İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/104 E. 2025/1033 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/104
- Karar No
- 2025/1033
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/104 Esas KARAR NO : 2025/1033
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2021 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Mahkememizden verilen 26/05/2022 tarih ve ... Esas .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi. Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkil ve davalı .... arasında yıllardan beri süregelen para alışverişi olduğunu, davalı taraf medikal işi yaptığını, müvekkil ve davalı arasında medikal malzemeler konusunda bir alışverişi olmayıp, sadece para alışverişi olduğunu, bu ilişki sebebiyle davalıya verilmiş çekler ve senetler olduğunu, bunlar karşılığında banka yolu ile alınmış ve geri ödendiğini, davaya konu çekler de finansman oluşturmak amacıyla davalıya verildiğini, davalı finansman sağlamadığı gibi çekleri de iade etmediğini, müvekkili aleyhine icraya koyduğunu, müvekkili hakkında başlatılmış olan haksız icra takipleri sebebiyle tüm mal varlığı haczedildiğini, şu anda emekli maaşı dışında herhangi bir geliri bulunmadığını, tüm malvarlığının hacizli olması ve satma imkanı bulunmaması sebepleriyle huzurda açılan menfi tespit davasının adli yardım talepli açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili, eski ortağı ...'nun iptal edilen tahkim kararları ile ele geçirdiği teminat senetlerini icraya koyması sebebiyle borçlu olmadığının tespiti için İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile adli yardım talepli menfi tespit davası açıldığını, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasında adli yardım talebimizin kabul edildiği gibi Adli yardım talebimizin kabulü ile davamızın görülmesini, davalıya, şirkete finansman sağlamak amacıyla verilen çekler sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, müvekkil aleyhine başlatılmış olan Bakırköy ... İcra Dairesi .... E. Sayılı icra takibinin iptalini, takibe konu çeklerin bu hacizlere sebep olması nedeniyle dava sonuna kadar teminat alınmadan takiplerin durdurulmasını, davalının haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkil lehine %20 tazminatın tahsilini, sürecin başından beri uğranılan maddi ve manevi zararlarına ilişkin hakları şimdilik saklı kalmak üzere, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilinin alacağının gerçek ve var olduğunu delillerle ispatlayacağını, davacının dava konusu çekin, hatır çeki olarak verildiği şeklindeki iddiasını, yasal yazılı delillerle ispat etme yükümlülüğü bulunduğunu, bu konuda davacının yazılı bir delil sunmadığını, davacı dava dilekçesinde çeklerin hatır çeki olduğunu savunmuş olmakla, çeklerin hatır çeki olduğunun ispat yükünün de artık davacıya ait olduğunu, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitini, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini, haksız davanın açıkladığımız çerçevede tüm talepler yönünden reddini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen adli yardım kararı ve gerekçeli kararı, Fatih Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı. ÖNCEKİ İLAM VE İSTİNAF KALDIRMA KARARI: Mahkememizin 26/05/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile;"... davacı taraf, davaya konu çeklerin hatır çeki olarak verildiğini, çeklerin bedelsiz olduğunu iddia etmiştir. Somut olayda ispat külfeti, dava konusu çeklerin hatır senetleri olduğunu iddia eden davacı taraftadır. 