Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1277 E. 2025/1325 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1277
- Karar No
- 2025/1325
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1277
KARAR NO : 2025/1325
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2025
NUMARASI : 2021/270 Esas, 2025/389 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, davalı şirkete karşı faturada belirtilen hususların yerine getirildiğini, kesilen faturanın davalıya verildiğini, davalı tarafça faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle içeriğinin kesinleştiğini, takas şartlarının hiçbir şekilde gerçekleşmediği gibi borçlunun takasa muaccel olmuş bir alacağının bulunmadığını, ve halen SGK ödemelerinin yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından takibin 33.145,39 TL' lik kısmına itiraz edildiğini, davacının 10.000,00 TL üzerinden harç ödeyerek dava açtığını, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle eksik ödenen harcın tamamlattırılması gerektiğini, takibin itiraz edilmeyen 12.854,41 TL’lik kısmının taraflar arasında yapılan protokol ile davacıya ödendiğini, takipte itiraz edilen bedelin 2.206,00 TL lik kısmının davacının, davalının yanında taşeron olarak çalıştığı dönemde gerekli iş güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle kesilen ceza bedeli olduğunu, 15.000,00 TL' lik kısmının davacının yüklendiği kargo tanklarının taşlama işlerini yapmaması nedeniyle bu işin başka firmaya yaptırılması sonucu dava dışı firmaya ödenen tutar olduğunu ve 8.456,41 TL' lik kısmın üzerinde 14.659,28 TL prim borcu ödeyerek davacıdan alacaklı hale geldiğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 02/06/2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalının davacıya 40.482,25 TL borçlu olduğu, davalı tarafından SGK ' ya yapılan 4.373,27 TL, 1.965,74 TL, 12.854,41TL ve 14.659,28TL' lik ödemelerin, davalının mahsup talebi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle davacının, davalıdan 6.629,55 TL alacağı kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafından davalı aleyhine Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takipteki itirazın kısmen iptali ile, takibin 6.629,55 TL asıl alacak üzerinden devamına, 6.629,55 TL asıl alacak üzerinden takipten itibaren yasal faiz uygulanmasına, 6.629,55 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Yerel mahkemece verilen karar davacı ve davalı vekilince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Dairemizin 05/04/2021 tarih 2020/1940 esas 2021/710 karar sayılı ilamı ile, mahkemece davalı vekilinin tüm aşamalarda takas ve mahsup talebi kapsamında bildirdiği ve istinaf dilekçesinde tekrar ettiği dava dışı işçiler tarafından davalı yan hakkında açılan işçilik alacaklarına ilişkin mahkeme dosyalarının ve varsa icra takip dosyalarının getirtilerek, davalı yanca davacı adına yapılan ödemeler olup olmadığının, varsa takas ve mahsup edilip edilmeyeceğinin tespiti için bilirkişi kurulundan denetime elverişli ek rapor aldırılmak suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarına rağmen bu hususlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece,Mahkememizce Istanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/26 esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası için bekletici sorun yapılmış, anılan dosyada verilen karar 16/04/2025 tarihinde kesinleştiği, bekletici mesele yapılan Istanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/26 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve bu kararı istinaf yasa yolu uyarınca inceleyen dairemizin 2023/1663 esas - 2024/78 sayılı kararında davacının sözleşmenin haksız fesih sebebiyle 144.391,87 TL alacaklı olduğu, ancak davacı şirket personeli tarafından iş mahkemelerinde açılan işçi alacakları sebebiyle davalı tarafın 380.064,74 TL alacaklı olduğunun belirlenmiş olduğu, davacının işbu davaya konu olan Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında 46.000,00 TL cari hesap alacağını talep etmiş olduğu, davalının ise mahsup itirazında bulunduğu, davalının 380.064,74 TL alacağından bekletici mesele yapılan ve kesinleşen dosyada 144.391,87 TL mahsup yapıldığı, bu mahsup