İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/445 E. 2025/200 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/445
- Karar No
- 2025/200
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/445 Esas - 2025/200 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/445 KARAR NO : 2025/200
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
TALEP: Davacı vekili 01/11/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (...) nezdinde 2021/111948 sayılı "... gemi kurtarma enkaz kaldırma ve acil müdahale" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin 2016/96042, 2016/96380, 2019/54175, 2021/023019, 2021/089898, 2021/089902, 2014/02553 sayılı "... pratik 7/24", "atom ... teknoloji otomasyon merkezi", "... önem taşır 40 yıl şekil", "... kurye", "... burası", "... burası", "araslar" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in 2024-M-9379 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; dava konusu markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik taşımadığı, faaliyet alanlarının da farklı olduğu, iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi göz önüne alındığında karıştırılamayacağı veya ilişkilendirilemeyeceği, alıcı ve yararlanıcı kitlesinin yetişkin ve belli bir seviyede aydınlanmış ve hatta uzmanlığı bulunan kişilerden oluştuğu, tüketicilerin bu hizmetlerden sık ve rutin olarak yararlanmadığı, çoğu zaman muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak ve araştırma yaparak hizmeti sunacak olan işletmeyi belirlediğinden ilgili hizmetler bakımından alıcıların bilinç düzeyi daha yüksek tüketicilerden oluştuğu, davacının önceki tarihli markasına dayalı olarak kazanılmış hakkı bulunduğu ileri sürerek; YİDK'in 2024-M-9379 sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu markalarda esas unsur olarak yer alan ... ibaresi sebebiyle markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının serisi olarak algılanabileceğini, buna göre m. 6/1 koşullarının oluştuğu, başvuru konusu markanın oluşturulmasında müvekkiline ait markadan esinlenilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, markalar arasında güçlü bir görsel benzerlik yaratıldığını, müvekkili markasının tanınmış marka olarak kayıtlı olmasının, markanın ülkedeki birkaç büyük kargo şirketinden biri olması ve yaratılan görsel benzerlik karşısında SMK m. 6/9 bağlamında kötüniyetli bir başvuru söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan 2021/111948 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan 2024-M-9379 sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin 2021/111948 başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in 2024-M-9379 sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 02/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 01/11/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2021/111948 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davacının 11.08.2021 tarihinde “... gemi kurtarma enkaz kaldırma ve acil müdahale” ibaresinin “(37-4) Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. (99-Belirsiz) Sualtı ve su üstü inşaat hizmetleri, deniz inşaat hizmetleri, tersanecilik hizmetleri, deniz inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri; Su altı ve yüzeyine yönelik temizlik hizmetleri; su altı ve yüzeyine yönelik temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri; Deniz taşıtlarının kiralanması hizmetleri; Deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; Denizdeki atıkların ve müsilaj gibi biyolojik veya kimyasal oluşumların toplanması ve taşınması hizmetleri; Deniz römorkörlerinin işletilmesi, boşaltılması hizmetleri; liman ve rıhtımların işletilmesi hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri; Sualtı ve su üstü arama kurtarma ve acil müdahale hizmetleri”nde tescili için yaptığı başvurunun 2021/111948 no. ile işleme alındığı, Markalar Dairesi Başkanlığının 01.10.2021 tarihli kararı ile dava dışı 2021/043420 sayılı “...” markasına istinaden SMK m. 5/1-ç kapsamında başvurudan “deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; Deniz römorkörlerinin boşaltılması hizmetleri; liman ve rıhtım hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri; Sualtı ve su üstü arama kurtarma ve acil müdahale hizmetleri”nin çıkarılmasına ve kalan “(37-4) Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. (99-Belirsiz) Sualtı ve su üstü inşaat hizmetleri, deniz inşaat hizmetleri, tersanecilik hizmetleri, deniz inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri; Su altı ve yüzeyine yönelik temizlik hizmetleri; su altı ve yüzeyine yönelik temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri; Deniz taşıtlarının kiralanması hizmetleri; Denizdeki atıkların ve müsilaj gibi biyolojik veya kimyasal oluşumların toplanması ve taşınması hizmetleri”nin 27.10.2021 tarih ve 383 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edilmesine karar verildiği, [Yayıma da davalı firma tarafından itiraz edildiği, davacının kullanım ispatı talepli karşı görüş sunduğu, MDB’nın 25.08.2022 tarihli kararı ile m. 6/1 bakımından itiraz haklı bulunarak başvurudan SINIF KODU : 37 Su altı ve yüzeyine yönelik temizlik hizmetleri; su altı ve yüzeyine yönelik temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri;SINIF KODU : 39 Deniz taşıtlarının kiralanması hizmetleri; Denizdeki atıkların ve müsilaj gibi biyolojik veya kimyasal oluşumların toplanması ve taşınması hizmetleri;” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, başvuru sahibinin karara itiraz ettiği, YİDK’nin 13.07.2023 tarih ve 2023-M-8232 sayılı kararı ile başvuru sahibinin itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.], davacı-başvuru sahibinin karara itiraz ettiği, SMK m. 5/1-ç kapsamında verilen kısmi red kararına yapılan itiraz neticesinde 09.09.2022 tarihli YİDK kararı ile “davacı-başvuru sahibinin itirazının incelendiği tarih itibarıyla, 2021/043420 sayılı kısmi ret gerekçesi markanın hükümden düşmüş durumda olduğu tespit edilmiş ve itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "39. Sınıf: Deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; Deniz römorkörlerinin boşaltılması hizmetleri; liman ve rıhtım hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri; Sualtı ve su üstü arama kurtarma ve acil müdahale hizmetleri" için 12.09.2022 tarihli Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmesine oybirliği ile karar verilmiş olduğu, yayıma davalı firma tarafından SMK m. 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 kapsamında “...” markaları ile itiraz edildiği, başvuru sahibi-davacının kullanım ispatı talepli itiraza karşı görüş sunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığının 10.11.2023 tarihli kararıyla davalı firmanın SMK m. 6/1 bakımından itirazının haklı bulunduğu ve başvurunun reddine karar verildiği, başvuru sahibi-davacının itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunduğu, bu itirazın da ... YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
... YİDK'in 2024-M-9379 sayılı kararında; "2021/111948 başvuru numaralı "... gemi kurtarma enkaz kaldırma ve acil müdahale" ibareli başvurunun 2016 96042, 2016 96380, 2019 54175, 2021 023019, 2021 089898, 2021 089902, 2014 02553 sayılı "... pratik 7/24", "atom ... teknoloji otomasyon merkezi", "... önem taşır 40 yıl şekil", "... kurye", "... burası", "... burası", "araslar" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma ihtimalini ortaya çıkartır. Karıştırılma ihtimali, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, markaların ve malların veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Karıştırılma ihtimaline ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir, ancak bu yapılırken işaretlerin ayırt edici ve baskın unsurları özellikle dikkate alınmalıdır. Karıştırılma ihtimaline ilişkin genel değerlendirmede, malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin markalara ilişkin algısı belirleyici etkiye sahiptir. Bu bağlamda, ortalama tüketiciler markayı genellikle bütün olarak algılar ve markanın çeşitli detaylarına ilişkin kapsamlı bir analize girişmez. Karıştırılma ihtimaline ilişkin bütüncül değerlendirmede, ilgili malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı olduğu varsayılır. Bununla birlikte, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunun yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Buna ilaveten, ortalama tüketicilerin dikkat seviyesinin, ihtilafa konu malların veya hizmetlerin niteliğine göre değiştiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Önceki tarihli markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılmanın ortaya çıkması ihtimali de artar. Bu nedenle, ayırt edici gücü, tabiatı gereği veya piyasada sahip olduğu bilinirlik (ün) nedeniyle, daha yüksek olan markalar, ayırt edici gücü düşük olan markalara kıyasla daha geniş korumadan yararlanırlar. Bu nedenle, karıştırılma ihtimalinin varlığı araştırılırken önceki markanın ayırt edici gücü ve özellikle sahip olduğu bilinirlik (ün) dikkate alınmalıdır. Buna paralel olarak, önceki tarihli markanın bir bütün olarak ayırt edici niteliği ne kadar düşükse karıştırılma ihtimali de o oranda azalacaktır. İnceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi de karıştırılma ihtimali açısından önemlidir. Makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı olduğu varsayılan ortalama tüketicinin dikkat seviyesinin, inceleme konusu mal ve hizmetlerin niteliğine göre değişeceği karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde dikkate alınmaktadır. Öncelikle, başvuru sahibinin Markalar Dairesi Başkanlığı (MDB) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, 2009 25401, 2007 02787, 2013 56032, 2009 27835, 2010 75416, 2005 56895, 2005 56894, 2010 50046, 2010 50028, 2010 32905, 2013 56027, 2010 19796, 2006 25482 sayılı markalar hakkında "tüm mal ve hizmetler" bakımından SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 11/08/2021 tarihinde söz konusu markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde Markalar Dairesi Başkanlığı'nca söz konusu markaların kullanımının ispatlanamadığı tespitinde bulunulduğu ve söz konusu markaları m. 6(1) kapsamında yapılan incelemede dikkate almadığı görülmüştür. Kurul da, MDB kararında kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olup itiraz konusu MDB kararını bu yönüyle yerinde bulmaktadır. Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile kullanım ispatına tabii olmayan ret gerekçesi markaların aynı/benzer hizmetleri kapsadığı ve bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alındığında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda Markalar Dairesi Başkanlığı'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Başvuru sahibinin itiraz gerekçelerinden bir diğeri ise markaların kullanım alanlarının, bir diğer deyişle başvuru ve ret gerekçesi markaların sahiplerinin iştigal alanlarının farklılığıdır. ..., markaların kapsamlarını markaların mal / hizmet listelerini göz önünde bulundurarak değerlendirmek zorundadır. ...'in marka sahiplerinin faaliyet alanlarını veya markaların fiili kullanım biçimini göz önünde bulundurarak, markaların mal / hizmet listelerini dar yorumlama, olduğundan farklı hale getirme gibi yetkileri bulunmamaktadır. Bahsedilen açıklamalar ışığında, ret gerekçesi markaların hizmet listesi kapsamı olduğu gibi değerlendirilmiş ve ret kararına konu hizmetlerle aynı / aynı tür ve benzer hizmetlerin ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Aynı husus, Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesinin T-66/11 sayılı "babilu" kararının 45. paragrafında da paralel biçimde değerlendirilmiştir: "Davacının, tarafların tamamen farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek yaptığı itiraz da konuyla bağlantısızdır. Malların ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, ilgili markalar kapsamında fiilen piyasaya sürülen (pazarlanan) malların ve hizmetlerin değil, markalar kapsamında korunan malların ve hizmetlerin değerlendirmeye alınması esastır." Bu çerçevede başvuru sahibinin iştigal alanlarının farklılığı gerekçeli itirazı da haklı bulunmamıştır. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "... gemi kurtarma enkaz kaldırma ve acil müdahale" (2021/111948) 37 / 39. sınıflar.
Davacı Markaları "... pratik 7/24", "atom ... teknoloji otomasyon merkezi", "... önem taşır 40 yıl şekil", "... kurye", "... burası", "... burası", "araslar" (2016/96042, 2016/96380, 2019/54175, 2021/023019, 2021/089898, 2021/089902, 2014/02553) 09 / 16 / 35 / 36 / 38 / 39 / 41 / 42. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 09/05/2025 havale tarihli raporda özetle; "1. Somut olayda SMK m. 6/1 koşullarının 37. sınıf: Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, gemi inşaatı hizmetleri, tersanecilik hizmetleri ile 39. sınıf: Deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; Deniz römorkörlerinin, boşaltılması hizmetleri; liman ve rıhtım hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri; Sualtı ve su üstü arama kurtarma ve acil müdahale hizmetleri bakımından kısmen oluştuğu, 2. 37. sınıfta kalan diğer hizmetler bakımından ise m. 6/1 koşullarının oluşmadığı 3. Buna göre dava konusu 28.08.2024 tarih ve 2024-M-9379 sayılı YİDK kararının iptali talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu," ifade edilmiştir.
