İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/58 E. 2025/1115 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/58
Karar No
2025/1115
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/58 Esas KARAR NO : 2025/1115

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS - .... KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... ile davalı ... arasında gerçekleştirilen limited şirket hisse devrine istinaden tanzim edilen 10.11.2022 düzenleme tarihli 10.01.2023 vade tarihli senede müstenit alacağın tahsili istemiyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. numarası ile başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın reddini, davalı gerçekleştirmiş olduğu hisse devri ile şirket hisselerinin bir kısmını müvekkiline devrettiği, gelişen süreç içerisinde taraflar arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların müvekkili için kabul edilemez hale gelmesiyle ortaklık ilişkisinin sona erdiği, davalı söz konusu pay devir sözleşmesi ile yükümlülük altına girdiği borçlarını ifa etmemiş olduğu, işbu durum üzerine taraflarınca başlatılan icra takibine de tümüyle haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettikleri, davalı borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalının borcunu karşılayacak nisbetteki menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini, davalı borçlu aleyhinde %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı, müvekkiline sözleşmesel olarak borçlu olduğu, 01.08.2022 öncesine kadar Restoran, sadece müvekkili tarafından işletilmekte olup, davacının teklifi üzerine 22.07.2022 tarihinde Bakırköy ....Noterliğinde ... Yevmiye Numarası ile yapılan pay devri sözleşmesi ile restoran işletmesinin %50 hissesini davacıya devir ettiği, bu devirin hüküm ve sonuçları ise taraflarca Adi Yazılı Şekilde düzenlenen ''Adi Ortaklık Sözleşmesi'' ile kalem altına alındığı, bu sözleşmenin 4. Maddesinin 2. bendinde, müvekkilin davacıya devrettiği paylarının toplamına 1.400.000 TL değer biçildiği, bu bedel içerisinden 700.000 TL'nin 350.000 TL'sinin müvekkiline peşin ödeneceği, kalan 350.000 TL'nin ise farklı zaman diliminde ''tutanak'' karşılığında elden teslim edileceği hüküm altına alındığı, lakin her ne kadar taraflarca 350.000 TL'nin peşin olarak verileceği belirtilmişse de müvekkiline ne elden ne de banka üzerinden böyle bir para verilmediği, sözleşme imzalanırken müvekkiline peşin olarak 350.000 TL verilmesi gerekirken bu para kesinlikle müvekkilinin uhdesine geçmemiş olup taraflarca ortaklaşa sahip olunan restoran işletmesinin geliştirilmesine ve tadil edilmesine yönelik masraflara harcandığı, ayrıca sözleşmenin 4. Maddesinin devamında belirtilen, davacı tarafından farklı tarihlertde ''tutanak'' karşılığında elden teslim edilmesi gereken 350.000 TL'lik ödeme de hiçbir suretle yapılmadığı, keza bu ödeme yapılmamasından ötürü de taraflarca hiçbir tutanak düzenlenmediği, bu itibarla davacı müvekkiline 700.000 TL tutarında borçlu iken müvekkilinden alacaklı olduğundan bahisle kötü niyetli bir şekilde davacı olduğu, davaya delil teşkil eden senet müvekkile tehdit ve şantaj ile imzalatıldığı, hisse devri kapsamında müvekkiline ödemesi gereken bedeli restorana masraf olarak harcayıp müvekkilinin alacağından emrivaki bir tavırla düşmeyi tercih eden davacının bu tavrı üzerine taraflar arasına soğukluk girmiş ve ortaklık yapısı henüz başlarken sakıncalı hale geldiği, bu doğrultuda davacı, zarar verme kastıyla müvekkilinin açıklarını aramaya başlamış, bu doğrultuda davacı, restoranın güvenlik görüntülerini incelerken, müvekkili ile bir restoran çalışanı arasında yaşanan cinsel yakınlaşma görüntülerini fark etmiş, söz konusu görüntüleri izinsiz bir şekilde kayıt altına alan davacı, bu görüntüler ile boşanmış olduğu eski eşi ile barışma ve yeniden evlenme yolunda olan müvekkili bu görüntüleri eski eşine ve yakın çevresine göndermek ile tehdit etmiş olduğu, bu tehditler karşılığında çaresiz kalan müvekkili, eski eşi ile onardığı ilişkisinden ve itibarından olmamak adına istemeye istemeye davacının hisselerini devir almak amacıyla fahiş fiyatlarda düzenlenen kıymetli evraklar imzalattırılmış, davacıya ait payların müvekkiline devri karşılığında 1.400.000 TL'lik fahiş bir miktarın davacıya ödenmesi hususunda tarafların ''özgür iradeleriyle anlaştığı'' ve bu doğrultuda 4 ayrı senedin tanzim edildiği iddia edildiği, müvekkiline şantaj ve tehditlerde bulunarak cebren imzalatılan senetler hakkında taraflarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olunup savcılık tarafından düzenlenen iddianame neticesinde Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde ... E. Numarası ile yargılama sürdüğü, hem taraflar arasındaki ticari ilişkinin en başında kaleme alınan Adi Ortaklık Sözleşmesinin 4. Maddesinin 2. Cümlesi uyarınca davacı şahsın davalı müvekkiline sözleşmenin imzalanması akabinde peşin ödenmesi gereken 350.000 