İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/341 E. 2025/765 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/341
- Karar No
- 2025/765
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/341 Esas KARAR NO :2025/765
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:16/05/2025 KARAR TARİHİ:26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın hazır beton üretim ve satış işi yapmakta olduğunu, müvekkili firmanın davalı firmaya hazır beton sattığını, davalı taraf ilk başta ödeme yaptığını akabinde ödeme yapmadığını, davalı tarafın icra dosyasında talep edilen bedeli ödemediğini, bunun üzerine davalı taraf hakkında icra takibi yapıldığını ancak başlatılan takibe borçlu tarafından "Müvekkil şirketin takip alacaklısına her hangi bir borcu yoktur. Öncelikle yetkiye itiraz ediyor ve yetkili olarak İstanbul İcra Müdürlüğünü gösteriyoruz. Ayrıca takibe, borca, borcun sebebine ve borcun tamamına, tüm ferilerine, dayandığı belgelere, faturalara, faize, faiz oranına, cari hesaba ve takibin tamamına itiraz ediyoruz." şeklinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, müvekkili tarafından kesilen tüm faturalar davalı tarafından mali kayıtlara işlendiğini, borçlunun adresine göre yetkili icra dairesi ... icra dairesi olduğunu, ... adliyesi ticaret mahkemeleri açısından ise İstanbul adliyesine bağlı olduğunu, bu nedenle itirazın iptali davasının İstanbul adliyesinde açıldığını, borçlunun borcunu halen ödemediğini belirterek asıl alacak 493.060,00 TL için davalı tarafından yapılan her türlü (faize, borcun aslına ve ferilerine) itirazın iptaline, asıl alacak 493.060,00 TL'ye icra takip tarihi olan 01/11/2024 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, haksız ve yersiz itiraz nedeniyle duran icra takibinin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine 493.060,00 TL asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Tic. A.Ş. arasında 08.03.2024 tarihinde ... sıra numaralı Hazır Beton Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca C 16 beton 2.200,00-TL+KDV, C 20 beton 2.250,00-TL+KDV, C 30 beton 2.300,00-TL+KDV, C 35 beton 2.400,00-TL+KDV bedelden satılacağı kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin beton bedelini peşin ödediğini, söz konusu sözleşmede taraflar arasında çıkan ihtilaflarda yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri yetkili olduğunun belirtildiğini, taraflar arasındaki Hazır Beton sözleşmesinde ürün satış bedeli belirtilmesine rağmen davacı tarafı sözleşmede kararlaştırılan tutardan daha yüksek fiyattan betonu faturalandırdığını, müvekkili şirketin bu fazlalığı tespit ettiğinde karşı tarafa faturalarını düzeltmesini istediğini, her seferinde davacı faturaları düzelteceğini bildirmesine rağmen bir türlü düzeltmediğini, davacı tarafın müvekkili şirkete 07.10.2024 tarihinde bir e-mail gönderdiğini, davacı taraf müvekkili şirkete düzenlediği faturaların hatalı olduğunu belirterek kendi hesapladığı 26.820-TL'lik fiyat farkı faturasının düzenlenerek gönderilmesini talep ettiğini, davacı taraf ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde icra takibi başlattığını, icra takibine süresi içerisinde yetki itirazı ve borca itiraz (borcun tüm ferilerine, faize, faturalara vb..) yapıldığını ve takibin durduğunu, yetkili icra müdürlüğünden icra takibi yapılmadığı için davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf sözleşmeye aykırı olarak ve sözleşmede kararlaştırılan brim fiyattan fazla fiyat esas alarak fatura düzenlediğini, davacının takip tutarı kadar alacağı bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. İİK'nın 50. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. HMK'nın 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü içermektedir. Buna göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, yetki sözleşmesi veya sözleşmeye koyacakları bir yetki şartı ile aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkeme, münhasır yetkili mahkeme olarak kabul edilir ve dava sadece sözleşme ile belirlenen mahkemede açılır. İstanbul Bam 17.Hukuk Dairesinin 2024/1147 Esas, 2024/1380 K. Sayılı ilamında "Somut olayda, cevap dilekçesi ekinde sunulan Haber Abonelik Sözleşmesinin taraflarının 667-668 sayılı KHK ile kapatılarak tüm malvarlığı Hazineye devredilen ... AŞ ile davalı şirket olduğu, sözleşmenin 7. maddesi ile, sözleşmeden kaynaklanabilecek herhangi bir uyuşmazlıkta İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla yetki şartında gösterilen icra dairesi, münhasır yetkili icra dairesi olarak belirlenmiş olup genel ve özel yetkili icra dairelerinin yetkisi kaldırılmıştır. Davalı borçlu icra dosyasında ödeme emrine yönelik süresinde sunduğu itiraz dilekçesi ile yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğunu belirtmiştir. Buna göre icra takibi, yetki şartında kararlaştırılan yetkili icra dairesinde yapılmadığından Mahkemece davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesi ile sözleşmede yetkili kılınan icra dairesinin münhasır yetkili olduğunu, bu icra dairesinde icra takibi yapılmadığında ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı hakkında cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, taraflar arasında imzalanan Hazır Beton Sözleşmesinin 11.maddesine göre İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmedeki yetki şartının münhasır yetki şartı olup HMK 17. maddesi kapsamında sadece sözleşmede münhasıran belirlenen icra dairesinin yetkili olduğu, bu kapsamda İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı için davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK’nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.420,24 TL harcın mahsubu ile artan 7.804,84 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.26/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır