İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/97 E. 2025/1021 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/97
- Karar No
- 2025/1021
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/97 Esas KARAR NO : 2025/1021 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Yine Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlenmiştir. Davalılardan bir tanesi sigorta şirketi olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemeleri iş bu davada görevlidir. 6100 sayılı HMK'nın 7. maddesinde,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir'' denmektedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 110. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü İzmir'dedir. İş bu sebeple tüm davalılar bakımından İzmir Mahkemeleri Yetkilidir. 04.08.2024 tarihinde, ...'e ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkile ait...plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkil aracı ile, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Ahmediye mahallesinde döner kavşakta iken, davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü döner kavşak içinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendi aracının ön kısımları ile müvekkile ait...plakalı aracın arka kısımlarına çarparak zarar vermiştir. Taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı sürücünün '' A aracıyım arkadan kavşakta hafiften tampona dokundum. Birşey olduğunu düşünmüyorum '' şeklinde beyanı ve olay yeri fotoğraflarına göre, davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümlerini ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet vermiştir. Dava, kusurlu sürücü, ve kusursuz sorumlu araç maliki ile... Sigorta A.Ş’ye karşı açılmıştır. Davalı şirket ile kusurlu araç arasında kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMMS poliçesi bulunmaktadır. İş bu sebeple davalı şirket de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumludur. -- Müvekkil, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, Yargıtay'ın ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bir çok kararında belirtildiği gibi, seçimlik hakkını kullanarak ikameti olan Almanya'ya dönmüş ve burada araç ... isimli yetkili firma tarafından incelenmiştir. 14.10.2024 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporuna göre; -- Hasar miktarı, KDV dahil 4.468,07 Euro olarak belirlenmiştir. -- Aracın onarım süresi boyunca günlük kullanım kaybı 65,00 Euro olup, onarım süresi 4 gün olduğundan, 260,00 Euro ikame araç bedeli söz konusudur. -- Ekspertiz raporu için 956,76 Euro ücret ödenmiştir. Belirlenen ekspertiz rapor ücreti, 2022 yılı için oluşturulmuş Almanya Federal Serbest ve Motorlu Taşıtlar için Bağımsız Eksperler Birliği (BVSK) ücret listesine göre olup, ilgili liste tercümesiyle beraber ektedir. Alman ekspertiz raporu, alman onarım sistemi ve yabancı plakalı araçların türkiye'de kazası ile ilgili açıklamalar, dilekçemiz ekindedir. Davalı sigorta şirketine müvekkil tarafından, şirketin ''... mail adresine birçok bildirim yapılmış ancak ilk bildirim 08.10.2024 tarihinde yapılmıştır. Kanun gereği 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğu olduğundan sigorta şirketi 21.10.2024 tarihinde temerrüde düşmüştür. Yapılan bildirim ve yazışmaların evrakları ektedir. Davalı sigorta şirketi, kaza tarihi itibarıyla 200.000,00 TL ile sınırlıdır. Şirket, yönünden talebimizi, zmms teminat limiti olan 200.000,00 TL'yi aşmamak üzere sınırlıyoruz. Kanunen yapmış olduğumuz bildirim ve ihtarlardan bir netice alamadığımızdan dolayı iş bu davayı açmadan önce ticari dava şartı olarak davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu Arabuluculuk müessesesine başvurmuş olmamıza rağmen alacaklarımızın tamamı için anlaşma sağlanamamıştır. Diğer davalılar için zorunlu arabuluculuk, söz konusu değildir. Yukarıda izah edilen sebeplerle ve davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talebimizi artırım ve Islah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de, bilirkişi marifetiyle sonuca ulaşılacağından ve dolayısıyla yargılama gerektirdiğinden; belirsiz alacak olarak şimdilik 40,00 Euro hasar tazminatının; davalı sürücü ve davalı araç malikinden kaza tarihi olan 04.08.2024 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, teminat limitleri (200.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (08.10.2024 + 8 iş günü) 21.10.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, belirsiz alacak olarak şimdilik, 10,00 Euro ikame araç bedelinin; sadece davalı sürücü ve davalı araç malikinden, kaza tarihi olan 04.08.