TL'nin ve farklı tarihlerde tutanak karşılığı ödenmesi gereken 350.000 TL'nin ödenmediği ortada olduğu, hem de davacı, müvekkiline borçlu konumda olmasına rağmen şantaj ve tehditlerle müvekkiline cebren imzalatmış olduğu ve bir senette bulunması gereken zorunlu unsurları dahi içermeyen bir senedi icra takibine konu etmesi hususları apaçık ortada olduğu, durum böyleyken davacının kötü niyeti, sebepsiz zenginleşme çabası ve müvekkiline zarara uğratma kastı sabit hale geldiği, bu itibarla huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği gibi takibinde ve davasında saf bir kötü niyetle hareket eden davacı tarafında İİK. M.67/2 anlamında dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına çarptırılması gerektiği, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; ... ile davalı ... arasında gerçekleştirilen limited şirket hisse devrine istinaden tanzim edilen 10.11.2022 düzenleme tarihli 10.03.2023 vade tarihli senede müstenit alacağın tahsili istemiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. numarası ile başlatılan icra takibine yapılan haksız itiraz üzerine, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu, söz konusu arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamaması dolayısıyla huzurdaki davayı ikame ettikleri, bu nedenlerle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, davalı borçlu aleyhinde %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas .... Karar sayılı dosyasında davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu'nun 26/01/2024 Tarih, ... CBS Soruşturma sayılı yazısı ile; ... Soruşturma sayılı dosyasının akıbeti hususunda bilgi verilmiştir. 2-Garanti BBVA'nın 25/03/2024 Tarih, ... sayılı yazısı ile; dava konusu havaleye ilişkin dekont sureti getirtilmiştir. 3-Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2024 Tarih, ... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı ile; ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti getirtilmiştir. 4-Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 19/02/2025 Tarih, ... sayılı yazısı. 5-Şişli ... İcra Dairesi'nin 07/07/2025 Tarih, ... İcra Dosyası sayılı yazısı ile; ilgili dosyada herhangi bir itiraz ve ödeme yapılmadığı bilgisi verilmiştir. 6-Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/07/2025 Tarih, .... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı ile; ilgili dosyaya ait gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi getirtilmiştir. 7-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 08/07/2025 Tarih, ... sayılı yazısı ile; ... Gıda Tekstil Turizm İnşaat Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları getirtilmiştir. 8-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 9-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 10-Tanık dinlenilmiştir. 20/02/2025 Tarihli duruşmada dinlenilen tanık ... beyanında; Ben davalıların ilk dönem ortak olduğu restorantta çalışmaktaydım, ben çalıştığım sırada davacı restoranta ortak oldu, daha sonra taraflar arasında bir anlaşmazlık olunca davacı haklarını davalıya devretti, aralarında bir sözleşme imzaladılar, bana da sözleşmeye fotokopi çektirmemi ve sözleşmeye şahit olmamı söylediler, ben yalnızca sözleşmeye şahit oldum, taraflar arasında başka hiçbir şeye şahit olmadım, davacı kendisine ait olan payı davalıya devir etmiştir, sözleşmede yazıldığı şekilde taraflar anlaşmışlardı, (dosya arasında bulunan sözleşme örneği gösterildi) bana gösterilen sözleşme örneği taraflar arasında yapılan sözleşmedir, taraflar medeni bir şekilde bu sözleşmeyi imzalamışlardı, hatta masada birlikte oturuyorlardı, çay servisi de yapmıştık, taraflar arasında sözleşmenin yapılması konusunda herhangi bir baskıya, tehdide, şahit olmadım, baskı sonucu sözleşmenin imzalatıldığına şahit olmadım, sözleşmenin imzalanması sırasında taraflar arasında herhangi bir para alışverişine şahit olmadım, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava ve birleşen dava, hisse devir sözleşmesine dayanılarak düzenlenmiş senetlerden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine itirazların iptali ile her iki dosyada davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, asıl ve birleşen davada, davacının icra takiplerindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra dosyalarına itirazlarının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takiplerini başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davalının icra takiplerine dayanak senetler ile ödeme planını gösteren sözleşmeyi baskı ve tehdit altında imzalayıp imzalamadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Asıl davada itirazın iptaline konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine 50.000,00-TL asıl alacak, 24.66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.024,66-TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının "taraflar arasında gerçekleştirilen limited şirket hisse devrine istinaden tanzim edilen 10/11/2022 düzenleme tarihli 10/01/2023 vade tarihli senete müstenit alacak" olarak yazıldığı, takip dayanağı senedin sunulduğu, senedin düzenleme yerinin yazılmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığı, davalı borçlunun süresi içinde takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Birleşen davada itirazın iptaline konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine 50.000,00-TL asıl alacak, 3.526,03-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.526,03-TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının "50.000,00-TL miktarlı 10/11/2022 tanzim tarihli, 10/03/2023 vade tarihli senet" olarak yazıldığı, takip dayanağı senedin sunulduğu, senedin düzenleme yerinin yazılmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığı, davalı borçlunun süresi içinde takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK m.6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK m.190). Havale hukuksal niteliği itibariyle ödeme vasıtası olup, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102. maddesinde de "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Delil başlangıcı, HMK 'nın 202/2 maddesinde; “ iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse ya da temsilcisi tarafından ve ya gönderilmiş belge” olarak tanımlanmıştır. Bir belgenin delil başlangıcı olabilmesi için, kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması gerekir. Delil başlangıcı, iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispat etmemekle beraber, o işlemi muhtemel göstermelidir. 6100 sayılı HMK'nın 199. maddesinde; ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.'' hükmü mevcuttur. Bu düzenleme ile whatsapp/telefon mesajları da belge olarak kabul edilmiştir. (Bkz. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08/09/2015 tarihli 2015/28467 E. 2015/26584 K., 03/04/2014 tarihli 2014/5149 E. 2014/10114 K. sayılı içtihatları vb.) Somut olayda, davacı, davalı ile aralarında limited şirket hisse devir sözleşmesi olduğunu, 10/11/2022 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde Limited şirket pay devri sözleşmesi yapıldığını, buna dayalı olarak davacının davalıya pay devrini gerçekleştirdiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve tescil ettirildiğini, davalının bu pay devri karşılığında davalıya 1.400.000,00-TL ödemeyi üstlendiğini, bunun 1.000.000,00-TL'sini banka kanalıyla ödediğini, 200.000,00-TL için 10/12/2022, 10/01/2023, 10/02/2023 ve 10/03/2023 tarihli olmak üzere her biri 50.000,00-TL'ye karşılık gelen 4 ayrı senet tanzim edildiğini, kalan 200.000,00-TL'nin de bilahare ödeneceğinin kararlaştırıldığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas saylı dosyasında takibe konu ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu senetlerin ödenemediğini, senetlerin kambiyo senedi vasfı taşımaması nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını beyan ederek, söz konusu icra takip dosyalarında davalının yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının dava dilekçesi ekinde, davalı ...'ın ve şahit olarak dava dışı ...'ün imzasının bulunduğu, söz konusu senetlerin .... Restoran hisse bedeli karşılığında verildiğine dair belge sunmuş olduğu görülmüştür. Davacı, taraflar arasında yapılan Bakırköy ... Noterliğinin 10/11/2022 tarihli, .... yevmiye nolu, ... Restaurant Gıda Teks. Tur. İnş. İth. İhr. Ltd. Şti.'ye ait limited şirket pay devir sözleşmesini dosya sunmuş, mahkememizce söz konusu pay devrine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Söz konusu kayıtlarla, davacı tarafından davalıya pay devrinin gerçekleştirildiği sabittir. Davalı tarafından, davacıya yapılan 1.000.000,00-TL ödemeye ilişkin kayıt ilgili bankadan istenilerek dosyamız arasına alınmış, davalının 10/11/2022 tarihinde davacıya "Antepli restoran hisse devir bedeli" açıklamasıyla 1.000.000,00-TL gönderdiği anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde, aralarında daha önce yapılan sözleşme kapsamında davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davaya konu senetlerin şantaj ve tehditle imzalandığını, fahiş bir miktar olduğunu, bu hususta Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yargılamanın sürdüğünü ileri sürerek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyamız davacısı ...'ın sanık, davalı ...'ın müşteki olduğu, özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etme suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucu, davacının, davalı ...'ın iş yerinde bir kadınla olan uygunsuz görüntülerinin yer aldığı iş yeri kamera kayıtlarını iş yeri çalışanlarına izlettirdiği gerekçesi ile, davacının davalıya karşı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 03/06/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu dosya kapsamında yer alan tespitler, tarafların ve tanıkların beyanları incelendiğinde, davamıza konu limited şirket hisse devir sözleşmesinin ve bu kapsamda davalı tarafından verilen senetlerin, söz konusu görüntüler şantaj veya tehdit olarak kullanılarak, davalının iradesi sakatlanmak suretiyle alındığı hususunda herhangi bir beyan veya tespit olmadığı, davalı ...'