6100 sayılı HMK'nun 201.maddesi uyarınca, senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Bu itibarla ispat külfeti kendisinde olan davacının dava konusu senetlerin hatır senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamamış, aksine davalı taraf söz konusu çeklerin borcuna karşılık olarak aldığını delillerle ortaya koyduğundan, ispatlanamayan davanın reddine" dair karar verildiği ve iş bu kararın davacı tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "...davacının Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından görülen davada beraat ettiği, davalı tarafından dava konusu çeklerin borca karşılık verildiğine ilişkin belgenin aslının sunulmadığı, aslının getirtilerek taraf beyanları alınarak incelemesi yapılması, Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun da değerlendirilmesi gerektiği, temel ilişkiyi ispat yükü davalı tarafta olup, Mahkemece ispat yükünün ters çevrilerek davacıya yüklenmesi yerinde olmayıp, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu değerlendirilerek delillerin incelenmesi ve alacağın ispatlanıp ispatlanmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerekirken ispat yükünün ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve iş bu esasa kaydı yapılarak kaldırma kararına uygun olarak yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf, davalı ... ile arasında yıllardan beri süregelen para alışverişi olduğunu, bu ilişki sebebiyle davalıya verilmiş çekler ve senetler olduğunu, davaya konu çeklerinde finansman oluşturmak amacıyla davalıya hatır amaçlı verildiğini, bu yüzden dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı taraf ise; İstanbul .... ilçesi ...'te bulunan kendisine ait sit arsaya yaptığı otelin mühürlenmesi sürecinde davacı ile ilişkilerinin geliştiğini, yaşanan sorunları aşmak adına davacının isteği üzerine oğlu ... adına oteli devrettiğini, bu devrin inançlı temlik mahiyetinde olduğunu, devir işlemi sırasında ...bank ....rampaşa şubesinden otele ipotek koydurtarak devir işleminin yapıldığını, akabinde sürecin uzaması üzerine davacının oteli satın almak istediğini beyan ettiğini ve karşılığında kendisine olan borcunu 18 milyon TL olarak kabul ettiğini ve bu alacağının kendisine çek olarak ödendiğini, dava konusu çeklerin de bu çeklerden olduğunu, çeklerin verilmesi üzerine banka ipoteğinin kaldırıldığını, dolayısıyla söz konusu çeklerin gerçek bir ticari ilişki kapsamında verildiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasının tetkikinde; dava ve takibe konu çeklerin keşidecinin .... A.Ş., lehtarın davacı ... olduğu, davalı .... tarafından, davacı ... ve ... A.Ş. Aleyhine 30.10.2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, dava konus çeklerin muhataba ibraz edildiğine dair şerh bulunmadığı görülmektedir. Dava ve takibe konu çeklerin üzerinde hatır için veya teminat amaçlı verildiğine dair ibarenin bulunmadığı gibi, taraflar arasında dava konusu çeklerin hatır için veyahut teminat amaçlı olarak verildiğine dair yazılı bir anlaşma da bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK.nun 796. ve 808. maddeleri gereğince; çekin yasal süresinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi zorunludur. Süresinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmediğinin, aynı Kanunun 808/1-b maddesi gereğince; "muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla" belirlenmesi halinde, hamilin, cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat hakkının varlığından söz edilebilir. TTK.nun 809/1.maddesine göre de; çekin ibraz müddeti içinde muhatap bankaya ibrazı, protesto veya buna denk olan işlemle tespit edildiği takdirde, yasal şekilde ibraz edildiğinin kabulü gerekir. İbraz süreleri hak düşürücü nitelikte olup, çek süresinde ibraz edilmediğinde kambiyo senedi özelliğini yitirir ve kambiyo senetlerine özgü yasal düzenleme gereği ciro ile devir ve teslim edilemeyeceği gibi kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkı kalmadığından kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip konusu edilemez. Süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde TTK 732.maddeye göre hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle başvurma hakkı bulunmaktadır. İş bu yasal düzenlemeler ışığında; somut olayda davaya konu çeklerin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi ve taraflar arasında temel ilişki bulunması nedeniyle ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Kaldırma kararı sonrası ıslak imzalı aslı sunulan 06.11.2017 tarihli çek teslim ve tesellüm başlıklı el yazılı ve tarafların imzasını taşıyan evrak da; dava konusu çeklerin davalıya "borcun karşılığı olarak" verildiği ibaresinin yer aldığı ve davacı tarafından isticvap beyanında bu belgedeki yazı ve imzaların kendi eli ürünü olduğu kabul edilmiştir. Dosyada mevcut tapu kayıtları uyarınca söz konusu otelin davalı anlatımlarında olduğu gibi 06/02/2012 tarihinde davacının oğlu ...'e devir gördüğü, akabinde banka tarafından konulan ipoteğin terkin edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı asil ...'ün (T.C. No:...) bahse konu çekler ve çeklerin teslimine ilişkin belgeye dair imza ve yazının eli ürünü olup olmadığına ilişkin olarak isticvabına başvurulmuştur. Davacı asilden beyanında; ''Tanık beyanlarını aleyhe olan hususlarını kabul etmiyorum, tanık ... ile ortaklığımız olduğu doğrudur ancak ortaklıktan kaynaklı olarak sorunlarımız olmuştur. Bahse konu çekler otel inşaatından dolayı verilmemiştir. Otel inşaatı dedikleri olay 2011 yılında olmuştur, çekler ise 2017 yılında verilmiştir. İşin aslı tanık ... ile beraber Bağcılar'da büyük bir kentsel dönüşüm projesi yapmak için bahse konu ... ... A.Ş.'ye %50 ortak oldum. Akabinde bu yerdeki arsaları toplamaya başladık. Birçok yeri şirket üzerine satın aldık. Bahse konu çekleri ...'ye bankadan kredi çekip bize vermesi karşılığında düzenleyip verdim. Davalı tarafın tanık olarak gösterdiği ... da yanımızdaydı. Bahse konu ıslak imzamın belgenin altındaki yazı bana aittir, imzada bana aittir, söz konusu şirket kayıtlarında sorun olmaması amacıyla muhasebeci tarafından borcuma karşılık ibaresi koydurulmuştur. Kesinlikle otel inşaatından kaynaklı bir borç değildir. Buna karşılık vermedim. Uzlaştırma heyetinde de böyle bir şey söylemedim. ...'da yalan söylemektedir. Bunu da ispat edeceğim. ...'nun bilgisi dahilinde çekler ...'ye verilmiştir, ancak ... çeklerin verilmiştir amacına uygun olarak ne bana ne şirkete aktarmıştır. Bu yüzden çekleri tahsile de koymamıştır. Çekler ortada da yoktur,'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafın 24/04/2025 tarihili beyan dilekçesi ile bildirmiş olduğu ..., ... ve ... isimli kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmuştur. Buna göre Davalı Tanığı ... beyanında; "Ben tarafları tanırım. Davacı ... benim eski ortağımdır. Dava konusu çeklerin keşidecisi olan ... Gayrimenkul A.Ş.'ye beraber ortaktık. ... ile ... bir otel yapımı konusunda anlaşıyorlar. Otelin yerine bu kişiler ortaktır. Otelin yapımını da ... üstlenmiştir. Otel mevzuata aykırı olduğu için yıkılmıştır. Bu yüzden aralarında anlaşmazlık doğmuştur. Daha sonra ... ile yaşadığımız sorun neticesinde ortak olduğumuz şirkete ait dava konusu çeklerin ... tarafından ...'ye verildiğini öğrendim. Bu aramızda yaşadığımız anlaşmazlıkta bizzat ... bana ...'ye şirkete ait 18.000.000,00-Tl'lik çeki verdiğini söylemiştir. Bu bilgiler benle ... arasında yapılan tahkim yargılamasında bizzat ... tarafından söylenmiştir. ... tahkim yargılamasında söz konusu çekleri ...'ye otelden kaynaklı olarak borcuna ilişkin verdiğini söylemiştir. Tahkimdeki 6 kişi de bu olaya şahittir. Ayrıca kesmiş olduğu bu çeklerden dolayı ben kendisine suç duyurusunda bulundum ve yapılan ceza yargılamasında çekleri finansman sağlamak amacıyla ...'ye verdiğini söylemiştir. ... ile ... arasındaki borcun kaynağı yukarıda da bahsettiğim gibi otel yeri ve inşaatı ile alakalıdır. ... ...'ye yaşadığı ekonomik sorunlarla alakalı olarak otel yerini kendisine devretmesini istemiş ve ... de otel yerini ...'nin oğluna devretmiştir. Daha sonra da bu yer tekrar ... adına tescil edilmeyince bu çekler verilmiştir. Tahkim yargılamasında otel yerini ... ...'ye devredeceğini kabul etmiştir, ancak tahkim yargılamasındaki bu beyanından 2 gün sonra oteli Selahhattin Tavusbay isimli bir kişiye devretmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ... beyanında; "Ben tarafları tanırım. Taraflarla bir husumetim yoktur. Tanık ... ile davacı ...'