İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/100 E. 2025/1125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/100
- Karar No
- 2025/1125
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/100 Esas KARAR NO : 2025/1125
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket tarafından satımı yapılan ticari ürünlere ilişkin faturalar düzenlenerek davalı borçluya eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, Müvekkili şirket tarafından söz konusu malların teslim edildiği işbu dilekçe ekinde sunulan ve davalı borçlu tarafça sistem üzerinden gönderilmesine rağmen itiraz edilmeyen e-irsaliyeler ile de sabit olduğunu, davalı borçlu şirkete, faturalara konu malların eksiksiz bir şekilde kendisine teslim edilmesine rağmen ödeme hususunda müvekkil şirketi sürekli oyalamış ve müvekkil şirket tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine cari hesap alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı icra dosyasından icra takibi başlatmışsa da davalı borçlu tarafça haksız olarak icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, tüm bunlara ek olarak, davalı borçlu tarafça söz konusu faturalara TTK m.21/2 hükmü uyarınca 8 gün içerisinde itiraz da edilmemiş olup bu nedenle mezkur faturaların içeriğinin de kesinleştiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca davalı borçlunun aksini yazılı deliller ile de ispat edemediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davalı borçlunun alacağı sürüncemede bırakma maksatlı kötü niyetli olduğunu, ayrıca, huzurdaki alacak temelde faturalara dayandığından alacağın miktarının belli olduğu, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının borçlu tarafından da bilindiği, bir başka deyişle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla, alacağı sürüncemede bırakma kastıyla kötü niyetli olarak itiraz ederek Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı icra takibinin durmasına sebebiyet veren davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak Küçükçekçemece İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1- Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/01/2025 Tarih, ..... sayılı yazısı ile; davalı tarafın alış satış formları getirtilmiştir. 2-Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/02/2025 Tarih, ....... sayılı yazısı. 3-Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/02/2025 Tarih, ...... sayılı yazısı ile; davacı tarafın BA-BS formları getirtilmiştir. 4-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası 4-SMMM Bilirkişi Tarafından Hazırlanan 14/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda; I. Ticari Defter Tasdikleri Ve Kayıt Düzeni: a. Davacı .... Tekstil San. Ve Tic.Ltd.Şti.’nin, incelenen 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. b. Davalı .... İplik San. Ve Tic.Ltd.Şti. tarafından, bilirkişi incelemesine katılım sağlanmamış, ticari defter ve belge sunulmamıştır. II.Dava Dosyası Kapsamı Ve Tarafların Ba-bs Beyanları Ve İncelemeye Sunulan Ticari Defter Kayıtlarında Karşılaştırmalı İnceleme Ve Tespitler: 1. Davacı şirket ile Davalı ..... İplik San. Ve Tic.Ltd.Şti. ticari ilişki olduğu, davacı şirket ticari defter kayıtlarında 120-Alıcılar Hesabının, 120.10.1051- ..... İplik San. Ve Tic. Ltd. Şti. hesap kodunda/adında kayıt altına alındığı, 2. 2023 yılında, davacı şirket tarafından, davalı şirkete hitaben düzenlenen toplam 217.225,86-TL tutarlı Davalı şirket aleyhine borçlandırması yapılan satış faturasına karşılık, davalı şirketten toplam 2.384,51-TL tutarlı 2 adet alış faturası ile davalı şirket lehine yapılan alış faturası kaydının borç/alacak mahsubu sonrası davalı şirketin 12/07/2023 itibariyle bakiye 214.841,35-TL borçlu olduğunun kayıt altına alındığı, 3. Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan satış faturaların, yukarıda da ayrıntısı izah edildiği üzere BA-BS analizinde davacı şirketin satış faturalarını ve aynı şekilde davalı şirketin alış faturalarını doğruladığı başka bir deyişle incelenen dönemde davalı şirketin faturalardanakynaklı bakiye 214.841,35-TL borcunun oluştuğu tespit edilmiştir. 4. 2024 yılında, 2023 yılından devreden, davalı şirket borcu 214.841,35-TL ile 2024 yılı hesap açılışlarının yapıldığı, 5. 2024 yılında, davacı şirketten, davalı şirkete hşitaben 52.287,21-TL tutarlı satış faturası düzenlenmiş olması sebebi ile Davalı şirketin borç bakiyesinin 31/03/2024 itibariyle 267.128,56-TL olduğu, 6. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura içeriğinde yer alan ticari emtiaların birim satış tutarının USD üzerinden belirlendiği ve davalı şirket tarafından faturaların bu şekli ile kabul edildiği, 7. İş bu itirazın iptali davasına konu 21/12/2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emrinde kayıtlı, icra takibine konu 8.273,97-USD tutarın, satış faturalarının USD üzerinden hesaplanan toplam fatura tutarı 8.273,97-USD’yi doğruladığı, 8. İcra takip tarihi itibariyle USD/TL kuru=35.0373 TL üzerinden faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağının 289.897,56-TL ve davacının, davalıdan icra takip tarihi itibariyle, asıl alacak tutarı olarak 289.897,56-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, açık hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Küçükçemece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine 8.273,97 USD asıl alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının cari hesap olarak yazıldığı, davalı (borçlunun) borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Tarafından Hazırlanan 14/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "I. Ticari Defter Tasdikleri Ve Kayıt Düzeni: a. Davacı ....... Tekstil San. Ve Tic.Ltd.