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Alman bağımsız eksperler birliği derneği'nin ( BVSK ) belirlediği ücret listesine göre orantılı olarak belirlenmiş, TTK 1426 gereği ve davacı tarafından ödenmiş olan 956,76 Euro ekspertiz rapor ücretinin, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini, saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı asiller vekili cevap dilekçesinde; "Davalılardan müvekkillerim ... ve ...'ın ikametgahları ve İstanbul'un Üsküdar ilçesinde olup diğer davalı... Sigorta A.Ş. nin merkezi Şişli / İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle Sayın mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyayı yetkili İstanbul Anadolu mahkemelerine göndermesini öncelikle talep ederiz. Davacının dilekçesinden anlaşıldığı kadarı ile sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmesi yapılmıştır. Ancak müvekkillerim ile herhangi bir arabuluculuk görüşmesi yapılmamıştır, tarafımızla arabuluculuk görüşmesi yapılmadan dava açması sebebi ile dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddi gerekmektedir. Davacının aracında hasar trafik sigorta şirketince tespit edilmiştir. ancak davacı daha fazla hasar almak için yurtdışında euro üzerinden hasar tespiti yaptırmıştır. Davacının fahiş talebi reddedilmelidir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere araçta oluşan hasar tazminati için müvekkilimin ZMMS şirketinde dosya... sayılı hasar dosyası açılmış ve dosyaya atanan ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri tarafından 10.300.-TL.hasar tespit edilmiştir. Araç resimlerinde de görüleceği üzere aracın arka tamponunda ufak bir hasar söz konusudur. Davacı Trafik Sigortamızın tespit ettiği hasar tutarını az bulmuş daha fazla hasar almak için yurt dışında euro üzerinden hasar tespiti yaptırmıştır. Davacının fahiş talepleri haksızdır ve reddi gerekmektedir. Davacı aracında oluşan hasarın net olarak belirlenmesi gerekmektedir. Sayın mahkemenizce kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarı Mahkemenizce belirlenecek bilirkişi tarafından hesaplanarak net olarak belirlenmesi gerekmektedir. Müvekkilimin birleşik kasko ( kasko + ihtiyari mali sorumluluk ) sigortası mevcuttur. Müvekkilimin ...Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlenen 30/11/2023-30/11/2024 tarih ve ... nolu Genişletilmiş Maximum Kasko Sigorta Poliçesi ne İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı eklenmiştir. Diğer bir değişle birleşik kasko poliçesi mevcuttur. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı aracında belirlenecek hasarın euro üzerinden belirlenmesi halinde dava süresinde hasar tarihinde geçerli trafik teminatı olan 200.000.-TL.yi aşması söz konusu olabileceğinden... Sigorta A.Ş.'nin de sorumluluğu sözkonusu olacaktır. Müvekkil aracına ait olan ve ekte sunduğumuz ... Sigorta birleşik kasko poliçesinde, İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı ( maddi bedeni zarar) 2.500.000,00 TL dir. Davcının talebinin kabul anlamına gelmemek kaydı ile euro olarak belirlenmesi halinde dava bitimine kadar euro artacağından bu durumda ...SİGORTA A.Ş. nin sorumluğu doğacaktır. ...Sigorta A.Ş. nin davaya dahil edilmesi ve dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve eklerinin tebliğini müvekkiller yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ederiz. Yukarıda izah ettiğimiz üzere müvekkilimin aracına ... sigorta tarafından birleşik kasko ( Kasko + İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası) yapılmıştır. ZMMS sigortasının limitlerini aşan tazminat taleplerinin mevcut olması halinde tazminat ödeme sorumluluğu ...Sigorta A.Ş. ye aittir. Bu nedenle müvekkillerin zarar görmemesi içi... Sigorta A.Ş. nın davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda... Sigorta A.Ş. ye dava dilekçesi cevap dilekçesi ve eklerinin gönderilmesini davaya dahil edilmesini talep ederiz. Açıklanan nedenlerle öncelikle yetki yönünden itirazlarımızın incelenmesini, davanın... Sigorta A.Ş. ye ihbar edilmesini, önceden müvekkillerimle arabuluculuk görüşmesi yapılmamış olması nedeniyle usulden reddini talep ederiz. Bu taleplerimizin kabul edilmemesi halinde belirlenecek hasar tazminatının trafik ve kasko poliçemizin olduğu... Sigorta A.Ş. ve... Sigorta A.Ş. ndeki teminatlardan karşılanması için ilgili sigorta şirketlerinin sorumlu olduğuna ve müvekkillere husumet yönlendirilemeyeceğinden müvekkiller açısından husumet yönünden reddine karar verilmesini talep zorunluluğu hasıl olmuştur. Açıklanan ve mahkemece resen göz önünde tutulacak sair nedenlerle, öncelikle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, iş bu davanın kasko şirketimiz olan ... Sigorta A.Ş. ye davanın ihbar edilmesini, dava açılmadan müvekkiller ile arabuluculuk görüşmesi yapılmaması sebebiyle usulden reddine. hasar tazminatının sigorta şirketlerimizin (trafik+ kasko ) sorumluluğunda olduğundan müvekkiller yönünden husumet yönünden reddine ve sigortalarımızın sorumluluğuna karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederim. " şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür. Davalı... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; "Uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat talepleri zamanaşımına uğramıştır. Dava konusu trafik kazası 04.08.2024 tarihinde meydana gelmiş olup alacak zaman aşımına uğramıştır. Bu itibarla davayı kabul anlamına gelmemek üzere işbu dava yasal süresi içinde müvekkil şirkete karşı açılmış olmadığından/yönlendirilmediğinden davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde 04.08.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı araç, 03.11.2023 başlangıç, 03.11.2024 bitim tarihli ve... Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile... adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 200.000,00 TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde söz konusu kaza sebebiyle müvekkiline ait...plakalı aracın tatil için Türkiye'ye geldiğinde 04.08.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkilinin Almanya'da yaşadığı, Almaya'ya dönüp aracını tamir ettirdiği, aracın hasar onarım bedeli 4.468,07 Euro olduğu, bununla birlikte hasar sebebi ile araçta deger kaybı gerçekleştiği, 4 gün aracın tamir işlemi gördüğünden bahisle şimdilik 40 Euro araç hasarı, 10 Euro araç mahrumiyet bedeli ile 956,76 Euro ekspertiz rapor ücretinin, temürrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek degisken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satıs Kuru karsılıgı Türk Lirası olarak tahsiline birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının dava öncesi başvurusu değerlendirildiğinde davacıya ait aracın hasarının tamirine ilişkin tevsik edici fatura mevcut değildir. Talep edilen tutar fahiştir. Davacıya ait...plakalı araç yabancı plakalı araçtır. Davacıya ait zarar gören motorlu araç Alman plakalıdır. Somut olayda, aracın tamiri Türkiye’de yapılmış ise Türkiye’deki ücretin esas alınması gerekmektedir. Diğer yandan, aracın kaza sonrası yürür vaziyette olup olmadığı, yurt dışında onarımı için onarım bölgesine taşınıp taşınmadığının, dosyada dava konusu aracın hasarlı halde yurt dışına çıkıp çıkmadığının araştırılmasını arz ve talep ederiz. Davacı vekilinin müvekkiline ait araçta meydana gelen zararlar bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkil sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünsek bile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu şu şekilde düzenlemiştir: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Müvekkil sigorta şirketi; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olmaktadır. Müvekkil şirket meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacaktır. Kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gereklidir. Öte yandan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Sartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava degerinin poliçe limitini asması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava degerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. Müvekkil şirketin, kaza tarihi itibariyle 200.000,00-TL teminat limiti ile hem davacının zararından hem de hükmedilen yargılama giderleri bakımından poliçe limiti gözetilerek bir oranlama yapılması suretiyle sorumlu olduğunu bir kez daha yinelemek isteriz. Güncel ilk derece mahkeme ve istinaf mahkemesi kararları bu yönde olup teminat limitini aşacak şekilde müvekkil şirketin sorumlu olduğuna ilişkin hüküm kurulması bozma sebebi olduğu izahtan varestedir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte belirtmek isteriz ki: 6100 sayılı kanunun 266. maddesi gereği konusu teknik veya özel bilgi gerektiren hallerde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Bu incelemenin yargılama sürecinde denetime elverişli ve gerekçeli bir biçimde yapılması esastır. Davacının başvuru aşamasında tek taraflı olarak düzenletip dosyaya sunduğu ekspertiz raporunun kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla, yargıtay kararı gereği kullanılması mümkün olmayan ekspertiz raporu için ödenen ücretin de “makul gider” olarak değerlendirilemeyeceği ortadadır. Davacının bu raporu aldırmak için yaptığı giderden müvekkil sigorta şirketinin sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Davada talep edilen, davalıya ait araç maddi hasarlı trafik kazası sonucu "araç mahrumiyet bedeli" hem trafik sigortalı genel şartları hem de KTK'ya göre teminat dışıdır. Kazanç kaybına ekonomik geleceğin sarsılmasına dayalı tazminat taleplerinin ise müvekkil şirketçe karşılanma olanağı bulunmamaktadır. Kar kaybı, kazanç kaybı, efor kaybı araçtan yoksun kalma nedeni ile uğranılan zarar gibi dolaylı zararlar karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile güvence altına alınmadığından müvekkil şirket bu zararlardan sorumlu değildir. Müvekkil şirket tarafından atanan eksper tarafından alınan "araç hasarı tespit raporuna" istinaden ödeme davacıya ödeme yapıldığından Talep Edilen Ekspertiz Ücretinin Reddi Gerekmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca 25.08.2015 tarih ve 29456 sayılı Resmi Gazete’de “Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği” yayımlanmıştır. Söz konusu Yönetmelikle; sigorta eksperliği faaliyetinin sigortacılık sektörüne olan güveni artırıcı biçimde sürdürülmesi ve tarafların hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen eksperlik faaliyetine ilişkin atama ile iş kabul ve ücret esaslarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Davayı kabul etmemek kaydı ile; davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmesi hukuka aykırıdır. Şöyle ki; faize hükmedilmesi kabul anlamana gelmemek kaydıyla; faize hükmedilmesi durumunda ise; uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazanmaktadır. Trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/ 1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmaktadır. avalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Ancak somut olayda davacı müvekkil şirkete başvuru yapmamıştır. Haliyle müvekkil şirket temerrüte de düşmüş değildir. Yukarda arz ve izah edilen nedenlerle; Araç maddi zararının olmaması sebebiyle talebin reddine, araç mahrumiyet bedelinin trafik poliçesi teminat haricinde olması sebebiyle sorumluluğumuz bulunmayacağına, her halde kaza tarihi ile trafik sigortası teminat limiti olan 200.000-TL'yi aşamayacak olması sebebiyle azami teminat tutarının dikkate alınmasına ve davanın reddine, davacıya ait araç üzerinde mümkün ise KEŞİF YAPILMAK suretiyle gerçek zararın tespitine, aracın hasarlı halde yurtdışına çıkıp çıkmadığının araştırılmasına, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur. İhbar olunan Axa Sigorta cevap dilekçesinde; "Yukarıda dosya numarası belirtilen ve Sayın Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan işbu davaya ilişkin beyanlarımız sunulmaktadır. Huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi icap etmektedir. Şöyle ki; davacı tarafından trafik poliçesi teminat limitlerinin tüketildiği ispat edilememiştir. Aynı şekilde ... K. nolu ve 09.12.2010 tarihli kararında da trafik poliçesi mevcut olmasa dahi, yalnızca trafik limitlerinin üzerinde kalan hasarlar yönünden ihtiyari mali mesuliyet poliçesine husumet yöneltilebileceği ifade edilmiştir. Davacı tarafından trafik poliçesi teminat limitlerinin tüketildiği ispat edilmediğinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkil şirketin sorumluluğu, zmss poliçesi limitleri üzerinde kalan kısım ile sınırlı olmalıdır. Davacı,...plakalı araçta oluşan maddi hasar nedeniyle huzurdaki davayı ikame etmiştir. Ancak ihtiyari mali mesuliyet sigortasının kapsamına, gerçek zarar dahil olup sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet sigortası limitinin bitiş noktasında başlar. Hükmedilen tazminattan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi limiti mahsup edildikten sonra kalan miktarın ihtiyari mali mesuliyet sigortasından tahsiline karar verilmesi gerekir. Hiçbir surette kabul manasına gelmemekle beraber, müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası limitlerini aşan zararlarda ve yalnızca aşan kısım için söz konusu olabilir. ZMMS limitini aşmayan zararlardan, müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmayacaktır. Huzurdaki dava konusu kaza 04.08.2024 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL'dir. Bu limitler tüketilmeden müvekkil şirketin sorumluluğu doğmayacaktır. İHtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi gereği; anılan poliçe ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebilir. Kaza tarihi itibariyle ZMM teminatları 200.000,00 TL olup, sözü geçen limit tüketilmeden İhtiyari Mali Sorumluluk teminatı devreye giremeyecektir. Müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklar kullanılmalıdır. Bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazlarımızı sunmaktayız. Davacının araç mahrumiyeti/ gelir kaybı tazminatına ilişkin talepleri teminat kapsamında değildir. Davacının efektif kur faizi talebi yerinde olmayıp reddi gerekmektedir. Nitekim huzurdaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmakta olup başvuru sahibi poliçenin tarafı değildir. Ayrıca sigortalı araç “ticari” değil “hususi” bir araç olduğundan efektif kur faizine dair taleplerin reddi gerekmektedir. Türkiye’de gerçekleşen bir kaza neticesi yabancı plakalı bir araçta meydana gelen zararın, haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden Türkiye koşulları dikkate alınarak hesaplanması ve hükmün buna göre kurulması gerekir. Ayrıca davacı tarafından talep edilen ekspertiz ücretinin kabulü mümkün değildir. Zira TTK kapsamında “makul gider” den söz edilebilmesi için, kişinin bu hesabı yaptırmasında hukuki menfaatinin bulunması gerekmektedir. Ancak huzurdaki dava belirsiz alacak şeklinde açılabilir ve bilirkişi incelemesi yargılama kapsamında yapılabilirken ikinci defa ekspertiz raporu alınması usul ekonomisine aykırılık teşkil etmektedir. Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise, davacı tarafından ödenen ekspertiz ücretinin tümüne değil, rapor tarihinde yürürlükte olan TOBB Ekspertiz Ücreti tarifesine göre hesaplama yapılmasını talep ederiz. Hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacaktır. Başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlıdır. Başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerekmektedir. Müvekkil şirket davadan ihbar dilekçesi ile haberdar olmuştur ve işbu davada taraf bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK 61. Maddesi uyarınca hakkında hüküm kurulmamasını talep etmekteyiz. Yukarıda izah olunan sebeplerle, davada taraf olmadığımızdan hakkımızda karar verilmemesini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil şirket hakkında faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini saygılarımla bilvekale arz ve talep ederim." şeklinde talepte bulunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 04/08/2024 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü,... işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye (e-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalı gerçek kişiler tarafından arabuluculuk dava şartının kendileri yönünden gerçekleşmediğine ilişkin dava şartı itirazları değerlendirildiğinde; Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58.maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabulucu kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalılar yönünden uygulanamayacaktır. Kaldı ki KTK' nun 97. Maddesi gereği sigorta şirketine davadan önce yazılı başvuru şartı zorunluluğu bulunduğundan iş bu davalı yönünden de arabuluculuk dava şartı uygulanmamaktadır. Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 04/08/2024 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 04/08/2024, dava tarihinin 02/02/2025 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür. Mahkememizin yetkisine yapılan itiraz değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İstanbul ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin Almanya olduğu, ancak davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir. Davalı sürücü ve işleten vekili her ne kadar cevap dilekçesinde ihbar olunan sigorta şirketinin davaya taraf olarak eklenmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmeyen bir kişi veya şirketin daha sonra davaya taraf olarak eklenmesini gerektirir bir durumun somut uyuşmazlıkta bulunmadığı görüldüğünden ve bu yönde bir usul kuralı da bulunmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 03.11.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 04/08/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ). Davalı ... ve ... 'in sorumluluğu incelendiğinde;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır. Dava konusu aracın yabancı plakalı araç olması nedeniyle Almanya ülkesi koşullarına göre gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerekmektedir. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur, hasar ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 15/08/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde, 1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından; * Davalının maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 s. Karayolları Trafik Kanununun 52/b, 56/c ve 84/d maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kazanın oluşumunda tek ETKEN OLDUĞU, * Davacının maliki olduğu,...plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın atfi KABİL KUSURUNUN OLMADIĞI, 2- Davaya konu...plakalı... Style 2,0 litre 103 kW TDI Şanzıman 6 vites marka 2010 model aracın Onarım Bedeli ile ilgili olarak; A- Almanya'da bulunan ... Motorlu Taşıtlar Araç Bilirkişi Bürosu ekspertiz raporuna göre Onarım Bedelinin; Kaporta/Mekanik/Elektrik vs işçilik 1.245,60 €, Boya ve işçiliği 1.213,70 €, Yedek Parça 1.295,38 € olmak üzere toplam 3.754,68 EUR+kdv dahil 4.468,07 EUR olduğu, B- İşbu Raporda HEYETİMİZ GÖRÜŞ KANAAT VE TESPİTİNE GÖRE; 716,20 EUR Kaporta/Mekanik/Elektrik vs işçilik, 758,56 EUR Boya ve Boya