Taraf vekillerinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... gemi kurtarma enkaz kaldırma ve acil müdahale" ibareli ve 2021/111948 başvuru numaralı davacı başvurusunun 37, 39'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "37: Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Sualtı ve su üstü inşaat hizmetleri, deniz inşaat hizmetleri, tersanecilik hizmetleri, deniz inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri; "39: Deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; Deniz römorkörlerinin boşaltılması hizmetleri; liman ve rıhtım hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri;Sualtı ve su üstü arama kurtarma ve acil müdahale hizmetleri". İtiraza dayanak 2016/96042, 2016/96380, 2019/54175, 2021/023019, 2021/089898, 2021/089902, 2014/02553 sayılı davalı markalarının kapsamında ise 09 / 16 / 35 / 36 / 38 / 39 / 41 / 42. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu durumda; dava konusu davacı marka başvurusu kapsamında kalan 37. sınıf: Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, gemi inşaatı hizmetleri. tersanecilik hizmetleri ile 39. sınıf: Deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; liman ve rıhtım hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davacı markası, “ŞEKİL+... GEMİ KURTARMA ENKAZ KALDIRMA VE ACİL MÜDAHALE” unsurlarını havi bir karma markadır. Marka işaretinin alt kısmında bütüne göre küçük ve geri planda konumlandırılmış olan “GEMİ KURTARMA ENKAZ KALDIRMA VE ACİL MÜDAHALE” ibaresi, sunulan hizmeti tanımlayan tali bir unsur olup ayırt ediciliğe katkısı bulunmamaktadır. Dolayısıyla marka işaretinde “ŞEKİL ...” ögelerinin ön planda olduğu görülmüş ancak “söz şekilden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince ortalama tüketici kesiminin markayı ... olarak hatırlayacağı değerlendirilmiştir. Davalı taraf ise “...” ibareli markaların sahibidir. Markalarda yer alan “pratik, teknoloji otomasyon merkezi, 40 yıl, önem taşır, kurye, burası” kelimeleri tali/yardımcı unsurlardır. Bu sözcüklere ortalama tüketiciler tarafından markasal bir değer atfedilmeyeceği düşünülmekle davalı markalarında esas ve ayırt edici unsurun ... ibaresi olduğu kanısına varılmıştır. Buna göre ortak ... sözcüğüne bağlı olarak dava konusu markalar arasında işitsel ve kavramsal ayniyet, görsel benzerlik bulunmaktadır. Davacı markasının renk ve şekil unsurları görsel anlamda davalı markalarından farklılıklar içermekteyse de bu farklılıklar davacı markasını davalı markalarından yeteri düzeyde uzaklaştırmamış, ortak ... sözcüğünün barındırdığı işitsel ve kavramsal ayniyet iltibas ihtimalini doğurmuştur. Bu hizmetlerin ortalama tüketicileri her ne kadar daha dikkatli ve bilinçli kimselerse de dava konusu markaların farklı kişiler tarafından kullanılması halinde alıcılarının söz konusu hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahipleri arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu veya ortak bir çalışma/iş yapıldığını düşünebilecekleri, davacının markasının, kapsamına giren bu hizmetler yönünden, davacının hedef pazarındaki tüketici kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak davacı markası kapsamında bulunan 37. sınıf: Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, gemi inşaatı hizmetleri. tersanecilik hizmetleri ile 39. sınıf: Deniz taşıtlarının ve mallarının kurtarılması hizmetleri; Deniz römorkörlerinin, boşaltılması hizmetleri; liman ve rıhtım hizmetleri; gemilerin, batık gemilerin ve yüklerin kurtarılması hizmetleri; Sualtı ve su üstü arama kurtarma ve acil müdahale hizmetleri bakımından SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğu, kalan hizmetler bakımından ise m. 6/1 koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının kısmen yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 2-TPMK YİDK 'in ...sayılı kararının "37. Sınıf: Su altı ve su üstü inşaat hizmetleri, deniz inşaat hizmetleri, deniz inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" yönünden iptaline, 3-FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE, 4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 15.071,00 TL yargılama giderinden payına düşen 7.535,50 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ...aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025
Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 916,00.-TL Posta Masrafı 155,00.-TL Bilirkişi Ücreti 14.000,00.-TL Toplam 15.071,00.-TL