İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/436 E. 2025/883 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/436
- Karar No
- 2025/883
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/436 Esas - 2025/883 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/436 Esas KARAR NO : 2025/883
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket faaliyet alanı ile ilgili aldığı ihalelere konu işlerin bir kısmını taşeron şirketler aracılığı ile yaptırdığını, davalı şirketler de davacı şirketin taşeronları olarak çalıştığını, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na karşı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 30.05.2019 tarihinde tarafların anlaştığını, işçilik alacaklarının ödendiğini, 8.280,00 TL tutarındaki ödemenin davacı şirketin hakediş alacaklarından 25.08.2022 tarihinde kesildiğini, davalılar ile imzalanan sözleşme gereğince işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL alacağın 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlulukları oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30/10/2025 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunmuş, harcını yatırmıştır. Davalı ... İnş. Nak. Peyzaj Tem. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava dışı işçinin 20.05.2019-07.06.2019 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacı ... ile davalı şirket arasındaki sözleşmeye göre davalı şirketin sorumluluğunun sadece işçinin davalı şirkette ki çalışma dönemiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Peyzaj Yapı İnş. Nak. Turizm Tem. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava dışı işçinin davalı şirkette 22.05.2019-15.10.2019 ve 01.07.2020-28.10.2020 tarihleri arasında çalıştığını, davacı ... ile davalı şirket arasındaki sözleşmeye göre davalı şirketin sorumluluğunun sadece işçinin davalı şirkette ki çalışma dönemiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yapı Peyzaj ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davayı 1.500,00 TL ihbar tazminatı miktarı ve 340,00 TL arabuluculuk ücretinden 70,00 TL yönünden kabul ettiklerini, ödemeyi davacının banka hesabına iş bu kabul tarihi olan 27.06.2024 tarihi itibariyle yaptıklarını, dava dışı işçinin davalı şirkette 06.07.2017-08.10.2017, tarihleri arasında toplam 94 gün, ... Peyzaj, 23.05.2018-07.08.2018 ve 09.08.2018-28.12.2018 tarihleri arasında toplam 217 gün ... peyzaj ve Yeni Prestij 20.03.2019-20.03.2019 0 gün ... peyzajda çalıştığını, buna göre hizmet süreleri birleştirildiğinde 311 güne denk geldiğini, hizmet süresinin 1 yılın altında kaldığını, bu durumda dava dışı işçinin kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağını hak etmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Pey. Çevre Düzenleme İnş. Dek. Nak. Müh.Mim. San.ve Tic. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk anlaşması ile ödenen bedelin denetime elverişli olmadığını, davalı şirketin davacı tarafta teminatı bulunduğunu, bu teminattan talep edilen miktarın tahsil edilebileceğini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacıdaki teminattan takas - mahsup taleplerinin bulunduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Dava; dava dışı işçi ... için arabuluculuk tutanağı ile davacı tarafından ödenen işçilik alacakları taraflar arasındaki sözleşmeler nedeniyle davalıların sorumlu oldukları miktar kadar rücuen alacak davasına ilişkindir. Dava dışı işçi ...'ün SGK'dan hizmet dökümü ve işe-giriş çıkış bildirgelerinin celp edilmiş, davacı şirkete müzekkere yazılarak ... ve Prestij şirketleri dışındaki diğer davalılar ile aralarındaki hizmet sözleşmelerinin gönderilmesi istenilmiştir. Dava sözleşmeden kaynaklı rücu davasına ilişkin olduğundan uygulanacak zaman aşımı süresi 10 yıldır .Bu nedenle bir kısım davalıların zaman aşımı itirazının reddine karar vermek gerkmiştir. Dosya kapsamının, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden hususları yönünden rapor aldırılmak üzere hesap bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişinin 21/04/2025 tarihli raporunda özetle; 1- Dava dışı işçi ...'e dava dışı ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenen ve davacının hakedişlerinden kesilen işçilik alacaklarından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, 2- ... Büyükşehir Belediyesi tarafından dava dışı işçi ...'e net 7.940,00 TL işçilik alacağı, Arabulucu Libra Arabuluculuk Bekir Karagülle ve ortakları tarafından düzenlenen 006547 sıra nolu serbest meslek makbuzu karşılığı 340,00 TL arabuluculuk ücreti ödendiğinin tespit edildiği, 3-Dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı süreyle sınırlı olmak üzere, davalıların sorumluğunda bulunan miktarların; ... Peyzaj.... yönünden; kıdem tazminatı 607,17 TL, Fazla Mesai Ücreti + Hafta Tatili Ücreti + UBGT 1.588,78 TL, Arabuluculuk ücreti 102,44 TL olmak üzere toplam 2.298,39 TL, Kocak Peyzaj ... yönünden; kıdem tazminatı; 1.401,67 TL, Fazla Mesai Ücreti + Hafta Tatili Ücreti + UBGT 3.667,71 TL, arabuluculuk ücreti 236,47 TL olmak üzere toplam 5.305,85 TL, ... yapı yönünden; Kıdem tazminatı 6,46 TL, Fazla Mesai Ücreti + Hafta Tatili Ücreti + UBGT 16,90 TL,. Yıllık İzin Ücreti 670,00 TL olmak üzere toplam 693,36 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Dosya kapsamının daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii ile taraf itirazlarını karşılar ek rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişinin 30/07/2025 tarihli raporunda özetle; 1- Dava dışı işçi ...'e dava dışı ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenen ve davacının hakedişlerinden kesilen işçilik alacaklarından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, 2- ... Büyükşehir Belediyesi tarafından dava dışı işçi ...'e net 7.940,00 TL işçilik alacağı, Arabulucu Libra Arabuluculuk Bekir Karagülle ve ortakları tarafından düzenlenen 006547 sıra nolu serbest meslek makbuzu karşılığı 340,00 TL arabuluculuk ücreti ödendiğinin tespit edildiğini, 3-Dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı süreyle sınırlı olmak üzere, davalıların sorumluluğunda bulunan miktarların; ... Peyzaj.... yönünden; kıdem tazminatı 607,17 TL, Fazla Mesai Ücreti + Hafta Tatili Ücreti + UBGT 1.588,78 TL, Arabuluculuk ücreti 102,44 TL olmak üzere toplam 2.298,39 TL, Kocak Peyzaj ... yönünden; kıdem tazminatı; 1.401,67 TL, Fazla Mesai Ücreti + Hafta Tatili Ücreti + UBGT 3.667,71 TL, arabuluculuk ücreti 236,47 TL olmak üzere toplam 5.305,85 TL, ... yapı yönünden; Kıdem tazminatı 6,46 TL, Fazla Mesai Ücreti + Hafta Tatili Ücreti + UBGT 16,90 TL,. Yıllık İzin Ücreti 670,00 TL olmak üzere toplam 693,36 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Davacı taleplerine göre hesaplamaların yapılması ile ilgili Yargı kararları; “Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin İşçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.” (... 6. HD., E. 2021/687 K. 2021/301 T. 22.9.2021) “Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Ayrıca yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek, bu hususta yeniden bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ödenen bedelin tamamından son işverenin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” (... 6. HD., E. 2021/921 K. 2021/1552 T. 17.11.2021) ... 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." ... 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; ...'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi ...Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle ...'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. ...Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. ... 13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca ... Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan hükme esas alınan bilirkişi raporu, dosyaya kazandırılan ödeme belgeleri ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacının dava dışı işçi ...'ün işçilik alacaklarını ara buluculuk tutanağı ile ödediği, dosyaya ibraz edilen teknik ve hizmet sözleşmelerinde işçilik alacaklarından dolayı işveren davacı kurumun sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunmaması nedeni ile davacının ödediği işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri nedeni ile davalılara işçinin çalıştığı dönem ile sınırlı olmak kaydıyla rücu hakkının bulunduğu, işçinin davalı ... İnş. Nak......AŞ.(...Enerji VE İnşaat AŞ) İle davalı ... ... Yapı....AŞ.de 06/07/2017-20/03/2019 dönemlerine ilişkin ara buluculuk tutanağında belirtilen tarihlerde çalışmasının bulunmaması nedeni bu davalılar bakımından davanın reddine ,diğer davalılar bakımından ise hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda , davalı ... ...ŞTİ bakımından davadan önce yapmış olduğu ödeme hesaplanan miktardan mahsup edilmek sureti ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-2.298,39 TL'nin ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 3-5.305,85 TL'nin ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 4-693,36 TL'nin ... Yapı Peyzaj... Ltd. Şti'nden 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 5-Diğer davalılara ilişkin açılan davanın REDDİNE, 6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 499,00 TL ıslah harcından mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 311,20 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi masrafı, 803,50 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 peşin harç ve 187,80 TL ıslah harcı toplamı olan 5.346,50 TL yargılama giderinin; 1.480,98 TL'sinin davalı ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden, 3.418,56 TL'sinin davalı ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden, 446,96 TL'sinin davalı ... Yapı Peyzaj... Ltd. Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 8.297,60 TL vekalet ücretinin; 2.298,39 TL'sinin davalı ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden, 5.305,85 TL'sinin davalı ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden, 693,36 TL'sinin davalı ... Yapı Peyzaj... Ltd. Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalılar ...Enerji Ve İnşaat Anonim Şirketi ve ...Peyzaj Yapı İnşaat Nakliyat Turizm Temizlik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan ve red edilen kısım nazara alınarak 100 TL vekalet ücretinin; davacıdan alınarak davalı ...Peyzaj Yapı İnşaat Nakliyat Turizm Temizlik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketlerine verilmesine,200 TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı ...Enerji Ve İnşaat Anonim Şirketine verilmesine , 10-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.280,00 TL arabuluculuk giderinin; 908,56 TL'sinin davalı ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden, 2.097,24 TL'sinin davalı ... Peyzaj... Ltd. Şti'nden, 274,20 TL'sinin davalı ... Yapı Peyzaj... Ltd. Şti'nden, tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/11/2025