ün ... Gayrimenkul A.Ş.'de yaşadıkları sorunların çözümü adına tahkime başvurmuşlardır. 5 kişilik tahkim heyetinde bende vardım. Aralarındaki sorunu çözmek adına dava dışı şirketin ticari kayıt ve belgelerini getirttik. Çek koçanları ve listesinde dava konusu çeklerle beraber bir kısım çeklerin olmadığı tespit ettik. Bu çeklerin muhasebe kayıtlarına da işlenmediğini gördük. Bu hususu ... Bey'in kendisine sorduk. ... bey bahse konu çekleri davalı ...'ye otel yeri ile alakalı verdiğini söyledi. ...'nin ekonomik olarak yaşadığı sorunlar nedeniyle oteli kendisine devrettiğini kendisinin de bunun karşılığında dava konusu çekleri verdiğini söylemiştir ve otel arsasına ...'ye devredeceğini dava konusu çekleri de getireceğini söyledi ancak bu beyanının ertesi günü otel arsasını 3. Kişi konumunda olan ...'a devrettiğini bize söyledi. Bizde neden böyle bir şey yaptığını sorduğumuzda borcuna karşılık olarak arsayı bu kişiye devretmek zorunda kaldığını söyledi ve çekleri de getirmedi. Bu çeklerin kesildiğinden ... tahkim yargılaması sırasında haberdar olmuştur," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ... beyanında;" ben dava dışı ... firmasının eski ortaklarındanım, bu sebeple şirket hisselerini devralan ...'ü tanırım, ... dolayısıyla da ... ile tanıştım. ... bana ...'nin Hadımköy de yapacağı fabrikanın kaba işlerini benim adıma alabileceğini söyledi, bu şekilde ... ile de tanıştık, tarihini tam hatırlamadığım 2016-2017 yıllarında ...'ün oğlu ... beni arayarak ... ile babası arasındaki otel devri ve karşılığında vermiş oldukları çekler ile ilgili sıkıntı yaşadıklarını, ...'nin bahse konu çeklerin takibe koyma noktasında kendilerini sıkıştırdığını söyledi ve ben de ... ile konuşarak bahse konu çeklerin bankaya ibraz edilmemesi konusunda rica da bulundu. Ben de bunun üzerine ...'yi arayarak durumu kendisine ilettim, çeklerin bankaya ibrazı halinde ...'ün sıkıntıya düşeceğini söyledim, bunun üzerine ... ile ... bir araya gelip eski çekler ile yeni çekleri değiştirdiler, daha sonra bana ... yeni çekleri aldığını ve karşılığında da belge aldığını söyledi dedi. Aradan 7-8 sene geçtiği için bahse konu 06-11-2017 tarihli çek teslim tesellüm belgesi imzalanırken benim orda olup olmadığımı tam hatırlamıyorum, ancak yukarıda da bahsettiğim gibi taraflar kendisi de bana bu belgeyi düzenlediklerini söylemişlerdir dedi. Beyanı okundu, imzası alındı.." şeklinde beyanda bulunmuştur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm bu açıklamalar ve deliller ışığında; davacı tarafından imza ve yazısı ikrar edilen 06.11.2017 tarihli çek teslim ve tesellüm başlıklı el yazılı belge uyarınca davacının dava konusu çekleri davalıya borcuna karşılık verdiği, dinlenen tanıkların ve davalı asilin de bunu doğruladığı, dolayısıyla davalının takip tutarınca alacağının varlığını ispat ettiği kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı taraf söz konusu belgeyi muhasebe kayıtlarında sorun olmaması için düzenlendiğini beyan etmiş ise de, bu beyan hayatın olağan akışına uygun görülmemiş ve somut delillerle desteklenmediğinden itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 59,30.-TL peşin harçtan mahsubu ile, bakiye kalan 556,10-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dosyada yapılan 216,25 TL posta giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.259.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır