İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/573 E. 2025/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/573
- Karar No
- 2025/848
- Karar Tarihi
T.C. STANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/573 KARAR NO : 2025/848
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan ... hizmet numaralı tüketim noktasında Kurum tarafından yapılan kontrolde "sözleşmesiz elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, dilekçe ekinde sunmuş oldukları belgeler ile de görüleceği üzere müvekkili şirketçe gerekli tetkikler yapıldığını, tutanak tarihinde dava konusu mahallin davalının kullanımında olduğu hususunda şüpheye yer kalmadığını, işbu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda tahakkuk hesaplaması yapıldığını, söz konusu tahakkuk doğrultusunda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerine uygun olarak 20.142,10-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları, yetkilisi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduklarını kabul ettiklerini, kaçak tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre tüketici tarafından zamanında ödenmeyen borçlar için 6183 sayılı Kanunda belirlenen gecikme zammının uygulanacağı belirlendiğini, bu nedenle söz konusu kaçak tahakkuklarına, son ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı işletilmesi gerektiğini, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı alacağın ve son ödeme tarihinden itibaren işleyecek gecikmiş gün faizi ile faizin KDV'sinin müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya ekinde yer alan tutanakların incelenmesinde tüketim noktasında yapılan incelemede kaçak kullanımın tespit edildiğini, incelemenin 22/02/2014 tarihinde yapıldığını, bu sırada birimde ''...'' isimli şahsın bulunduğunu, başlangıçta tüm tarhiyatın adı geçen için yapıldığı, akabinde bu kişinin davalı kuruma verdiği itiraz dilekçesiyle kendisinden önceki kiracının ... isimli kiracı olduğunu bildirdiğini, ilgili kişi için ayrıştırma yapılmasını talep ettiği ve bu doğrultuda nasıl yapıldığı da anlaşılmayan şekilde ayrıştırma yapılarak kimlik numarası ve sair ayırt edici kimlik bilgisi olmayacak şekilde ''...'' ismine dair kaçak kullanım tahakkukları yapıldığı görüldüğünü, bu hukuka aykırılıklar davalı tarafın TC kimlik numarası ve adres bildirmeden sadece borçlu ismi olarak ... ismini kullandığı talep konusunun aynı tespit tutanakları ve faturlar olduğu ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasından taraflarınca haricen 10.06.2019 tarihinde müvekkilinin dosyaya borçlu olarak eklenmesi üzerine öğrenildiğini, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasının incelenmesinde davacının borçlu olarak ... ismine yer verdiği, akabindeki icra işlemlerinde ise isim sorgusu yapılarak Türkiyedeki tüm ... isimli kişilere ödeme emri tebliğ ettirdiği görüldüğünü, bunun üzerine taraflarınca icra muamelesini şikayet yoluna gidildiğini, şikayet dilekçesinin müvekkiline dair hiçbir somut veri olmadan müvekkilinin dosyaya borçlu olarak eklenmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle olduğunu, yargılama neticesinde ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas, ... Karar sayılı, 17/09/2019 tarihli ilamıyla şikayetinin kabulüne, somut olayda, takip talebinde borçlunun T.C kimlik numarası açıkça belirtilmeksizin ödeme emri çıkarıldığını, bu durumda İİK'nun 58/2. maddesine aykırı durum yaratıldığı anlaşılmakla şikayetin kabulü ile takip dosyasında davacı yönünden ödeme emrinin iptaline dair Mahkemece aşağıdakı şekilde hüküm kurulduğunu, '' gerekçesiyle davacı taraf lehine düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verdiğini, ilgili kararın 12/11/2019 tarihinde kesinleştiğini, davacı kurum icra takibinin üzerinden 8 sene, şikayetin kabulü karının kesinleşmesinin üzerinden 5 sene sonra işbu huzurdaki davayı açtığını, açılan dava da müvekkilinin taraf ehliyetinin olmadığını, işbu davaya konu haksız fiilin ve bedelsiz kullanımın müvekkiline ait olmadığının açık olduğunu, davacının ... isminin tespitine dair tek verisi, diğer adı geçen ve tespit tarihinde mahalde bulunan ''...'' isimli kişinin dosyaya ibraz ettiği, taşınmaz devir akdi olduğu iddia edilen okunaksız adi yazılı belge olduğunu, işbu tarihsiz belgenin sağ alt kısmında ''teslim eden kiracı'' sıfatının altında ... isminin yazdığı görüldüğünü, bu belgedeki el yazısının ve en önemlisi imzanın müvekkile ait olmadığı görüldüğünü, aynı belgede yine hiçbir şekilde TC kimlik numarası da mevcut olmadığını, açıklanan nedenler ve resen dikkate alınacak hususların birlikte tetkiki neticesinde öncelikle husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve derdestlik itirazlarımızın kabulüyle davanın usulden reddine, aksi halde işin esasına girilerek açıklanan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de karşı yandan tahsiliyle yasal faiziyle birlikte tarafımıza ödenmesine karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 3-... Kaymakamlığından gelen ... hakkında yapılan araştırma tutanağı, 4-... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen ... hakkında yapılan araştırma tutanağı, 5-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası sözleşmesiz elektrik enerjisi kullanıldığı iddiasına dayanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının Karadolap mahallesi ...adresindeki iş yerinde sözleşmesiz olarak usulsüz elektrik kullanıp kullanmadığı, kullanılan elektrik bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususundadır. Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davaya dayanak kaçak elektrik tespit tutanağı, tanzim edilen 14.07.2014 vade tarihli ve 20.42,10 TL bedelli fatura suretini dosyaya sunmuştur. Davalının husumet itirazının değerlendirilmesi için kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen iş yerinin kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle kim tarafından işletildiği hususunda kolluk araştırması yapılmıştır. Dosyaya sunulan 23.06.2025 ve 20.11.2025 tarihli müzekkere cevaplarına göre, davalı ... TC kimlik numaralı ...'ın kaçak elektrik tespiti yapılan iş yeri ile ilgisinin bulunmadığı, kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen iş yerini ... TC kimlik numaralı ... isimli kişinin 2018 yılından bugüne kadar dava dışı ... 'nin kiracısı sıfatı ile kıraathane olarak işlettiği anlaşılmıştır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve...E.,...K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas 2... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, celp edilen kolluk araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen iş yerinin, tespit tarihi itibariyle davalı tarafından değil davalı ile isim ve soyismi taşıyan dava dışı başka bir kişi tarafından işletildiği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 20.142,10 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/11/2025
KATİP ¸e-imzalıdır
HAKİM ¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 427,60 TL Karar Harcı : 615,40 TL Noksan Harç : 187,80 TL
Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 2.000,00 TL
Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları Posta Giderleri : 255,00 TL