İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/448 E. 2025/194 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/448
- Karar No
- 2025/194
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/448 Esas - 2025/194 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/448 KARAR NO : 2025/194
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali. DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
TALEP: Davacı vekili 05/11/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (...) nezdinde 2022/165977 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin 2012/56722, 161166, 200068, 198440 sayılı "...", "...", "...", "..." ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkilinin “...” ana unsurlu markası üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda TPMK nezdinde... numarası ile tescilli "..." ibareli markanın da sahibi olduğunu, davacının zaman içerisinde kullandığı logosunda, markanın yazım karakterinde değişikliğe gittiğini, önceki marka ile başvuru konusu markaların esas unsurunun ... ibaresi olup, her iki marka arasındaki tek farkın renk kombinasyonu olduğunu, markanın esas unsuru olan ... ibaresinin... tescil numarası ile davacı adına zaten tescilli olduğundan marka üzerindeki müktesep hak nedeni ile tescil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, taraf markaları incelendiğinde gerek görsel gerek işitsel veya dizilim bakımdan hiçbir şekilde benzerlik içermediğini, itiraza gerekçe markaların ‘’...’’ ibaresinden oluşurken, davacı markasının ‘’...’’ ifadesinden oluştuğunu ileri sürerek, YİDK'in ... sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma düzeyinde bir benzerlik olduğunu, tüketicilerin taraf markaları karşısında benzer nitelikteki mal ve hizmetler bakımından birbirinin serisi olduğunu düşünme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, başvuru markasının davalı markalarının küçük değişiklikler yapılarak oluşturulmuş farklı bir versiyonu gibi olduğunu, tüketici tarafından bu markaların farklı marka olduklarını ayırt edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğunu, dolayısıyla davalı şirkete ait markalar ile davacı şirkete ait dava konusu markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğini, davalının "komwin" markasındaki "win" eki İngilizce pencere anlamındaki window kelimesinin kısaltması olup, Türkçe karşılığının kısaltması da "..." olduğundan, markaların bu açıdan da benzerlik arz ettiğini, bu benzerliklerin, tüketici nezdinde "..." markası ile "komwin" markasının birbirinin devamı niteliğinde aynı firmaya ait markalar veya aynı marka izlenimi uyandırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası ve müktesep hak temelinde; davacı başvurusu olan 2022/165977 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin 2022/165977 başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, müktesep hak iddiasının yerinde olup olmadığı ve ...'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 18/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 05/11/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/165977 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu 2022/165977 sayılı marka başvurusunun 03.11.2022 tarih ve 409 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiği, davalı tarafından marka yayınına süresi içinde SMK 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/9 Maddeleri uyarınca itiraz edildiği, dava konusu marka başvurusuna karşı davalı tarafından yapılan itiraz üzerine TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı (MDB) tarafından verilen 08.12.2023 tarihli kararda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 18 inci maddesine dayanılarak yapılan itirazın incelenmesi sonucunda, tescil başvurusundan “SINIF KODU : 19 Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, MDB’nin kararında; kullanımı ispatlanan mallar dikkate alınarak Md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme sonucunda markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer oldukları, Md. 6/1 kapsamında yapılan itirazın yerinde bulunduğu, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 maddesi kapsamında yapılan diğer itirazların haksız bulunduğunun belirtildiği, MDB kararına karşı başvurucu tarafından 20.12.2023 tarihinde itiraz edildiği, yapılan inceleme sonucunda YİDK tarafından huzurda dava konusu edilen kararla başvurucu itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