işçiliği, 157,05 EUR Yedek Parça olmak üzere toplam 1.631,81 EUR + kdv, KDV dahil 1.941,85 EUR olduğu, 3- Ekspertiz Ücreti Bakımından; A-...Motorlu Taşıtlar Araç Bilirkişi Bürosu faturasına göre (4.468,07 EUR onarım bedeli bakımından) ekspertiz hizmet bedelinin; 693 € temel ücret, 36 € + 18 € fotoğraf ve sureti, 15 € haberleşme-posta-telefon, 27 € + 15 € yazım ve sureti masrafı olmak üzere toplam 804,00 EUR+KDV, %19 KDV dahil 956,76 EUR ekspertiz hizmet bedelinin Almanya koşullarında (4.468,07 EUR onarım masrafı bakımından) makul ve rayiç değer olduğu, B- HEYETİMİZ Görüş Kanaat ve Tespitine göre (1.941,85 EUR onarım bedeli bakımından) Almanya koşullarında Ekspertiz Ücretinin 450 € temel ücret, 36 €+18 € fotoğraf ve sureti, 15 € haberleşme-posta-telefon, 27 € + 15 € yazım ve sureti masrafı olmak üzere toplam 561.00 EUR + KDV, %19 KDV dahil 667,59 EUR olduğu, 4- Aracın rayiç değerinin 10.500,00 EUR civarında olduğu, rayiç değer ile onarım bedeli oranına göre PERTE gerek olmadığı, onarımın makul olduğu, hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumuzu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile 1.941,85 EURO hasar tazminatının tüm davalılardan, 195,00 EURO ikame araç tazminatının ise davalı sürücü ve işletenden tahsilini talep etmiştir. TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise; -Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olduğundan (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı), - Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiğinden (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) ve mahkememize sunulan bilirkişi raporunda da hasar gören parçalar tek tek belirtilerek Almanya ülkesi koşullarına göre hesaplama yapıldığı görüldüğünden hükme esas alınmıştır. Tüm bu nedenler ile;04/08/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında...gorta şirketi ve işeteni davalı sürücü...' in kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' in tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 1.941,85 EURO hasar bedelinin bulunduğu,... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 195,00 EURO olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). Davacı vekili yurt dışında yaptırdığı ekspertiz ücretinin, yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini de talep etmiş olup, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih 2016/17807 E- 2017/10786 K, 05.03.2015 tarih 2014/2413 E- 2015/3870 K ve 22.12.2014 tarih 2014/21991 E- 2014/19194 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, yurt dışında yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekeceğinden ekspertiz ücreti yargılama giderine eklenmiştir. İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. ) Davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalılara yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -1.941,85 EURO hasar tazminatının davalı... Sigorta A.Ş. yönünden (davalının kaza tarihindeki poliçe limitinden bakiye kalan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 24/10/2024 temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise 04/08/2024 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -195,00 EURO ikame araç tazminatının davalılar ... ve ...'den 04/08/2024 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 4.943,62 TL karar ve ilam harcının yatan 2.326,27 TL peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 2.617,35 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına, , 3-İkame araç bedeli yönünden alınması gereken 496,43 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.326,27 peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 867,50 TL posta ve diğer giderler, 10.000,00 TL bilirkişi masrafı ile 35.657,29 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 49.466,46 TL yargılama giderinin 44.952,36 TL' sinin tüm davalılardan (davalı Sigorta Şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (200.000,00 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 1.941,85-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla), müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 4.514,1 TL' nin ise yalnızca davalılar ... ve ...'denmüştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Hasar bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan (davalı Sigorta Şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (200.000,00 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 1.941,85-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-İkame araç bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.267,41 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarakdavacıya verilmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... E imza
Hakim ... e-imzalıdır