İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/781 E. 2025/1031 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/781
- Karar No
- 2025/1031
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/781 KARAR NO : 2025/1031
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan ticari anlaşma kapsamında, davalı şirketin ürettiği kahvelerin davacı şirkete ait şişelere doldurularak teslim edilmesi kararlaştırıldığını, davacı, şişe ve etiketleri 08.08.2024 tarihinde faturalandırarak davalıya teslim etmiş, davalı ise ürünlerin bir hafta içinde teslimini taahhüt ettiğini, bu taahhüt karşılığında davacı, avans mahiyetinde iki adet ileri tarihli toplam 500.000 TL bedelli çeki 13.08.2024 tarihinde davalıya teslim ettiğini, ancak davalı, çekleri teslim almasına rağmen aradan iki ay geçmiş olmasına karşın ürünleri teslim etmediğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalının ise edimlerini yerine getirmediği; teslimata dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, telefon ve yazılı iletişim girişimlerine davalı tarafından cevap verilmediği, işyerinin kapalı olduğu ve davalının faaliyetini durdurduğunun tespit edildiğini, ayrıca davalının davacı adına geriye dönük ve irsaliyesiz fatura düzenlediği, ürün teslimi gerçekleşmediği için davacı tarafından bu faturaya karşı iade faturası kesildiğinin görüldüğünü, bu durum, davacının verdiği çekler karşılığında mal tesliminin yapılmadığını, davalı tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ve davacının zarar gördüğünün ortaya koyduğunu beyan ederek davanın kabulüne, borçlu olmadığının tespitine, -----Şubesi, ------ Seri No’ lu, 08.11.2024 tarihli, 250.000.- TL bedelli; ve ---- Şubesi, ------ Seri No’ lu, 25.11.2024 tarihli, 250.000.- TL bedelli avans çeklerinin icra takibine konulmasını ve ödenmesini önlemek amacıyla teminatsız yada teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasına ve neticede yargılamanın sonunda dava konusu çeklerin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, taraflar arasında davalı şirket tarafından üretilen kahvelerin tarafımızdan tedarik edilen şişelere doldurulup şişelenerek teslimi konusunda anlaşma sağlandığını, bu anlaşama kapsamında davalıya avans çeklerinin verildiğini, davalı şirketin ürünleri çekler kendisine teslim edildikten hemen sonra ürünleri teslim etmesi gerekirken iki ay geçmesine rağmen ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını, dava konusu çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamış olup, HMK128. Maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davacının ihtiyati tedbir talebi kabul edilmiş, mahkememizin 12.03.2025 tarihli ara kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş, ----- ve ------ Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ------ Şubesinden çeklerin bilgileri celp edilmiş, 29.08.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 29.08.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davacı şirketin, davalı şirkete dava konusu edilen ---- Şubesi, ----- Seri No’ lu, 08.11.2024 tarihli, 250.000.- TL bedelli ve yine ------ Şubesi, ------ Seri No’ lu, 25.11.2024 tarihli, 250.000.- TL bedelli; iki adet çekten ötürü borçlu olmadığı, davacı şirketin davalı şirketten KAYDİ olarak 928.338,39-TL ALACAKLI olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. (Yargıtay ------Hukuk Dairesi'nin 20/03/2019 tarih ----- Sayılı kararı da bu yöndedir.)Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. (---- BAM ----. HD. ------Karar sayılı ilamı)Eldeki davada, davacı/borçlu, dava konusu çeklerin avans çeki olduğunu ve davalının ürünleri teslim etmemesi sebebiyle çeklerin bedelsiz kaldığını iddia etmekte olup anılan hususların davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı tarafın usulüne uygun davetiyeye rağmen defter ibrazından kaçındığı, HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, davacı ticari defter ve kayıtlarında dava konusu ürünlerin teslimine ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, tarafların BA-BS formunda bu yönde bir delilin olmadığı, davalının defter ibrazından kaçınması ve bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde beyanda bulunmaması sebebiyle davacı ticari kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı ve davacının menfi tespit talebini yerinde olduğu anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davacının davalıya dava konusu olan -------seri numaralı, 08.11.2024 tarihli, 250.000,00- TL bedelli çek ile ----- Şubesi, ------- Seri numaralı 25.11.2024 tarihli, 250.000,00-TL bedelli çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının davalıya dava konusu olan-----Şubesi, ----- seri numaralı, 08.11.2024 tarihli, 250.000,00- TL bedelli çek ile ----- Şubesi, ----- Seri numaralı 25.11.2024 tarihli, 250.000,00-TL bedelli çekler yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Alınması gerekli karar harcı 34.155,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 8.538,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 25616,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 8.538,75-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 8.415,50-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.903,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 80.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.