... YİDK'in ... sayılı kararında; "2022/165977 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 2012 56722, 161166, 200068, 198440 sayılı "...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü içermektedir. Yargıtay içtihatları ve doktrince de benimsendiği üzere, Kanunun ilgili hükmü anlamında markaların benzerliğini markanın bütünü itibariyle orta düzeydeki tüketici kitlesi üzerinde bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırt edici niteliğini ön plana çıkaran unsurlarında aramak gereklidir. Dolayısıyla, benzerlik değerlendirmesinde markanın sadece benzer olan unsurlarını ön plana çıkarıp bu unsurlara vurgu yaparak değerlendirme yapılması kadar, ön planda yer alan asli unsurların göz ardı edilerek farklılıklara vurgu yapılması da markanın temel fonksiyonlarına ve maddenin ruhuna aykırıdır. Bu nedenle, değerlendirmenin, markaların asli ve tali unsurlarının her biri dikkate alınarak, bu unsurların marka üzerindeki fonksiyonları ve hedef tüketici kitlesi üzerindeki etkileri dikkatli bir şekilde değerlendirilerek ve nihai olarak markanın bu unsurların tamamı ile birlikte ve bütünü itibariyle hedef tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki dikkate alınarak yapılması gerekir. Öte yandan 6769 s. SMK'nın 19/2 maddesi "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir" hükmünü içermektedir. Öncelikle, başvuru sahibinin Markalar Dairesi Başkanlığı (MDB) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi 2012 56722, 161166, 200068, 198440 sayılı markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 03/11/2022 tarihinde söz konusu markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde Markalar Dairesi Başkanlığı'nca ilgili markaların ?pvc kasa profile, pvc kanat profile, pvc profil cam çıtası, pvc pencere, pvc cam mallarında kullanımının ispatlandığı tespitinde bulunulduğu görülmüştür. Kurul da, MDB kararında kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olup itiraz konusu MDB kararını bu yönüyle yerinde bulunmuştur. Bu çerçevede yapılan incelemede "komwin" ibareli başvuru ile "..." ibareli/ibaresini içeren kısmi ret gerekçesi markaların görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Takiben başvuru ile ret gerekçesi markaların kapsamında, kullanımı ispatlanan mallar da dikkate alınarak, aynı/aynı tür malların bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu mallar üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiş ve başvuru hakkında Markalar Dairesi Başkanlığınca 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür. Diğer yandan, başvuru sahibi adına önceden tescilli "komwin" ibareli markaların tescil tarihinden itibaren henüz yeterince uzun bir sürenin geçmediği, dolayısıyla söz konusu markaların 556 s. KHK'nın 42. Maddesi uyarınca halen hükümsüzlük tehtidi altında olduğu tespit edildiğinden, bahsi geçen markaların inceleme konusu başvuru bakımından kazanılmış hak oluşturması mümkün görülmemiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "..." (2022/165977) 19. sınıf.
Davalı Mesnet Markaları "...", "...", "...", "..." (2012/56722, 161166, 200068, 198440) 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 08/04/2025 havale tarihli raporda özetle; "Taraf markalarının bir bütün halinde bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olduğu ve uyuşmazlık konusu olan başvuru kapsamından çıkarılan mallar (19. SINIF: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler) yönünden SMK 6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Davacı taraf... sayılı markasına dayanarak müktesep hak iddiasında bulunmuşsa da... sayılı markanın başvuru tarihinin 11.12.2020, tescil tarihinin 10.08.2021 olduğu, söz konusu marka için hükümsüzlük davası açılacak 5 yıllık sürenin dolmadığı, bu nedenle bu markaya dayanılarak müktesep hak iddiasında bulunulamayacağı" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2022/165977 başvuru numaralı davacı başvurusunun 19'uncu sınıfta tescili reddedilen kapsamı aşağıdaki gibidir: "Sınıf (19-2): Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler" İtiraza dayanak 2012/56722, 161166, 200068, 198440 sayılı davalı markalarının kapsamında ise 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkarılmasına karar verilen 19.Sınıfta yer alan malların, davalının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı görülmüştür.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu başvuru kapsamında; 19.Sınıfta yer alan mallar tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu, bu tüketici kitlesinin alışkanlıkları, eğitim ve eğilimleri, anılan mal ve hizmetlerin üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları, satın almaya ayrılan süre, alım sıklığı itibariyle özenli ve seçici oldukları, tüketicinin anlık kararlar ile bu malları satın almadıkları değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Başvuru konusu marka, koyu mavi ve turuncu renklerden oluşan dikdörtgen bir zemin üzerine beyaz renkte, düz yazı karakteri ile ve büyük harflerle birleşik halde ... kelimesinden oluşmaktadır. Davalı markaları ise koyu mavi ve yeşil renklerden oluşan dikdörtgen bir zemin üzerine beyaz renkte, düz yazı karakteri ile ve büyük harflerle ... kelimesinden oluşmaktadır. Davalının itiraza mesnet markalarından 95/004521 sayılı marka dışındaki markalarında ...ve ... ibareleri farklı renklerle vurgulanarak iki hecenin ayrı ayrı algılanması sağlanmıştır. İki hecenin farklı zemin renkleri ile vurgulanarak ayrı ayrı algılanması başvuru konusu markada da koyu mavi ve turuncu renklerden oluşan dikdörtgen bir zeminle sağlanmıştır. Markaların ilk hecelerinin aynı olması kelimelerin konumlandırılışı, yazı stili, markaların kompozisyonu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, markaların görsel olarak büyük benzerlik taşıdığı değerlendirilmiştir. İşitsel benzerlik açısından, ikişer heceden oluşan her iki taraf markasında da “...” ibaresi bulunmakta ve ilk sırada yer almaktadır. Davalının ... ibareli markaları ...-... şeklinde okunacak ve telaffuz edilecekken, dava konusu marka da ...-vin olarak okunacak ve telaffuz edilecektir. Dolayısıyla taraf markalarında ...ibaresi ortak olduğu gibi, hece, harf sayıları ile son sesin(harfin) okunuşunun da benzer olması nedeniyle taraf markalarının işitsel olarak benzerlik taşıdıkları değerlendirilmiştir. Kavramsal (anlamsal) benzerlik açısından, dava konusu başvuruda yer alan ... kelimesi "..." ve "..." kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş fantezi bir ibare olup; dilimizde ya da başka dillerde herhangi bir anlam taşımamaktadır. Bu nedenle markalar arasında kavramsal olarak benzerlik olmadığı değerlendirilmiştir. Dava konusu marka başvurusunda ...ve ... ibareli iki hece farklı zemin rengi ile vurgulanmış olup "..." şeklindedir. Davalının itiraza mesnet markaları da "..." aynı şekilde iki hecenin ayrı algılanmasını sağlayacak şekilde iki ayrı renk vurgusu söz konusudur. Davalı markalarında ...hecesi için seçilen koyu mavi renk de davacı markasında aynen yer almaktadır. Yine davalı markalarının ikinci hecesi olan ... ibaresi PENCERE kelimesinin kısaltılması olup; davacı markasında yer alan ... ibaresi de dilimizde pencere anlamına gelen ve yaygın kullanımı ile anlamı bilinen İngilizce ... kelimesinin kısaltılması olduğu düşünülmüştür. Markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunmasının yanı sıra markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olduğu anlaşılmıştır. İlgili tüketici kitlesi tarafından, davacıya ait “...” markası görüldüğünde; davalıya ait “...” markasının ilgili bulunduğu ticari şirketin (şirketler grubu/topluluğunun) alt kuruluşu olan ya da aynı ticari kaynaktan çıkan bir şirketin ürünü, bir alt markası olduğunun değerlendirilmesi mümkündür. Davacı markasında; davalı markalarından farklılaşmasına yol açacak şekil vb. herhangi bir ayırt edici unsur da bulunmamaktadır. Dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkarılmasına karar verilen ve uyuşmazlık kapsamında olan 19. Sınıf malların davalının markasının kapsamında aynen bulunduğu, markaların kapsamında yer alan malların aynı ve aynı tür olduğu da göz önüne alındığında, taraf markalarının bir bütün halinde bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olduğu ve ilgili tüketici kitleleri yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. DAVACININ MÜKTESEP HAK İDDİASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.08.2008 gün ve 7547 E. 10251 K. sayılı ve 14.11.2008 gün ve 11505 E., 12839 K. sayılı kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre bir kazanılmış haktan söz edilebilmesi için; ✓Kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi, ✓Bu markaya dayalı olarak yapılan başvurunun da, kazanılmış hak teşkil eden markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması (zira, önceki markanın asli unsuru dahi değişmiş ise, bu artık yeni bir marka olacağından önceki markanın zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru olduğu gibi kabul edilemez), ✓Sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi, ✓Son olarak da, müktesep hak iddialarına mesnet alınan markanın fiilen kullanılıyor olduğunun ispat edilmiş olması, Şartlarının tamamının bulunması aranmaktadır. Ayrıca, müktesep hakka ilişkin ilkeler uygulanırken, başvuru sahibinin, son başvurusuna konu işaretin, davalı veya bir başkasına ait tescilli markalara yanaşmaması ve onlarla iltibas oluşturma çabasına girmemesi gerekir. Yani; önceki tarihte tescilli olan markaların serisi niteliğindeki bir ibarenin marka olarak tescil olunabilmesi için, aynı veya benzer olarak başkası adına tescil olunmuş marka ile yakınlaşma ve benzeştirme amacı taşımaması, bir başka deyişle haksız rekabet ve iltibas tehlikesine yol açılmaması gerekir (Yargıtay 11.HD.’nin 11.04.2016 tarih E.2015/9050 K. 2016/3902 sayılı kararı). Nitekim, Yargıtay’ın bu husustaki diğer bir emsal kararında (Yargıtay 11.HD.’nin 07.07.2009 tarih E.2007/13744 K. 2009/8377 sayılı kararı) da; “.....başlangıçta karşı çıkılmaması nedeniyle farklı kişiler adına tescil edilmiş mükerrer markaların varlığı halinde, işaretler arasında benzeştirme, yakınlaştırma (iltibas tehlikesi) amacını taşımayan sonraki tarihli seri markaların da tescili mümkün olacaktır. Bir işletme ile özdeşleşmiş temel markaların zaman içindeki değişiklik ve gelişmelere uyum sağlaması ve temel vasfını koruyarak seri markalar yoluyla kendini yenilemesi ve bir anlamda çoğalması zorunlu ve gerekli olabilir...” hususlarına hükmedilmiştir. Davacı vekili dilekçesinde; davacının “...” ana unsurlu markası üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, davacının aynı zamanda TPMK nezdinde... numarası ile tescilli "..." ibareli markanın da sahibi olduğunu, davacının zaman içerisinde kullandığı logosunda, markanın yazım karakterinde değişikliğe gittiğini; bu kez markasını bu şekli ile tescil ettirmek üzere müracaat ettiğini, her iki markanın da esas unsurunun ... ibaresi olup her iki marka arasındaki tek farkın renk kombinasyonu olduğunu, markanın esas unsuru olan ... ibaresinin... tescil numarası ile davacı adına zaten tescilli olduğundan marka üzerindeki müktesep hak nedeni ile tescil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davacı, müktesep hak iddiası kapsamında 17 ve 19. (Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları.) sınıflarda tescilli 2020/156705 sayılı markasına dayanmakta ise de; 2020 156705 sayılı markanın başvuru tarihinin 11.12.2020, tescil tarihinin 10.08.2021 olduğu, söz konusu marka için "markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi" şartının sağlanmadığı ve bu nedenle bu markaya dayanılarak müktesep hak iddiasında bulunulamayacağı değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek taraf markalarının benzer olduğu, müktesep hak koşullarının oluşmadığı ve böylelikle dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025