ın söz konusu ceza dosyasında verdiği beyanlarında da, davacıdan 350.000 TL alacağı olduğunu, inşaata sayarak bu parayı ödemediğini, iş yerinde bir kadınla yakınlaştığı görüntüleri kayda alarak kendisini iş yeri çalışanları önünde itibarsızlaştırdığını ve eşi ile aralarının bozulmasına neden olduğunu beyan ettiği, ancak kendisine baskı uygulanarak, davamıza konu limited şirket hisse devri sözleşmesinin ve senetlerin imzalattırıldığı, bu konuda şantaja uğradığı veya tehdit edildiği hususunda herhangi bir beyan ve iddiasının olmadığı, dinlenen tanıkların da davamıza konu senetlere ilişkin herhangi bir beyanlarının olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında, Bakırköy ... Noterliğinin 10/11/2022 tarihli, .... yevmiye nolu, .... Restaurant Gıda Teks. Tur. İnş. İth. İhr. Ltd. Şti.'ye ait limited şirket paylarının, davacı tarafından davalıya devredilmesi hususunda pay devir sözleşmesi yapıldığı ve pay devrinin gerçekleştirildiği, bu kapsamda davalı tarafından, davacıya 1.000.000,00-TL banka kanalıyla ödeme yapıldığı, 200.000,00-TL için ise 10/12/2022, 10/01/2023, 10/02/2023 ve 10/03/2023 tarihli olmak üzere her biri 50.000,00-TL'ye karşılık gelen 4 ayrı senet tanzim edildiği, asıl davada ve birleşen davada takiplere dayanak olan senetlerin 10/01/2023 vade tarihli ve 10/03/2023 vade tarihli senetler olduğu, söz konusu senetlerin unsurlarında eksiklik olması nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadıkları, adi yazılı senet oldukları, davalının aralarındaki limited şirket pay devri sözleşmesine ve senetlerdeki imzaya bir itirazı olmadığı, davalının, aralarında daha önce yapılan başka bir pay devri sözleşmesi nedeniyle kendisinin davacıdan 350.000,00-TL alacaklı olduğunu, davaya konu senetlerin ise tehdit ve şantaj ile kendisine imzalatıldığını ileri sürdüğü, ancak, taraflar arasında başka bir sözleşmeden kaynaklanan alacak borç ilişkinin bu davanın konusunu oluşturmadığı, bu nedenle bu davada tartışılmasının mümkün olmadığı, davalının senetlerin şantaj ve tehditle iradesi sakatlanarak imzalatıldığı iddiası yönünden ise, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalının banka hesabından, 10/11/2022 tarihinde davacıya "... restoran hisse devir bedeli" açıklamasıyla 1.000.000,00-TL ödenmesi hususu dikkate alındığında ve ceza dosyasında yapılan yargılamada davalının böyle bir iddiada bulunmaması, ceza yargılamasında da bu hususta bir tespit ve değerlendirme yapılmaması, davacının sadece özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmış olması dikkate alındığında, davalının bu iddialarını ispat edemediği, imzası inkar edilmeyen ve taraflar arasında yapılan limited şirket pay devri karşılığında davalı tarafından imzalanarak davacıya verildiği anlaşılan söz konusu adi senetler nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu olduğu, senetlerin vade tarihi ve icra takip tarihleri dikkate alındığında, talep edilen yasal faiz oranına göre takip öncesi işlemiş faiz talep ve miktarlarının da yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili, asıl ve birleşen davada itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından, sözleşme, banka kayıtları ve imzası inkar edilmeyen adli yazılı senetler ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-ASIL DAVANIN KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 50.000,00-TL asıl alacak, 24,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.024,66-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, -Alınması gereken 3.417,18-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 854,30-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 2.562,88-TL harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 854,30-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.281,90-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 279,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, 2-BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 50.000,00-TL asıl alacak, 3.526,03-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.526,03-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, -Alınması gereken 3.656,36-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 914,10-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 2.742,26-TL harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 914,10-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.341,70-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 205,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2025

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/58, K. 2025/1115, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-58-e-2025-1115-k-ebbe425dc8d7