İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/494 E. 2025/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/494
Karar No
2025/625
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/494 Esas - 2025/625 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/494 Esas KARAR NO : 2025/625 HAKİM :... KATİP :...

DAVACI : ... ... . VEKİLLERİ :.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/07/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2025

Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından müvekkiline düzenlenen 11.05.2023 tarih ve .... nolu 3.324.984,74 TL'lik faturanın Merkez Bankası kuru esas alınmadan düzenlendiği için yüksek tutarlı olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak uygulanan %10 zam ve İş Bankası döviz kuru esas alındığından artan tutara ilişkin kısımlar için müvekkilinin uğradığı zararının tazmini amacıyla başlattıkları takibe, davalı tarafından edilen itirazın iptali istemli olduğunu, müvekkili ile davalı arasında; 26.04.2022 tarihinde Nisan 2023 teslim tarihli 1 adet ... .... alınmasına ilişkin sözleşme mahiyetinde sipariş teyit formu imzalandığını, sözleşmeye konu aracın bedelinin fatura tarihindeki Merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak üzere 1 adedi 133.000,00 Euro olacak şekilde belirlendiğini, davalı tarafından, sözleşmeye aykırı olarak araca %10 zam yapıldığını, bir araç bedelinin 146.300,00 Euro'ya çıkartıldığını, yapılan zam için müvekkilinden onay alınmadığını, aynı zamanda zam farkı ödenmezse araçların teslim edilmeyeceği söylenerek müvekkilinin tehdit edildiğini, Müvekkili aracı teslim alamazsa zarara uğrayacağından, aynı zamanda baskı ve tehdit altında kalarak İş Bankası döviz kuru üzerinden ödeme yapmayı iradesinin sakatlanarak kabul etmek durumunda kaldığını, faturaya itiraz edemediğini, sonuç olarak müvekkilinin, araç için sözleşmeye aykırı olarak yapılan %10 zam tutarı olan 13.300,00 Euro (fatura tarihindeki kur karşılığı 301.699,86 TL) ve İş Bankası döviz kuru uygulanması sebebiyle 168.045,50 TL fazla ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, bu nedenle 19.06.2023 tarihinde davalı aleyhine ... Genel 5. İcra Dairesi'nin 2023/17492 E. sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlattıklarını, davalının 19.07.2023 tarihinde borca ve faize itiraz ettiklerini, itirazın yalnızca zaman kazanmak amacıyla, kötü niyetli olarak yapıldığını, itiraz sonucunda 19.07.2023 tarihinde takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, alacağın likit olduğunu, gelinen son durumda enflasyon ve paranın değeri de göz önüne alınarak asıl alacağın %60'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davalı borçlu aleyhine ... Genel 5. İcra Dairesi'nin 2023/17492 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilâmsız icra takibine borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, asıl alacağın %60'ından az olmamak üzere inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından başlatılan icra takibi ve açılan itirazın iptalinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin ... marka ticari araçların ithalatını yaparak Türkiye'de satışa sunan distrübütör yetkisine sahip tacir bir kişi olduğunu, davacının müvekkilinin sattığı modellerden 1 adet araç için 2022 tarihinde satın alma talebinde bulunduğunu, bunu "Sipariş Teyid Formu" ile netleştirdiğini, bu formun davacı tarafça imzalanarak sunulan siparişe konu aracın özelliklerini ve yaklaşık teslim tarihini içeren bir form olduğunu, bu form incelendiğinde 26.04.2022 tarihinde, yaklaşık 1 yıl sonrasında teslimi planlanan bir araç için (Teslim tarihi Nisan 2023) 133.000,00 € satış rakamı belirlendiğini, davacının sunduğu proforma faturayı arz ettiklerini, pandemi sonrasında toparlanmanın olacağı düşünülen 2022 yılında önce ... savaşı, ardından da küresel hammadde ve çip krizlerinin üretimleri sekteye uğrattığını, ardından dünyada yüksek enflasyon görüldüğünü, ülkemizde de ağır bir şekilde hissedilen enflasyonun özellikle ithal ürünlerin üretiminin yapıldığı Avrupa ülkelerinde de yüksek düzeylerde gerçekleşince üretici firmaların fiyatlarında artışlar gerçekleştiğini, ithalatçıların ithal edilen ürünler için kök fiyatlarında üreticilerden kaynaklı artış olduğunu ve bu artışların özellikle ticari/binek araç gruplarında sıklıkla haberlere dahi konu olduğunu, her ne kadar davacıya karşı yazılı bir fiyat garantisi vermemiş olsalar da 2022 yılı Nisan ayında siparişini verdiği aracın yeni fiyatının