Şti.’nin, incelenen 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. b. Davalı ...... İplik San. Ve Tic.Ltd.Şti. tarafından, bilirkişi incelemesine katılım sağlanmamış, ticari defter ve belge sunulmamıştır. II.Dava Dosyası Kapsamı Ve Tarafların Ba-bs Beyanları Ve İncelemeye Sunulan Ticari Defter Kayıtlarında Karşılaştırmalı İnceleme Ve Tespitler: 1. Davacı şirket ile Davalı ...... İplik San. Ve Tic.Ltd.Şti. ticari ilişki olduğu, davacı şirket ticari defter kayıtlarında 120-Alıcılar Hesabının, 120.10.1051- ...... İplik San. Ve Tic. Ltd. Şti. hesap kodunda/adında kayıt altına alındığı, 2. 2023 yılında, davacı şirket tarafından, davalı şirkete hitaben düzenlenen toplam 217.225,86-TL tutarlı Davalı şirket aleyhine borçlandırması yapılan satış faturasına karşılık, davalı şirketten toplam 2.384,51-TL tutarlı 2 adet alış faturası ile davalı şirket lehine yapılan alış faturası kaydının borç/alacak mahsubu sonrası davalı şirketin 12/07/2023 itibariyle bakiye 214.841,35-TL borçlu olduğunun kayıt altına alındığı, 3. Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan satış faturaların, yukarıda da ayrıntısı izah edildiği üzere BA-BS analizinde davacı şirketin satış faturalarını ve aynı şekilde davalı şirketin alış faturalarını doğruladığı başka bir deyişle incelenen dönemde davalı şirketin faturalardanakynaklı bakiye 214.841,35-TL borcunun oluştuğu tespit edilmiştir. 4. 2024 yılında, 2023 yılından devreden, davalı şirket borcu 214.841,35-TL ile 2024 yılı hesap açılışlarının yapıldığı, 5. 2024 yılında, davacı şirketten, davalı şirkete hşitaben 52.287,21-TL tutarlı satış faturası düzenlenmiş olması sebebi ile Davalı şirketin borç bakiyesinin 31/03/2024 itibariyle 267.128,56-TL olduğu, 6. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura içeriğinde yer alan ticari emtiaların birim satış tutarının USD üzerinden belirlendiği ve davalı şirket tarafından faturaların bu şekli ile kabul edildiği, 7. İş bu itirazın iptali davasına konu 21/12/2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emrinde kayıtlı, icra takibine konu 8.273,97-USD tutarın, satış faturalarının USD üzerinden hesaplanan toplam fatura tutarı 8.273,97-USD’yi doğruladığı, 8. İcra takip tarihi itibariyle USD/TL kuru=35.0373 TL üzerinden faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağının 289.897,56-TL ve davacının, davalıdan icra takip tarihi itibariyle, asıl alacak tutarı olarak 289.897,56-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği" bildirilmiştir. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden getirtilen BA-BS formalarının birbiri ile uyumlu olduğu, yani davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle faturaların davalı tarafından kabul edildiğin anlaşılmıştır. Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafın ticari defterler kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, taraflar arasından ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya 2023 yılı 6. Ayında toplam KDV hariç tutarı 117.097,89-TL olan 14 adet, 2023 yılı 7. Ayında toplam KDV hariç tutarı 82.544,47-TL olan 3 adet ve toplam KDV hariç tutarı 83.676,17-TL olan 6 adet fatura düzenlediği ve davacı tarafından düzenlenene bu faturaların tamamının davalının BA bildiriminde kayıtlı olduğu, 2024 yılında davacı tarafından davalıya 52.287,21-TL tutarlı fatura düzenlediği, buna göre davacının bakiye alacağının 267.128,56-TL olduğu, tarafların aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura içeriğinde yer alan emtiaların birim satış tutarının USD üzerinden belirlendiği ve davalı tarafından bu şekilde kabul edildiği, takip tarihi itibariyle icra takibine konu 8.273,97-USD'nin, satış faturalarının USD üzerinden hesaplanan toplam fatura tutarını doğruladığı, sonuç olarak, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 8.273,97-USD alacaklı olduğunu, usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlı ve tarafların farklılık arz etmeyen BA-BS bildirimleri ile kanıtladığı, davalının ise söz konusu borcu ödediğine ilişin herhangi bir delil veya davacının defter kayıtlarının aksini ispat eden aynı nitelikte ispat gücüne sahip bir delil sunmadığı anlaşılmakla, Davanın kabulüne, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 8.273,97-USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 8.273,97-USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacağın, takip tarihindeki kur karşılığı (takip talebine göre efektif alış kuru esas alınarak) Türk Lirası üzerinden hesaplanacak %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 20.247,93-TL karar harcının daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.497,72-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.453,01-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.950,73-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 15.297,20-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.497,72-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.453,01-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.950,73-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.080,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 47.426,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2025
Katip ...... e-imzalıdır
Hakim ..... e-imzalıdır