İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/491 E. 2025/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/491
- Karar No
- 2025/67
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/491 KARAR NO : 2025/67
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin cari hesap alacağının tahsili amacıyla ----.İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dair ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takip dosyasından borçluya çıkarılan ödeme emri davalı-borçluya 10.04.2024 tarihinde e tebliğ ile tebliğ edildiğini, davalı-borçlu 17.04.2024 tarihinde itiraz dilekçesi sunarak; borcun tamamına, faiz kısmına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı/borçlunun itirazı haksız ve kötüniyetli olup alacaklı müvekkilimizin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, davalının itirazı üzerine, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı olduğundan tarafımızca arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve taraflarca anlaşamama tutanağı imzalandığını, davacı şirket ile davalı/borçlu arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında taraflarca 13.02.2023 tarihli sipariş evrakı düzenlenmiş olup imza altına alındığını, işbu sipariş evrakına müteakip davacı tarafından siparişte bulunan ürünler davalıya teslim edilmiş olup davalıya işbu satış konusu mallara ilişkin e fatura düzenlendiğini, davalı tarafça kendisine gönderilen faturalara itiraz edilmediğini, gönderilen mallar da kabul edildiğini, işbu ticari ilişkiye dayalı olarak davacı şirketin, davalı/borçlu şirketten, fatura ve cari hesaba dayalı 3.198,87 USD alacağı mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından davalı-borçluya mal teslimi yapıldığını ancak davalı-borçlu tarafından davacıya olan borç ödenmediğini, işbu anlatılan sebepler ile ----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapılmış olan itirazın 3.198,87 USD'lik kısmı yönünden iptali ile takibin devamına ve takip sonrası ticari faizi ile alacağın tahsiline karar verilmesini, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan ve alacağımız borçlu tarafından bilinmekte ve likit olduğundan, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından dayanak olarak sunulan sözleşme nüshasında yetki şartı bulunmadığını, yetkili mahkeme ve icra dairesi ---- mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, davacı tarafın dosyaya sunduğu e-irsaliyelerde ne davalı şirketin ne de davacı şirketin imzası bulunmadığını, bu durumda tarafların ikisi tarafından da imzalanmayan irsaliyenin kabul anlamına gelmediği ortaya çıktığını, işbu irsaliyelerin veya konşimentonun her iki tarafça da imzalandığı tarih kabul tarihi olduğunu, sözleşmelerin ilk sayfalarında yer alan ödeme şekli olarak teslim sonra %100 bedelin ödenmesi kararlaştırıldığını, davacı şirket tarafından tedarik yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve kabul işlemi yapılmadığından davalı şirketin borcu bulunmadığı açık olduğunu, davacı tarafından sunulan belgelerde ürünlerin teslim edildiğini gösterir herhangi bir bilgi bulunmamakta olup taraflarca imzalanmış bir sevk irsaliyesi de bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan e-irsaliyede ise aynı şekilde teslim eden ve teslim alanın imzaları bulunmadığını, bu durumda ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği yazılı delille ispatlanamadığını, arz olunan nedenler ve Mahkemece re'sen öngöreceği sebepler kapsamında, dosyanın yetkili mahkemelerin ---- Mahkemeleri değil ----- Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle usulden reddine, her halde haksız davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine, dava konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları Taraf Şirketlerin Vergi Dairesi Kayıtları ve 2023 yılı BA-BS Formları, Faturalar, Sözleşme ve Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler,
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmıştır. Duruşmada taraf teşkilinin sağlandığı tespit edilmiş ve ön inceleme aşamasına geçmeden önce taraf vekillene de söz verilmek suretiyle davanın her aşamasında resen incelenmesi ve gözetilmesi gereken genel ve özel nitelikteki dava şartları incelenmiş ve davada aşağıda açıklanacağı üzere özel nitelikteki dava şartı eksikliği bulunduğu tespit edilerek doğrudan aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesinde 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır, hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı ,mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçta dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. " düzenmesi mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin yapılmış olması HMK'nin 114/2 maddesi kapsamında dava şartları arasındadır. 2004 Sayılı İİK' nin 67. maddesi gereğince; itirazın iptali davasının açılabilmesi için gerekli şartların; 1. Geçerli Bir İcra Takibinin Bulunması, 2.Yetkili icra dairesinde takip yapılması “itirazın iptali davası”nın koşullarından biridir, 3. Borçlunun Geçerli Bir İtirazının Bulunması, 4. Davanın Süresinde Açılmış Olması, 5. Hukuki Yarar, 6. Kesin Hüküm ve Derdestlik durumunun bulunmamasının gerektiğidir. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Yargıtay HGK'nın----- tarih ve sayılı kararları). Yine Yargıtay kararlarına göre, itirazın iptali davası için yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması, dava ön şartı niteliğindedir (Yargıtay ----. HD'nin,----- tarih ve sayılı kararları). Şayet icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmamış ve icra dairesinin yetkisine usûlüne uygun olarak itiraz edilmiş ise, itirazın iptali davasının bu davaya özgü ve özel dava şartı yokluğu (icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilir.2004 sayılı İİK'nin 50/1. maddesine göre "para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." 6100 sayılı HMK'nin 447/2 maddesi uyarınca mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'a yapılan yollamalar 6100 sayılı HMK'nın bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Diğer taraftan; ödeme emri tebliği üzerine, borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı 2004 sayılı İİK'nın 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak, icra hukuk mahkemesinden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca önce icra hukuk mahkemesine itirazın kaldırılması için başvurabileceği gibi, dilerse genel mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir. Borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da salt bu nedenle usulden reddine karar vermesi gerekmektedir.Yukarıdan beri yapılan açıklamalar ve gösterilen yasal nedenler ışığında somut olaya bakıldığında ; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde ---.İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki dayanak sözleşmede yetki şartı bulunduğundan ----- Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu dermeyan edilmiştir. Gerçekten de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır. Davaya ve takibe esas sözleşmenin 15.maddesinde;işbu tedarikten kaynaklanan veya bununla ilişkili olan uyuşmazlıklarda ---- Merkez Mahkemeleri yetkilidir." kaydının bulunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki yetki ilk itirazında gösterdiği yetki sözleşmesine göre yetkili ----- Mahkemeleri ve icra takibine yaptığı itirazda gösterdiği genel yetkiye esas merkezi olan ----- ilçesi de gözetildiğinde yetki itirazlarında seçimlik hak kapsamında genel ya da özel yetkili mahkemenin herhangi birinin gösterilmesi halinde HMK'nin 19/2 maddesi gereğince yetki ilk itirazının geçerli olacağı değerlendirilmiştir. Filhakika, yetki sözleşmesindeki ----- merkez mahkemeleri düzenlemesinden anlaşılması gerekenin de ----, kamuoyunda bilinen adıyla ----- adalet sarayındaki mahkemeler ve icra daireleri olduğu kabul edilmelidir. -----ili idari sınırları içinde farklı şekilde adlandırılan birden fazla yargı çevresi bulunmakta olup tüzel kişi tacir olan tarafların ve vekillerinin bunları bildikleri ya da bilmesi gerektikleri kabul edilmelidir. (TTK, 16/1, 18/2, HMK,187/1, Avukatlık Kanunu 1, 2/1,2,34,35,) Zira sözleşmedeki işbu yetki şartı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. ve 18. maddelerinde sayılan koşulları taşıdığından sözleşme; tacir olan tarafları bakımından geçerli ve bağlayıcı bulunmaktadır. Şu halde, genel yetki kuralı ve yetki sözleşmesine aykırı olarak esasen davacının yerleşim yeri olan ---- İcra Dairelerinde yapılan takip yetkisiz icra dairesinde yapılmış olup yetki sözleşmesi gereğince eldeki takibin geçerli bir icra takibi sayılamayacağı ve HMK'nin 115/2 maddesi nezdinde eksikliğin giderilmesinin de somut olay yönünden mümkün olmadığı sonuç ve kanaatiyle; 2004 sayılı İİK'nin 50 ve 58. maddeleri gereğince yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nin 17, 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (AY.138/1,İİK,50,58, 67, HMK,6,17,18,19, 114,115)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) 6100 Sayılı HMK'nin 17 ve 2004 sayılı İİK'nin 50 ve 58 vd maddeleri gereğince "davalı şirket hakkında yetkili icra dairesinde yapılmış/açılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından" davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-) Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.270,17 TL harcın mahsubuyla bakiye 654,77 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2 ve 13. maddeleri gereğince tarifenin II.Kısım, II.Bölüm 10.bendine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinın Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından resen işlem yapılmasına) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.