kendisine bildirildiğini, davacının kabul ettiğini, proforma faturanın davacıya satılacak olan aracın motor/şase numarası belirlendikten sonra davacı adına düzenlenip kendisine ulaştırıldığını, kısaca davacının dava ve talep ettiği %10 bedel artışının, aracın resmi faturasının düzenlenmesinden ve ödeme yapılmasından çok önce davacıya bildirildiğini, taraflar arasında anlaşma sağlanarak bizzat davacı tarafça dosyaya sunulan proforma faturanın düzenlendiğini, davacının "mağduriyet" yaşamamak adına faturada belirtilen bedeli ödediğini iddia ettiğini, basiretli tacir olan davacının fatura tarihinden 15 gün öncesinde düzenlenen proforma fatura ile araç bedelinin belirlendiğini bildiğini, davacının ne proforma faturaya ne de satış faturasına itiraz etmediği gibi proforma fatura üzerinden İş Bankası'ndan kredi başvurusunda bulunduğunu, 2021 yılında başlayan ve halen devam eden sorunlar ile yüksek enflasyonun ürün fiyatlarında artışa sebep olduğunu, ülkemizde döviz kurlarında ortaya çıkan oynaklık ve piyasa kurları ile .... kurlarının esas alınmasının davacının bilgisi, onayı ve kabulü doğrultusunda gerçekleştirildiğini, yoksa araçları teslim almayacaklarını, teslim formuna itiraz kaydı koyacaklarını, teslim tarihinin üzerinden uzun süre geçtikten sonra itirazda bulunmayacaklarını, davacının araç satın alımı sırasında İş Bankası'ndan kredi kullandığını, bankaya proforma fatura gönderilmesini talep ettiğini, bu esnada araç bedelini de bankaya beyan ve taahhüt ettiğini, davacının aracın satışı anında bedelinin 146.300,00 € olacağını bilip kabul ettiğini, davacı dahil alım yapan kişi ve firmalara söz konusu satın alma bedelinin ödeme yapılacak Bankaya yabancı para cinsinden yatırılarak döndürülmesinin tavsiye edildiğini, ödeme gününde T.Iş Bankası tarafından belirlenen kurun uygulanacağı bilgisinin verildiğini, satış faturasından önce 11/05/2023 tarihinde İş Bankası'na davacının talebi üzerine 1.000.000,00 TL kredi karşılığında Erken Ödeme Taahhütnamesi gönderildiğini, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye bir 3. Kişi olan BANKA'yı aracı kıldığını, düzenledikleri satış faturasına istinaden....davacıya 1.000.000,00 TL kredi kullandırdığını, davacının kredi kullanma anında düzenlenen faturaya, uygulanan kura itiraz etmediğini, ... 38. Noterliği kanalı ile gönderilen 06.06.2023 tarih .... yevmiye nolu cevabi ihtarnamelerinde davacının TBK 39. Maddesi gereğince sözleşme ile bağlı kalmak istemediğini kabul ederek; 2. ele düşmüş-kullanılmış olsa dahi aracın kazasız-hasarsız olması şartı ile derhal iade almaya ve yapılan ödemeleri davacıya iade etmeye hazır olunduğunu, araçları şirketin merkez adresine yahut satış yetkili bayilerine teslim edilebileceğini, noter devri yapıldığı anda ödenen tutarlar ile aynı tutarları kapsayan faturalamanın yapılması ile beraber tutarların eksiksiz olarak iade edileceğini ve hatta fatura tarihleri ile iade tarihleri arasında geçen günler için hesaplanarak ticari faizin dahi ödeneceğini ihtaren bildirdiklerini, fakat davacının her ne kadar "tehdit, baskı ve korku" altında ödemeyi yaptığını ve aracı aldığını beyan etmişse de iade alınması noktasında her türlü kolaylığı sağlamışlarsa da hiçbir yasal hakkını kullanmadığını, 6098 sayılı BK'nın 12. maddesine göre sözleşmelerin geçerliliğinin, aksi kanunda öngörülmedikçe hiç bir şekle tabi olmadığını, 13. Maddeye göre ise kanunlarda yazılı yapılması zorunlu tutulan sözleşmelerin değiştirilmesinde de aynı şekle uygun davranılmasının zorunlu olduğunu, dolayısıyla şekil şartı taşımayan sözleşmelerin değiştirilmesinde de herhangi bir şekil şartı aranmadığını, olayda taraflar arasında gerçekleşen işlemin bir menkul mal (araç) satışı olduğunu, davacı tarafça imzalanan sipariş teyit formunun da bir sözleşme değil davacının aracı almayı taahhüt ettiğini gösteren tek taraflı bir belge olduğunu, ancak tarafların bir araç alım-satımı konusunda anlaştıklarını bu halde tartışmanın davacının iddia ettiği üzere bu satış sözleşmesinin değiştirilip değiştirilmediği şeklinde olduğunu, dava dilekçesinde "mağdur olmamak ve aracı almazsa çok büyük zararlara uğrayacağı için bedelleri kabul ettiğini" dile getirdiğini, bir olumsuzluk eklemiş olmakla beraber davacının sözleşmede yapılan değişikliği kabul ettiğini ikrar ettiğini, 3.320.000,00 TL civarında bir satın alma yapan davacının, kendisine 2 defa ayrı ayrı proforoma fatura gönderildiği, bir bankadan kredi kullandığı ve bu bankaya beyan edilen tutar üzerinden fatura kesildiği ve bu fatura bedelini itiraz etmeksizin, eksiksiz olarak ödediği bir durumda satış şartlarında sözlü olarak karşılıklı bir değişiklik yapıldığının son derece açık ve tartışmasız olduğunu, davacının icra dosyasına yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/17492 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden eklenerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır. .... A.Ş.'den dava konusu 11/05/2023 tarihli TCMB ve bankanın kurları istenilerek incelenmiş ve dosyaya kazandırılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi marifeti ile alınan 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalı aleyhine ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/17492 E.sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde davacının fazla ödediği tutar 479.862,04 TL olarak hesaplanmakla talebin asıl alacak yönünden 469.745,36 TL olduğunu, işlemiş faiz tutarının ihtarnamede belirtilen süreye uygun olarak hesaplandığı ve asıl alacak ve işlmiş faiz toplamının 470.713,81 TL yönünden itirazın iptalinin gerekeceğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği düşünülmekle icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığının takdiri Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; Taraflar arasında yapılan ticari satış sözleşmesi kapsamında sözleşmeye aykırı olarak fazla tahsil edilen %10 zam oranı ve farklı döviz kuru uygulanması nedeni ile kur farkından kaynaklı fazla ödenen miktarın iade edilmesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır. Uyuşmazlık; Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak davalının davacıdan fazla tahsilatının olup olmadığı, davalının zam oranı ve iş bankası döviz kuru üzerinden ödeme almasında haklı olup olmadığı, davacının fazladan ödediğini belirttiği bu bedeli talep edip edemeyeceği, davacının icra takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu hususundadır. Dosya kapsamında bulunan tüm belgelerin incelenmesinde; taraflar arasında yapılmış yazılı bir satış sözleşmesinin olmadığı, ancak dosyada bulunan Davalı şirketin matbu sipariş teyit formu incelendiğinde; 26/04/2022 tarihinde alıcı olan davacı ... ...'in çekici 2023 model beyaz renk araç sipariş ettiği, teslim tarihinin nisan 2023 olduğu, sipariş edilen baz fiyatın 108.376,79 Euro , ÖTV (%4) ,KDV %18 20.288,14 Euro olmak üzere toplam satış fiyatının 133.000,00 Euro olarak belirlendiği, formun altında TL ödemelerde ödeme günündeki TC Merkez bankası döviz satış kurunun esas alınacağının düzenlendiği, davalının davacıya 11/05/2023 tarihli faturada düzenlediği, aracı davacıya teslim ettiği, davalının düzenlediği faturaya davacı tarafından itiraz edilmediği, fatura bedelinin davacı tarafından ödendiği, sipariş teyit formunda araç bedeli 133.000,00 Euro olarak kararlaştırılmışken faturada araç bedelinin 146.300,00 Euro olarak gösterildiği, %10 zam yapıldığı, yine araç sipariş formunda ödeme günündeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağı kararlaştırılmış ise de T.İş Bankası döviz kuru alınarak ödeme yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki tüm belgeler bir arada değerlendirildiğinde, her iki tarafın da tacir olduğu, basiretli tacir gibi davranması gerektiği, her ne kadar davalı tarafından sipariş teyit formunda araç satış fiyatının 133.000,00 Euro olarak belirlenmiş, ve ödeme günündeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağı kararlaştırılmış ise de ; sonrasında davalı tarafından 146.300,00 Euro üzerinden fatura kesildiği, faturaya davacının itiraz etmediği, ve bedeli ihtirazı kayıt koymadan ödediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği, davacı davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürmüş ise de; davacının faturayı itiraz etmeden kabul etmesi , ödeme yapmadan önce herhangi bir ihtirazı kayıt koymaması gözetildiğinde, sözleşmenin fiyat ve şartlarında sonrasında taraflarca değişiklik yapıldığı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1.-Davanın REDDİNE, 2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.685,05 TL'den indirilmesi ile arta kalan 5.069,65‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.600,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 74.607,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025

Katip .... ¸

Hakim .... ¸

*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/494, K. 2025/625, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-494-e-2025-625-k-e2b617f44e2b