akabinde davalının bakiye alacağının 235.672,87 TL kaldığı, davacının alacak konusu yapmış olduğu icra takibinde konu ettiği 46.000,00 TL'nin bu bedelden mahsup edildiğinde dahi davalının davacıdan alacağının olduğu, davacının ise mahsup itirazı gözetildiğinde bir alacağının bulunmadığı, davacının başlatmış olduğu icra takibinde İİK 72/4 maddesinde icra takibine ilişkin bir tedbir kararı verilmediği, dolayısı ile yasal şartları oluşmadığından davalının İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminat isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, bekletici mesele yapılan 2022/26 sayılı dosyada, davalı tarafın sözleşmeyi haksız yere feshettiği kabul edilmesine rağmen, alacak hesaplamaları adil olmayan şekilde yapıldığını, mahkemece 2022/26 sayılı dosyada ileri sürülen bu savunmaları dikkate almadan 2022/26 sayılı karardaki mahsup işlemini işbu konu dosyaya hatalı şekilde uygulandığını, kararın esas yönünden kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2008-2009 yıllarına ait faturalar düzenlendiğini, fatura kapsamında belirtilen hususlar yerine getirildiğini, faturalara itiraz olunmadığını, takas şartları gerçekleşmediği gibi davalının takasa konu alacağı bulunmadığını, hale hazırda hakediş ödenmediğini, hakedişten kesilerek herhangi bir SGK ödemesi yapılmadığını, alacakların tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine durması sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, icra takibinin 33.145,39 TL kısmına itiraz edildiğini, davacı 10.000,00 TL üzerinden harç ödeyerek dava açtığını, davanın itirazın iptali davası olduğunu, takibin itiraz edilmeyen 12.854,41 TL kısmının tarauflar arasında yapılan protokol ile davacıya ödendiğini, itiraz edilen 2.206,00 TL kısmının davacının davalının yanında taşeron olarak çalıştığı dönemde iş güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle kesilen ceza bedeli olduğunu, 15.000,00 TL kısmının davacının yüklendiği kargo tanklarının taşlama işlemi yapmaması nedeniyle başka firmaya yaptırılması sonucu dava dışı şirkete olan ödenen tutar ve 8.456,41 TL kısmın üzerinde 14.659,28 TL pirim borcu ödeyerek davacıdan alacaklı hale geldiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu itibariyle davacı şirketin davalıdan 6.629,55 TL alacağı kaldığı, yargılama aşamasında ve önceki istinaf aşamasında davalı tarafın takas mahsup talepleri itibariyle yapılan incelemede, davalı tarafın davacıdan alacaklı olduğu, alacak miktarının 235.672,87 TL olduğu, dava konusu yapılan alacak miktarı olan 46.000,00 TL düşüldüğünde davacının alacağının kalmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı bakiye alacakları bulunduğundan bahisle icra takibine başladığı, takip itiraz edilmesi üzerinde durduğu, davacı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL üzerinden itirazın iptali talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2010/23 esas ve 2017/603 karar sayılı ilamı ile davacının alacağının 6.629,55 TL olduğu kabul edilerek bu miktar itibariyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemiz tarafından yukarıda özetlenen kararı ile, davalı tarafın takas mahsup talepleri itibariyle inceleme yapılması gerektiğinden mahkeme kararı kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, davacının davalıdan 40.482,25 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler itibariyle bakiye 6.629,55 TL alacağı kaldığı, davalının takas mahsup edilmesini talep ettiği İstanbul Anadolu 3.Asliye ticaret Mahkemesinin 2022/26 esas sayılı dava dosyası bekletici mesele yapılmış ve mahkeme kararı 16.04.2025 tarihinde kesinleştiği, iş bu dosya kapsamından davacının alacaklarının mahsup edildiğinde bakiye alacak kalmadığı belirlenmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olup, davacının zarar kalemleri değerlendirilmiş ve bakiye alacak miktarı tespit edilmiştir. Takas mahsup talebi yargılama aşamasında ileri sürülebileceğinden, mahkemece takas mahsup talebi incelemek suretiyle hüküm vermiştir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 - Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2025 tarih ve 2021/270 Esas, 2025/389 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.