İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/761 E. 2025/1003 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/761
Karar No
2025/1003
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/761 Esas KARAR NO : 2025/1003 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilinin Polonya merkezli bir şirket olup iştigal alanı çeşitli ürünlerin toplu alım-satımı ve/veya dağıtımı olduğunu, Müvekkilinin davalı ...Gıda Seracılık Uluslararası Nakliye Plastik San Tic. A.Ş. adlı şirket ile iletişime geçmiş ve 2017-2018 yılları arasında 01.12.2017 de 29.303,06-Euro, 09.07.2018 de15.000 Euro, 20.07.2018 de 10.0000Euro, 3.08.2018'de 5.696,94 Euro olmak üzere toplam 60.000Euro ödeme gönderdiğini, Müvekkili şirket tarafından davalı şirket hesabına toplam 60.000-EURO ödeme yapıldığını, işbu durumun özellikle davalının ticari kayıtlarının incelemesi ve müvekkilinin ticari kayıtları ile karşılaşııtılması ile sabit olacağını, Yapılan ödemelerin davalı firmadan alınacak ürünler için bedel ve avans ödemeleri olup taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklardan dolayı işlem gerçekleşemediğini, Müvekkili şirket 2021 yılından itibaren davalı firmaya yapılan ödemelerin iadesi için mail göndermiş olup davalı tarafından herhangi bir geri ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile 60.00.00 Euro alacağın şimdilik 5000 EURO karşılığı 143.700 TL kadarının dava tarihinden itibaren ticari işlemlere uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, alacağın yabancı para birimi Euro cinsinden olduğundan, Euro cinsinden belirlenecek alacak miktarının/ fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla 60.00.00 Euro alacağın şimdilik 5000 Euro' nun ( dava açılırken karşılığı 143.700 TL 'nin dava) tarihinden itibaren ticari işlemlere uygulanacak temmrrüt faizi ile TBK madde 99 ve İİK madde 58 hükümleri gereği fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru karşılığı Türk lirasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ürün alışverişinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkinin, müvekkili şirket tarafından davacıya mal satılması, davacı tarafından da müvekkiline bedel ödenmesi şeklinde olduğunu, Müvekkili şirket kayıtları ile sabit olduğu üzere, müvekkili şirket tarafından bir çok kalem halinde davacıya mal gönderimi yapıldığını ve yine bir çok kalem halinde davacı tarafından bu malların bedellerine ilişkin müvekkili şirkete ödemeler yapıldığını, Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında, var olan cari hesap ilişkisinden ayrı biçimde, münhasıran, ''davacı şirket tarafından müvekkil şirkete 60.000 EURO avans ödemesi yapılması ve akabinde de müvekkil şirket tarafından davacıya 60.000 EURO bedelinde mal gönderilmesi'' şeklinde bir anlaşma hiçbir zaman olmadığını, Müvekkili şirket ile davacı şirket açık hesap ilişkisi şeklinde ticaret yaptıklarını, bu hususun, müvekkili şirketin muavin defter kayıtları ile sabit olduğunu, bu alışverişlerden kaynaklı olarak müvekkili şirketin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ticari defter kayıtlar, bilirkişi raporları, delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 18/09/2023 tarihli rapora göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Davalının incelemeye sunduğu 2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. DAVALIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; 01.01.2018 Tarihli açılış fişinde davacının 1.359.750,91 TL borç kaydı bulunduğu, Davalının davacıya toplam tutarı 1.092.444,41 TL olan 15 adet fatura düzenlediği, Davacının davalıya 16 adet işlem ile toplam 2.355.595,14 TL ödeme yaptığı 31.12.2018 Tarihi itibariyle davacının davalıya 96.600,18 TL borcu bulunduğu, Dava dilekçesinde belirtilen, davacının gönderdiği ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının Ticari Defterlerini Sunmadığı ya da Yerini Bildirmediği Görüldüğünden Davacı Defterleri Üzerinde Bilirkişiliğimizce İnceleme Yapılamamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 26/09/2024 tarihli rapora göre; "...Raporumuzun İnceleme ve Değerlendirmeler başlıklı bölümünde detaylı halde takdirlerinize sunulduğu üzere, davalı 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defter kayıtları ile dava dosyasında bulunan davalı banka hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde 23.05.2024 tarihli kök raporumuzun sonuç kısmında sunduğumuz tespit ve değerlendirmeler ile ilgili değişikliği gerektirecek herhangi bir hususa rastlanılmamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 02/09/2025 tarihli rapora göre; "...Davalıya Ait 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 Yılı Ticari Defter Kayıtlarında; Taraflar arasındaki ilk ticari kaydın 2015 yılında başladığı, son kaydın ise 19.02.2019 tarihli olduğu, bu tarihten sonraki yıllarda herhangi bir kaydın bulunmadığı, Davalı ticari defterlerindeki son kayıt tarihi olan 19.02.2019 itibariyle davacı ile davalı arasında borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, 31.01.2025 tarihli ek raporumuzda da tespit ettiğimiz üzere,... Bankası tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilen müzekkere cevabı ekindeki, davalıya ait banka hesap hareketleri incelendiğinde, davacı tarafından gönderilen bedellerin tümünün davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, kayıtlı olmayan bir ödemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. ...Bankası tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilen müzekkere cevabı ekindeki, davalıya ait banka hesap hareketleri incelendiğinde Dava dilekçesinde belirtilen davacı tarafından yapılan ve toplamı 60.000,00 EUR olan ödemelerden 09.07.2018 tarihindeki 15.000 Euro, 20.07.2018 tarihindeki 10.0000 Euro ve 3.08.2018 tarihindeki 5.696,94 Euro nun davalı banka hesap hareketlerinde mevcut olduğu ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak dava dilekçesinde belirtilen 01.12.2017 tarihli 29.303,06 Euro ödemenin davalı banka hesap hareketlerinde mevcut olmadığı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, avans ödemesi yapıldığı fakat ödeme karşılığı mal teslim edilmediği iddiasıyla açılmış bedel iadesi talepli alacak davasıdır. 2-Davacı tarafça davalıya 60.000,00-Euro avans ödemesi yapıldığı fakat ödeme karşılığı mal teslim edilmediği ileri sürülerek 5.000,00-Euro'luk kısım yönünden alacağın tahsili talep edilmiştir. 3-Davalı taraf cevap dilekçesinde taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin hiçbir zaman açık hesap ilişkisi dışında avans ödemesi gerçekleştirmediğini, davacı şirket yetkilileri ile davalı şirket yetkilileri arasında ticari ilişkide hiçbir sorun bulunmadığını fakat şirketin iflas benzeri bir durumdan dolayı kayyım yönetimi altında olması nedeniyle böyle bir dava açıldığını, gerçekte davacı şirketin tüm ödemelerine karşılık mal teslim edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 4-Davacı şirket Polonya ülkesinde kurulu tüzel kişilik olup 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'nin 17'nci maddesi hükmü uyarınca Polonya ülkesinin sözleşmenin tarafı olduğu ve Dışişleri Bakanlığı'nın 17.01.2005 tarih ve...8 sayılı yazısı ile tüzel kişilerin de teminat muafiyetinden yararlanacağının değerlendirildiği gözetilerek yabancı tüzel kişiliği bulunan davacıdan teminat alınmamıştır. 5-Mahkememizce her iki taraf vekiline ticari defterlerin ibrazı hususunda kesin süre verilmiş ise de yalnızca davalı taraf ticari defterlerinin incelemeye sunulduğu, davacı tarafça davacı şirket ticari defterlerinin incelemeye sunulamadığı görülmüştür. Ayrıca davacı tarafça gerçekleştirilen para gönderme işlemlerine ilişkin banka kayıtları dosya arasına alınmış ve davalı ticari defterlerinde yer alan ödeme kayıtları dışında bir ödeme bulunup bulunmadığı da ayrıca incelenmiştir. Buna göre, davacı tarafça her ne kadar 3 adet farklı para gönderme işlemiyle davalı şirkete 60.000,00-Euro avans ödemesi gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde sürdürüldüğü görülmüştür. Açık hesap ilişkisinde ödemeler belirli bir faturaya istinaden yapılmadığı takdirde TBK 102. Maddesi hükmünde yer alan alan muacceliyet, takip ve vade sıralamasına göre borçlardan mahsup edilerek son olarak bakiye borç miktarının talep edilebileceği, bu çerçevede taraflar arasındaki ticari ilişkini açık hesap çerçevesinde irdelenerek ticari ilişkinin sonlandığı dönemde alacak veya borç bakiyesi bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. Mahkememizce davalı şirkete ait ticari defterler SMMM bilirkişi aracılığıyla ticari ilişkinin sürdüğü tüm dönemler itibariyle ayrı ayrı incelenmiş ve ayrıca davalı hesap hareketleri temin edilmek suretiyle karşılaştırmalı olarak rapor alınmış, dosyaya sunulan 01/09/2025 tarihli 2.ek raporda dava dilekçesinde belirtilen 3 adet ödemeden 09/07/2018 tarihli 15.000,00-Euro tutarlı ödeme ile 20/07/2018 tarihli 5.696,94-Euro bedelli ödemelerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve banka hesap hareketlerinde de yer aldığı ancak 0112/2017 tarihli 29.303,06-Euro bedelli ödemenin banka hesap hareketlerinde ve davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacı tarafça 3 adet avans ödemesi nedeniyle davacının davalıdan 60.000,00-Euro tutarlı alacak bakiyesi bulunduğu ileri sürülmüş ise de taraflar arasında avans ödemesi gerçekleştirildiğine dair bir delil sunulmadığı gibi davalı ticari defterlerine göre ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdürüldüğü ve açık hesap bakiyesinde davacı alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davacının ödeme kayıtları ve ticari defterler yoluyla alacak varlığını ispat edemediği değerlendirilmiştir. 6-Davacı tarafça ayrıca delil olarak 1 adet imzalı belgeye dayanılmış ise de belge aslının mahkememize ibraz edilmemiş olduğu, davalı tarafça belgenin inkar edildiği, belgenin Türkçe çevirisinde 60.000,00-Euro alacak bakiyesi verdiğinin belirtildiği ancak belgenin davalı kabulünde olmadığı ve aslının da incelenmek üzere ibraz edilemediği dikkate alındığında bu belgenin tek başına suret haliyle delil olarak davalı aleyhinde kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki belgede yer alan 31/12/2019 tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinin davacı lehine 60.000,00-Euro alacak bakiyesi de göstermediği gözetilerek ibraz edilmeyen ve davalının inkar ettiği belge suretinin davacı alacağını ispata elverişli olmadığı değerlendirilmiştir. 7-Davacı tarafça yemin deliline dayanılmış olup davacının diğer delilleriyle davasını ispat edemediği gözetilerek yemin teklif edilip edilmeyeceği hususu sorulmuş davacı vekili sözlü beyanında davalıya yemin teklif edilmeyeceğini beyan etmiştir. Buna göre davacının dayandığı deliller itibariyle davacının alacaklı olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 2.454,04-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.838,64-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilin ve davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/761, K. 2025/1003, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-761-e-2025-1003-k-13c45d08142b