işletmeleri adına kullanıcı paneli oluşturduğunu ve sözleşme süresince ... Salonunun ... internet sitesinde 5.391 kullanıcı ziyareti gerçekleştiğini, bu ziyaretler sonucunda kullanıcılardan toplam 407 fiyat teklifi talebi oluştuğunu, sözleşme süresince ...ise ... internet sitesinde 3.385 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olduğunu, bu ziyaretler sonucunda kullanıcılardan toplam 325 fiyat teklifi talebi geldiğini, davalının bu tekliflerin çoğuna dönüş yaptığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın düğün salonu işlettiğini, ...’dan randevu ve bilgi olmadan biri kadın, biri erkek, prezantabl iki kişinin müvekkili firmaya gelip firma yetkilisini uygun olmayan koşulda, hazırlıksız yakalayarak ve ısrarcı davranarak dava konusu sözleşmeye imza attırdığını, davalı görevlilerinin firma yetkilisini ...’u sadece deneme hususunda ve herhangi bir cayma bedeli, cezai şart yada başka bir isimle ödeme yapmak zorunda olmadan istediği zaman tek taraflı bir beyanla cayma hakkını kullanabileceğini belirterek ikna ettiklerini, fakat imzalanan sözleşmede yer alan müvekkili firma aleyhine olan maddelerin 12 puntodan ufak şekilde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir olarak düzenlenmediğini, ilgili siteden herhangi bir teklif yada kiralama olmadan müvekkili firma yetkililerinin ...’u incelediğini ve ... adlı sitenin başka firmaları da mağdur ettiğini, sözleşmeleri yazılı başvurulara rağmen iptal etmediğini, yüksek rakamlar talep ettiklerini öğrenmeleri üzerine 10.04.2023 tarihinde noterden sözleşmeyi fesih ettiği hususunda ihtar gönderdiğini, fakat davalının muhasebe bölümünün sehven fesih bildiriminden sonra gönderilen faturaları defter ve kayıtlara işlediğini, yanlışlık fark edildikten sonra 22.03.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiğini, davacının dava dilekçesinde belirtiği ''... 5.391 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olup, bu ziyaretler sonucunda kullanıcılardan 407 fiyat teklifi olmuştur.'' ve ''... internet sitesinden 3.385 kullanıcı ziyareti ve 325 fiyat teklifi olmuştur. Davalı bu tekliflerin çoğuna dönüş yapmıştır.'' şeklindeki beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacının dava dilekçesinde sözleşmeden kaynaklı alacaklar olarak genel bir ifadeyle dava ikame ettiğini, davacının taleplerini somutlaştırması gerektiğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesinden kaynaklı borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan üyelik sözleşmesi, hesap hareketleri, faturalar, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir. ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 117.640,00 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 19/01/2023 tarihli sözleşme, sözleşmeye istinaden düzenlenen 2023 tarihli faturalar, 20/03/2024 takip, 20/09/2024 arabuluculuk ve 19/11/2024 dava tarihi dikkate alındığında TBK'nın 146. maddesi gereğince davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 16/05/2025 tarihli raporunda; Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 20.03.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 117.640,00 TL alacaklı olduğu, davalının 2023 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davalının 20.03.2024 takip tarihi itibarıyla davacıya 141.168,00 TL borçlu olduğu, Davalının, davacıya keşide ettiği ... 12. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye no.lu ihbarname ile 19.01.2023 tarihinde düzenlenen sözleşmeyi feshettiğini ihtar ve ihbaren bildirdiği, Davalının 20.03.2024 takip tarihinden sonra davacıya 22.03.2024 tarihli ... no.lu KDV dahil 94.112,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, Davacının 2023 yılına ilişkin Ba/Bs bildirimleri ile davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle örtüştüğü, davacının 2024 yılına ilişkin Ba/Bs bildirimleri ile davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olmadığı, şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. maddesinde müşterinin sözleşmede belirtilen ücreti ödemesi karşılığında ... tarafından AR-GE Ürünlerinin sunulması, müşteri tarafından verilen reklam ve ilan siparişlerinin, ... tarafından, iş bu sözleşmede belirtilen mecralarda yayınlanması, buna mukabil AR-GE ürünleri ve reklam/ilan bedelinin müşteri tarafından ödenmesi ve tarafların buna ilişkin hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesinin düzenlendiği ile sözleşmenin 12.7.maddesinde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ...'un defter ve muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin kesin delil olduğuna gayri kabili rücu ve kesin olarak kabul, beyan ve taahhüt edildiği şeklinde düzenleme bulunduğu, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesinde düzenlenen delil sözleşmesi ile ortaya çıkan uyuşmazlıkta belli bir hususun ne tür deliller ile ispatlanacağının taraflarca yazılı olarak saptandığı şeklindeki hüküm tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 19/01/2023 tarihinde arge ve üyelik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme incelendiğinde davacı şirketin düğün sektöründe faaliyet gösteren işletmelere kendi internet sitesi ... üzerinden reklamasyon ve tanıtım hizmeti verdiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin, davacıya ait ... portalı üzerinde "..." adlı işletmesini, düğün salonları, davet etkinlik ve söz ve nişan salonları kategorisinde yayınlandığı, buna ilişkin görsellerin dosya arasında mevcut olduğu, esasında davalı şirket tarafından bu yönde bir itirazın mevcut olmadığı, davalı şirketin 10/04/2023 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin 1 yıl daha devam ettiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerine kaydedildiği, BA/BS formlarından bu durumun anlaşıldığı, davalı şirketin fesihten sonra yaklaşık 1 yıl sonra faturaların sehven kabul edildiğini iddia ederek iade faturası düzenlendiği şeklindeki beyanının ticari kayıtlar ile uyuşmadığı, bilirkişi tarafından yapılan tespitler sonucu davacının davalıdan takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirket tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 117.640,00 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 23.528,60 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 8.035,99-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 1.420,80-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.615,19-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.420,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacının yaptığı ilk masraf 427,60 TL, bilirkişi ücreti 6.500,00 TL, posta gideri 96,00 TL olmak üzere toplam 7.023,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/06/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır