İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/408 E. 2025/841 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/408
Karar No
2025/841
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/408 Esas KARAR NO : 2025/841

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/07/2024 KARAR TARİHİ : 03/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından 27.10.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.445,11 -TL borç davalılar yana tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 2.445,11-TL hasar bedeli i1e 102,55-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.547,66-TL'nin tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara ... ödeme emri gönderildiğini, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlular itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamadığını, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçluların haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, taraflarınca arabuluculuk süreci işletildiğinden karşı tarafın haksız çıkması halinde tarafımıza avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek davalıların ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İTİRAZININ İPTALİ ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça 27.10.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adreslerde davalı şirketler tarafından yapılan kazı sırasında kendilerinin sorumluluğundaki elektrik kablolarına zarar verildiği, söz konusu zararın kendilerince giderildiği iddia olunduğunu, dava konusu hasarın oluştuğu iddia edilen kazı çalışmaları, ... tarafından ihale edilen ve müvekkil şirketler uhdesinde kalan "..." kapsamında gerçekleştirildiğini, tüm çalışmalar ihbar olunan İdare tarafından verilen iş emirleri doğrultusunda gerçekleştirilmekte olup, yapılacak çalışmalara ilişkin kazı ruhsatnameleri de yine ihbar olunan İdare tarafından alındığını, kaldı ki söz konusu hasar bedelinin ihbar talep edilen ... tarafından davacıya ödendiğinden bahisle davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının 10 nolu hakedişinden 11/01/2021 tarihinde kesildiğini, ödeme yapılmış ise söz konusu ödeme belgelerinin ...'de bulunduğunu, huzurdaki davada iptali talep olunan itirazımız 03.03.2022 tarihinde icra dosyasına sunulmuş olup, söz konusu itirazın iptali için davacı tarafça 22.02.2023 tarihinde dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk süreci 22.03.2023 tarihinde sonuçlandığını, huzurdaki davanın ise 12.07.2024 tarihinde açıldığını, davacı tarafça icra dosyasına yaptığımız itiraz en geç 22.02.2023 tarihinde öğrenilmiş ve dava açma süresinin başladığını, 22.03.2024 tarihi itibariyle de dava açma süresi sona ermiştir. Bu nedenle huzurdaki dava yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle öncelikle huzurdaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu benzer iddialar nedeniyle davacı tarafça İstanbul İdare Mahkemelerinde çok fazla sayıda dava açılmış olup, bu davalardan bazıları tarafımıza ihbar olunmuş, müvekkil şirketler tarafından da söz konusu davalara müdahil olunduğunu, davacı tarafça söz konusu davalarda aynı eylem nedeniyle aynı tazminat miktarının tazmini talep edildiğini, bunun ise mükerrer ödemeye veya iki ayrı yargı kolu arasında hüküm farklılıklarına sebebiyet verebileceğini bu nedenle huzurdaki davada öncelikle ihbar olunanın İdare Mahkemesinde aynı zarar iddiası kapsamında dava açılıp açılmadığı beyanı neticesinde, aynı zarar kapsamında İdare Mahkemesinde dava açılmış olması halinde öncelikle huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle usulden reddini, aksi halde ise İdare Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, belirtildiği üzere davacı şirket tarafından aynı hasara ilişkin İdare Mahkemelerinde (... 14. İdare Mahkemesi ... E., ...E. Vd.)tam yargı davası açılmıştır. Söz konusu davada davacı taraf, huzurdaki davaya da konu edilen haksız fiil iddiasına ilişkin İdari yargının görevli olduğunu iddia ettiğini, Mahkemenin dava konusu iddia kapsamında görevli olmadığı bizzat davacı beyanıyla sabit olduğundan ve emsal Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gereğince huzurdaki davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yine İdare Mahkemelerinde davalar, işbu davada ihbarını talep ettiğimiz ...'ye karşı açıldığını, söz konusu davalarda davacı tarafça, Anayasamızın 125. Maddesi ve emsal Danıştay kararları gereğince ...'nin sorumlu olduğu açıkça belirtildiğini, huzurdaki davada davalı şirketlerin pasif husumet ehliyetleri bulunmadığını, bu nedenle yine huzurdaki davanın usulden reddini talep ettiklerini, 6098 sayılı kanun 49. ve devamı maddelerinde haksız fiil sorumluluğu düzenlenmiş olup, kanunun 52. Maddesinde zararın doğmasına zarar görenin sebep olması durumunda Hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlendiğini, öncelikle davalı şirket kayıtlarında iddia edilen hasara müvekkil şirket tarafından sebebiyet verildiğine ilişkin bilgi belge bulunmadığını, bu nedenle dava konusu adreste müvekkil şirketler tarafından davacı kablolarına zarar verildiği iddiası tarafımızca kabul edilmediğini, fakat kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu zararın müvekkil şirket eyleminden kaynaklandığı varsayılsa dahi, hasara davacı şirketin yasal mevzuata uygun bir şekilde hareket etmemesi sebebiyet verdiğinden, dilekçede yer verilen yasal düzenleme gereğince müvekkil şirketlerin huzurdaki davaya konu hasar kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu hasarın davacı şirketi bağlayıcı Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ile Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarında düzenlenen hususlara uygun bir şekilde elektrik kablolarının yerleştirilmemesinden kaynaklandığını, cevap dilekçesi ekinde sundukları yönetmelik ve uygulama esasları ile davacı tarafça sunulan hasar fotoğrafları karşılaştırıldığı zaman davacının söz konusu yönetmelik ve uygulama esaslarına aykırı bir imalat gerçekleştirdiği ve dava konusu hasarın bu uygulama esaslarına aykırı imalat nedeniyle oluştuğunun anlaşılacağını, davacı tarafça sunulan fotoğraflardan görüleceği üzere yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun kablo montajı yapılmadığını, aksine elektrik kablolarının geçtiği alanlar işaretlenmemiş, yüzeyin 5-10 cm derinliklerinde kablolar yer almış, ikaz bandına rastlanmamış, yine uygulama esaslarında belirtilen dolgu malzemesi ve koruyucu ekipmanda yer almadığını, ayrıca yine uygulama esaslarının 2/g maddesi uyarınca montajı yapılacak kabloların su ve kanalizasyon borularına yakınlığının 50 cm den az olmaması gerekmekte ve yine imkan verdiği ölçüde kaldırım ve yürüyüş yollarının altında bulunması gerektiğini, fakat yine davacı şirket tarafından bu hususlara da riayet edilmediğini, davalı şirket tarafından ise yapılan tüm çalışmalarda mezkur mevzuata uygun hareket edilmiş, gerekli bildirimler yapılmış ve ...kazı ruhsatı alındığını, davacı şirketin kendi kusurlu eylemleri nedeniyle de zararın doğması kaçınılmaz olmuştur. Görüleceği üzere müvekkil şirketin dava konusu hasarın doğmasında bir sorumluluğu bulunmadığından huzurdaki davanın reddinin talep olduğunu, hiçbir şekilde hasarın müvekkilin sorumluluğundan doğduğunu kabul etmemekle birlikte, talep edilen zarar bedeli fahiş ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafça huzurdaki davada kablo Malzeme ve montaj bedeli, kanal yapım işi işçilik/Montaj bedeli, Dağıtılmayan Enerji bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Ücreti ve KDV alacağı talep edildiğini, fakat Emsal İçtihatlar ile kabul edildiği üzere Dağıtılmayan Enerji bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Ücreti ve alacağı haksız fiil sorumluluğunun niteliği gereği tarafımızdan talep edilemeyeceğini, her ne kadar davacı tarafça zararın yüklenici şirket tarafından giderildiği iddia edilmiş ve bu nedenle kanal yapım işi işçilik/Montaj bedeli talep edilmiş ise de; söz konusu sözleşme hükümleri gereğince işbu sözleşmenin somut zararın giderilmesi için bir sözleşme olmayıp genel nitelikte bir sözleşme olması, haksız fiil sorumluluğunda gerçek zararın tazmini ve zenginleşme yasağı prensiplerinin cari olması nedeniyle işbu bedelinde talep edilemeyeceği İstanbul BAM kararı ile kabul edildiğini, Emsal İstanbul BAM kararında da kabul edildiği üzere, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilin sorumluluğu kabul edilse dahi bu sorumluluk kablo malzeme bedeli ile sınırlı olacağını, kaldı ki davacı tarafından yapıldığı iddia edilen kanalın imalatının kendilerince gerçekleştirildiğine ilişkin herhangi bir delilde sunulamadığını, zaten davalı şirket çalışması devam ederken söz konusu kanalın yapılması da söz konusu olamayacağını, dolayısıyla devamı talep edilen icra takibine konu alacağın haksız ve hukuka aykırı olduğu aşikar olduğunu, bu nedenle de davacının ispatlanamayan davasının tamamen reddini aksi halde ise malzeme bedeli dışındaki taleplerinin reddini talep ettiklerini belirterek öncelikle davanın ... ye İhbar edilmesini, nihayetinde ise davacının davasının öncelikle usulden aksi halde ise esastan reddi ile, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, kazı ruhsatı, kazı krokisi, güzergah fotoğrafları, ödemeye ilişkin dekont, banka bilgileri dosyamız içerisine alınmıştır. ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.547,66 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin talebi üzerine dava ...'ne ihbar edilmiştir. Dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 01/06/2025 tarihli raporda; dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm² alçak gerilim kablo ve Y ek mufları kullanıldığı anlaşılmakla, kopartılan kablo için kullanılan kablo ve EK muflarının teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu, yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler kapsamında, davacı tarafça 474,26 TL. (KDV dahil) malzeme bedel talep edilebileceği, bu bedelin kadri maruf olarak kabul edilebileceği, davacı ... tarafından arızanın KENDİ ELEMANLARI DIŞINDA özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varılmıştır. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik – montaj – araç – personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği, hasar öncesinde Alt Yapı Kazı Ruhsatı alındığı, sunulan Ruhsat Form içeriğinde, çalışmaya başlanmadan önce ...’ ın ilgili işletme müdürlüğüne bildirim şartı koşulduğu, hasar öncesinde davalılarca davacının ilgili işletme müdürlüğüne müracaat edildiğine ilişkin sunulmuş belge bulunmadığı, bu durumun davalılara kusur atfı gerektiği, davalı şirketler ortaklığı veya ihbar olunan ... görevlilerince davacıya ait hasar gören kablo derinlik/montaj şartlarının sağlanmadığına ilişkin düzenlenmiş kurum içi tutanak, fotoğraf, tespit vb. belge bulunmadığı, bu nedenle davacı şirkete müterafik kusur atfedilemeyeceği, hasar adresindeki çalışma ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü’nün yüklenicisi davalı şirketler tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı, davalı şirketlerin hasarın meydana gelmesindeki tam kusurları bakımından, değerlendirmeler dikkate alınarak, takibin 474,26 TL. (KDV dahil malzeme asıl alacak) + 19,30 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 493,56 TL. üzerinden davalılar ... Şti. ve...Şti. ile ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü adına devam edebileceği, ... 'nın 23.12.2024 tarihli yazı içeriğinden;... adresli, 2445,10 TL. tutarlı hasar bedelinin 11.01.2022 tarihli muhasebe işlem fişi ile (28.01.2022 takip tarihinden önce) davalıların 10 nolu hak edişlerinden kesilerek ... hesabına ödenmiş olduğu belirtilmiştir. Dava, davacı ... Şirketinin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, zararın meydana geldiği yer itibariyle yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin olay tarihi(27.10.2021), zararın öğrenilme tarihi(27.10.2021), davacı tarafça zararın tahsili için davalılara başvuru tarihi (02.12.2021) yapılan icra takip tarihi(28.01.2022) ile arabuluculuk başvuru tarihi(22.02.2023) ile dava tarihi(12.07.2024) arasındaki süreyle TBK 72-154-155-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı def'i yönünden davalının itirazının reddine, Hak düşürücü süre yönünden itirazın incelemesinde ise icra takip tarihi 28.01.2022, ödeme emri tebliğ tarihi (03.03.2022), itiraz tarihi 03.03.2022 olup, arabuluculuk başvuru tarihi(22.02.2023) olup her ne kadar davacı tarafça işbu itirazın iptali davası arabuluculuk başvuru tarihinden 1 yıl geçtikten sonra 12.07.2024 tarihinde açılmış ise de; Yargıtay 11.HD 16.09.2024 T., Esas... Karar ... sayılı Uyuşmazlığın Giderilmesine ilişkin kararında" .2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin ARABULUCULUK ANLAŞAMAMA TUTANAĞININ İMZA TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAMAYACAĞINA, İTİRAZIN DAVACI-ALACAKLIYA TEBLİĞ EDİLDİĞİ TARİHTE BAŞLAYACAĞINA, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," şeklinde karar verdiğinden davalı tarafın hak düşürücü süre yönünden itirazının reddine karar verilmiştir. Somut olayda davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında davacıya ait yer altı kablo hattının hasara uğradığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Davalının meydana gelen zarar sebebiyle 3. şahıslara karşı asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği esas olup mahkememizce de yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki teknik bilirkişi raporu ile davacıya ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği, hasara uğrayan yer altı kablosunun ancak bir iş makinesi ile kopartılabileceği, hasara çalışma yapan operatörün tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle sebebiyet verdiği, davalı şirketçe çalışma yapılan atık su hat derinliğinin davacının yer altı kablo güzergahından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Hasara uğrayan kablonun onarımı davacı çalışanlarınca ilave kablo ve ek malzemesi kullanılarak giderilmiştir. TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı ... tarafından 02.12.2021/59075 tarih-sayılı yazı ile ... Ortaklığı'na davaya konu adreste meydana gelen hasara ait 2.445,10 TL'nin taraflarına tebliğinden 15 gün içerisinde belirttikleri İBAN hesabına yatırılması gerektiği aksi takdirde yasal yollarla tahsiline gidileceği ilişkin talep yazısı yazıldığı anlaşılmıştır. İhbar olunan ...'nin sunmuş olduğu dekont ile idareleri tarafından dava konusu adreste yapılan çalışma nedeniyle tahakkuk ettirilen 2.445,11 TL borcun davalıların hakedişlerinden kesilerek davacı şirketin ... Bankası ... Şubesi İBAN hesabına 12/01/2022 tarihinde ödendiği, ... Bankasına yazılan müzekkere cevabında ödemenin gerçekleştiği, davacı tarafça icra takibinin ise 28/01/2022 tarihinde ödeme tarihinden sonra başlatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile; dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm² alçak gerilim kablo ve Y ek mufları kullanıldığı anlaşılmakla, kopartılan kablo için kullanılan kablo ve EK muflarının teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu, yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler kapsamında, davacı tarafça 474,26 TL. (KDV dahil) malzeme bedel talep edilebileceği, bu bedelin kadri maruf olarak kabul edilebileceği, davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği, nihai karar Mahkememize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik – montaj – araç – personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği, hasar öncesinde Alt Yapı Kazı Ruhsatı alındığı, sunulan Ruhsat Form içeriğinde, çalışmaya başlanmadan önce ...’ ın ilgili işletme müdürlüğüne bildirim şartı koşulduğu, hasar öncesinde davalılarca davacının ilgili işletme müdürlüğüne müracaat edildiğine ilişkin sunulmuş belge bulunmadığı, bu durumun davalılara kusur atfı gerektiği, davalı şirketler ortaklığı veya ihbar olunan ... görevlilerince davacıya ait hasar gören kablo derinlik/montaj şartlarının sağlanmadığına ilişkin düzenlenmiş kurum içi tutanak, fotoğraf, tespit vb. belge bulunmadığı, bu nedenle davacı şirkete müterafik kusur atfedilemeyeceği, hasar adresindeki çalışma ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü’nün yüklenicisi davalı şirketler tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı, davalı şirketlerin hasarın meydana gelmesindeki tam kusurları bakımından, değerlendirmeler dikkate alınarak, takibin 474,26 TL. (KDV dahil malzeme asıl alacak) + 19,30 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 493,56 TL. üzerinden davalılar...Şti. ve ...Şti. ile ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü adına devam edebileceği belirtilmiştir. Dosyada mevcut ... ’nın 18.01.2022 tarihli yazı içeriğinden; ...adresinde meydana gelen 2445,10 TL. tutarlı hasar bedelinin 11.01.2022 tarihli ... no'lu muhasebe işlem fişi ile (28.01.2022 takip tarihinden önce) davalıların 10 nolu hak edişlerinden kesilerek ... hesabına ödenmiş olduğu belirtilmiş olup, ... Bankasına yazılan müzekkere cevabında davacı şirketin ... Bankası ...Şubesi İBAN hesabına 12.01.2022 tarihinde "...adresinde meydana gelen ... pin numaralı hasar bedeli ödemesi" açıklamalı ... nolu işlem fişi ile hasar bedelinin takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmış olup, davaya konu olayda davalının tazminata konu edilebilecek bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davalı/borçlunun cevap dilekçesi ile kötüniyet tazminat talebinde bulunmadığı (HMK m.141,319) şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalı yararına kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.547,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.03/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/408, K. 2025/841, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-408-e-2025-841-k-42678ca513bb